| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Yaşamın Kökeni (Canlılığın Oluşumu)/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Fizik, Kimya, Biyoloji, Astronomi, Jeoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Bu topikte bunu konuşabilir miyiz-bilmiyorum; ama denemeden de anlayamayız ki! İlk denemeler başarısız da olsa, ısrarla deneme yapmaya devam etmeliyiz, belki. Hiç aceleye getirmeden sindire sindire konuşabiliriz.Yararlı olacağını da düşünüyorum. Yaşamın kökeni nedir? Bu konuda hangi görüşler ileri sürülmektedir? Nasıl başlamıştır? |
|
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| İnternetin yararları konuşulurken bu durumun hiç gözardı edilmemesi gereklidir. Özellikle sözünü ettiğiniz bu ve benzer sitelerin kolay ulaşılıyor olması, kolay ve basmakalıp çözümler sunması, dinsel bilgilerin(!) doğru yanlış sürekli yorumlanması...gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken bir olgu.Temel bilgisi olmayanlar için büyük bir tuzak. Nasıl aşılabilir o da ayrı bir sorun. |
|
| #3 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Hayatın ne olduğu, nasıl başladığı, ne zaman gerçekleştiği...insanın ilk çağlardan beri sorduğu sorulardan bir kaçı olmuştur. Ve bu soruların yanıtları binlerce yıl toplumların yaşamını biçimlendiren inanç sistemlerinin çeşitli metafizik yargılarıyla verilmeye çalışılmıştır. Ama özellikle 17.yy.dan itibaren bu soruların üzerindeki 'sır perdesi' aralanmış ancak, bu durum da çeşitli inanç sistemlerinin engellemeleriyle karşılaşmıştır. Özellikle 20.yy.dan sonra çeşitli bilim dalları ve disiplinlerin ortaya koyduğu bilgi birikimleriyle birlikte bu soruların yanıtları, inanç sistemlerinin alanından çıkarak bilimin alanına girmiştir. Hayatın oluşumu konusunda bugüne değin birbirinden farklı dört yaklaşım bilinmektedir. 1- KUTSAL YARATILIŞ: Bu görüş, yaratma eylemini gerçekleştirecek doğaüstü bir güce gereksinim gösterdiğinden bilimsel araştırma yaklaşımının dışında kalmakta-tutulmaktadır. Bilimsel yöntem tarafından doğrulanabilme veya yanlışlanabilme özelliği yoktur. Bütünüyle bir inanç sistemi temeline oturduğu için hiç kimse tarafından bu görüşün savunulması ya da inkarı engellenmemelidir. İnanç bağlamında savunulmasının hiç bir sakıncası olmadığı gibi, bilimin alanına girmediği sürece hiç bir olumsuz durumu da yoktur. Sorun, bilimle karşı karşıya getirilmesi, bilime alternatif olarak gösterilmesi ve bilimsel gelişmeyi engeleyici tutumlar takınılmasında ortaya çıkmaktadır. 2- YAŞAM HER ZAMAN VARDI: Yaşamın öncesiz olduğunu savunan bir görüş. Özellikle astronomi, jeoloji olmak üzere bilimsel gelişmeler bu görüşün temelden yanlış olduğunu kanıtlamıştır. 3- EVRENSEL TOHUM: İlkel yaşam biçimlerinin dünya dışından geldiğini savunan görüştür. Dış uzayda ve dünyamıza düşen meteoritlerde hücrenin çekirdek proteinlerine benzer organik bileşiklere rastlanmıştır. Ancak korunmasız canlı maddelerin güneşin ultra viyole ışınlarına nasıl direnebilecekleri sorusu hala yanıt bulamamıştır. 4-MOLEKÜLER OLUŞUM ( EVRİM ): Yaşamın yeryüzünde ortaya çıktığını, süreç içindeki her basamağın uzun bir değişim ve dönüşümle gerçekleştiğini öne süren görüştür. Destekleyici kanıtları en fazla olan bilimsel kuramdır. Hayatın oluşumu bilimsel kuram olan evrim kuramı baz alınarak yazıya dökülmeye çalışılacak, yeri geldiğinde diğer görüşlerden örnekler verilecektir. Yararlandığım Kaynak: Osman Gürel, Yaşamın Kökeni.Pan Yayıncılık. melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-12-05 21:34 . |
|
| #4 | ||
Yazıyaz Kurucu Üyesi
Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: Virginia, USA
Mesajlar: 839
| Alıntı:
Farzedelim uzaylılar dünyaya 400 milyon yıl önce gelip ilk hücreyi dünyaya bıraktılar. Bunu nasıl ispatlarsınız ? Bu tıpkı uçsuz bucaksız toprağa sulak bir arazi oluşturup çim tohumu atmak gibi. Bunu hiç düşündünüzmü ? İster uzaylılar getirsin , ister göktaşından gelsin bence ilk hayat nasıl oluştu sorusudur. Evrende ilk canlı nasıl oluştu , nasıl olduda bir hidrojenden katrilyonlarca canlı meydana geldi. | |
|
| #5 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Alıntı:
Yazıya böyle başlamışsınız. Ve sürdürmüşsünüz. İyi ki de konu hakkında fazla bilginiz yok (!), yoksa kimseye söz düşmez, alır götürürdünüz. Bu görüş yeryüzünde hayatın nasıl başladığı tartışmaları sırasında kimi bilim adamları tarafından dile getiriliyor. Bu görüşü dillendiren bir kitap okumadım. ( Var mı onu da bilmiyorum.)Ama hayatın oluşumunu anlatan bütün kitaplarda -kimlerin nasıl savunduğuna da değinilmeden-belirtilme gereği duyulmaktadır. Ve uzaydan geçerken uğrayacağı "güçlükler" nedeniyle pek açıklayıcı bulunmamaktadır.Ayrıca, sizin yukarda sıraladığınız tüm sorular da yinelenerek, bu yolla hayatın nasıl oluştuğu sorusunun pek açıklayıcı olamayacağı belirtilmektedir. Hayatın başlangıcının nasıl olduğu konusundaki görüşler inorganikten organiğe değişim temelinde ele alınmakta ve laboratuar deneyleri ile de kanıt arama yoluna gidilmektedir. Ama "başlangıç", ilk canlı hareketi... belki de bilimsel çıkarım olarak kalacaktır.Yaklaşık dört milyar yıl önce gerçekleşmiş bir olgudan söz ediyoruz. Fotoğrafı bütün netliğiyle tasarlamak belki de mümkün değil.Yeryüzünün ve atmosferin durumu, toprağın karışımı, sığ sular, çamur birikintileri ve okyanusların kimyasal bileşimi... bir daha oluşamayacak bir biçimde tarihin derinliklerinde yatıyor. Bilimsel bulgular ne kadar yeterli, bunlardan ne kadar bilimsel çıkarım yapılır, konuştuğumuzda, bir ölçüde anlayabiliriz diye umud ediyorum. melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-12-05 23:55 . | |
|
| #6 | |
Yazıyaz Kurucu Üyesi
Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: Virginia, USA
Mesajlar: 839
| Sanırım en büyük sorun cansız bir varlıktan nasıl canlı bir varlık türedi sorusudur. İster 4 milyar yıl ister 400 milyar yıl geçsin bu kırılma nasıl oldu sorusudur. Eğer bu kırılma bulunursa , deneyerle de bu kanıtlanırsa bilim en büyük buluşunu yapmış olacak. |
|
| #7 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Özellikle bu konuyu konuşmaya gayret edeceğiz. Gerisi birer uzmanlık ayrıntısı... Ama zor olan canlılık öncesi kimyasal süreçlerin hangi koşullar altında cereyan ettiğini bilebilmek. Bilimin zorlandığı konu bu. Tabii bir de ve belki en önemlisi, ilk "kımıldayış"ın nasıl olduğu... |
|
| #8 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807
| Sayın Melnur ! "Bu görüş yeryüzünde hayatın nasıl başladığı tartışmaları sırasında kimi bilim adamları tarafından dile getiriliyor. Bu görüşü dillendiren bir kitap okumadım. ( Var mı onu da bilmiyorum.)Ama hayatın oluşumunu anlatan bütün kitaplarda -kimlerin nasıl savunduğuna da değinilmeden-belirtilme gereği duyulmaktadır. Ve uzaydan geçerken uğrayacağı "güçlükler" nedeniyle pek açıklayıcı bulunmamaktadır.Ayrıca, sizin yukarda sıraladığınız tüm sorular da yinelenerek, bu yolla hayatın nasıl oluştuğu sorusunun pek açıklayıcı olamayacağı belirtilmektedir." Yukarıda ki yazılar sizin sözleriniz.Başka bir görüşü de dillendiren bir kitap ismi önerdim.Rudolf Steiner'in "Kozmik Hafıza" adlı kitabında,Tarih öncesinde dünya ve İnsan konusunu işliyor.Afrikada ki vadiden bahsederken Lemurlar gibi kavramlardan da bahsediyorsunuz.Aynı konu bu kitapta da işleniyor.Bu kitabın adını verirken,senden evrim teorisinden vazgeçmeni de istemedim.Sadece farklı değişik yaklaşımlarında olabileceğini göstermek istemiştim.Amacım senin eğildiğin konuya farklı açılardan derinlik kazanması yönünde yardımcı olabilmekti. Şahsen ben değişik görüşleri de okumaktan büyük keyif almaktayım.İnsanı senteze götürecek ve bakış açılarına zenginlik katacak çeşitli görüşleri rahatlıkla okurum.Bunlardan bir zarar görmediğimi de samimiyetle söylemek gereğini duyuyorum.Bütün bilim adamları buluşlarını gerçekleştirirken,tek bir yöntemde ısrar etmezler,bu nedenle de diğer insanlardan ayrılarak buluşçu niteliklerini her zaman muhafaza ederler. Saygı ve hürmetlerimle. |
|
| #9 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Sn.Türesin, "Evrensel Tohum" görüşünden söz ederken ve bu konuyu bütünüyle anlatan bir kitap okumadım derken kastettiğim, onunla ilgili bilgi vermeye çalışırken dayanağımın "bilimsel kitaplar" olduğunu anlatmak içindi. Bildiğiniz gibi bilimsel içerikli bir kitapta tezler, -bilimin doğası gereği- hep antitezleriyle birlikte ele alınır. Bir görüş farklı görüşlerle birlikte değerlendirilir. Hangisinin açıklayıcı olduğu, gerçekliği hangisinin diğerinden daha yetkin bir şekilde açıklayabildiği... bütün bu karşıtlıkların çözümlemesi yapılarak sonuçlandırılır. Dolayısıyla bu tür bir kitap okunurken neyin olabilir neyin olamaz olduğu konusunda, hangi görüşün diğerinden ne kadar daha fazla gerçekliği yansıtabildiğine karar verebiliyorsunuz. O konudaki bilimsel görüşün neyi-hangi görüşü bilimsel yöntemin neresine oturttuğunu görebiliyorsunuz. Önerdiğiniz kitaplardan "Kozmik Hafıza"yı okuduğumu sanmıştım. Bir daha yineleyince kitaplığımda bulmaya çalıştım. Gribbin'in "Kozmik Postacı" isimli kitabı karşıma çıktı. O değil. Ama sanki hala, bir yerlerde bu kitap duruyor gibi geliyor. "...senden evrim teorisinden vazgeçmeni istemedim." Tam tersine, böyle bir saplantım yok. Belli olmuyor belki ama gerçekten yok. Evrim kuramına karşı çıkanları "haşlama" diye bir tavrım ise hiç olamaz. Bunu gerçekten samimi söylüyorum.Bu konu da başlıbaşına bir topik.( Hangi bilgi güvenilir ?) Ama bu aralar o kadar yoğunuz ki,-hem yılbaşı, hem bayram, üstüne üstlük tatil hazırlıkları- şu aralar açtığım topiklere katılımda bile zorlanacağım. İyi ki Sn. Petricli, hiç olmazsa atomaltı parçacıklar konusunda imdada yetişti. Şunu söylemek istiyorum: Her kitap okunmalıdır. Ama belli bir yerden sonra, belli bir dizgenin dışına çıkmak biraz zor oluyor.Asıl okunması gereken bir yığın kitap varken; insan bu yaşamsal curcunanın içinde boğuşup dururken; doğru olmadığını varsaydığı-bildiği bir görüşü anlatan kitaba zaman ayırabilmesi oldukça zor oluyor. Ama siz okudunuzsa, burada bizimle paylaşabilir, konunun içine girebilir ve bu konuyu hep birlikte konuşabiliriz, diye düşünüyorum. |
|
| #10 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807
| Sayın Melnur ! Bahsettiğim kitabın yazarı mistik inançları olsa da ,yaradılış kuramının çok dışında evrim teorisine benzer bir yaklaşım içinde çok farklı bir görüş arzediyor.Hatta big-bang teorisine uygun yaklaşımlarıda var.Kendisi zannerderim hiristiyan dünyasınca da aforoz edilen biri,dinlere bakış açısı da oldukça farklı olduğundan öğretilerin yapıldığı yerleri yangın geçirmiş.Sabotaj olma ihtimali ayli kuvvetli.Bu nedenle okumanı tavsiye etmiştim. Bana gelince bu konuları okusam bile,o konular hakkında fazlaca fikir yürütmeyi gerekli bulmuyorum.Zira insanlık ilk çağlardan beri bu konuda fikir yürütmekte,fakat uzlaşılabilen noktalar hala yok.Devam edipte gidecek gibi. Saygı ve hürmetlerimle. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|