"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski20-06-07, 21:19  #1
barış
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,503
Tanrı; Evreni, İnsanları Neden Yarattı ?



Arkadaşlar soruyu felsefi düzlemde tartışalım.
Kimse kimseye laf sokmadan herkes kendi düşüncesini bizlere yakışacak uslupda söylerse sevinirim.
__________________
Ocağımıza incirlik diktiler.
Can Yücel
barış is offline  
Eski22-06-07, 18:02  #2
T.K
 
T.K'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: SoYuT ArAzİ
Mesajlar: 218

İnsanı ibadullah ( Allah'a ibadet eden ; Allah kulu ) olarak kılmış ve onu Rabb'ine kulluk yapsın diye var etmiştir ; evreniyse insan için . . .
Tabii bu 'insan için' kavramının dışında önemli bir şey daha var : Var olan her olgunun , taşın , toprağın , yıldızın . . . Rabb'i zikretmesi ; bu bağlamda , herşeyi O'na ibadet etsin , O'nu zikretsin diye yaratmıştır -kanımca va acziyetimle- diyebilirim belki . . .
Fakat insan sapınçların gölgesinde ve gönencinde tutsak kalabilen bir yapıda olduğundan bunu zaman zaman anımsayıp zaman zaman hafızanın unutkan ve savurgan benliğine hediye etmektedir . . . .
__________________
Ü k i
T.K is offline  
Eski23-06-07, 15:11  #3
scribo
 
scribo'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 65

Aslında bu konu uzun ve kesin bir cevabı olmayan bir konu. Ancak asıl soru insanın ne için yaratıdığından ziyade ne yapması için yaratıldığıdır. Birgün canı sıkılan Allah, insanı yaratma kararı almamıştır elbet. Şöyle denilebilir tatmin ederse: Allah, insanı kendi güzelliğini ve iyiliğini tecelli ettirmek için yaratmıştır. Ayrıca Allah'ın kimsenin kulluğuna ihtiyacı yoktur. İbadet insanın kendisi için gereklidir.
__________________
Bilfiil akıldan bilfiil işgale.
scribo is offline  
Eski23-06-07, 17:36  #4
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,051

mitoloji-efsaneler bölümünde bu konuya yakın 4-5 başlık var.Tanrı gibi efsanevi bir konuyu saygıdeğer felsefe bilimi içinde anlatmayı becerebilmek zor olsa gerek...
özedönüş is offline  
Eski23-06-07, 17:57  #5
ABCDE
Felsefe - İnançlar
 
ABCDE'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 3,653

Soru bu sekilde sorulursa muhatabiniz bizler degiliz süphesiz...
__________________
Turkiye'de yapilan katliamlar unutulmayacaktir...
Eger tek bir insan absürd fikir sahibi olursa buna deli diyorlar, bircok insan absürd fikir sahibi olursa buna INANC diyorlar. Robert M. Pirsig
ABCDE is offline  
Eski10-07-07, 04:10  #6
nihilost
Kayıtlı Okur
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 78

Alıntı:
Sayın barış akar şöyle demiş:

Mesajı Göster
Arkadaşlar soruyu felsefi düzlemde tartışalım.
Kimse kimseye laf sokmadan herkes kendi düşüncesini bizlere yakışacak uslupda söylerse sevinirim.
bu evrenin yaratıCısı olup olmadığını bilmeden bu sorunun sorulması.....?????
ama şöyle diyebilirim herşey evrenin kendi devinimidir..
saygılar
nihilost is offline  
Eski10-07-07, 13:12  #7
buddub
Yazar Adayı
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2

Evrenin yaratıcısı olup olmadığını bilmeden demişsiniz ve sonrada bildiğiniz herşey evrenin kendi devinimidir demişsiniz. Bir şeyi biliyorsunuz bir şeyide bilmiyorsunuz. Ben hiçbirşey bilmiyorum. Nasıl bir kesinliktirki bu birşeyi bildiğimizi söyleyebiliyoruz? Egomu bu özetle? Ben bilirimmi?
not: kim doğru ve-veya yanlışı sorgulamıyorum kişisel almayın lütfen sadece bilmek isteyen biriyim.
buddub is offline  
Eski10-07-07, 13:20  #8
Lumbstatc
 
Lumbstatc'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 441

Alıntı:
Sayın T.K şöyle demiş:

Mesajı Göster
İnsanı ibadullah ( Allah'a ibadet eden ; Allah kulu ) olarak kılmış ve onu Rabb'ine kulluk yapsın diye var etmiştir ; evreniyse insan için . . .
Tabii bu 'insan için' kavramının dışında önemli bir şey daha var : Var olan her olgunun , taşın , toprağın , yıldızın . . . Rabb'i zikretmesi ; bu bağlamda , herşeyi O'na ibadet etsin , O'nu zikretsin diye yaratmıştır -kanımca va acziyetimle- diyebilirim belki . . .
Fakat insan sapınçların gölgesinde ve gönencinde tutsak kalabilen bir yapıda olduğundan bunu zaman zaman anımsayıp zaman zaman hafızanın unutkan ve savurgan benliğine hediye etmektedir . . . .
Alıntı:
Aslında bu konu uzun ve kesin bir cevabı olmayan bir konu. Ancak asıl soru insanın ne için yaratıdığından ziyade ne yapması için yaratıldığıdır. Birgün canı sıkılan Allah, insanı yaratma kararı almamıştır elbet. Şöyle denilebilir tatmin ederse: Allah, insanı kendi güzelliğini ve iyiliğini tecelli ettirmek için yaratmıştır. Ayrıca Allah'ın kimsenin kulluğuna ihtiyacı yoktur. İbadet insanın kendisi için gereklidir
Öncelikle ilk konuya cevap vermem gerekirse insanı kendine ibadet etsin diye yarattıysa bence bu bir varlığın egoistliğini kendini beğenmişliğini gösterir. Herşeyi kendine kul yapmak kendini beğenmişliğin sonucu diye düşünüyorum.

İkinci konuya cevap vermem gerekirse güzelliğini tecelli etmek için insanları dünyayı mahvedeceğini (hani herşeyi bilir ya) bile bile göndermek bir sorumsuzluğun eseridir. Sizleri bu çelişkilerle baş başa bırakıyorum.
Lumbstatc is offline  
Eski10-07-07, 14:18  #9
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,051

Alıntı:
Sayın Lumbstatc şöyle demiş:

Mesajı Göster
Öncelikle ilk konuya cevap vermem gerekirse insanı kendine ibadet etsin diye yarattıysa bence bu bir varlığın egoistliğini kendini beğenmişliğini gösterir. Herşeyi kendine kul yapmak kendini beğenmişliğin sonucu diye düşünüyorum.

İkinci konuya cevap vermem gerekirse güzelliğini tecelli etmek için insanları dünyayı mahvedeceğini (hani herşeyi bilir ya) bile bile göndermek bir sorumsuzluğun eseridir. Sizleri bu çelişkilerle baş başa bırakıyorum.
Sayın Lumbstatc

Bizler neden Tanrı kavramını neden bir türlü insan kavramından ayrı tutamıyoruz acaba..Tanrı ve insanın söylemleri aynı şekilde değerlendirilir mi?

Bence değerlendirilemez. Çünkü Tanrısal özellikler ile insansal özellikler ayrıdır. Mesela insan muhtac bir varlıktır onun illa da benim için şunları yapın demesi bir ihtiyacındandır ve ihtiyaçlarını gidermeye yöneliktir. Hâlbuki Allah için Samet diye bir sıfat vardır ki bu Onun için hiçbir şeye(kendisine kulluk edilme de dâhil)muhtaç olmadığını gösterir. Samet bir varlık eğer ibadete teşvik ediyorsa bu onun acizliği ve egosunu tatmin etmeye yönelik değil muhatabının buna muhtaç olmasından dolayıdır..Çünkü insanın beden dünyası nasıl yeme ve içme gibi durumlara muhtaç ise vicdan dünyası da ibadete muhtactır. Kaldı ki ibadet etsinler diye yarattım diyen ayetten hemen sonra buna işaret eder
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.. Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.(Zariyat 56-57)

İkinci konuya gelince:

İlahi irade insan türünün bu özellikte yaratılmasını uygun bulmuştur.Kötülük dürtülerini de vermiş iyilik yapınca arınacağı iyilik dürtüsünü de..Çünkü insan ancak bu şekilde kendisini gerçekleştirmektedir.Dünyada yaşanan zulümlerin yeri kim bilir evrenin başka boyutlarında neresidir…Tanrısal iradenin hem kötü hem de iyi insanı irade etmesi ama iyi olmaları istemesi hepsi varlık boyutlarında olgunluğa giden birer basamaklardır
özedönüş is offline  
Eski10-07-07, 14:46  #10
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415

Tanrı; evreni ve insanları neden yarattı? diye sorulduğunda Tanrı'nın varlığının kabul edilmiş olması gerekiyor. Felsefe boyutunda tartışılması herşeyden önce Tanrı'nın "varlığını" da içerir. Tanrı'yı bir kabul haline getirdiğimizde ondan sonra ne söylenirse söylensin söylenen herşey de bir kabul haline gelir. Her ne kadar Sn.Özedönüş inanç denildiğinde tepki gösteriyor ve dolaylı yoldan da olsa bilim ve bilmek kavramlarıyla ilişkilendirmeye çalışıyorsa da, Tanrı ve ona ilişkin söylenen her şey bir inanç olmaktan öteye gitmez.

Felsefe ve din bir anlama biçimidir. Bilimin gelişmediği dönemlerde de etkin olduğu söylenebilir. Ama bilimin ortaya çıkması ve olağanüstü gelişimi anlama çabasını "güvenilir bilgi" üzerinde yoğunlaştırmıştır. Bilimin ve bilimsel yöntemin sınamasıundan geçmeyen hiç bir açıklama doğru ve gerçek olarak nitelenemez. Hele din kitaplarından alıntılar yapılarak bir konunun açıklandığı iddiasında bulunmak, çağın anlayışından uzaklaşmak demektir.

Hem bilim denilecek, hem bilimsel bilginin önemsendiği söylenecek, sonra dinsel anlayışlarla herhangi bir konunun açıklamasına girişilecek. Bilim ve bilimsel yöntemin önemi nerde yatıyor o zaman?
melnur is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Tanrı (Allah) var mı? yok mu? sashley Arşiv 417 20-08-07 18:53
İnançsız İnsan Neden 'Erdem'li Olur ?.. mderin Arşiv 47 17-05-07 10:47
Neden? karamazof Bilgi ve Ahlak felsefesi 18 29-04-07 23:32
Tanrı'ya mektuplar orkhun Arşiv 8 11-10-06 23:30


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 00:41.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz