Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Diğer > Konu Dışı > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski25-12-05, 12:53  #1
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,673
Ah! Şu meslek denilen şey!



"İnsanlar gerçekten istedikleri bir mesleğe yönelmelidir. Hiç parasını düşünme. Nasıl olsa en az kendini geçindirebilecek kadar para kazanabilirsin. Ama mutlu olmak istiyorsan, öncelikle işini sevmelisin. Çok sevmelisin. İstediğin, sevdiğin bir mesleğe yönelmelisin."

Böyle söylemiştim. Bir kaç yıl önceydi. Bunların toplumsal yapılanma içinde ne kadar geçerliği vardır, var olan sistem bunun gerçekleşebilmesi için bize ne kadar olanak sunuyor ayrı bir tartışma ama, böyle düşünüyordum.

Pek de önemsediğini düşünmüyordum. Para kazanmak sanki daha öncel bir konuydu onun için. Sonunda "röntgen teknisyonu" oldu... Bir hastanede çalışıyor. Ve geçenlerde bu söylediklerimi hatırlattı bana...

İşinden memnun olmadığını, mutlu olmadığını söyledi.
İş değiştirmeyi bile düşünüyormuş.
Pazarcılık bile olabilirmiş.
Hem kazançları iyiymiş ve hem de bol bol zamanları varmış, kendisine ayırabileceği...

Meslek önemli...
Yaptığımız işi sevebilmek önemli.

Ne olmak isterdiniz, ne oldunuz, seviyor musunuz?
melnur is offline  
Eski25-12-05, 16:03  #2
portia
Kayıtlı Okur
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 309

Hayatınızda eger bir dönemi "es gecmişseniz", zamanın bunu unutacagını sanmak en büyük yanılgıdır.
Eger hayallerinize bir yerde DUR dediyseniz, sosyal yasantıların eline teslim etmişsiniz demektir hayatınızın rotasını,
ve artık bundan sonra gelişen her olay sizin iradeniz dışındadır,
etrafınızda bir pervane gibi döner bir türlü anlayamadıgınız hadiseler,
siz de olanca hızıyla hayata karsı cıkar, isyan edersiniz,
ama yapacak pek de bir sey yoktur,
çünkü siz hayatı bir kere es gecmişsinizdir...

portia Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 25-12-05 16:21 .
portia is offline  
Eski25-12-05, 17:21  #3
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,673

İlk karşılaştığımız hayal kırıklığı "hayatın es geçtiği" düşüncesini oluşturmamalıdır.

Unutmayalım ki A.Nesin ilk romanını kırkından sonra yazdı.
melnur is offline  
Eski25-12-05, 22:00  #4
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,673

Bazen düşünüyorum da çocukluğunda hayalini kurduğu mesleğe ulaşmış kaç kişi vardır acaba, şu sevgili ülkemizde.

Çocukluğum uzay yarışının kızıştığı bir dönemdi. Yeni yeni boy gösteren renkli basındaki ay ve uzay resimleri bende astronot olma hayalini yeşertmişti.
Babam bu ilgimi bilim adamlığına kanalize etmek için " atom alimi ol" derdi.

Sonra yazarlık hevesi başladı. Ortaokul sıralarındayken günlük tutmaya başlamış ve -hatırlıyorum- Robinson Kruso'yu yeniden yazmaya karar vermiştim.
Bu uzun zaman sürdü. Ama ülkede yangınlar yaşanıyordu. Bütün ideallerimizi
öncesiz sonrasız ertelemek zorunda kalıyorduk.

Jeoloji ve Jeomorfoloji'ydi; lisans bölümüm...Yüksek lisans klimatolojiydi. Bu kez de fakültede kalmaya niyetliydim. Olmadı. Nedenleri tamamen bana aitti.
( Hayata karşı yaptığım kaprislerden biri de buydu.)

Sonra bir işkolunda yöneticilik.On beş yıl. Sonrasını da biliyorsunuz zaten...

Nereden nereye...

Yaşam insanı bir yerlerden alıp bir yerlere getiriyor.Hiç kuşkusuz bu durumlaın oluşumunda bizim de katkımız var. Ama az ama çok.. Ama ülkenin genel durumu ve politiği de bunda önemli bir rol oynuyor. Belki de hiç birimiz bulunduğumuz durumu aklımızın ucundan bile geçirmedik. Hep hayal kırıklıkları
yaşadık. Belki hala yaşıyoruz. Ama yapılması gereken bir şeyler de olmalı.

Yapılması gereken bir şeyler var.
Hiç yılgınlığa düşmemek önce.
Hiç vazgeçmemek.
Ne olursa olsun ayak diremek...

Haksızlığa, yanlışlığa, adam sendeciliğe, boş vermişliğe,ve acımasızgerçekliğe..

Ne olursa olsun direnmek...
Ne olursa olsun!
melnur is offline  
Eski25-12-05, 22:52  #5
::anka::
 
::anka::'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 186

İnsan elde edemediklerini gözünde hep yüceltir. Ben yaptığım işten memnunum diyenine pek rastlamadım. Çünkü hep bilinmeyen insana cazip geliyor..Çünkü mesleklerden beklentilerimiz çok fazla.Meslekten hem para, hem zevkli bir çalışma ortamı, hem kariyer, hem boş zaman...vs. cok fazla sey bekliyoruz. Hep idealimizdeki mesleklerin eksiler katlanılabilir, artıları çok büyük nimet gibi görülüyor. Benim idealim doktor olmaktı. Sonra bu etiket meraklılığı yüzünden lisedeyken yeni moda mesleklere ilgi duymaya başladım. Sonra kafam öyle bir allak bullak oldu ki öğretmenlikte(Ne alaka inanın ben de bilmiyorum!) karar kıldım. Üniversitede 4 yılım pişmanlıkla kanaat arasında gidip gelmekle geçti. Şu an sorarsanız gercekten memnunum halimden. Çünkü beklentilerim değişti. Ve evet en önemlisi ben bu işi sevmeye başladım galiba
::anka:: is offline  
Eski25-12-05, 23:16  #6
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,673

Ve belki de işin gizemi burada yatıyor.

İşini sevmeye çalışmak...
melnur is offline  
Eski26-12-05, 08:02  #7
cyrano
 
cyrano'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2005
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 216

İlk okuldayken, arkadaşlarım; doktorluk, mühendislik, öğretmenlik (-ki bunlar klasik ideallerdir) hayalleri kurarken, ben hep kendime 'tiyatrocu olacağım' derdim (nerden aklıma girdiyse?...).
Şu an daha yolun başında olsam da, istediğim gibi bir kazancım olmasa da, sevdiğim işi yapmanın mutluluğu ve aşkı, bana hiç bir yerde bulamayacağım tatlar veriyor...

cyrano Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-12-05 18:03 .
cyrano is offline  
Eski26-12-05, 08:16  #8
canugur
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,330

Ilginctir ki, Robinson Kruso´yu ben de hep yazmak istemisimdir o yaslarda.
Buna baslamak icin uzun ve ilginc hayaller biriktirip, sanki yazmis ta bitirmis gibi sevincle baslayacagim günleri iple cekerken asik oldugum kiza sayfalarca süren mektuplar yazmaya baslamistim orta okul yillarimda.
Bu arada Robinson hayalleri mektuplara kücük kücük dagildilar, kimini okuldaki aramalarda ögretmenler yakalamis, bu yüzden okuldan dahi kacmistim:-)
Yazarlik hayalleri lise yillarinda yine acilinca artik kosullar buna el vermiyordu?

Aile ve ekonmik ve siyasal sorunlarla, eski Galata köprüsünde balik tutup para kazanarak, Istanbul Erkek Lisesini bitirdigimde, ortada yazar olacak adam filan kalmamisti.Nereye gitmisti o genc dinamik yazar adayi:-)

Aklimda kalan en komik ani; bazi arkadaslarin ögretmen masasi örtüsünden etek yapip siralarin üzerinde kivirtmalariydi:-)
Bir de hemen yanimizdaki Fransiz kiz lisesine okul pencereleriden ucak mektup atarak sarisin güzelere besledigimiz platonik asklardi.

Resim yaparak insaatta calisarak kazanilan bir yasam, üniversite dönemi kaos, ve sonunda ögretmenlik, ardindan yurt disinda bahcivanlik, nihayet istedigim meslek, serbest ressamlik..

Bir seyler yazma hayali kücük kücük tütse de istedigi meslegi secebilen kac kisi var diye ben de merak ediyorum.

Mutlaka vardir ama; yetiskin burjuva cocuklari.
saygilarimla
__________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal

canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-12-05 08:30 .
canugur is offline  
Eski26-12-05, 09:45  #9
petricli2
Guest
 
Mesajlar: n/a

Hayatta herkesin beklediği birşeyler vardır.Bunlara ulaşabilmek için önce kendimiz olabilmek,daha sonra hedefi belirleyip ulaşmaya çalışmaktır. Bende çocukluğumda hep öğretmen olmak istemiştim.Omadı belki ben gerektiği kadar çaba sarfetmedim.Hep hayat bana yalan söyledi derdim.Ama hayatta hiçbirşey için geç olmadığını anladım.Muhasebecilik yaptım,kendimi işime adapte etmişken eşime adapte oldum.şimdilik evde çalışıyorum. Annelik en güzel meslek,duygu dolu sevgi dolu.Ama hep içimde kalan çalışma isteğim yeniden uyandı. İkinci hedefimin arkasından gitmeye karar verdim. Biraz korku var ama Allah bizlere korkunun yanında güç, sevgi ve düşünebilme yeteneği azm etme yeteneği vermiş. Bunları iyi ve doğru yerde kullanırsak bundan sonraki hayatımızı daha renkli yapabiliriz.

İnsan bilinçli olarak düşünebildiği, güvenle beklediği ve mümkün olduğuna inandığı
herşeyi yapabilir.

Saygılar.

.
 
Eski26-12-05, 10:01  #10
petricli
Guest
 
Mesajlar: n/a

Sevgili Karıcığım, (Bu kadarcık torpili diğer üyeler anlayışla karşılarlar herhalde!.. :-) )

Neden olmasın? Bu güne kadar çocuklar sebebi ile hep kendinden fedakarlık yaptın. Çocuklarımız için, küçük yavrularımız için... Neden omasın?

Ben senin (uygun şartlar olması koşulu ile) çalışmana karşı olmadım ki!..

Çalış, kazan oku ve sonra artık devlet sektöründe olmasa bile özel sektörde öğretmenlik yap. Her zaman desteğin olacağımı unutma. Öğretmenlik çok kutsal, çok güzel bir meslek. Ben mi? Gurur duyarım bundan. Hiç kuşkun olmasın.

Sevgilerimle,
 
Kapalı Konu


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Meslek Liseleri ve Laiklik BRAVEBLACK Türkiye Siyaseti 47 01-09-07 18:02
Türkiye de en laçka meslek öğretmenlik ugurozaltn Arşiv 84 17-08-07 01:36


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 07:01.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz