"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,580
| Dostlar, Koşullanmalar yaşamda bize genelde yardımcı olan zihinsel bir işlevler dizisidir. Koşullanmalar öğrenme denilen olguyu ortadan kaldırıcı bir göreve sahiptir. Hepimiz, karanlıkta dahi evimize girdiğimizde, elimizle hemen elektrik düğmesinin yerini kolaylıkla bulabiliriz. Ayakkabımızı giyerken belki bazılarımız önce sol, bazılarımız da önce sağ tekini giyerek bu işlemi tamamlarız. Bu ve bunun gibi pek çok eylemimiz koşullanmalar dediğimiz ve o anda bilinç dışı olarak sürdürdüğümüz bir eylemler dizisidir. koşullanmalar kolaylık sağlarlar. Çünki her yaptığımızın bilgisel bir içerikle düşünülmesi eylemlerimizin hızını keser. Buraya kadar koşullanmalarımızın temelinde yatan gereksinmeyi anlatmaya çalıştım. Ne yazık ki, koşullanmalar olumsuz sonuçlara da sahiptir. Ve bu olumsuzluk daha çok da İNANÇ dediğimiz bilmeden doğruluğuna inandığımız bir alanda kendini gösterir. İnsanların BİLGİ' ye gereksinimi her devirde varlığını sürdürmüştür. Aslında -BİLEN İNANMAZ, İNANAN BİLMEZ.- Temel ilke budur. İnsan bildiği konuda,diyelim ki ismi hakkında inanca sahip değildir. Çünki onu bilmektedir. Ama doğum yerini ancak inanç sayesinde bilmektedir. Hatta ebeveyninin dahi kendine ait olduğuna aslında inanmaktadır. İşte benim kişisel olarak üzerinde durmak istediğim İNANÇLARIN her türünün koşullanma olduğu ve bilmediklerimiz hakkında söz etmekte olduğumuzdur. Yani eğer bir konuda İNANÇ sahibiysek, o konuyu bilmediğimiz de açıktır. Burada önem taşıyan husus, FARKINDALIK kazanmakta yatar... Buradaki tartışmalarda inançlarımızın doğrudan sorgulanması gerektiğini düşünmekteyim. Ancak bu yapılabilirse, FARKINDALIK sahibi de olabiliriz. O bakımdan bazı arkadaşların İSLAM hakkındaki sorgulamalarımızı bir saldırı olarak algılamalarını doğru bulmuyorum. Tartışmalardaki kişisel saldırılar doğaldır ki hiç de hoş değil...Ama burada bu kabil arkadaşların bulunduğunu düşünmüyorum. İslam bizim yurdumuzdaki BAŞ İNANÇ olup, doğaldır ki sorgulanması gereken bir konudur. Tutup da, ülkemizde başat bir yapı arzetmeyen bir dini sorgulayacak değiliz. Çoğumuz bu ülkenin çocukları olarak doğuşumuzdan başlayarak İSLAM DİNİ ile ilgili koşullanmalar aldık. Bazı arkadaşlar bunun farkında, bazılarımızsa farkında değil. Sorun bu farkındalığı kazanabilmekte yatar... Sevecenlikle, sesli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 21-06-07 15:18 . |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,051
| Farkındalık edebiyatı artık meyvesini vermeye başladı sayın Sesli Aslında şartlanmanın inkarda olduğunu imanda olmadığını, imanın değil inkarın bir kafes olduğunu sizin sayenizde öğrenmiş oldum.Çünkü felsefik olarak bir öte tanrı inancı olmayacağına inanmamanızı normal karşılıyorum.Ama sizin hiçbir şekilde ortanca bir görüş belirtmeden ve iyilikleri görmezden gelmenizden anladım ki inkardaki şartlanma imandaki şartlanmadan çok ama çok daha fazladır. |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İnançsız insan var mıdır? | turuncu | Arşiv | 17 | 04-04-07 14:31 |