| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Çağdaşlaşma ve dinselleşme arasındaki diyalektik ilişki/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| Niyazi Berkes Türkiyede Çağdaşlaşma adlı eserinde din ve çağdaşlaşma olgusu arasındaki ilişkiyi de tanımlamaya çalışmıştır. Değişme "tehlikesine" toplumun gösterdiği tepkileri şöyle açıklar "....Değer ölçüleri olmayan hiç bir toplum yoktur; ancak bazı değerler zamanın gereklerine göre değişeceğine, zamanla katılaşma, kireçleşme eğilimi gösterirler. Bu, bize üç şeyi anlatır(...)değişme zorunluklarının sillesini yemeyen toplum yoktur. Zamanın yumrukları altında bazı kişiler,alışık oldukları ölçüleri bırakmaya, bazılarını gizli ya da açıkça çiğnemeye; bazıları da dışardan yeni kurallar almaya, ya da kendileri yeni kurallar geliştirmeye başlarlar. Bunu yapanların iç hayatında ise çatışmalar başlar, bunun da sayısız görüntüleri vardır...." Değişmeyi kanul edemeyen ve içinde yaşadığı "rahat" durumu kaybetmek istemeyen biryler kendilerine tutunacak dal ararlar. "...bir toplumda değişme zorunlukları ortaya çıkınca, bilerek bilmeyerek ya da isteyerek istemeyerek, çağdaşlaşmaya doğru bir yönelme başlayınca, o zamana dek açıkça din şemsiyesinin altına girmemiş birçok işler, değişme yağmuru karşısında, bu şemsiyenin altında toplanmaya başlar..." Dedikleri gibi "...DİN GELENEĞİN EN SON SIĞINAĞI EN SON SAVUNMA KALESİDİR" dir...."Yani şemsiyemizin adı dindir.Berkes bundan yola çıkarak çağdaşlaşma ve dinselleşme arasında diyalektik bir ilişki olduğu sonucuna varır. bu konuyla ilgili güzel bir çalışmayı şu adreste bulabilirsiniz. http://www.kongar.org/makaleler/index.php __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan bozkır Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 21-06-07 22:44 . |
|
| #2 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| MATBAA Bildiğiniz gibi ülkemize en azından müslümanlar açısından matbaanın girişi bir iki yüz yıl sonradır.Bunun nedeni bize hep dinsel tepkiler olarak belletilmiştir.Bunda doğruluk ihtimali olmakla beraber aslında gerçek neden çok başkadır.Osmanlıda özellikle "KURAN" dolayısıyla yazım işleri hattatlar tarafından yapılmaktaydı.Hattatlık önemli bir sektördü zira pekçok kişi geçimini buradan sağlıyordu.Matbaa gibi bir aletin ortaya çıkışı bunca adamı işsiz bırakacaktı.İşte bu tehlike karşısında hattatçıların matbaaya karşı olmaları eşyanın doğası oldu.Ancak bu karşı çıkış biz aç kalırız şeklinde değil gavur icadıyla kutsal kitap basmak günahtır şeklinde belirdi. KÖY ENSTİTÜLERİ Bildiğiniz köy enstitüleri köylerden alınan çocukların öğretmen olarak yetiştirilmesi ve tekrar köylerine dönüp köylüleri aydınlatması ilkesine dayanıyordu.Mevcut geri kalmış köy yapısı bu sayede yıkılacak ve devrimler köyden başlıyacaktı.Bundan rahatsız olan kesim elbetteki ağalar oldu.Kurulu düzenlerinin bozulmasını istemeyen ağalar buna tepki olarak biz köylüyü sömüreyemeceğiz diyemeyeceklerinden araya dini soktu.Güya karma eğitim türk ailesini bozuyordu ve bunlar dine aykırıydı.İşte köy enstitülerinin kapanması üst tarafta dinsel alt tarafta ise (ekonomik ve sosyal manada)çağdaşmaşmaya tepkinin bir sonucudur. __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #3 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| bir ek olarak berkes vardığı sonuçtan yola çıkarak dinsel yobazlığın dışında asıl gericiliği şöyle tanımlıyor "Şu halde, çağdaşlaşma konusunda asıl sorun, kutsal sayılan alanın ekonomik, teknolojik, siyasal, eğitsel, cinsel, bilgisel yaşam alanlarında daralması, etkisizleşmesi sorunudur. Bu alanın (hiç değilse bazı kişilerin yaşamında) hemen hemen hiçe inmesi eğilimi olduğu için, buna karşı olanlar ‘gerici' adını hak ederler. Bu nitelikle başını kaldırdığı ya da ‘dur, olamaz' diye kolunu kaldırdığı zaman başka çeşitten bir savaş başlar. Bu savaş artık din-devlet savaşı değil, ileri-geri savaşı olur. İlerleme ve gelişme ile tutma ve denge gibi iki amacı gerçekleştirme çabası biçimin alır. Hatta kimi zaman halk-devlet arası çatışma, aydın-yobaz arası çekişme, ya da dengeleşme, millet-devleti, millet-toplumuolma biçimine de girer".(s.20). Şimdi asıl gerici köy imamı mı yoksa ağa mı bir düşünmek lazım?Tabii ki bunların günümüzdeki yansımalarını da unutmayın __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Bu konuyu mitolojiler bölümünde açmış olsaydın şu ana kadar en az 40 cevap gelmiş olurdu.NEyse konuya dönsek Eğer sizi dini şekillerden(sakal,sarık,cüppe ve çarşaf gibi)ibaret görüyorsanız böyle bir dinin çağla beraber yürümesi mümkün değildir.Ben dinin şekillerle ilişkisi olmadığını ve dini emirlerin lafızlarından çok hedeflediği mesajın önemli olduğuna inanıyorum.Eğer böyle bir inanç varsa bu hiçbir çağla ve onun gerekleriyle çelişmez. |
|
| |
| #5 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| Bu bana daha ideolojik bir konu gibi geldi.Siz o bölüme açabilirsiniz.Bu konuda bir engelin olduğunu sanmıyorum Verdiğiniz cevaba gelince ben dinin şekillerden ibaret olduğuna yönelik bir söz söylemedim zaten.Aslında burada sorun direk olarak din de değil. toplumsal yapılar belli bir noktada değişmek zorunda kalıyor.Ancak bazıları bu değişimi istemiyor ve direnmeye çalışıyor.İşte bu noktada bir koruyucu olarak dine sarılıyor.Geleneğin son kalesi dindir anlamı burada.Dinselleşme bu noktada bir örtü. Somut örnekleri bunun için verdi.Matbaanın engellenmesinde dinden öte başka sebepler var.Ülkede asıl gericiliğin dinsel yobazlık olduğu yönündeki görüş aslında bir yanılgıdır. saygılar not:dediğinizi yapacağım. __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 217
| Vermis oldugunuz matbaa ve köy enstitüsü orneklerinin ikisinde de din ile ilgisi olmadıgını rahatlıkla soyleyebılırım burda yapılmış olan; dinin yine toplumların menfi tutumları için kullanılmış bır arac oldugu gerçegidir...Teferruatlarla bogulmayıp itikadin temel özütünü keşfe çıkan ve bu amaclar içinde yolculugunu sorgulayan bireylerin çagdaşlaşma ile herhangi bir sorunla karşı karşıya kalacagını hiç düşünmüyorum. Çünkü inanmak iç alemde tezahür eden, kişinin gerektigi ve kabul ettigi ölçüde varlıgını ıfade eden bir olgudur. Bu halleri yasamsal alışkanlıklarla ya da kişilik ozellikleri ile aynı yola koyup çagdaşlaşma çizgisinden ödün vermeden inanmak pekala mümkündür tabi çagdaş olamama kıstasları nelerdir bunlarda yorumlayacak kişinin bakış acısına göre ve yasadıgı toplum dikkate alınarak irdelenebilir. |
|
| #7 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
| Alıntı:
Ülkemizle ilişkilendirecek olursak, ülkemiz bir türlü sanayilememiş, doğudaki feodal yapı bir türlü kırılamamış ve üstüne üstlük üretilemn maddi değerler de topluma dengeli bir biçimde dağıtılamamıştır. Ülke insanı giderek daha kötü yaşam koşullarıyla karşı karşıya kalmıştır. Feodal yapının hayatı yorumlama ve anlamlandırma biçimi olan din'in bu koşullarda yaygınlaşması da çok fazla yadırganmamalı. Bu konuyu kaşıyanlar,Cumhuriyet kazanımlarını geriye döndürmek isteyenler bu toplum içinde her zaman varoldu. Ama özllikle son yirmi otuz yıl içinde orta direğin partileriyle birlikte çökmesi, toplumsal alanda gerilemesi ve yoksullaşması, alternatif siyaset sol'un bu çerçevede bir seçenek oluşturamaması bugünkü tablo ile karşı karşıya bırakmıştır bizi. Temel çözüm "zenginleşmekte". Ekonomik durumun iyileleşmesi topluma yansımadığı sürece bu sürecin durdurulması ve geriletilmesi kendi dinamikleri içinde güçtür. | |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 521
| Çağdaşlaşma ile din diyalektik arzediyormuş.Sanayimiz olmamasından ötürü başka suçlayacağımız kurum kalmayınca ne yapacağız acaba?Bugün dinden en uzak kesim sosyalist kesimdir;ancak onlarda çağdaş maddi değerlerin hiçbirinin zerresini göremeyiz.Biz zannediyoruz ki başı ağrıyınca hocaya değil doktora giden,her şehrinde bir fabrika olan bir millet çağdaşlığı yakalamıştır.Çağın şartlarını hazırlayıp dünyayı bu koşullarla çağdaş addedenler sınıfına girmedikçe bakalım yarın neye uyarak çağdaş kalmayı sürdürebiliriz diye onu bunu suçlar dururuz.Din esasen çağdaşlaşmanın önünde bir engel değildir.Çağdaş ekonomik hayattan payını alamayan kesim bu paydan faydalananlardan farklılaşır.Bu farklılaşma ideolojik boyuta da sıçrar ve fakir kesim kendine radikal bir kalkan seçer.Yani dini değerler üzerinden yürütülen ama temelinde ekonomik sebeplerin yattığı bir savaş izleriz.Dikkat edersek ülkemizde sol kesim genellikle zengin kıyı kesimlerinden oy toplarken,dini partiler daha çok fakir kesimlerden oy almaktadır.Bu durumun sebebi bana göre 5-10 yılda oluşmuş değildir.Cumhuriyet devrimleri sadece şehir haytı yaşayanlar üzerinde etkili oldu.Köylere devrimin sonuçları ulaşamadı.Bunun neticesinde köyden şehre göç edenler şehirdeki yüksek gelirli grubun ekonomik seviyesine ulaşamadı.Bu farklılık dediğim gibi ideolojik alana da yansıdı.Din bu ekonomik çatışmada sebep değil taraflardan birinin kullandığı kullandığı araç haline dönüştü. Bir de artık olumlu gelişmeler de yok değil.Nihayet sosyalist kesim sınırlarını aşmaya başlıyor ve zenginleşmenin iyi olabileceğini kavrıyor.Yani artık devrim yapalım da iyi olalım demenin anlamının olmadığını,iyileşelim de şöyle bir dünyaya ondan sonra bakalım demenin daha mantıklı olabileceğini anlıyor. vatanım Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 25-09-07 01:48 . |
|
| #9 | ||
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| Alıntı:
Çağdaşlaşma taraftarlarının millete sadece şapka-pantol giydirmek gibi saplantıları yoktur.Tersine öncelikle alt-sınıfların ekonomik durumunu değiştirmeye amaçlamaktadır.Toprak reformu neden yapılmaya çalışıldı?Ancak işte gerici öğeler aşılamadı.Sorun burda. Sosyalistlerin devrim yapmalarındaki amaçları da işte halka zenginlik götürecek araçları ele geçirmektir.Yoksa devrimcilik oynamak onlar için bir hobi değildir zannımca... saygılar __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan | |
|
| #10 | ||
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| Alıntı:
__________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Metafizik ve diyalektik yöntem | adil | Doğa-Varlık Felsefesi | 20 | 24-06-08 16:23 |
| İslam dini ile hristyanlık ideolojisi arasındaki farklar | özedönüş | Arşiv | 11 | 13-04-07 17:58 |
| Windows XP: Home ve Professional Arasındaki Farklar | TAzzy | Bilişim | 1 | 30-01-06 16:15 |