"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski24-06-07, 16:37  #1
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,580
Hangi Eşitlik!



Dostlar,

Aramızdaki arkadaşlardan bazıları İslam'da kadın ve erkeğin eşit olduğunu söylemektedir.

Gelgelelim Kutsal kitap KURAN'da Nisa suresine bakılınca durum bu arkadaşları
yadsımakta olup, erkeklerin daha üstün olduğunu açıkça belirtir.

4:34 - Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür.

Erkekler üstün olunca korkulan kadınların erkeklerce dövülmesine de izin veren bir TANRI! Böyle bir gerçek olabilir mi?

(Bu ayetin meali Elmalı Hamdiye aittir.)

Daima gerçeği ararsak bir gün ona varabiliriz.

Sevgiyle,
sesli is offline  
Eski24-06-07, 18:33  #2
SupHi
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Ülke / Şehir: İst.Mltya.Bingöl..
Mesajlar: 973

Nisâ Suresi 34. ayet (Toplam 176 ayet)

الرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاءِ بِمَا فَضَّلَ اللَّهُ بَعْضَهُمْ عَلَى بَعْضٍ وَبِمَا أَنْفَقُوا مِنْ أَمْوَالِهِمْ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللَّهُ وَاللَّاتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَبِيلًا إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا
Ali Bulaç
Allah'ın, bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde 'sorumlu gözeticidir.' Saliha kadınlar, gönülden (Allah’a), itaat edenler, Allah nasıl koruduysa görünmeyeni koruyanlardır. Nüşuzundan korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse hafifçe) vurun. Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.

Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur.

Diyanet İşleri Meali
Allah'ın, bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde 'sorumlu-yöneticilerdir.'56 İyi kadınlar gönülden (Allah'a) itaat edenler,57 -Allah, (onları ve haklarını) nasıl koruduysa- görünmeyeni koruyanlardır.58 Başkaldırıp-diretmelerinden korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse hafifçe) vurun.59 Size itaat ederlerse, aleyhlerinde bir yol aramayın. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.



Tefsirine bakalım..
1.
Arapça "kavvam" veya "kayyum" kelimesi, bir kimsenin, bir kuruluşun veya bir kurumun işlerini yürüten, ona bekçilik eden kimse için kullanılır. O halde erkekler, kadınların işlerinin düzenleyicisi, yöneticisi, koruyucusu, hâkimi ve reisidirler.

2.

Erkekler kadınlardan, kadınlara verilmeyen veya az verilen bazı doğal nitelik ve güçlere sahip oldukları için üstündürler. Yoksa bu onların şeref ve fazilet bakımından üstün oldukları anlamına gelmez. Erkek sahip olduğu doğal nitelikler nedeniyle, ailenin kavvam'ı yani reisidir. Kadın da doğal niteliklerindeki bazı eksiklikler nedeniyle, kendi güvence ve güvenliği için ona tâbi olmak zorundadır.

3.
Hz. Peygamber'in (s.a) bir hadisi bu konudaki en iyi tefsirdir: "En iyi kadın, gördüğünüzde sizi hoşnut eden, emirlerinizi dinleyen, evde olmadığınız zaman sizin malınızı ve kendi namusunu koruyan kadındır."
Bu bağlamda bir uyarı yapmak yerinde olacaktır. Allah'a itaat, kocaya itaattan daha önemlidir ve ondan önce gelir. Bu nedenle koca, karısına Allah'ın emirlerine aykırı bir şey yapmasını emrettiğinde, kadının ona itaat etmemesi gerekir. Bu durumda kocaya itaat etmek, büyük bir günah olur. Eğer kadın Allah'ın emrettiği bir ibadet yapıyor ve kocası onu engelliyorsa, kadın yine karşı koymalıdır. Karşı koymaz ise, günah işlemiş olur. Şayet kadını, nafile namazdan ve oruçtan kocası men ediyorsa, kadın kocasına uymak zorundadır. Uymadığı takdirde ibadeti makbul olmaz.

4.

Eğer kadın isyankârsa, kocasına itaat etmiyor veya onun haklarını korumuyorsa, bunun da aynı anda yapılması gerektiği anlamına gelmez. Bunların üçüne de izin verilmiş olmasına rağmen, işin mahiyet ve niteliğine göre belli bir oranda uygulanması gerekir. Ufak bir uyarı yeterli ise, daha ileri bir adım atmaya gerek yoktur. Dövmeye gelince, Peygamber'imiz (s.a) buna isteksizce izin vermiştir. İzin verdiği halde bile, bundan hoşlanmamıştır. Fakat gerçek şu ki, bazı kadınlar dövülmeksizin hatalarını tamir etme yoluna gitmezler. Böyle bir durumda bile, Hz. Peygamber (s.a) kadınının yüzüne vahşice vurmayı ve vücutta yara izi bırakacak bir şeyle vurmayı kesinlikle yasaklamıştır.


Gördüğünüz gibi ayetlerin tefsiri açıkça ortadadır..
Ve kadının şeref ve fazilet bakımından üstün olmadığı anlamına gelmez..
Erkeği Allah yine kadının güvencesi için kadınların gözetmeni olarak görevlendirmiştir..Bu Allah'ın kadınları düşündüğünü ve onların haklarını toplumda gözettiği anlamına gelir..Ayrıca erkeğin doğal üstünlükleri olduğunu tartışıyorsak elbetteki erkek bazı konularda kadınlara az verilmiş olan ve kendisinde daha fazla bulunan özellikler bakımından kadından üstündür..
En basitinden bir kadın mı daha iyi komando olur yoksa bir erkek mi?
Bu üstünlük asla şeref ve fazilet bakımından üstün anlamına gelmez...
__________________
Bu dünya kimseye kalmadı kalmaz..Herşey güzel hoş da sen ölüme çare bul ölüme..!

SupHi Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-06-07 18:41 .
SupHi is offline  
Eski25-06-07, 00:07  #3
ABCDE
Felsefe - İnançlar
 
ABCDE'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 3,653

Alıntı:
Sayın SupHi şöyle demiş:

Mesajı Göster
Gördüğünüz gibi ayetlerin tefsiri açıkça ortadadır..
Ve kadının şeref ve fazilet bakımından üstün olmadığı anlamına gelmez..
Erkeği Allah yine kadının güvencesi için kadınların gözetmeni olarak görevlendirmiştir..Bu Allah'ın kadınları düşündüğünü ve onların haklarını toplumda gözettiği anlamına gelir..Ayrıca erkeğin doğal üstünlükleri olduğunu tartışıyorsak elbetteki erkek bazı konularda kadınlara az verilmiş olan ve kendisinde daha fazla bulunan özellikler bakımından kadından üstündür..
En basitinden bir kadın mı daha iyi komando olur yoksa bir erkek mi?
Bu üstünlük asla şeref ve fazilet bakımından üstün anlamına gelmez...
Sayin SupHi;

Burada, islam'in erkek egemenligini mesru gösterme gayreti iddia ettiginiz üzere fiziksel bir üstünlügü anlatmaz. Burada kadin, hukuksal olarak erkegin altindadir. Seref ve fazilet olarak ileri sürdügünüz kavramlar ise kadinlari sömürme konusunda size yardimci kavramlardan baska birsey degildir. Verdiginiz bütün yorumlar islam'in bagnaz/gerici düsúnme yapisindan baska birsey göstermiyor bizlere.
__________________
Turkiye'de yapilan katliamlar unutulmayacaktir...
Eger tek bir insan absürd fikir sahibi olursa buna deli diyorlar, bircok insan absürd fikir sahibi olursa buna INANC diyorlar. Robert M. Pirsig
ABCDE is offline  
Eski25-06-07, 00:40  #4
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,580
İnsaf edin, varsa tabii,,,

Alıntı:
Sayın SupHi şöyle demiş:

Mesajı Göster
Nisâ Suresi 34. ayet (Toplam 176 ayet)

الرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاءِ بِمَا فَضَّلَ اللَّهُ بَعْضَهُمْ عَلَى بَعْضٍ وَبِمَا أَنْفَقُوا مِنْ أَمْوَالِهِمْ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللَّهُ وَاللَّاتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَبِيلًا إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا
Ali Bulaç
Allah'ın, bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde 'sorumlu gözeticidir.' Saliha kadınlar, gönülden (Allah’a), itaat edenler, Allah nasıl koruduysa görünmeyeni koruyanlardır. Nüşuzundan korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse hafifçe) vurun. Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.

Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur.

Diyanet İşleri Meali
Allah'ın, bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde 'sorumlu-yöneticilerdir.'56 İyi kadınlar gönülden (Allah'a) itaat edenler,57 -Allah, (onları ve haklarını) nasıl koruduysa- görünmeyeni koruyanlardır.58 Başkaldırıp-diretmelerinden korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse hafifçe) vurun.59 Size itaat ederlerse, aleyhlerinde bir yol aramayın. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.



Tefsirine bakalım..
1.
Arapça "kavvam" veya "kayyum" kelimesi, bir kimsenin, bir kuruluşun veya bir kurumun işlerini yürüten, ona bekçilik eden kimse için kullanılır. O halde erkekler, kadınların işlerinin düzenleyicisi, yöneticisi, koruyucusu, hâkimi ve reisidirler.

2.

Erkekler kadınlardan, kadınlara verilmeyen veya az verilen bazı doğal nitelik ve güçlere sahip oldukları için üstündürler. Yoksa bu onların şeref ve fazilet bakımından üstün oldukları anlamına gelmez. Erkek sahip olduğu doğal nitelikler nedeniyle, ailenin kavvam'ı yani reisidir. Kadın da doğal niteliklerindeki bazı eksiklikler nedeniyle, kendi güvence ve güvenliği için ona tâbi olmak zorundadır.

3.
Hz. Peygamber'in (s.a) bir hadisi bu konudaki en iyi tefsirdir: "En iyi kadın, gördüğünüzde sizi hoşnut eden, emirlerinizi dinleyen, evde olmadığınız zaman sizin malınızı ve kendi namusunu koruyan kadındır."
Bu bağlamda bir uyarı yapmak yerinde olacaktır. Allah'a itaat, kocaya itaattan daha önemlidir ve ondan önce gelir. Bu nedenle koca, karısına Allah'ın emirlerine aykırı bir şey yapmasını emrettiğinde, kadının ona itaat etmemesi gerekir. Bu durumda kocaya itaat etmek, büyük bir günah olur. Eğer kadın Allah'ın emrettiği bir ibadet yapıyor ve kocası onu engelliyorsa, kadın yine karşı koymalıdır. Karşı koymaz ise, günah işlemiş olur. Şayet kadını, nafile namazdan ve oruçtan kocası men ediyorsa, kadın kocasına uymak zorundadır. Uymadığı takdirde ibadeti makbul olmaz.

4.

Eğer kadın isyankârsa, kocasına itaat etmiyor veya onun haklarını korumuyorsa, bunun da aynı anda yapılması gerektiği anlamına gelmez. Bunların üçüne de izin verilmiş olmasına rağmen, işin mahiyet ve niteliğine göre belli bir oranda uygulanması gerekir. Ufak bir uyarı yeterli ise, daha ileri bir adım atmaya gerek yoktur. Dövmeye gelince, Peygamber'imiz (s.a) buna isteksizce izin vermiştir. İzin verdiği halde bile, bundan hoşlanmamıştır. Fakat gerçek şu ki, bazı kadınlar dövülmeksizin hatalarını tamir etme yoluna gitmezler. Böyle bir durumda bile, Hz. Peygamber (s.a) kadınının yüzüne vahşice vurmayı ve vücutta yara izi bırakacak bir şeyle vurmayı kesinlikle yasaklamıştır.


Gördüğünüz gibi ayetlerin tefsiri açıkça ortadadır..
Ve kadının şeref ve fazilet bakımından üstün olmadığı anlamına gelmez..
Erkeği Allah yine kadının güvencesi için kadınların gözetmeni olarak görevlendirmiştir..Bu Allah'ın kadınları düşündüğünü ve onların haklarını toplumda gözettiği anlamına gelir..Ayrıca erkeğin doğal üstünlükleri olduğunu tartışıyorsak elbetteki erkek bazı konularda kadınlara az verilmiş olan ve kendisinde daha fazla bulunan özellikler bakımından kadından üstündür..
En basitinden bir kadın mı daha iyi komando olur yoksa bir erkek mi?
Bu üstünlük asla şeref ve fazilet bakımından üstün anlamına gelmez...
Sayın SupHi,

Siz de kendinize güven duymakta zorlanıyor olmalısınız ki, erkekleri kadınlardan doğal olarak üstün bulmaktasınız.

Şunu unutmayın hiç bir erkek kadının yaptığını yapamaz...

Haydi bir çocuk doğurun da görelim. Aslında bu doğal durum sizin mantığınız kullanıldığı zaman KADININ ERKEKTEN DAHA ÜSTÜN OLMASINI GÖSTERİR.

Lütfen insafa gelin ve gerçekleri görün. KURAN ERKEKLERİN KADINLARDAN üstün olduğunu belirtiyor. ve siz de buna katılıyorsunuz. Biz de KURAN'ın bu yanlışını belirtiyoruz. O zaman neyi savunmaktasınız? Bir düşünseniz, durumunuzu da kavramış olacaksınız...

Sevecenlikle,
sesli is offline  
Eski25-06-07, 01:00  #5
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,580

Sayın SupHi diyor ki,

'''' Dövmeye gelince, Peygamber'imiz (s.a) buna isteksizce izin vermiştir. İzin verdiği halde bile, bundan hoşlanmamıştır. Fakat gerçek şu ki, bazı kadınlar dövülmeksizin hatalarını tamir etme yoluna gitmezler. .... ''''

Zaten bizim de söylediğimiz ve anlatmak istediğimiz bu,,,yani KURAN
Hz. PEYGAMBER'in sözü. Ama bu sözleri ALLAH söyledi deyince,
ATEİST diye damgalanan arkadaşlar bu kabil bir ALLAH'a inanmıyorlar.

Yoksa VAROLUŞ olduğu müddetçe herşey açıkça görülmekte...

Farkındalıkla,
sesli is offline  
Eski25-06-07, 01:09  #6
alptegin
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 484

Alıntı:
Sayın sesli şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın SupHi diyor ki,

'''' Dövmeye gelince, Peygamber'imiz (s.a) buna isteksizce izin vermiştir. İzin verdiği halde bile, bundan hoşlanmamıştır. Fakat gerçek şu ki, bazı kadınlar dövülmeksizin hatalarını tamir etme yoluna gitmezler. .... ''''

Zaten bizim de söylediğimiz ve anlatmak istediğimiz bu,,,yani KURAN
Hz. PEYGAMBER'in sözü. Ama bu sözleri ALLAH söyledi deyince,
ATEİST diye damgalanan arkadaşlar bu kabil bir ALLAH'a inanmıyorlar.

Yoksa VAROLUŞ olduğu müddetçe herşey açıkça görülmekte...

Farkındalıkla,
Sayın sesli,

Yukarda yazdıklarınız ile ateizmin bir alakası olmadığını düşünüyorum.

Sizin yazılarınızı okuyunca bir yaratıcının varlığını kabul ettiğinizi ancak Kitabi dinlerle sorun yaşadığınızı ve ya bunları kabul etmediğinizi anlıyorum.Lütfen yanlışım varsa düzeltin.

Oysa kendilerini ateist diye yorumlayan kişiler Yaratıcıyı kabul etmiyorlar ve kesinlikle böyle bir güç olamaz diyorlar.

Siz ve onların kulvarı farklı yani.

Bu nedenle sizin aklınızda var olan Yaratıcıyı açıklarsanız sanırım çok daha rahat bir iletişim kurulacaktır.Çünkü sizin yazdıklarınıza cevap vermeye çalışırken konuya genel bir hakimiyet sağlıyamıyoruz.En azından ben böyleyim.

Saygılarımla efendim.
alptegin is offline  
Eski25-06-07, 01:38  #7
sulh
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 431

Alıntı:
Lütfen insafa gelin ve gerçekleri görün. KURAN ERKEKLERİN KADINLARDAN üstün olduğunu belirtiyor. ve siz de buna katılıyorsunuz. Biz de KURAN'ın bu yanlışını belirtiyoruz. O zaman neyi savunmaktasınız? Bir düşünseniz, durumunuzu da kavramış olacaksınız...

Sevecenlikle, sesli

basit bir mantık hatası içindesiniz,
insanların kimi kimine üstün yaratılmıştır. bir kadın malca, soyca, şerefce, akılca, güzellikce yani üstünlük sayılabilecek bir çok alanda çevresindeki bir çok erkekten üstün yaratılmış olabilir. yani islamda kadın erkek eşit değildir, erkek üstündür diyenler malesef ki islam hakkında hiçbir şey bilmiyorlar..
islam, sadece aile kurumunda karıyı kocaya tabi kılmıştır. çocuğu anne babaya tabi kıldığı gibi.. kadının sadece kocası ona üstündür başka hiçbir erkek değil..
burdan yola çıkıldığında kadın erkek eşitliği gibi akıl dışı bir mantaliteyle islamın karşısına çıkmamış oluruz.
kadınlarla erkekleri eşitlemeye çalışan zihniyet önce kadınlar arasındaki eşitsizliğe, erkekler arasındaki eşitsizliğe kısaca kadın erkek ayrımına gitmeksizin insanlar arasındaki eşitsizliğe kafa yorsun..
sulh is offline  
Eski25-06-07, 01:54  #8
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,580
Anlatayım efendim.

Alıntı:
Sayın alptegin şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın sesli,

Yukarda yazdıklarınız ile ateizmin bir alakası olmadığını düşünüyorum.

Sizin yazılarınızı okuyunca bir yaratıcının varlığını kabul ettiğinizi ancak Kitabi dinlerle sorun yaşadığınızı ve ya bunları kabul etmediğinizi anlıyorum.Lütfen yanlışım varsa düzeltin.

Oysa kendilerini ateist diye yorumlayan kişiler Yaratıcıyı kabul etmiyorlar ve kesinlikle böyle bir güç olamaz diyorlar.

Siz ve onların kulvarı farklı yani.

Bu nedenle sizin aklınızda var olan Yaratıcıyı açıklarsanız sanırım çok daha rahat bir iletişim kurulacaktır.Çünkü sizin yazdıklarınıza cevap vermeye çalışırken konuya genel bir hakimiyet sağlıyamıyoruz.En azından ben böyleyim.

Saygılarımla efendim.
Sayın Alptegin,

Kendi kişisel düşüncemi bir çok defa anlatmış olmama karşın, sizin bu foruma yeni katılmanız nedeniyle yinelemek isterim.

TANRI kavramı nerede ortaya çıkmaktadır. Ve bu neyi açıklamaktır diye sorunca, görülen genel mana, VAROLUŞUN AÇIKLANIŞI TANRI kavramını oluşturmaktadır. Yani VAROLUŞ nasıl oluşmuş diye sorunca, dinsel yaklaşımlardan ilahi dinler VAROLUŞU TANRI'nın YARATTIĞINI iddia ederler.

Bu yaklaşımla meseleye eğildiğimiz zaman eğer varoluşun oluşması için bir yaratıcı varlık gerekiyorsa, o zaman TANRI'nın da varlığı için bir yaratıcı gerekecektir.

Bu nedenle bu yaklaşım bence konuyu açıklamaktan uzakta kalır. Bana göre
VAROLUŞ bir bütün olarak başsız ve sonsuz bir döngü olup, sadece şekil değiştirmektedir. Bir son olsa bile, daha sonra bu yeniden oluşmaktadır.
Benim bu inancım bilimsel olarak da kabul görmektedir.

Ve VAROLUŞ bence TANRI'nın ta kendisidir. Ve bunu başka bir tarzda söylersek, TANRI'DAN BAŞKA BİR VARLIK YOKTUR...Görülen,görülmeyen, varolan herşey bir bütün olarak O'dur.
Benim düşünceme göre ALLAH emir verince veya bir şeyin olmasını istemişse,
o anında oluşur. Her insanın bir beyni olacak dediyse, herkes beyinli olarak doğar. Ya da her insanın yaşaması için nefes almasını emretmişse, herkes nefes almak zorundadır. Yani TANRI'nın emirleri, öyle söylenip de isteyen uyacak, istemeyn uymayacak ve dekarşı koyana ahrette hesabı sorulacak olamaz...Çünki kimse ALLAH'a karşı gelemez. Zira her zerre O'nun bir parçasını oluşturmaktadır. TAŞ da, insan da, ağaçda, velhasıl herşey...
Benim bu yaklaşımıma bazı kimseler PANTEİST görüş diyorlar...

Yani bir TANRI VARDIR ama O TANRI kutsal kitaplardaki TANRI değildir. Ve de olamaz. Çünki kutsal kitaplar TANRI'yı aynı bir insan gibi, düşünen, kızan, seven, nefret eden, beddua eden, yakan, yıkan intikam alan şekillerde
nitelemekte ve de anlatmaktadırlar. ( ZATİ SIFATLAR )

Bütün bunlar bence İnsanların kendi düşüncelerini ALLAH'a atfetmeleri nedeniyle yanıltıcı ve de ALLAH'ı bilmeyen veya inanmayan bir anlatım olmaktadır.

İşte ATEİST denilen bazı kişilerin ALLAH YOKTUR veya TANRI YOKTUR demelerinin esas nedeni bu kutsal kitaplardaki ALLAH betimlemesinin
yanıltıcı oluşundan kaynaklanmaktadır. Yahudilerin TANRISI salt onlar aittir.
Hristiyanlarınki BABAdır ve oğlu da TANRIDIR...Müslümanların ALLAH'ı na inanmak meseleyi çözmez,,,Hz. Muhammed'in de ELÇİSİ olduğuna inanmadıkça, MÜSLÜMAN olamazsınız...Yani İslam'daki ALLAH, PEYGAMBER'e bağımlıdır...Bütün bunlar ATEİST denilen arkadaşların itirazına neden olunca,
onlar da TANRI YOKTUR demeyi yeğ tutarlar...

Aslında konu şudur sayın Alptegin; hepimiz doğduğumuzda çıplak doğarız
yani ruhsal bakımdan da hiç bir dine mensup olmadan dünyaya geliriz. Ama dünyaya gelince bizlerin çıplak dolaşmasına izin vermezler...Yani bizleri ruhsal açıdan da giydirmek isterler. Gelgelelim, bize ebeveynimizin giydirdiği ruhsal elbiseler, aynı onların kendilerine atalarının giydirmiş olduğu eski, yıpranmış,
yırtık, ve de bizim kendi bedenimize tam oturmayan tarzdaki dikilmiş şekliyle
üzerimizde hiç de bize yakışan bir tarzda değildir. Kimine boyu uzun gelir, kimine kısa, kimi onu yerleri süpürürcesine, öylesine giyer ve de pek üzerinde durmaz...--Adam sen de-- işte giydik ya--gerisini boş ver-- der ve de bunlar
İSLAM olarak ve de inanmış olarak ortalıkta dolaşır dururlar...

Ama bazı arkadaşlar vardır ki, bu elbiseyi zamanı geldiğinde çıkarıp atarlar, ve toplumsal olarak çıplak da kalmak istemezlerse kendi tarasımları olan ve kendi diktikleri ve biçtikleri kendi bedenlerine uygun olanı imal ederler.

Aslında tüm DİN getiren peygamberler de bundan başka bir şey yapmış değildir. Ne var ki onlar kendi elbiselerini diğer insanlara da değişik yollarla
giydirebilmişlerdir...Elbiselerinin çok güzel bir takdimini ustaca yapmışlar ve de
çok kimseye giydirmeyi başarmışlardır...

Kısaca ruhsal elbisemi kendimin tasarlıyarak daha rahat ve kendime uygun bir tarzda yaptığımı belirtmeye çalıştım. Ama kimseye ille de benimkini giyeceksiniz, zira ALLAH böyle emretti diyecek kadar yalanı seven bir tarafım yok. Sadece GERÇEĞİ arayan bir yapıdayım.25 yaşıma kadar da, koyu bir dindardım...

Sevgi ve saygıyla,
sesli is offline  
Eski25-06-07, 02:07  #9
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,580
Mantık bu mu!

Alıntı:
Sayın sulh şöyle demiş:

Mesajı Göster
basit bir mantık hatası içindesiniz,
insanların kimi kimine üstün yaratılmıştır. bir kadın malca, soyca, şerefce, akılca, güzellikce yani üstünlük sayılabilecek bir çok alanda çevresindeki bir çok erkekten üstün yaratılmış olabilir. yani islamda kadın erkek eşit değildir, erkek üstündür diyenler malesef ki islam hakkında hiçbir şey bilmiyorlar..
islam, sadece aile kurumunda karıyı kocaya tabi kılmıştır. çocuğu anne babaya tabi kıldığı gibi.. kadının sadece kocası ona üstündür başka hiçbir erkek değil..
burdan yola çıkıldığında kadın erkek eşitliği gibi akıl dışı bir mantaliteyle islamın karşısına çıkmamış oluruz.
kadınlarla erkekleri eşitlemeye çalışan zihniyet önce kadınlar arasındaki eşitsizliğe, erkekler arasındaki eşitsizliğe kısaca kadın erkek ayrımına gitmeksizin insanlar arasındaki eşitsizliğe kafa yorsun..
Sayın Sulh,

Kadının kocası neden karısına üstün oluyormuş! İslam böyle istediği için mi?
Nisa suresini okuyunca KURAN'da kim kime üstün açıkça anlaşılırken İslam'ı bilmeyenler kim acaba!

Nice evli çiftler vardır. Karısı her bakımdan erkeğine fark atar...Üstün olmaya çalışan ve onu savunanlar acaba bir aşağılık duygusu nedeniyle mi böyle davranıyor? Esas sorgulanması gereken bu değil mi!

Kadını en arkaya atan, bir derece daha aşağıda gören, mirasta olsun diğer konularda olsun, ve de dövülmesine ışık yakan zihniyete karşı çıkmak mantık hatası olunca, orada MANTIKSIZLIK var demektir.

Farkındalık dileklerimle,
sesli is offline  
Eski25-06-07, 02:16  #10
alptegin
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 484

Alıntı:
Sayın sesli şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın Alptegin,

Kendi kişisel düşüncemi bir çok defa anlatmış olmama karşın, sizin bu foruma yeni katılmanız nedeniyle yinelemek isterim.

TANRI kavramı nerede ortaya çıkmaktadır. Ve bu neyi açıklamaktır diye sorunca, görülen genel mana, VAROLUŞUN AÇIKLANIŞI TANRI kavramını oluşturmaktadır. Yani VAROLUŞ nasıl oluşmuş diye sorunca, dinsel yaklaşımlardan ilahi dinler VAROLUŞU TANRI'nın YARATTIĞINI iddia ederler.

Bu yaklaşımla meseleye eğildiğimiz zaman eğer varoluşun oluşması için bir yaratıcı varlık gerekiyorsa, o zaman TANRI'nın da varlığı için bir yaratıcı gerekecektir.

Bu nedenle bu yaklaşım bence konuyu açıklamaktan uzakta kalır. Bana göre
VAROLUŞ bir bütün olarak başsız ve sonsuz bir döngü olup, sadece şekil değiştirmektedir. Bir son olsa bile, daha sonra bu yeniden oluşmaktadır.
Benim bu inancım bilimsel olarak da kabul görmektedir.

Ve VAROLUŞ bence TANRI'nın ta kendisidir. Ve bunu başka bir tarzda söylersek, TANRI'DAN BAŞKA BİR VARLIK YOKTUR...Görülen,görülmeyen, varolan herşey bir bütün olarak O'dur.
Benim düşünceme göre ALLAH emir verince veya bir şeyin olmasını istemişse,
o anında oluşur. Her insanın bir beyni olacak dediyse, herkes beyinli olarak doğar. Ya da her insanın yaşaması için nefes almasını emretmişse, herkes nefes almak zorundadır. Yani TANRI'nın emirleri, öyle söylenip de isteyen uyacak, istemeyn uymayacak ve dekarşı koyana ahrette hesabı sorulacak olamaz...Çünki kimse ALLAH'a karşı gelemez. Zira her zerre O'nun bir parçasını oluşturmaktadır. TAŞ da, insan da, ağaçda, velhasıl herşey...
Benim bu yaklaşımıma bazı kimseler PANTEİST görüş diyorlar...

Yani bir TANRI VARDIR ama O TANRI kutsal kitaplardaki TANRI değildir. Ve de olamaz. Çünki kutsal kitaplar TANRI'yı aynı bir insan gibi, düşünen, kızan, seven, nefret eden, beddua eden, yakan, yıkan intikam alan şekillerde
nitelemekte ve de anlatmaktadırlar. ( ZATİ SIFATLAR )

Bütün bunlar bence İnsanların kendi düşüncelerini ALLAH'a atfetmeleri nedeniyle yanıltıcı ve de ALLAH'ı bilmeyen veya inanmayan bir anlatım olmaktadır.

İşte ATEİST denilen bazı kişilerin ALLAH YOKTUR veya TANRI YOKTUR demelerinin esas nedeni bu kutsal kitaplardaki ALLAH betimlemesinin
yanıltıcı oluşundan kaynaklanmaktadır. Yahudilerin TANRISI salt onlar aittir.
Hristiyanlarınki BABAdır ve oğlu da TANRIDIR...Müslümanların ALLAH'ı na inanmak meseleyi çözmez,,,Hz. Muhammed'in de ELÇİSİ olduğuna inanmadıkça, MÜSLÜMAN olamazsınız...Yani İslam'daki ALLAH, PEYGAMBER'e bağımlıdır...Bütün bunlar ATEİST denilen arkadaşların itirazına neden olunca,
onlar da TANRI YOKTUR demeyi yeğ tutarlar...

Aslında konu şudur sayın Alptegin; hepimiz doğduğumuzda çıplak doğarız
yani ruhsal bakımdan da hiç bir dine mensup olmadan dünyaya geliriz. Ama dünyaya gelince bizlerin çıplak dolaşmasına izin vermezler...Yani bizleri ruhsal açıdan da giydirmek isterler. Gelgelelim, bize ebeveynimizin giydirdiği ruhsal elbiseler, aynı onların kendilerine atalarının giydirmiş olduğu eski, yıpranmış,
yırtık, ve de bizim kendi bedenimize tam oturmayan tarzdaki dikilmiş şekliyle
üzerimizde hiç de bize yakışan bir tarzda değildir. Kimine boyu uzun gelir, kimine kısa, kimi onu yerleri süpürürcesine, öylesine giyer ve de pek üzerinde durmaz...--Adam sen de-- işte giydik ya--gerisini boş ver-- der ve de bunlar
İSLAM olarak ve de inanmış olarak ortalıkta dolaşır dururlar...

Ama bazı arkadaşlar vardır ki, bu elbiseyi zamanı geldiğinde çıkarıp atarlar, ve toplumsal olarak çıplak da kalmak istemezlerse kendi tarasımları olan ve kendi diktikleri ve biçtikleri kendi bedenlerine uygun olanı imal ederler.

Aslında tüm DİN getiren peygamberler de bundan başka bir şey yapmış değildir. Ne var ki onlar kendi elbiselerini diğer insanlara da değişik yollarla
giydirebilmişlerdir...Elbiselerinin çok güzel bir takdimini ustaca yapmışlar ve de
çok kimseye giydirmeyi başarmışlardır...

Kısaca ruhsal elbisemi kendimin tasarlıyarak daha rahat ve kendime uygun bir tarzda yaptığımı belirtmeye çalıştım. Ama kimseye ille de benimkini giyeceksiniz, zira ALLAH böyle emretti diyecek kadar yalanı seven bir tarafım yok. Sadece GERÇEĞİ arayan bir yapıdayım.25 yaşıma kadar da, koyu bir dindardım...

Sevgi ve saygıyla,
Emek vererek hazırladığınız ve şahsınız hakkında bilgilendirdiğiniz cevabınız için çok teşekkür ederim sayın sesli.

Size soracağım çok soru olamakla beraber konu başlığı buna uygun olmadığı için ve açtığınız konuya saygı esasına dayalı olarak buraya yazmayacağım.

Ancak kısmet olursa ilerleyen konular içerisinde bu sorularımı size yöneltip daha sağlıklı bir tartışma ortamı oluşturmaya çalışacağım.

Tekrar teşekkür ediyorum efendim.
alptegin is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Bulunduğunuz illerde seçmenler hangi partilere ilgi gösteriyor ? Gılgamış Türkiye Siyaseti 27 30-05-07 01:39
EŞİTLİK neden ? sinsiati Toplum Felsefesi 19 18-12-06 11:44
İnsanlar doğarken eşit midir? jitane Arşiv 56 01-12-06 11:15


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 00:45.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz