"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Bu nedir?



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski27-06-07, 09:42  #1
Can Pekmez
 
Can Pekmez'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 93
Tanrı'nın Kanıtı



Evrensel doğrunun var olup olmadığı, varsa ona nasıl ulaşılabileceği felsefî bir konu ve bu konuda bir görüşü diğerine tercih etmek şahsî tercih meselesi. Ben sezilerimin beni doğruya götüreceğine inanıyorsam buna kim karşı çıkabilir ki? Bilim gözlemleri ve özel bir gözlem çeşidi olan deneyleri temel alarak ve daima şüphe ile ilerler, fakat birisi deneylerin aldatıcılığına inanıyorsa ona bilimsel gerçeklerin gerçekten gerçek olduğu konusunda ne söylenebilir?

Benim hangi metodolojinin kullanılmasının gerektiğini düşündüğümün sorgulanması iki sebepten dolayı yanlıştır. Birincisi, ben bir konu hakkındaki uzlaşmazlığın sebebini açıklayan bir yorum yaptım, bu bana o konuda uzlaşmayı sağlama yükünü yüklemez. Diyorum ki Tanrı'nın varlığına inananların da yokluğuna inananların da kendilerine göre tutunacakları bir dalları vardır ve istenirse her ikisi için de öyle bir mutabakat düzlemi oluşturulur ki onları kabul etmek ya da reddetmeye olanak verir. Bunun şimdi bana "Öyleyse sen kendi mutabakat düzlemini söyle, ona göre bir sonuca varalım." demeyle ne alâkası var? Şüphesiz benim temellerim de bir başkasınınkiyle uyuşmayacak ve gene farklı farklı düşüneceğiz. Sorun aklın yolunun bir olduğunu düşünmekte. "Aklın yolu birdir." diye elbette düşünülebilir, bunu düşünüp düşünmemek de gene üzerinde durulan temellere bağlıdır, fakat ben mutabakat argümanını öne sürmüşken onu kabul ederek ve aynı zamanda "Aklın yolu birdir"den yola çıkılarak bana uzlaşma külfeti yüklenemez.

İkincisi, benim kullanılmasının gerekli olduğunu düşündüğüm metodolojinin tartışılıp tartışılmayacağıyla ilgilidir. Eğer ben "Tanrı'nın varlığını anlamak için şöyle bir yoldan gidilmelidir." dediğimde "Hayır, o yol yanlıştır." denirse ve bu karşı çıkışı destekleyen argümanlar öne sürülürse baştaki mutabakat argümanı anlaşılmamış demektir ve aslında konu mutabakat argümanının üzerine, onu kabul ederek kurulmuş olmaz; bilâkis konu mutabakatın gerekliliği görüşünü yadsıyarak, onunla farklı bir yönde gelişmiş olur. Yok eğer benim sunduğum metodoloji olduğu gibi kabul edilecekse o zaman da benim bir metodoloji öne sürmemin bir anlamı kalmaz. Herkes kendi metodolojisiyle, mutlu mesut olarak kendi Tanrı anlayışına inanır ya da inanmaz, tartışılacak bir şey yoktur. Bu yüzden ben "Madem uzlaşmazlığın sebebi ortak bir metodolojide anlaşmamış olmamız, o hâlde sen öne sür bir kendi metodolojini." isteğini konu hakkındaki asıl yorumum olan mutabakat argümanının anlaşılmamış olmasına bağlıyorum.

Öte yandan, benim bu dediğimi herkes söyleyebilir ve o zaman hiçkimse bir görüş öne sürmeden herkes farklı farklı şeylere inanır. Tartışmanın amacının uzlaşma olduğunu düşünürsek Tanrı'nın varlığı konusunda benim şimdi yaptığımı yaparak, konuyu uzlaşıma ulaştıracak bir görüş öne sürmemek hatalı olacaktır. Bunu kabul ediyorum ancak dikkati çekmek istediğim nokta Tanrı'nın varlığı ya da yokluğu değil bu bilgiye nasıl ulaşılacağı ve neden bu konuda farklı farklı düşüncelerin olduğunun doğasının daha iyi anlaşılması ki bence bu konu Tanrı'nın varlığı probleminde atılması gereken önemli adımlardan birisidir.
__________________
Bilinmeyen bir güç bizi kendine çekiyor. Dünya'dan çok uzaklaştık. Göstergeler çalışmıyor.
Can Pekmez is offline  
Eski27-06-07, 10:01  #2
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

>>> Bilim gözlemleri ve özel bir gözlem çeşidi olan deneyleri temel alarak ve daima şüphe ile ilerler, fakat birisi deneylerin aldatıcılığına inanıyorsa ona bilimsel gerçeklerin gerçekten gerçek olduğu konusunda ne söylenebilir?

Elbette bir şey söylenemez.. Ama elbette bir şeyler tavsiye edilebilir.. Hasta olunca doktora filan gitmemesi, sezgisel olarak kendini teşhis etmesi, eczaneye gidip sezgisel olarak alacağı ilacı içmesi mesela.. Hatta eczaneye bile gitmemesi, sezgisel olarak "ben şunu yapayım, mesela amuda kalkayım, bu dertten kurtulurum.." demesi..

Bilim, sezgiselliğin ötesinde bir şey sunar.. Bilim ben doğruyu buldum iddiası değil, "Böyle yapınca, şöyle oluyor..", "Böyle olunuca da, şöyle olur.." iddiasıdır..
anibal is offline  
Eski27-06-07, 15:47  #3
beylerbeyi
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
beylerbeyi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 188

Alıntı:
Sayın anibal şöyle demiş:

Mesajı Göster
>>> Bilim gözlemleri ve özel bir gözlem çeşidi olan deneyleri temel alarak ve daima şüphe ile ilerler, fakat birisi deneylerin aldatıcılığına inanıyorsa ona bilimsel gerçeklerin gerçekten gerçek olduğu konusunda ne söylenebilir?

Elbette bir şey söylenemez.. Ama elbette bir şeyler tavsiye edilebilir.. Hasta olunca doktora filan gitmemesi, sezgisel olarak kendini teşhis etmesi, eczaneye gidip sezgisel olarak alacağı ilacı içmesi mesela.. Hatta eczaneye bile gitmemesi, sezgisel olarak "ben şunu yapayım, mesela amuda kalkayım, bu dertten kurtulurum.." demesi..

Bilim, sezgiselliğin ötesinde bir şey sunar.. Bilim ben doğruyu buldum iddiası değil, "Böyle yapınca, şöyle oluyor..", "Böyle olunuca da, şöyle olur.." iddiasıdır..
Bu da sünnetullah'tan gelir , sayın anibal.
beylerbeyi is offline  
Eski28-06-07, 09:42  #4
ABCDE
Felsefe - İnançlar
 
ABCDE'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 3,680

Alıntı:
Sayın beylerbeyi şöyle demiş:

Mesajı Göster
Bu da sünnetullah'tan gelir , sayın anibal.
Sayin beylerbeyi,

Biraz acar misiniz? Sizce bilimin kökeni Muhammed'in yasami ile mi ilgilidir?
__________________
Turkiye'de yapilan katliamlar unutulmayacaktir...
Eger tek bir insan absürd fikir sahibi olursa buna deli diyorlar, bircok insan absürd fikir sahibi olursa buna INANC diyorlar. Robert M. Pirsig
ABCDE is online now  
Eski28-06-07, 10:03  #5
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

>>> sünnetullah..

Sünnetullah, muhammedin değil, allahın sünneti. Yani allahın neyi nasıl yaptığı.. Ama bu da hikayeden ibarettir ve konuyla alakalı değildir.. Konu, deneylerin gerçek olup olmadığı nın nerden bilineceğidir..

Mesele şudur.. Allahın varlığını doğrudan bir kanıtı yoktur.. Kısaca allahın var olduğu ve bu işleri onun yaptığına dari bir emare yoktur.. Ama inanalar önce allaha inanır, sonrada bunu allah böyle yapıyormuş der.. Ve buna da sünnetullah derler..

Sünnetullah denen kavram boş bir kavramdır, sorgulanması gereken allah kavramıdır..
anibal is offline  
Eski28-06-07, 10:25  #6
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,117

Alıntı:
Sayın anibal şöyle demiş:

Mesajı Göster
>>> sünnetullah..

Sünnetullah, muhammedin değil, allahın sünneti. Yani allahın neyi nasıl yaptığı.. Ama bu da hikayeden ibarettir ve konuyla alakalı değildir.. Konu, deneylerin gerçek olup olmadığı nın nerden bilineceğidir..

Mesele şudur.. Allahın varlığını doğrudan bir kanıtı yoktur.. Kısaca allahın var olduğu ve bu işleri onun yaptığına dari bir emare yoktur.. Ama inanalar önce allaha inanır, sonrada bunu allah böyle yapıyormuş der.. Ve buna da sünnetullah derler..

Sünnetullah denen kavram boş bir kavramdır, sorgulanması gereken allah kavramıdır..
Arkadaşlar'

Sünnetullah,evrendekiyasaların dini kavramlarla açıklanmasıdır.Yaşadığımız dünyada otomatik olarak tâbi olduğumuz yasalar ile, tüm evrensel yasalar Kur'ân-ı Kerîm'de “sünnetullah” olarak isimlendirilmiştir..

Tartışma konusuna ise şimdilik girmeyeceğim.
özedönüş is online now  
Eski28-06-07, 10:53  #7
beylerbeyi
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
beylerbeyi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 188

Alıntı:
Sayın ABCDE şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayin beylerbeyi,

Biraz acar misiniz? Sizce bilimin kökeni Muhammed'in yasami ile mi ilgilidir?
sayın ABCDE,
Bilimin kökeni hakkında öyle bir iddiam olmadı. Ayrıca Allah'ın C.C varlığı Hz. Muhammed S.A.V. ile başlamaz. Hiç alâkası bile yok. Sünnetullah Cenab-ı Hakk'ın Kâinat üzerine koymuş olduğu kanunların düzenli olarak yerine gelmesinden başka birşey değildir.
Kâinat, Yüce Allah tarafından belirli bir düzen içinde yaratılmıştır. Kâinatın işleyişi, Cenab-ı Allah'ın sonsuz kudretiyle belirlediği kanunlara göre cereyan etmektedir. Bu kurallara "Sünnetullah" denir. Bunlar Allah'ın dilemesi olmadıkça değişmeyen kurallardır. Kur'an'da şöyle buyurulmaktadır: "Allah'ın önceden geçen toplumlar hakkındaki kanunu (Sünnetullah) budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın".3 Bu kanunların dışında kalan her şey belli bir ölçü ve düzen içinde yaratılmıştır.4 Ateş yakmakta, su ise ateşi söndürmekte, güneş kendi etrafında dönmekte ve kendine mahsus yörüngesinde akıp gitmekte,5 tohum ve çekirdek kabuğunu yarıp filizlenmekte,6 gündüz geceyi, gece de gündüzü takip etmekte,7 gökten yağmur yağmaktadır.8 Yaratılmış olan kâinatın bizzat kendisinin belirleyici olma özelliği mevcut değildir. Kâinat içindeki bütün varlıklar, hayatiyetini hareketlerini, varlığını Allah'ın koymuş olduğu sabit ve belli kanun ve ölçülere göre sürdürmektedir. Bu kuralların sabit, değişmez ve sürekli olduğu Kur'an-ı Kerim'de belirtilmektedir.9 Kâinatın ahenkli bir şekilde belli bir düzen içinde yaratılması, ilâhî iradenin insanlara bir lütfudur. Kâinata düzensizlik hakim olmuş olsaydı, insanın çekeceği ıstırabın boyutları hesap bile edilemezdi. Bu konu hakkında ayrıntılı bilgi için balkarsanız memnun olurum.
http://www.diyanet.gov.tr/turkish/we...?sayfa=2&yid=7

beylerbeyi Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 28-06-07 12:18 .
beylerbeyi is offline  
Eski28-06-07, 11:30  #8
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,117

Sayın beylerbeyi

benimde yeniüye olduğumda sık yaptığımhatalarından biri..Burada karşıdakine bir gerçeği kuran yoluyla doğru olarak gösterme hakkımız yok.Bu bağlamda tartışmalarımızı ancak gerekirse akıl yürütme ile devam ettirelim diyorum.Bu akıl yürütme esnasında ayet gerekecekse iancak iddiamızı kuvvetlendirme bağlamında verebiliriz.

Sevgilerimle
özedönüş is online now  
Eski28-06-07, 11:54  #9
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

>>> Kâinata düzensizlik hakim olmuş olsaydı, insanın çekeceği ıstırabın boyutları hesap bile edilemezdi.

Kainata zaten düzensizlik hakimdir.. Ve bu yüzden insanlığın çektiği ızdırabın da haddi hesabı yoktur.. İki gündür millet sıcaktan neler çekiyor farkında değil misiniz? Siz aydan filan mı yazıyorsunuz?

60 Milyon yıl önce yaşayan türlerin %80'inin neden yok olduğunu bir düşünürseniz, buna düzen denemeyeceğini daha iyi anlarsınız sanıyorum..
anibal is offline  
Eski28-06-07, 11:58  #10
esselam
 
esselam'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 785

Alıntı:
Sayın anibal şöyle demiş:

Mesajı Göster
>>> sünnetullah..

Sünnetullah, muhammedin değil, allahın sünneti. Yani allahın neyi nasıl yaptığı.. Ama bu da hikayeden ibarettir ve konuyla alakalı değildir.. Konu, deneylerin gerçek olup olmadığı nın nerden bilineceğidir..

Mesele şudur.. Allahın varlığını doğrudan bir kanıtı yoktur.. Kısaca allahın var olduğu ve bu işleri onun yaptığına dari bir emare yoktur.. Ama inanalar önce allaha inanır, sonrada bunu allah böyle yapıyormuş der.. Ve buna da sünnetullah derler..

Sünnetullah denen kavram boş bir kavramdır, sorgulanması gereken allah kavramıdır..
Anibalin ettiği kelmlar arasında ender doğrulardan biri...
Sünnetullah ..
Allahın sünneti.
Neyi nasıl yaptığı değil,sistemin gerekleri.
Bazı kelimeleri burda kullanamamanın verdiği zorlukla beraber,sistem bu vareden Allah ve sistemin gerekleri var.
Müslüman ise bu gerekleri kabiliyeti kadar yerine getiren ve uygulamaya çalışandır.
“Ve len tecide lisünnetallahi tebdilâ —Allah sünnetinde asla değişiklik olmaz”
Kuranın hükmüne ters düşmemek kaydıyla bulunduğumuz toplum içinde ki kurallara uymakta sünnetullah kapsamındadır..


__________________
Yeterli insan sükut eder, yetersiz olan ispata çalışır...
esselam is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Tanrı'nın egosu var mıdır? Plennik Konu Dışı 53 22-03-08 20:23
Laiklik? Maurad Türkiye Siyaseti 3 29-05-07 11:36
Tanrının varlığını ve ya Yokluğunu ispatlayamazsınız /Crusader/ Arşiv 89 20-04-06 12:47


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:54.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz