"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Bu nedir?



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski28-06-07, 13:58  #1
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,660
İnançlar da bir Alışkanlıktır.



Dostlar,

Alışkanlıklarımız bazı durumlarda faydalı, bazı durumlarda da ziyanlı olmaktadır. Zaman kazanmak açısından bakıldığında, bir çok eşyamızı elimizle koymuş olduğumuz yerde kolaylıkla buluruz. Ama yanlışlıkla her zamankinden başka bir yere koyduğumuzda, ara da ara...

Sigara içmek veya uyuşturucu alışkanlığı, ya da çikolataya bağımlılık dercesinde bir alışkanlık faydadan çok zarara neden olabilir...

Alışkanlıklarımız bilinçli olarak yapılmayan, çünki ilkin BİR ŞEKİLDE BİLİNÇALTI ZİHNİMİZE KAYDOLMUŞ OLAN ve de sonraları bukayıttaki
direktifi aynen uygulayan bir eylemler dizisidir.

Hipnotik Trans durumu her zaman için ve her eylemimizde bizimle birliktedir.
T.V. lerdeki reklamlar, sinema ve diğer toplumun izlediği mekanlardaki reklamlar devamlı olarak bu özelliğimizden faydalanmaktadır.

Yani önce biz farkında dahi olmadan bize BİR SÜREÇ TALİMATI VERİLMEKTE, ve daha sonra da bu talimatın işlemesiyle birlikte,ilanda satılması öngörülen madde tarafımızdan satın alınmaktadır.

Siyaset alanında da aynı özellikler, yani HİPNOTİK TRANS ve onunla ilgili,
SÜREÇ TALİMATLARI bilinçaltı zihnimize ekilmeye çalışılır.

İşte bunun içindir ki siyasi partiler büyük ölçüde paralarını bu kabil REKLAMCILARA vermekte sakınca görmezler.

Tüm bu anlatmaya çalıştığım HİPNOTİK TRANS'ın SÜREÇ TALİMATLARI,
inançlarda da bizlere enjekte olunmakta, daha doğduğumuz andan itibaren,
Müslümansanız eğer, kulağınıza ezan okunarak isim verilmektedir.

Süreç talimatları işte bu denli küçük yaşlarda başlar, Hristiyanların vaftiz törenleri de buna örnek gösterilebilir. Musevi dinindeki 3-4 günlük yeni doğmuş çocukların sünnet edilmeleri bu şekil bir süreç talimatından başka bir şey değildir.


Daha ilerki yaşlarda da, dinimizin incelikleri adı altında diğer konular yine
süreç talimatları olarak ekilir. Artık o dine mensup olan kişi ritüellerin de içine girdikten sonra. Öylesine o din tarafından koşullandırılır ki,
hiç bir şekilde bu insanın o alışkanlıktan ayrılması mümkün olmaz. Kendisini
bazen şöyle bir denetlemek ister, ve o dine inanmadığında nasıl duyumsarım
diyerek bir davranışa yeltense bile, huzursuz olur. Ve yeniden eski haline döner, tüm alışkanlıklar gibi, inançlar da alışkanlıkdır...

Farkındalık dileklerimle,

sesli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 28-06-07 14:07 .
sesli is offline  
Eski28-06-07, 15:37  #2
derya970
 
derya970'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 66

Allah a inanmak mı, dine inanmak mı sn.Sesli??
__________________
***ya yolu bul,ya yolu aç, ya da yoldan çekil !!! ***
derya970 is offline  
Eski28-06-07, 15:42  #3
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,117

Günümüz müslümanlığının genel anlamda bir alışkanlık olduğu fikrini kabul ediyorum.Ama bu durum inançların alışkanlık ve atalardan gelen doğmalar üzerine kurulu olduğuna bizi götürmez sayın sesli

Bunun Kur’an’daki en açık örneği İbrahim (as)dir. İbrahim içinde bulunduğu toplumu sorgulamış; yapılanların ve inanılanların saçma ve anlamsız olduğunu “bir düşünme evresinin” sonunda farketmiş; böylelikle düşüncelerini değiştirerek hayatında egemen olarak başka güçlere iman etmiştir. Ancak bu sorgulama sürecini sona erdirmemiş; bu düşünceleri iman ettiklerinin de anlamsız olduğunu görerek düşünme sürecini kamil bir noktaya erdirerek Allah fikrini kabul etmiştir. Ancak bu bile inandığı değerleri sorgulamasını bitirmemiş; örneğin yeniden dirilme inancını anlamadığı için Allah’tan bunun ispatını istemiştir. Benzer isteklerde Musa (as) da bulunmuş ancak Allah bu istekleri sonucunda onları inançsız olarak nitelendirmemiş ya da yaptıklarının doğru olmadığını söylememiş bilakis isteklerine cevap vermiştir.

işte yukarıdaki sorgulamayı akletmeyi reddeden mantık bizattihi kuranla çelişmektedir.İslam dışı anlayışların daha da artması için bir fırsat görünümündedir.

Bu arada üzüldüğüm ve hayretlerimle izlediğim mesele şu.. Buradaki bazı yazar arkadaşlarımızın bizleri sanki hiç inancını sorgulamamış gibi görmeleri.

YA biz aptal mıyız? Sadece Müslüman doğduğumuz için mi Müslüman'ız. Emin olun sizler kadar inancımızı da, doğru yerde olup olmadığımızı da sorguladık. Sadece onlara has birşey mi sanıyorsunuz bunu? Sadece onlar mı 'düşünüyor' sanıyorsunuz.İnananlar da çok düşünmüştür ve emin olun ki bir yerde daha değindiğim gibi beynini bir kestane gibi patlayacağından korkacak kadar çok düşünmüşlerdir. Tüm insanların böyle bir süreci geçmiştir. Kimi daha başında kendisine sıkıntı verdiği için vazgeçmiştir bu düşüncelerden, kimi ise durduramamıştır zihnini ve korkunç baş ağrıları pahasına düşünmekten vazgeçmemiştir. (Buna tefekkür denir)

Bu 'bulma zamanı' ile ilgili birşey. Herkesin birşeyleri farketme zamanı başka oluyor. Eleştirdiğin durumdaki müslümanların durumu içinde bulunduğu haleti ruhiyenin nedenini ise çok daha şeylere bağlamak mümkün...
özedönüş is online now  
Eski28-06-07, 15:54  #4
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

>>> Ama bu durum inançların alışkanlık ve atalardan gelen doğmalar üzerine kurulu olduğuna bizi götürmez sayın sesli

Evet, doğru bir tespit.. Ama kurandaki tarif edilen şeyin de bir alışkanlığın devamı olduğu, aslen bri başka olduğu sonucunu da değiştirmez..

Kimi sigaraya, kimi biraya, kimi nargileye müpteladır. Kimiside zamane islamına, kimisi sizin şu emevi islamına, kimi de sizin gibi hayalindeki bir şeye müptela..

Ama dinlerin ardında yatan en önemli unsur kesin olarak alışkanlıklardır..

Sigarayı bırakmayan biri, sigaranın stresini aldığı vs. gibi bir sürü bahane uydurur ve onu bırakmanın nasıl bir nimet olduğunu göremez ya.. Sizde aynen öyle.. Biz dinleri bırakmış biri olarak, bu alışkanlığı terketmenin nasıl nimetleri olduğunu size anlatmakta güçlük yaşıyoruz.. Siz, hep bir refleks içinde, alışkanlığınızı savunmaya çalışıyorsunuz..
anibal is offline  
Eski28-06-07, 17:09  #5
alptegin
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 483

Alıntı:
Sayın anibal şöyle demiş:

Mesajı Göster
>>> Ama bu durum inançların alışkanlık ve atalardan gelen doğmalar üzerine kurulu olduğuna bizi götürmez sayın sesli

Evet, doğru bir tespit.. Ama kurandaki tarif edilen şeyin de bir alışkanlığın devamı olduğu, aslen bri başka olduğu sonucunu da değiştirmez..

Kimi sigaraya, kimi biraya, kimi nargileye müpteladır. Kimiside zamane islamına, kimisi sizin şu emevi islamına, kimi de sizin gibi hayalindeki bir şeye müptela..

Ama dinlerin ardında yatan en önemli unsur kesin olarak alışkanlıklardır..

Sigarayı bırakmayan biri, sigaranın stresini aldığı vs. gibi bir sürü bahane uydurur ve onu bırakmanın nasıl bir nimet olduğunu göremez ya.. Sizde aynen öyle.. Biz dinleri bırakmış biri olarak, bu alışkanlığı terketmenin nasıl nimetleri olduğunu size anlatmakta güçlük yaşıyoruz.. Siz, hep bir refleks içinde, alışkanlığınızı savunmaya çalışıyorsunuz..
Sayın anibal bu gün itiraf edeyim sizden çok şeyler öğrendim.En azından bilime dayalı bilgiler çok güzeldi.

Tabi bu demek değil ki size Yaratıcı konusunda katılıyorum.

Çünkü bir çok önemli konu boşta kalıyor.Bu tabiki sizinle alakalı değil.Bilimin kendi vazgeçilmezleri içerisinde cevap veremediği sorular bunlar.

Örneğin maddenin başı-sonu meselesi ve ya adaptasyon/evrimin bu düzen dahilinde mi yoksa başka düzenlerde de mutlaka gelişebilir ve ya gelişemez olduğu gibi ya da 15 milyar yıl öncesinde ki varlık ve ya yokluk kavramları hakkında sizinde dediğiniz gibi net bilgilerin olmayışı gibi.

Ancak dinden vaz geçmenin nimetleri demişsiniz ki işte onu hiç anlayamadım.

Nasıl bir nimetten söz ediyoruz?Sizin sahip olduğunuz ama bizde olmayan ne var?

Saygılarımla.
alptegin is offline  
Eski28-06-07, 17:16  #6
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

>>> Nasıl bir nimetten söz ediyoruz?

Özgür ve insan olmanın dayanılmaz hafifliği diyeyim, pek vaktim yok... Siz de "Kel alaka, bu ne biçim cevap.." diye düşünün..

Alakası şu.. Basitçe, birine iyilik yaptığınız zaman bunu insan olduğunuz için yapıyor olmak bile yeterince tatmin edici bir şey... Öleceğinizi düşünürken bile, en azından "Yahu, geçen cuma namazında sağ başparmağım yerden kalkmıştı, herhal, gittiyse namaz, ayvayı yedik.." demiyorsunuz.. Bir şey yaparken haramdı, helaldi diye kendinizi kandıramıyorsunuz.. Rakı şişesini fondiplerken "Allah affeder, rahmeti büyüktür" diyemiyor, "Şifa dilenecek bir allahın yok, içme şu meredi de o cefayı çekme" diyebiliyorsunuz kendinize..

Size bunlar pek bir ehven gelebilir.. Hepsi bu kadar değil elbette.. Ama bunu yaşamadan, gerçekten bilemezsiniz..
anibal is offline  
Eski28-06-07, 17:22  #7
alptegin
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 483

Alıntı:
Sayın anibal şöyle demiş:

Mesajı Göster
>>> Nasıl bir nimetten söz ediyoruz?

Özgür ve insan olmanın dayanılmaz hafifliği diyeyim, pek vaktim yok... Siz de "Kel alaka, bu ne biçim cevap.." diye düşünün..

Alakası şu.. Basitçe, birine iyilik yaptığınız zaman bunu insan olduğunuz için yapıyor olmak bile yeterince tatmin edici bir şey... Öleceğinizi düşünürken bile, en azından "Yahu, geçen cuma namazında sağ başparmağım yerden kalkmıştı, herhal, gittiyse namaz, ayvayı yedik.." demiyorsunuz.. Bir şey yaparken haramdı, helaldi diye kendinizi kandıramıyorsunuz.. Rakı şişesini fondiplerken "Allah affeder, rahmeti büyüktür" diyemiyor, "Şifa dilenecek bir allahın yok, içme şu meredi de o cefayı çekme" diyebiliyorsunuz kendinize..

Size bunlar pek bir ehven gelebilir.. Hepsi bu kadar değil elbette.. Ama bunu yaşamadan, gerçekten bilemezsiniz..
Gerçekten çok güzel sayın anibal.Cidden hoş espirili bir anlatım.

Ancak belirteyim madem zamanınız yok kısaca yazayım;

İnsan olunmadan Allah rızası zaten kazanılmıyor.

Özgür bir düşünce ve fikir sahibi olmayanı Allah zaten bir çok konuda hoş görüyor.Yani sorumluluğu özgür olanlara bırakıyor.

Neyse fazla zamanınızı almayayım.Başka başlıklar altında daha sonra devam ederiz.

Saygılarımla.
alptegin is offline  
Eski28-06-07, 18:54  #8
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,660
Dikkatle okursanız,,,

Alıntı:
Sayın derya970 şöyle demiş:

Mesajı Göster
Allah a inanmak mı, dine inanmak mı sn.Sesli??
Sayın Derya,

Sesli sorduğunuzu belirtmemiş mi?
sesli is offline  
Eski28-06-07, 19:38  #9
esselam
 
esselam'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Ülke / Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 785

Basitçe, birine iyilik yaptığınız zaman bunu insan olduğunuz için yapıyor olmak bile yeterince tatmin edici bir şey...<<<<<<<<<<<<<

İyilik dahi göreceli bir kavramdır;mesela iyilik esrar partisinde arkadaşına yaptığın cigaralığı uzatmaktır..


İyilik,iman etmiş birini imanından edip ,doğru yolu
bulmasını sağlamaktır!!!!!

Peki karşılığını Haktan alıcağın ve nimeti ebedi olanın sunduğu karşılık daha hayırlı değilmi?
Bir şey yaparken haramdı, helaldi diye kendinizi kandıramıyorsunuz..<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
Belkide" haram helalde ne" diye yaşayıp kendini kandırıyorsundur!!

Namazda hakkındaki derin yorumunuza hayran kaldık!!!
Demek parmak kalkınca namaz gidiyor ha!
Oysa biz sahih (usule uygun) olmadığını biliyorduk..

Bu dünyada kural tanımadan yaşarsanız,ancak ve ancak kendinizi kandırı sınız..
Allah ın çizdiği sınırı geçenler ve bundan pişmanlık duymayanlar,nefs lerine zulmederler ancak....

Hayır, öyle değil, ilerde bileceksiniz!
Hayır, bir bilseniz kesin (bir) bilgiyle,
And olsun cehennemi göreceksiniz.
__________________
Yeterli insan sükut eder, yetersiz olan ispata çalışır...
esselam is offline  
Eski29-06-07, 08:50  #10
anibal
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3,225

İnsan olarka allah rızasını kazanamazsınız.. Kul olacaksınız, köle olacaksınız.. 2'şer, '3er, 4'er karı alacaksınız.. Karınızı döveceksiniz.. Hülleci arayacaksınız.. El ayak keseceksiniz, kafa koparacaksınız...

Liste uzun aslında, siz benden daha iyi biliyorsunuz..
anibal is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:39.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz