"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Bu nedir?



Geri Dön Yazıyaz Forum > Diğer > Konu Dışı > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Anket Sonuçlarını Göster: Hayvanat bahçeleri kapatılsın mı?
Evet12 66.67%
Hayır6 33.33%
Çekimser0 0%
Oy Verenler: 18. Bu ankete oy veremezsiniz

Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski29-06-07, 22:52  #1
Martı
 
Martı'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 20
Hayvan Hakları



İnsan haklarının bile bir tarafa atıldığı günümüzde hayvan haklarından bahsetmenin biraz garip olduğunu biliyorum. Ancak hayvanların haklarını birer insan olarak koruma gibi bir yükümlülüğümüz, en azından onların varlıklarına saygılı olma gibi bir zorunluluğumuz var. Çocukluğumuzdan beri hayvanat bahçelerine gidiyoruz, hayvanlar üzerinde çeşitli bilimsel veya bilimsel olmayan deneyler yapıldığını duyuyoruz, hatta ekonomik durumu biraz daha iyi olanlarımız "pet shop" denilen hayvan satış merkezlerinden hayvan alıyorlar ve evlerinde aldıkları hayvanlara bakıyorlar. Böyle bir ortamda hayvan haklarından söz etmek ne kadar doğru olur?

İnsanın insana satılması (kölecilik) artık dünya üzerinde geçen yüzyıllara oranla çok ama çok azalmıştır (ücretli köleliği bu konuya dahil etmiyorum). İnsanlar Aydınlanma Çağı'nın etkisiyle bilimde, dinde, sosyal ve kültürel hayatta birçok değişiklikler yapmışlar ve bu değişiklikler insanların kendi haklarını elde etmesinin temellerini atmıştır. Bu hakları hepimiz biliyoruz; yaşama hakkı, kişi dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği, kişinin isteği dışında üzerinde deney yapılmaması vs (bu haklara saygı duyuluyor mu, bu da ayrı bir konu).

En azından insanlar bu haklarını yazılı bir şekilde elde ettiler. Hayvanlar için aynı şeyi söyleyebilir miyiz? Evet, ortada "Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi" var ama bu hayvanların çalıştırılmasını, hayvanların "zorunlu kalındığında" öldürülebileceğini meşru kılıyor. Dolayısıyla bildirge hayvan hakları açısından çok yetersiz.

Bu konuda hayvan haklarının ne olduğunu veya nasıl olabileceğini tartışabiliriz. Ama benim asıl sormak istediğim şey başka. Hayvanat bahçeleri hakkında ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Binlerce hayvana bir "hapishane" olan bu barınakların kapatılmasını destekliyor musunuz?
__________________
Bilginin, bilgisizlikten daha çok acı verdiği bir dünyada yaşıyoruz.
Martı is offline  
Eski30-06-07, 01:17  #2
ahzab_50
Yazar Adayı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 18

Alıntı:
Sayın Martı şöyle demiş:

Mesajı Göster
İnsan haklarının bile bir tarafa atıldığı günümüzde hayvan haklarından bahsetmenin biraz garip olduğunu biliyorum.
Yukarıdaki cümlenize pek katılmıyorum. İnsan haklarının tam anlamıyla uygulanmıyor olması "hayvan hakları konusunda düşünemeyiz" anlamına gelmez. Bu mantık genelde "hayvan düşmanı" olup da bunu açıkca ifade edemeyen insanlar tarafından ileri sürülür (tabii ki sizin öyle olduğunuzu düşünmüyorum yanlış anlamayın ) Oysaki hayvanlarla ilgili düşünmek için insanların tüm problemlerinin çözülmesini beklemek sonsuza kadar beklemek demektir. Her ikisi de aynı anda üzerinde düşünülebilecek önemli problemlerdir.

Hayvanat bahçeleri konusundaki sorunuza gelince. Bence Türkiye"deki uygulamaya bakıldığında haklısınız. Ama hayvanat bahçelerinin asıl amacının insanlara, özellikle çoculara, hayvanları tanıtmak veya hayvan sevgisi aşılamak olduğu düşünülürse, hayvanat bahçelerini kapatmak değil de daha düzgün, hayvanların daha güzel şartlarda, daha özgürce yaşadığı hem de insanların gidip gezmekten zevk alacağı yerler haline getirebilmek çok daha güzel olacaktır sanırım.

Ama tabi devletimizin çok daha önemli(!) meseleleri varken, bununla ilgilenmesini beklemek ne kadar gerçekçi olur bilemem...
ahzab_50 is offline  
Eski30-06-07, 03:19  #3
Ulukoca
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,118

Pandaları Koruyun....

Bu hayvanatla bayaa bir muhabbetimiz oldu o yüzden, çok sevmeye başladım valla...
Ulukoca is offline  
Eski30-06-07, 03:25  #4
giz
İnançlar ve Dinler
 
giz'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: şarap şişesi..
Mesajlar: 3,038

Düşünün sizi bir kafese koyup görücüye çıkarıyorlar, kesinlikle vahşet.
giz is offline  
Eski30-06-07, 05:16  #5
Kuzum
Siyaset
 
Kuzum'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Ülke / Şehir: İzmir/Kıbrıs
Mesajlar: 993

Alıntı:
Sayın Martı şöyle demiş:

Mesajı Göster
İnsan haklarının bile bir tarafa atıldığı günümüzde hayvan haklarından bahsetmenin biraz garip olduğunu biliyorum.
Ben bu çekinceye şöyle hak veriyorum: Türkiye'de hayvan hakları savunucularının zaman zaman insanı çileden çıkartan uygulamaları var. Az çok içlerinde bulunduğumdan biliyorum, mesela bir bacağı kopmuş, gözü körelen, hastalıklı vs. sokak hayvanlarını milyarlarca türk lirası harcayarak yurtdışında tedavi ettirecek veya orada bir aileye sahiplendirecek kadar gözü karadırlar. Haklı sebepçeleri var tabii; doğayı insan yaşamının bir parçası olarak gören bir anlayışın bakıma muhtaç bir hayvanı hayatının sonuna kadar sorumluluk alarak sahiplenmesini sağlamak tahmin edilenden çok daha zor.

Şartlar sonuna kadar zorlanmalı, olmuyorsa da, insan emeğini, psikolojisini, sabrını, malzemesini israf etmektense önceliklerin belirlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sokaklarda, barınaklarda bakıma muhtaç, önlenebilir, iyileştirilebilir hastalıklara sahip hayvanlar varken; daha değerli oldukları için değil elbette, kaynakların verimli kullanılabilmesi adına öncelik tanınmalı. Ölüyorsa da ölmeli. Tanrıcılığa soyunmanın alemi yok.

İnsan haklarının bile bir tarafa atıldığı günümüzde hayvan haklarından bahsetmenin.. Genelde bu çekinceye, "yahu o kadar aç insan varken hayvanları beslemek niye?" çıkışından dolayı kapınılır. Oysa, bu çıkışı yapan insanların ortak özelliği duyarlılıklarının lafta kalması, ama insanların uğradığı haksızlıklar karşısında kılını kıpırdatmamalarıdır.

İnanın, Anadolu'daki birçok hayvanat bahçesinde maddi ve manevi durum, o hayvanların özgürlüklerinin kısıtlandığı itirazından çok daha kötü şartlara sahip. Yani o hayvanların özgürlüğünün savunulmasından çok daha önce, uğradıkları şiddete, işkenceye itiraz etmek gerekiyor. Faşizme karşı safların sıklaştırılması gibi birşey. Barınak ve hayvanat bahçelerinde çekilmiş, oradaki hayvanların maruz kaldığı işkenceleri belgeleyen çok kötü fotoğraflar var elimde. İnsanın içinin kaldırmayacağı denli vahşet görüntüleri. Toplumda infial yaratıyor, çocukların psikolojisi kötü etkileniyor gerekçesi ile hayvan hakları savunucuları son zamanlarda bu tür fotoğrafları kamuoyuna açıklamamayı tercih ediyorlar.

Genel olarak, Türkiye'deki hayvan hakları savunucuları üzerinde yaptığım gözlem, bu insanların ortalamada 45-50 yaş üzeri, mümkünse patron eşi, kadınlardan oluşması. İnsan malzemesini harekete geçirmektense, toplumsal statütülerini kullanmayı tercih eden ve sorunları belediyeleri dilekçe yağmuruna tutarak veyahut liranın gücünü kullanarak çözmeye çalışan statik bir çalışma tarzına sahipler. Bir kısmı geçimini yurt dışında faaliyet gösteren garip hayvan hakları vakıflarından sağlayacak kadar da işsiz.

Konu, hayvan hakları olunca, çubuğu bilinçsiz şekilde doğayı hırpalayan insanlara değil, hayvan hakları aktivistlerine bükmek taraftarıyım.

Saygılar..
__________________
harf nedir harf? üzüm bağının çiti değil mi? harfi, sesi, sözü birbirine çarpıp paramparça edeyim de onlar olmadan konuşmaya başlayayım seninle. [mevlana]

Kuzum Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 30-06-07 05:19 .
Kuzum is online now  
Eski30-06-07, 10:02  #6
Martı
 
Martı'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 20

Alıntı:
Yukarıdaki cümlenize pek katılmıyorum. İnsan haklarının tam anlamıyla uygulanmıyor olması "hayvan hakları konusunda düşünemeyiz" anlamına gelmez. Bu mantık genelde "hayvan düşmanı" olup da bunu açıkca ifade edemeyen insanlar tarafından ileri sürülür (tabii ki sizin öyle olduğunuzu düşünmüyorum yanlış anlamayın ) Oysaki hayvanlarla ilgili düşünmek için insanların tüm problemlerinin çözülmesini beklemek sonsuza kadar beklemek demektir. Her ikisi de aynı anda üzerinde düşünülebilecek önemli problemlerdir.

Hayvanat bahçeleri konusundaki sorunuza gelince. Bence Türkiye"deki uygulamaya bakıldığında haklısınız. Ama hayvanat bahçelerinin asıl amacının insanlara, özellikle çoculara, hayvanları tanıtmak veya hayvan sevgisi aşılamak olduğu düşünülürse, hayvanat bahçelerini kapatmak değil de daha düzgün, hayvanların daha güzel şartlarda, daha özgürce yaşadığı hem de insanların gidip gezmekten zevk alacağı yerler haline getirebilmek çok daha güzel olacaktır sanırım.

Ama tabi devletimizin çok daha önemli(!) meseleleri varken, bununla ilgilenmesini beklemek ne kadar gerçekçi olur bilemem...
Sayın ahzab_50,

Zaten ben "hayvan hakları konusunda düşünmeyelim" demedim. Amacım zaten insanları bu konuda "düşündürmek"ti.

Hayvanat bahçelerinin ne şartlarda olduğundan çok, ne olduğunu konuşmalıyız. Bir hayvanın özgürlüğünü kısıtlamak, onu hapsetmek ne kadar doğru? Bunu ister hayvan sevgisi aşılamak için yapın, ister başka birşey için. Demek ki küçük çocuklara insan sevgisi aşılamak için de birkaç insanı kafese koyup görücüye çıkarmak gerekiyor. Yazınızdan bunu anlıyorum. Bir de şu var, hayvanları ne kadar özgür bir ortama koyarsanız koyun, hiçbir ortam onun doğal ortamı kadar normal olamaz. Zaten çocukların hayvanat bahçelerine gidince hayvan sevgisi kazandığı da yok. En azından bu bir çözüm değil.

Alıntı:
Ben bu çekinceye şöyle hak veriyorum: Türkiye'de hayvan hakları savunucularının zaman zaman insanı çileden çıkartan uygulamaları var. Az çok içlerinde bulunduğumdan biliyorum, mesela bir bacağı kopmuş, gözü körelen, hastalıklı vs. sokak hayvanlarını milyarlarca türk lirası harcayarak yurtdışında tedavi ettirecek veya orada bir aileye sahiplendirecek kadar gözü karadırlar. Haklı sebepçeleri var tabii; doğayı insan yaşamının bir parçası olarak gören bir anlayışın bakıma muhtaç bir hayvanı hayatının sonuna kadar sorumluluk alarak sahiplenmesini sağlamak tahmin edilenden çok daha zor.

Şartlar sonuna kadar zorlanmalı, olmuyorsa da, insan emeğini, psikolojisini, sabrını, malzemesini israf etmektense önceliklerin belirlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sokaklarda, barınaklarda bakıma muhtaç, önlenebilir, iyileştirilebilir hastalıklara sahip hayvanlar varken; daha değerli oldukları için değil elbette, kaynakların verimli kullanılabilmesi adına öncelik tanınmalı. Ölüyorsa da ölmeli. Tanrıcılığa soyunmanın alemi yok.

İnsan haklarının bile bir tarafa atıldığı günümüzde hayvan haklarından bahsetmenin.. Genelde bu çekinceye, "yahu o kadar aç insan varken hayvanları beslemek niye?" çıkışından dolayı kapınılır. Oysa, bu çıkışı yapan insanların ortak özelliği duyarlılıklarının lafta kalması, ama insanların uğradığı haksızlıklar karşısında kılını kıpırdatmamalarıdır.
Sayın Ne Yapmalı,

Dediğiniz doğru. Bu kadar aşırı masraflar edilmemeli. Ancak doğanın buna da ihtiyacı var. Küresel ısınma, fosil yakıtlar, nükleer vs. Bunlar hem insan hayatını, hem de ekolojik dengeyi bozuyor. Aç olan insanlara da yardım etmeliyiz ama hayvanları da atlamamalıyız.

Üstelik biz o insanlara ne kadar yardım edersek edelim, kapitalizm denen birşey var ve işte doğayı asıl tehdit eden de bu. Tüm sorunların kaynağı aslında -temelinde insanın bencilliği yatan- bir ekonomik sistem.
__________________
Bilginin, bilgisizlikten daha çok acı verdiği bir dünyada yaşıyoruz.

Martı Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 30-06-07 15:57 .
Martı is offline  
Eski09-07-07, 19:44  #7
Beckho
 
Beckho'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: İstanbul-Denizli
Mesajlar: 1,787

Hayvanları düşündüğüm için şuan itibariyle hayır diyorum.




SAYGILAR...
__________________
kağıt bir gemidir devrim
kim bilir kaç yunus görmüş
kaç DENİZ GEZMİŞ...
Beckho is offline  
Eski10-07-07, 12:50  #8
Leonardo
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Ülke / Şehir: Hollanda
Mesajlar: 1,127

Hayvanat bahçeleri elbette kapatılmalı, bu hapishanelerin savunulacak ne tarafı var?
__________________
Karanlığın olmadığı bir yerde buluşacağız.

Leonardo Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-07-07 14:23 .
Leonardo is offline  
Eski10-07-07, 15:18  #9
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,431

Bazı konular vardır; sözcükler onları anlatmaya pek de yeterli olmaz. Sözgelimi aşk böyle bir şeydir. Evde beslenen hayvanların durumları da öyle. Başa gelmedikten sonra anlaşılamıyor. Anlatılması da zor.

Beş yaşında pekiness cinsi bir köpeğimiz var. Kızıma sınıf geçme hediyesi olarak almıştık. Daha önceleri sokaklarda gördüğümüz insan-köpek ilişkisini biraz abartılı bulurdum. Süslenmesini, ona zaman ayrılmasını, gezdirilmesini...Lokum'u aldığımda da benzer düşünceler içindeydim. Nasıl uğraşacak, nasıl bakacaktık? Tuvalet ihtiyacı,bakımı, düzenli aşıları, rahatsızlığında veterinere götürmeyi, yemeği, traşı...açıkçası gözümü de korkutuyordu. Ve böyle beş yıl geçti. Bu saydıklarımın hepsini yapıyoruz. Kızımla nasıl uğraşıyorsak, onunla da uğraşıyoruz. Şimdi, bu yaptıklarımızın hiç de abartı olmadığını, bunun aklımıza bile gelmediğini, ve sanki o olmazsa, tıpkı en yakınımı yitirmiş gibi bir çöküntüye uğrayabileceğimizi yazmaktan çekinmiyorum.

Ailenin bir parçası. Evde eşimin, kızımın ve benim ne kadar özgürlüğü varsa, onun da o kadar özgürlüğü var. Hatta biraz daha fazla. Masaya çıkıyor, yatakta yatıyor, koltuklarda oturuyor. Aile bireylerinin rahatsızlığında iyileşme adına yapılan herşey onun için de geçerli. Aklımızdan başka bir şey geçmiyor. Aile bireyimiz rahatsız ve onun iyileşmesi adına ne gerekiyorsa yapılmalı. Bu davranışın altındaki duyguyu anlatabilmek ne kadar mümkün bilmiyorum. "Dışardan" birine böyle bir yaklaşım ne ifade eder, onu da bilmiyorum. Ama lokum adına, yapılması gereken herşeyin yapılması gerektiğini çok iyi biliyorum.

İnsan çocuğunu masraflı olabiliyor diye bakmamazlık edebilir mi?
melnur is offline  
Eski11-07-07, 17:03  #10
sedat sencan
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 186
Hayvan Hakları

Hayvanat bahçelerine öteden beri karşıyımdır.
Her canlının ait olduğu ortamda yaşaması gerektiğini söyleyenlerle aynı fikirdeyim.
Hele sirklerde gösteriye çıkarılan hayvanların durumu beni daha da üzüyor.
Doğal davranışlarından yoksun kaldıktan sonra yaşamalarının ne önemi var?
Çocukların eğitimine katkıda bulunma konusunu da kabul etmiyorum.
Çağımızda her türlü teknoloji ile gelişen yazılı ve görsel medya bu eğitimi yeterince verebilir.
Şimdi yazacaklarım hayvanlara bilerek eziyet edenlerle ilgilidir.
Bilmiyorum,hep bana mı rastlıyor ?Yoksa çok yaygın ve olağan mı ?
Şahit olduğum veya duyduğum olayları buraya yazsam,eminim insanlığınızdan utanırsınız.
İnsanlık,milyonlarca yıl süren doğa ile mücadelesinde sert karakterli olmak zorundaydı.
Vahşi ortamda vahşi olmak gerekiyordu.
Ama mücadeleden galip çıkınca,insanlar hem birbirlerine hem de diğer canlılara karşı daha uysal oldular mı ?
Yani medeniyet geliştikçe hayvanlara karşı olan davranışımız yumuşadı mı ?
Şahit olduğum ve duyduğum olaylara göre pek olumlu cevap veremiyorum.
Bir ülkede milyonlarca insanın ‘boğa güreşi’dedikleri vahşet gösterilerini, milli spor diye övünerek sürdürmelerini anlamıyorum.
İhtiyaç için değil,zevk için hayvan öldürenlerin,bu yaptıkları işe av sporu demelerini bana hiç kimse kabul ettiremez.
Çaresiz durumdaki hayvanları katleden,onlara eziyet eden insanlar ve bizler yanyana yaşıyoruz.
Hepimiz aynı biyolojik etki-tepkilere sahibiz.Metabolizmamız aynı kanunlara bağlı.
Ama hayvanlara karşı takındığımız tutumlar ve hissettiğimiz duygular niçin farklı ?
Çocuklar dünyaya geldiklerinde zorunlu olarak milyonlarca yıllık birikimle vahşet genleri taşıyor olmalılar.
Onları bunun için eğitmeye çalışıyoruz.Öğretim,işin yardımcı tarafıdır.
Eğitim,vahşet duygularının bekçisidir,demir kafesidir,terbiyecisidir.
Duyguları incelmemiş,sevgi ve saygı bilmeyen biri matematik,fizik,buna benzer konularda bilgi sahibi olabilir.
Ama o hayvanlara zevk olsun diye eziyet ediyorsa bu bilgilerinin bir bilgisayardan ne farkı olur?
Hayvansever olup ta doğru dürüst okul bitirmemiş olanlar yok mu ?
Gerçi örnek vermeyecektim.Ama bir gözlemimi aktarmadan geçemeyeceğim.
Bir parkta,küçük bir kedi yavrusunu köşeye sıkıştırıp ona taş atan çocuklar görmüştüm.
Anneleri olayı gülerek seyrediyor,bir tanesi ,taşı isabet ettirmeleri için taktik veriyordu.
sedat sencan is offline  
Kapalı Konu


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayat kadını milletvekili adayı! Serda Türkiye Siyaseti 108 14-02-08 13:23
''İnsan hakları ihlalleri sürüyor..'' onur0226 Dünya Siyaseti 2 13-01-07 11:49
10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü.... stran Türkiye Siyaseti 4 07-12-06 18:22
Kollektivizm ve birey hakları.. Objektivis Toplum Felsefesi 0 06-01-06 17:15


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 18:17.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz