"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Yeni nesil(!) solcular/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,089
| Türkiyede solun bir türlü kendini toparlayamadığını ve meydanın boş kaldığını biliyoruz.Bu zor durumda küreselleşmeden beyni sulanmış bazı solcuların kendilerini yeni nesil olarak tanımlayıp neo-liberal politikalara bolca batırılmış söylemlerle ortaya çıktığını görüyoruz.Bu yeni nesillerin yeni söylemleri nedir peki? 1-ABD emperyalist olabilir ancak AB değildir.Çünkü emperyalizm işgalsiz olmaz(Baskın Hocadan inciler) 2-Türkiyede sisteme bu haliyle direnilemiyor.Bu yüzden AB ye girilmeli ve emeğin küreselleşmesi sayesinde Brükselli,helsinkili emekçi kardeşlerle kapitalizme direnmeliyiz.(Ömer laçiner) 3-...Siyasetle iktisadin girift ilişkisini vurgulayan, iktisadi belli bir dönemin siyasal egemenlik bicimi olarak ele alan yaklaşımlar, geleneksel Marksizm"in her şeyin özünü iktisatta, tarihi gelişimin anahtarlarını da iktisadi akılcılıkta gören fazla mekanik ve basitleştirici yaklaşımın görüş ufkunu daraltan dünyasından sıyrılmamıza yardımcı oldular..." (Ahmet İnsel,1996:12). Bu şekilde aydınlaşmış yeni nesiller insanların sınıfsal ihtiyaçlarını bir kenara bırakıp sadece kültürel ihtiyaçlara kitleniyorlar.Bu Avrupalılarında işine geliyor.Etnik ve dini kimlikler açısında başımızın etini yiyen Avrupalılar daha birgün sendikal hakların darlığından dolayı bizi suçlamadılar 4-Bağımsızlık mı?Bunlar modası geçmiş kavramlar.Sınırlar kalkmışken bağımsızlık filan milliyetçi gerici söylemler.Geçiniz efendim... İşte bu yeni nesil solcular basın tarafından güzel bir biçimde pazarlanıyor. Eski tip marksist solculuğun cenazesi kaldırılmaya çalışılırken bu taze liberal solculuk vakit gibi dinci gazetelerden bile destek görüyor.Maskarılığın böylesi düşman başına... Daha geniş bilgi için http://www.bagimsizsosyalbilimciler....BahceHaz07.pdf saygılar __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #2 | |||
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,964
| Türkiye' de solun çelişkileri ve bölünmüşlüğü devam ediyor ne yazık ki... Türkiye' de solun gelişimini önleyen kurumlar ve etmenler bellidir. Bazı solcular AB' ye girdiğimizde Türkiye' de demokrasinin, insan haklarının gelişeceğini düşünüyor. Sadece bu sebeple AB' ye girilmesini destekleyen solcularda var. Sol kesimi bir yana bırakırsak; ne liberallerin ne milliyetçilerin ne dindarların ne de dincilerin var olan düzenle, hükümetle herhangi bir sorunu yok. Liberallerin LDP' yi desteklemesine bile gerek yok, AKP var, CHP var, DP var... Seçenekleri bol... Milliyetçilerin ve dincilerin (dindarlar değil!) en rahat yayılma alanı bulduğu dönem şu dönemler sanırım... MHP, CHP, AKP, DP, GP hepsi aynı... AB Türkiye' de demokrasi ve hukukun gelişimini mi sağlayanacak? Bence hayır. AB üyesi -eski sosyalist bloktan- Polonya' da komünizm karşıtı uygulamalar ve politikalar ortada mesela.. Yunanistan' ın kaçak göçmenlere yaptıkları da ortada.. Sanırım az da olsa olumlu yanlarıda olurdu. En azından Evren' ler yargılanmış olurdu, bazı konularda daha ilerlemiş olurduk. Ancak ne olursa olsun kapitalist, emperyalist AB' ye hayır. Aslında AB ile ilgili yazılacak çok şey var... Ama AB' ye girmemizi isteyen solculara birkaç soru sormak isterdim. Mesela darbeciler yargılanmış olsaydı, 61 anayasası gibi bir anayasamız olsaydı, insan hak ve özgürlükleri tanınmış/gelişmiş olsaydı AB' ye girmemizi isterler miydi? Alıntı:
Ufuk Uras CHP ve DSP' nin seçim ittifakı için şöyle bir yorum yapmıştı. “Hangi politikalar üzerinde uzlaşılacak dediğimizde, örneğin seçimlerdeki yüzde 10 barajıyla ilgili bir uzlaşma yok, 12 Eylül hukukuna karşı bir tutum alma düşüncesi yok. IMF politikalarına karşı olma düşüncesi yok. Solda birlik; sol politikalarda birlik olmalıdır. Yoksa milletvekili pazarlıkları gündeme gelince iş başka mecraya gelir. İzmir mitingi için CHP’lilere dedik ki bunu demokrasiyi koruma ve kollama mitingi yapalım. Ama İzmir mitingini tertipleyen heyet bunu kabul etmedi” Bu söyleme atılan başlık ne biliyor musunuz? Ufuk Uras solculuğu reddetti. http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=240476 ![]() Alıntı:
Dün de demiştim AB ile ilgili politikalarını desteklemiyorum ama bence önemli olan ''Toplumsal muhalefet'' oluşturabilmek. Önceden ÖDP ile TKP arasındaydım.. Ancak iki partide şu ana kadar %1' i bile geçemedi.. Zaten Ufuk Hoca bağımsız aday oldu ![]() Baskın Oran' la bazı konularda görüşlerim uyuşmasa da 80 sonrası uyutulan halkımızın bazı ezberlerini bozabileceğine inanıyorum. Tek başına değil tabi.. En azından darbe anayasasına, e-muhtıralara, faşizme karşı, insan hak ve özgürlüklerinden, barıştan, kardeşlikten yana birisi olması bile önemli etmenler.. Keşke sol partiler, sendikalar, örgütler birleşip tek bir çatı altında seçime girseydi ya da ÖDP, TKP gibi sol partilerin meclise girme şansları olsaydı da gönül rahatlığıyla destekleyebilseydik. Türkiye' ye yeni bir TİP gerek sanırım.. fenerbahçeli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 01-07-07 01:13 . | ||
|
| #3 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,415
| 12 Eylül ve ardından 89 çöküşü, ülkemizde sol açısından bir bunalım yıllarının başlamasına neden oldu. Bu bunalımı belki bütün dünya sol-sosyalist kesim yaşadı. Ama daha köklü bir ideoloji ve örgüt yapılarına sahip olabildikleri için bu bunalımı nispeten üzerlerinden atabilmişler. Ülkemizde durum farklı. Sosyalistlerin üzerlerindeki ölü toprağı halen devam etmekte. Birleşme ve toparlanma konusunda ciddi sayılabilecek bir çaba yok. Herkes hakinden memnun. Öncelikle bölünme, bin bir parça durumu politik alanda güçsüzlüğü ve kafa karışıklığını getiriyor. Bir siyasal partinin özellikle sol-sosyalist kimlikli bir partinin en alttan en üste hep aynı düşünce ve aynı ideolojik söylem içinde olması beklenmemeliyken, parti içi demokrasi kültürü içinde farklı görüşlerin de olabileceği, bu farklı görüşlerin aynı partide bulunmasının bir çeşitlilik, bir zenginlik ve bir gereklilik olduğu düşüncesinin içselleşmemesi, kabullenilmemesi, parçalanmış yapıları daha da parçalı bir hale getiriyor. Hoşgörüsüzlük mü? "Mutlaka benim dediğim ve benim görüşüm egemen olmalı" zaafları mı bu parçalanmışlığı yaratan; çok da anlaşılır bir şey değil. Bu parçalanmışlık yeni nesil sola yanlış bir yön verdiğini düşünüyorum. İnternet olanakları, bu parçalanmışlığı daha da yaygınlaştırıyor ve kalıcı hale getiriyor. Seslerini duyurabilme olanaklarını dergi yanında bu yolla da bulabilmeleri, varolan yanlışlığın kalıcı olmasını sağladığı gibi, daha da yayılmasını sağlıyor. Bu yayınlardan beslenen solcu gençliğin de politikaya adımlarını internette atması, daha baştan bu parçalanmışlığın bir tarafı haline gelmesine neden oluyor. Sistemin varlığı kendi içinde çözümsüzlüğü de barındırıyor bu yüzden. Geçenlerde öğrendim: Bir sosyalist partimizin bir toplantısında konuşmacılardan birinin faşizm değerlendirmesi, eleştirildiğinde toplantıda bulunanlar ikiye bölünürcesine tartışmaya katılmışlar. Tartışmadan çıkan en önemli sonuç da, gruplardan birinin partiden kopuşu ve bir derginin etrafında bütünleşmeleri. Görüşlerini artık o dergi etkinliğiyle kamupyuyla paylaşacaklarmış. İnsan inanmakta zorluk çekiyor. Ama böyle bir süreç de yaşanıyor. Böyle bir ülkede solcu olabilmenin çok fazla dezavantajı olduğu gibi, bu tür ideolojik ve politik ayrışmaların da sosyalist solla halkın buluşabilmesinin önünde de çok fazla zorluk oluşturduğunu söyleyebilmek mümkün. Solun kendi içindeki tartışmalarını mutlaka farklı parti, dernek ya da dergi çevresinde yapması bir araya gelmeleri güçleştirmekte, heyecanı yok etmekte ve enerjinin sadece iç tartışmalara indirgenmesine neden olmaktadır. Üstelik böylesine parçalı yapı, ve içe dönük tartışmalar düzenin kendisine yönelik mücadelenin de geri planda kalmasına yol açmaktadır. Bu karmaşa içinde savrulma ve sağa sola sapmanın olması da çok fazla yadırganmamalıdır, diye düşünüyorum. |
|
| #4 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 646
| sayın melnur; benim açımdan bu yerinde analizinizin özerine fazla eklemlenecek bir söz olduğunu sanmiyorum.. ağzınıza sağlık.. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yeni nesil bekar kız duası... | sokaklambası | Konu Dışı | 6 | 23-03-08 23:04 |
| MHP Ve Yeni Milliyetçilik Anlayışı... | sonakıncı | Türkiye Siyaseti | 56 | 28-01-08 21:05 |
| Yeni bir Sosyalizm,yeni bir Dünya mümkün! Ödp | küçükkarabalık | Türkiye Siyaseti | 58 | 20-05-07 12:53 |
| Bush'un yeni rotası: İran'ı sıkıştırmak | SupHi | Dünya Siyaseti | 31 | 24-02-07 23:08 |
| İntel'den yeni işlemciler | melek | Bilişim | 1 | 07-02-06 18:05 |