Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski30-12-05, 12:50  #1
spartaküs
Guest
 
Mesajlar: n/a
Atatürkün Dine Bakiş Açisi



Türk Devriminde Din Tarihi

Türkiye Cumhuriyetini kurarken, Gazi’nin üzerinde önemle durduğu konu: toplumu oluşturan bireylerin özgürlük bilincine sahip olmalarıydı. Çünkü “Özgürlük olmayan bir ülkede bağımsız bir devlet” kurulamazdı. 1905 yılında Şam’dan Selaniğe giderken arkadaşlarıyla yaptığı bir toplantıda söylediği bu sözler, yeni Cumhuriyeti yaşatmak için gerekenleri bizlere anlatmaktadır.[1] Birey toplum içinde, insan olarak “iyi ve kötüyü” ayırdetme özgürlüğüne sahip olabilmelidir.
İnsanın özgürlük alanlarını kısıtlayan en önemli öge, ilk çağlardan itibaren, doğa güçlerine duyulan korkuları kutsallaştırmalarıdır.
“İlkel insan kümelerinde ,ata korkusu ve nihayet ,büyük kabile ve kavimlerde ata korkusu yerine geçen Allah korkusu,insanların kafalarında sayısız yasaklar yaratmıştır.Yasaklar ve hurafeler üzerine kurulan birçok âdetler ve gelenekler insanları düşünce ve harekette çok bağlamıştır. O kadar ki, kişisel düşünce ve hareket özgürlüğü gibi bir hak kavramı bilinememiştir”.[2]
Günümüz dinlerinin başladığı,Musa’dan hareketle, yaklaşık MÖ.1200 lerde Musevilik;sıfırıncı yılda doğduğu varsayılan İsa’dan, Hrıstiyanlık; İ.S.VIIyy.da çıkan Muhammed’in kurduğu İslâmiyetle erkek Tanrı sayısı, her üç dinde ortak görüş olarak, teke indirildi.
İnanç, bu dinlere göre, kutsal kitaplarındaki belirli kuralları, yeniden oluşturulan koşulları yerine getirmeye bağlandı. Museviler bu koşullara (Tevrat kökenli olarak): TORA; Hristiyanlar (İncil kökenli kiliseye bağlı olarak):SKOLASTİK; Müslümanlar, (Kur’an kökenli olarak, Ayet; Peygamber kökenli,HADİS ile SÜNNET toplamına) ŞERİAT adını verdiler. Kısacası: artık yöneticilerin kontrolü altında,sürekli değişebilen, adı belli kurallar vardı; bu yeniliklere koşut olarak,ruhban sınıfının da iş kolu ad ve sanları değişmekteydi. Aynı olay, yönetici kadro için de geçerliydi. Egemen oldukları alan sınırları genişledikçe yöneticiler de terfi ediyordu. Şefler, hakan, kıral İmparatorluğa doğru yükseliyordu. Peygamber olamıyorlardı; ama, kendilerini kutsal kitap Tanrısının yeryüzündeki temsilciliğine, hatta gölgesi olmaya kadar yüceltmişlerdi. Artık başatlar, yönettikleri toplumu oluşturan insanların efendisiydiler. Toplumlar, sözümona, Tanrı adına yapılan kurallarla yönetiliyordu.



--------------------------------------------------------------------------------

[1] ATATÜRK’ün SÖYLEV ve DEMEÇLER, 2. cilt.,(1906-1938), 2. Bsm. Ank.1959, s. 1
[2] Afetinan,y.a.g.y.,s.,50,51
 
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Atatürk'ün Dine ve Laiklik'e Bakışı cemildenk Arşiv 7 13-08-07 11:24
Atatürk'ün Dine ve Laiklik' bakışı cemildenk Türkiye Siyaseti 52 09-01-06 09:08


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 15:04.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz