Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski10-07-07, 10:45  #1
özedönüş
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,258
Ateist ve Deist(Dinsiz)Ailede Büyümek



Bu konuyu bir ateizmin eleştirisi olarak değil de bir gerçeği dile getirme olarak vermek istiyorum.

Biliyorsunuz ki insanların çoğu içinde bulundukları toplumun bir ürünüdürler.Özellikle aile bir de arkadaş çevresi her yönü gibi dini bakış açısını da oluşturmaktadır.

Mesela çoğumuzun içinde yetiştiğimiz toplumumuza baktığımızda görüyoruz ki insanların bir kısmı inançlı, bir kısmı ise bu kesimden çekiniyor. Bazı aileler ki genelde modern aile olarak tanımlanıyorlar, çocuklarını dinden uzaklaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Çocuklarına Müslümanları adeta öcü gibi gösteriyorlar. Kara çarşaflı ve el sıkışmayan kadınları, cüppeli Hacca gitmiş ama üçkağıtçı amcaları, dini kullanarak para kazanan insanları, beyin yıkayıp insanları istedikleri gibi kullanan, kendilerini birşey sanıp cennet vaat eden insanları örnek gösteriyorlar. Sonuçta ne oluyor, bu çocuk büyüyünce dinden uzaklaşıyor ve Allah’ı inkar etmeyi tercih ediyor. Dünya ehli olarak hayatını sürdürüyor. Suçlu olan aileler mi peki?

Allah, ki en yüce, herşeyi bilen, herşeyin yaratıcısı... Allah’ın gönderdiği din tabi ki Allah’ın özelliklerine uygun olarak, yaratılışa en uygun, en mantıklı, insanların sempatisini çeken bir din olmalı.İşte bu kısım aileler bu bakışı yakalamadığı için dini bırakıyorlar.

Aslında burada dini önemli değil de detay olarak gördüğü bazı sosyal düzenlemelerin müslümanlar tarafından dinin kendisi olarak lanse ettirilmesinin büyük etkisi vardır.Yalan söylediğinde utanmayan,kendi çıkarını haksız bir şekilde düşünürken titremeyen müslümanların karşı cinsle el sıkışırken utanmaları veya konuşurken titremeleri çok düşündürücüdür.Bunda bazı şekillerin islamın olmazsa olmaz kuralı sanılması anlayışı vardır.

Halbuki dinde önemli olan hak ve hukuka riayet ve Allaha karşı sorumluluğun katıksız olmasıdır.Böyle müslümanlar düğşünebilseydi emininmki doğduğu çevrede büyüyen insanları da etki altına alabilirdi..

Tabi ailelerin de gerçekleri araştırmadan hemen önyargıda bulunarak''Yok canım din dediğin budur'' demelerinin de suçu vardır.

Kısacası her toplumsal sorunda toplumunher görüşten olan fikirlerinin suçu vardır.Önemli olan herkesin kendisini böyle görüp ortakhedeflerde biraraya gelmesidir.
43/44: Gerçek şu ki bu Kuran sana ve toplumuna bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız.

Allah’ın bizzat kendisi, sorumlu olduğumuz kaynağı verdikten sonra hala bunu içine sindiremeyip, “Peki diğer alimlerin söyledikleri ne olacak?” diyen varsa, o zaman suçlu yukarıda bahsettiğim aileler değildir.


özedönüş is offline  
Eski10-07-07, 12:16  #2
kelebek
 
kelebek'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 227

Alıntı:
Sayın özedönüş şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sonuçta ne oluyor, bu çocuk büyüyünce dinden uzaklaşıyor ve Allah’ı inkar etmeyi tercih ediyor. Dünya ehli olarak hayatını sürdürüyor. Suçlu olan aileler mi peki?
Bir çocuk ailesi neyi öğretmişse onu benimser,ateist bir ailenin çocuğu ise Tanrıyı ve dinleri kabullenmez çocuğun bakış açısı,fikirleri ailesinden kaynaklanır.Ailesi bu şekilde göstermiş öyle öğretmiştir.ileride fikirlerini değiştirebilir okulda ki arkadaş ortamından ,çevresindeki insanlardan dolayı veyahuta kendi gözlemlerinden dolayı büyüdükçe araştırmaya yönelir kendisi seçer yolunu ve sonra kendini bir kavram içine sokar ateizm,agnoistizm yada teizm gibi.Herkesin aklı iradesi vardır kendisi neyin doğru neyin yalnış olabileceğinin bilincindedir.Suçu ailede aramak pek doğru değil
__________________
Senin yolculuğuna katılamam ben sadece bir konuğum.Angelopoulos

kelebek Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-07-07 15:03 .
kelebek is offline  
Eski10-07-07, 12:45  #3
Leonardo
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Ülke / Şehir: Hollanda
Mesajlar: 1,127

Sayın özedönüş,

Yazıma suç kavramını incelemekle başlamak istiyorum. Eğer suç Tanrı'ya inanmamaksa bu bir suç değildir. Aynı şekilde Tanrı'ya inanmak da suç değildir. Ailelerin çocuklarını inançlarına göre yetiştirmesi de suç değildir, ama doğru da değildir. Suç, araştırmadan ve gerçek anlamda öğrenmeden inanmaktır. Yani anlamadan, okumadan kulaktan dolma sözlerle teizmi-ateizmi öğrenmektir. Arkadaş çevresi ve aile ortamının inançlar üzerinde etkili olduğu kabul etmekle birlikte, inancını çevresinden duydukları sözlerle şekillendiren insanların gerçek suçlu olduklarını düşünüyorum.

Şu gerçek suçlu kavramını biraz daha açayım, bir de örnek vereyim. Bir aileyi düşünelim; ateist, deist veya teist olsun, fark etmez. Bu aile çocuklarına o inancı öğretsin, kabul ettirmeye çalışsın. Bu durumda çoğunlukla çocuk bu inancı kabul eder, en azından benimser. Çocuk eğer bu inancını kendi sorgulamazsa, ileride bu inanç hakkındaki nesnel temellere ulaşmak istemezse bu durumda suç tamamen ailede midir? Elbette hayır. Ailenin yaptığı şey doğru değildir ama suçu tamamen onlara yüklemek de doğru olmaz. Bir ailenin inancı ne olursa olsun, çocuğunu o inanca göre yetiştirmesini doğru bulmuyorum. Ailenin görevi inançtan ve görüşten bağımsız olmak üzere onlara bilimi öğretmektir, aklı referans almayı öğretmektir.

Gelelim diğer konuya, İslam hakkındaki -İslam'ın çarpıtılışı hakkındaki- görüşlerinize. Ateist bir adam Müslüman bir adamın karısına yaptığı şiddeti din olarak gösteriyorsa bu doğrudur; çünkü İslam, kadına olan şiddeti yasallaştırmıştır. Diğer yandan yine aynı ateist Müslüman bir adamın yalan söylemesini din olarak gösteriyorsa, bu yanlıştır. Müslüman biri de yalan söyleyenleri, hırsızları, her türlü kötülüğü yapanları ateist olarak gösteriyor, buna ne diyebilirsiniz? Madem ateistlerin Müslümanlar hakkındaki yargılarını eleştiriyorsunuz, bu konuda dürüst olmanızda fayda var.
__________________
Karanlığın olmadığı bir yerde buluşacağız.

Leonardo Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 19-10-07 22:29 .
Leonardo is offline  
Eski10-07-07, 13:59  #4
sulh
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 431

Alıntı:
Bir ailenin inancı ne olursa olsun, çocuğunu o inanca göre yetiştirmesini doğru bulmuyorum. Ailenin görevi inançtan ve görüşten bağımsız olmak üzere onlara bilimi öğretmektir, aklı referans almayı öğretmektir. leonardo
temel insan haklarından biridir insanların inandığı değerleri nesillerine aktarması.. hayat anlamını ancak bu şekilde bulur, kültürler medeniyetler ancak bu şekilde oluşur... bir baba inandığı doğruları çocuğuna aktarmaktan imtina edecekse o babaya biyolojik baba demek gerekir.. bilimi ve aklı referans almayı öğretmek de bir inançtır.. sizin inancınız bilimi ve aklı referans almanın insanı doğruya götüreceği yönünde.. benim inancım ise bilim ve aklın ötesinde kalbin sezme gücünün doğruya ulaşmakta daha etkili olduğunu söylüyor..

önce inanç nedir onu sorgulamak gerekiyor aksi takdirde kurduğumuz tüm cümleler kendi içinde çelişecek ve hiçbir anlama ulaşmayacaktır..
__________________
güçlü olan kazanır...
sulh is offline  
Eski10-07-07, 14:22  #5
Leonardo
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Ülke / Şehir: Hollanda
Mesajlar: 1,127
Bilim ve İnanç

Alıntı:
temel insan haklarından biridir insanların inandığı değerleri nesillerine aktarması.. hayat anlamını ancak bu şekilde bulur, kültürler medeniyetler ancak bu şekilde oluşur... bir baba inandığı doğruları çocuğuna aktarmaktan imtina edecekse o babaya biyolojik baba demek gerekir.. bilimi ve aklı referans almayı öğretmek de bir inançtır.. sizin inancınız bilimi ve aklı referans almanın insanı doğruya götüreceği yönünde.. benim inancım ise bilim ve aklın ötesinde kalbin sezme gücünün doğruya ulaşmakta daha etkili olduğunu söylüyor..

önce inanç nedir onu sorgulamak gerekiyor aksi takdirde kurduğumuz tüm cümleler kendi içinde çelişecek ve hiçbir anlama ulaşmayacaktır..
Sayın sulh,

Dikkat ederseniz yazımda "aktarmak"tan bahsetmedim "yetiştirmek"ten bahsettim. Bu iki sözcük aynı gibi gözükse de aynı şeyler değiller. Anne-baba elbette çocuklarına inançlarını söyleyebilirler, açıklayabilirler. Bunda bir sorun yok. Ama aile çocuğun buna inanmasını isterse, her akşam ona bilmediği tanrılara bilmediği dillerde dua ettirirse bu çocuk yetiştirmede çok yanlış bir tutum olur (ateist bir ailenin çocuğuna her gün bilmediği tanrıları inkar ettirmesi gibi bir şey bu).

Bilim inanç değildir. Bunun referans alınmasını söylemek de belki öznel bir yorum olur, ama bu noktada bilim kavramı nedir bunun sorgulanması gerek. Bilimi referans almak gerçeği kılavuz almaktır. Bence inanç kavramından önce, bilimin tanımında uzlaşmalıyız. Ama tek bir gerçek var, bunu isterseniz gerçek kabul etmeyebilirsiniz. O da bilimin kesin doğru olduğudur. Sezgilerinize güvenebilirsiniz, ama bu sadece adı üstünde bir sezgidir. Sezgi ancak sizi bağlar, bilim ise herkesi-her şeyi. İşte bu noktada bilimin bir inanç olmadığını kavrayabilirsiniz.
__________________
Karanlığın olmadığı bir yerde buluşacağız.

Leonardo Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 21-08-07 20:27 .
Leonardo is offline  
Eski10-07-07, 17:05  #6
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,846

Alıntı:
Sayın özedönüş şöyle demiş:

Mesajı Göster

Tabi ailelerin de gerçekleri araştırmadan hemen önyargıda bulunarak''Yok canım din dediğin budur'' demelerinin de suçu vardır.

Kısacası her toplumsal sorunda toplumunher görüşten olan fikirlerinin suçu vardır.Önemli olan herkesin kendisini böyle görüp ortakhedeflerde biraraya gelmesidir.
43/44: Gerçek şu ki bu Kuran sana ve toplumuna bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız.
Sn.özedönüş;

Gerçek nedir?
Hangi gerçek araştırılmalıdır sizce? Yani gerçek dediğiniz şey,(verdiğiniz alıntılara bakılacak olursa) "ilahi bilgiler" mi?

Yani bir insan dindar, dinci, İslamcı...-nasıl tanımlanırsa tanımlansın, olduğunda gerçekleri bulmuş oluyor da, dinlerin nasıl ortaya çıktığını incelediği zaman gerçek dışı mı oluyor?

Tanrıya inanılması, onun din gibi kurumsal bir yapı ve anlayışla yaygınlaşması, bir gerçeğin tezahürü değildir; burada yanılıyorsunuz.

Bir yanda sistemin ömür boyu ezdiği, yokettiği, öğüttüğü insanlara binlerce yıldır başeğmesini, kabul etmesini, burada çekeceği cefaları "öbür dünya" da telafi edileceği anlayışı, diğer yandan, "bundan sorumlu tutulacaksın" dayatması, ve en sonunda durmadan harlanan ateşlerin traji komik betimlemesi
bir gerçek olamaz. Aileler, toplumsal yapı, egemen kültür... hepimize Tanrı'yı, din'i, "kutsalları", bir güzel belletiyor. Tanrı'yı aklınızla bulduğunuz enstrümanını kullanmayın; doğru değil. Varolan, sizler tarafından alınmıştır. Tam tersine, varolanı sorgulayan, araştıran ve gerçeğin farklı bir yönü de olduğunu anlayanlar, sistemin yedi yaşında ellerine tutuşturdukları mızraklı ilmühal'leri rededenlerdir.

Bence işe buradan başlanmalı.
Kim dayatılanı alıyor, kim almıyor sorusu, biraz farklı bir perspektif gerektiriyor.
melnur is offline  
Eski10-07-07, 17:16  #7
Firnas
 
Firnas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,982

Bilim Allah'ın yokluğunu ya da varlığını ispat etme imkanından mahrumdur.
Bu durumda "Allah yok" demek bilimsel bir dayanaktan yoksun kalacaktır.
Allah'ın varlığına inananlar Allah'ın varlığını bilimsel anlamda ispatladıkları için iman etmiyorlar.
Ama Allah'a inanmayanlar da Allah'ın yokluğunu bilimsel anlamda ispat ettikleri için değil, böyle olmasını arzuladıkları için inanmıyorlar.

Sonuçta her iki inanış şekli de bilimsel değildir.

İnsanlar sorgulayarak inanırlar ya da inanmazlar.
Sonuçta vardıkları yer inançtır.
Ve hiç bir inanç, dayatmalarla ve zorbalıkla ayakta duramaz.
__________________
Benim fikirlerim yanlış ihtimali olan doğrulardır.
Başkalarının fikirleri ise doğru ihtimali olan yanlışlardır. (İmam-ı Şafii)
Firnas is offline  
Eski10-07-07, 17:35  #8
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,846

Alıntı:
Sayın bekirsami şöyle demiş:

Mesajı Göster
Bilim Allah'ın yokluğunu ya da varlığını ispat etme imkanından mahrumdur.
Bu durumda "Allah yok" demek bilimsel bir dayanaktan yoksun kalacaktır.
Allah'ın varlığına inananlar Allah'ın varlığını bilimsel anlamda ispatladıkları için iman etmiyorlar.
Ama Allah'a inanmayanlar da Allah'ın yokluğunu bilimsel anlamda ispat ettikleri için değil, böyle olmasını arzuladıkları için inanmıyorlar.

Sonuçta her iki inanış şekli de bilimsel değildir.

İnsanlar sorgulayarak inanırlar ya da inanmazlar.
Sonuçta vardıkları yer inançtır.

Önce, "Bilim Allah'ın yokluğunu ya da varlığını ispat etme imkanından mahrumdur.Bu durumda "Allah yok" demek bilimsel bir dayanaktan yoksun kalacaktır."diyorsunuz; Sonra da, "Allah'ın varlığına inananlar Allah'ın varlığını bilimsel anlamda ispatladıkları için ..." diye bir başka cümleye başlıyorsunuz.

Bilim birinin elinde başka, diğerinin elinde farklı bir şey mi?
Biraz açıklasanız bunu. Gerçekten bilimden mi sözediyorsunuz?
melnur is offline  
Eski10-07-07, 17:42  #9
Firnas
 
Firnas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,982

Sanırım dikkatli okumadınız.
Cümlelerim arasında hiç bir çelişki yok!

Bilim Allah'ın varlığını, yani inancın doğruluğunu ya da yanlışlığını ispatlama imkanından mahrumdur.

Bu yüzden Allah'a inananlar, Allah'ın varlığını bilimsel anlamda ispatlama gibi imkansız ve boş bir gayretin içine girmezler.
Yani imanlarının temelinde bilimsel bir dayanak yoktur.
Kısacası Allah'ın varlığını bilimsel anlamda ispat ettikleri için iman etmezler.
Aynı şekilde Allah'a inanmayanlar da Allah'ın yokluğunu bilimsel anlamda ispat ettikleri için Allah'ı inkar ediyor değillerdir.

Sonuç olarak Allah'a inananlar ile Allah'ı inkar edenler arasında inançların temeli noktasında bilimsel anlamda bir fark yoktur.

Her ikisi de bilimsellikten uzak inanç biçimleridir.
__________________
Benim fikirlerim yanlış ihtimali olan doğrulardır.
Başkalarının fikirleri ise doğru ihtimali olan yanlışlardır. (İmam-ı Şafii)
Firnas is offline  
Eski10-07-07, 17:43  #10
darknpeace
 
darknpeace'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 175

Şu bir gerçek ki , insanların özellikle inanç konusundaki düşüncelerinin
belirlenmesinde eğer kendisi özel bir sorgulama ya da araştırma yoluna gitmediyse ailesinden almış olduğu inanç kültürü çok etkili oluyor. Özellikle müslüman bir anne babaya sahipseniz küçükten beyninize yerleştirilen Allah' ın yüceliği ve ondan korkulması gerektiği, cennet, cehennem gibi kavramlar ilerleyen yaşlarda sorgulama başlasa bile bilinçaltından atılması çok zor olan şeyler .. İşin en kötü boyutu ise bilinçaltında böyle büyük bir inancın yerleşmesinden sonra , insanın en küçük bir şüphesinde dahi kendisini engellemesi , beynine ket vurma kısmında gerçekleşiyor . Bireyin beyni eğer korku kültürü, kafir olma , cehenneme gitme gibi yazılılmlarla doldurulmuşsa birey objektifliğini yitiriyor. En küçük bir şüphesinde dahi büyük bir günaha girmiş olabileceğinden korkuyor.

Özetle, aslında burada demek istediğim şey, kişinin beynini kafesleyen bütün kalıplardan sıyrılması gerektiğidir. Bunu ateist biri olarak söylüyorum ancak emin olunması gereken bir şey varsa o da , Allahın da sorgulanmadan kabul edilmesinden ziyade akıl yoluyla sorgulanarak bulunmasından daha çok memnun olacağıdır (bir an için var olduğunu varsayalım) .Sorgulamadan kabul etmek korkakların işidir. Gidin okuyun bütün canlılığın başlangıcı ile ilgili "varoluş hipotez" lerini. Sorgulayın, eleştirin , şüphe duyun .. Ondan sonra neye inanıcaksanız inananın .. İnsanların inançlarına saygı duyulması gerektiği bir çağda yaşıyoruz . İster hindu , ister budist , ister panteist ister müslüman olun . Ama önce hangi hipotezi benimseyeceksiniz , hangisi bilimsel olarak aklınıza yatıyor ona karar verin. Heterotrof hipotezini mi benimseyeceksiniz, ototrofu mu , evrimi mi uygun bulacaksınız ,yoksa hazır bir hap gibi verilmiş yaradılış teorisini mi ? Bütün bunlar size kalmış .. Ancak akıl ve mantıkla birleştirin inancınızı .. Yoksa körü körüne inanmaktan başka bir şey yapmazsınız.. Bütün bunları birey olarak yaptıktan sonra da kimsenin suçu (!) falan yoktur emin olun .. Eminim yaratıcı bile bundan sonra sizin seçtiğiniz inanca saygı duyacaktır !

darknpeace Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-07-07 22:50 .
darknpeace is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Ateizm? günes sold Arşiv 135 23-06-07 18:43
Ateist umit Arşiv 38 17-02-06 12:01


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 15:15.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz