"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Dilin önemi ve kullanabilme yeteneğimiz / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Edebi tartışmaların ve kitap tanıtımlarının yer aldığı bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| “Bir ülkenin yönetimini ele alsaydım, yapacağım ilk iş, hiç şüphesiz dilini gözden geçirmek olurdu. Çünkü, dil kusurlu ise kelimeler düşünceyi iyi ifade edemez. Düşünce iyi ifade edilemezse, görevler ve hizmetler gereği gibi yapılamaz. Görev ve hizmetin gerektiği şekilde yapılamadığı yerlerde âdet, kural ve kültür bozulur. Âdet, kural ve kültür bozulursa, adalet yanlış yollara sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. İşte, bunun içindir ki, hiçbir şey dil kadar önemli değildir. KONFÜÇYÜS Konfüçyüs toplumumuzun fotoğrafını kaç yüz sene önceden çekmiş sanki. İşte düşünür olmakla düşüncesiz olmanın en açık farkı. Düşünürler öyle sözler söylerler i, yüzyıllara mesaj taşır.O sözden yüz yıllar sonrasındaki insanlar bile aklen beslenirler. Düşüncesizlerde öyle sözler ve işler yaparlar ki, yüzyıllar sonra bile ruhları kalaylanır. Sizce kendimizi gerçekten ifade edebiliyor muyuz ve aksaklık nerede ? |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 690
| Sayın ugurozaltn, Toplum olarak çok az okuyoruz, bundan dolayı dilimizi de iyi kullanamıyoruz. Ayrıca artık günümüzde okul sınavlarının bile pek çoğunun test olması bence pek iyi değil. Öğrenciler birşey yaratmak yerine hazır yaratılanlardan bir tanesini seçiyor. Daha sonra da bu öğrenciler "Neden yüksek lisans yapmak istiyorsunuz?" sorusuna 2 paragraf yazamıyor, ya da bir iş için başvurduğunda kendisinden nasıl bahsedeceğini bilemiyor. Bence bu tür forumların bir faydası da insanın düşüncelerini toplayarak yazmaya teşvik etmesi. Saygılar. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| evet sayın ışık teşhisiniz çok yerinde. okullarımızdaki ezbercilik ve hazırcılık zihinleri köreltmekte. forumların faydasını ben yaşayarak kendimde görüyorum ve ne kadar mesafe aldığımın da farkındayım. bu ayrıca psikolojimide olumlu etkiliyor. web de sörf yaparken yabancı dil sıkıntısı çekiyor ve üzülüyordum.galiba yakında bu sıkıntım da kalkacak.kelime haznemiz ne kadar artarsa beyin fonksiyonlarımız da o oranda artacaktır.düşüncelerimiz gelişecek ve ifademiz de düzelecektir. dil sorunumu aştıktan sonra burayada yazacağım.benim gibilere elzem olacaktır. saygılar |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 186
| Çok haklısınız Sayın Işık. Lisede öğretmenlik yapıyorum. Çocuklar soruyu biliyorlar belki ama öyle cümlelerle yazıyorlar ki kiminin öznesi eksik kiminin yüklemi. Noktalama işareti diye birşeyden zaten haberleri yok!Cümlenin nerde başlayıp nerde bittiğini bile kestiremiyorum bazen. Birçok kez bu çocuk yazamamış ama belli ki biliyor deyip puan verdiğimi hatırlıyorum aslında cümle kurmaktan aciz bir lise öğrencisinin konuyu ne kadar iyi bilirse bilsin dersi geçmesi, okulu bitirmesi çok saçma ama sistem değişmedikçe öğretmenlerin sınırlı çabaları doyurucu sonuçlar getirmiyor. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| Beynimizin sağ bölümü sözel, sol bölümü de sayısal ağırlıklı çalıştığı bilimsel olarak ölçülmüş bir gerçek. Eğitim sistemimiz ilk önce beynimizin dengeli çalışmasını sağlıyacak yeni yöntemler uygulanmalı. öğrenciler bizde sayısal ve sözel diye ikiye ayrılıyor fakat zayıf tarafının güçlendirilmesine uğraşılmıyor. hafıza güçlendirme teknikleri dersi bence ilk şart olandır çünkü çok balık hafızalıyız.hafıza güçlendikçe dil güçlenecektir. bugün büyük bir çoğunluğumuzun günlük kullandığı kelime 100 tane kelimeyi pek bulmaz sanırım |
|
| #6 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,717
| Alıntı:
Çocuklarımız türkçeyi iyi kullanamıyorlar.Saptamanız oldukça yerinde. Hele bu internet çağında "yetişkinler" için de aynı şeyleri söyleyebilmek mümkün. Chat dili diye bir yazılım ortaya çıktı.Ne yazım kuralı kaldı, ne yazının estetiği... Zaten ortalama 300 kelimeyle konuşuyorduk. Şimdi de resimlerle (smiley mi deniliyor?)kuralsız yazılıyor... Kitap okumayan bir toplumduk. Kitabın adını anmayan bir toplum olduk. Hiç kuşkusuz çözümü eğitim. Ama o da bizde yok! | |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 186
| Yazım ve hitabet yeteneklerinden geçtim sadece basit cümlelerle kendilerini ifade edebilseler bana-en azından sınav kağıtlarını okurken- yetecek. Belki benim çalıştığım okulla da ilgili. Başka okullarda durum bu kadar vahim değildir diye tahmin ediyorum. Şu değişen ilköğretim sistemini biliyorsunuzdur. Ben bu sistemi pek beğenmememe rağmen en azından çocukların şu bahsettiğimiz yönünü gelitireceğini umuyorum.(Yeni sistem çocukların düşünme ve ifade becerilerini geliştirmelerine dayalı bir sistem.) |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| arkadaşlar bu gün çok mutluyum. iki gündür araştırıyorum.iyi bir translator-tercüman programı bulma derdindeydim. neden derseniz, ben almanca eğt aldım ve o da tam değil. internette ing çok lazım.bunun sıkıntısını epey çektim.galiba makus talihim değişiyor. basitte olsa çok güzel çeviri yapan bedava bir program buldum.artık ingilizce sayfalardan kaçmak çekinmek yok. ayrıca web site sayfasını olduğu gibi çeviren ingilizceden terkçeye güzel bir demo prugram buldum ama şahane bir şey. http://www.ingtur.com/download.php http://www.simkaltd.com/simkaceviri.asp |
|
| #9 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,717
| Sevgili Anka, Kızım beşinci sınıfa gidiyor. Saat 16.10'da çıkıyorlar. Eve geliyor, yemek, dinlenme, ders-ödev...biraz da msn ve internet...-kitap okuyacak zamanları yok. Sınıfta yine okuma alışkanlığını arttıracak-geliştirecek bir biçimlenme, yapılanma yok. Aslında şunu söylemek istiyorum: Bu konuyla ilgili bir ders müfredata eklenmelidir. Bizim türkçe ve edebiyat derslerimiz çocuktaki var olan kitap sevgisini bile yokediyor. Onlara kitabı bu derslerle sevdiremeyiz.Ayrı bir ders olmalı. Birinci yarı yıl bir ya da iki kitap, ikinci yarı yıl yine bir ya da iki kitap okumalılar...Kitap nasıl okunur, nasıl keyif alınır, ne anlatır, nasıl anlatır... Anlamadan sevgiye ulaşmak mümkün değildir.Kitabın derinliklerine varmadan onu sevebilmek, bu sevginin bir alışkanlığa dönüşmesi mümkün değildir. Böyle düşünüyorum. Konuya çok daha ciddi yaklaşılmalıdır; tabii uzmanlarının elinde. |
|
| #10 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 1,510
| Kitap okumaya vakit yok gerekçesini kabul edemeyeceğim sayın melnur çünkü bende öğrenciyim.Öğrencilerin başını kaşıyacak vakitleri yok demek de pek doğru değil açıkçası.Önemli olan kitabı sevdirebilmek.Bunun için de küçük yaştan itibaren çocuğa her tür kitabın okutulması gerekiyor.Belki çocuk polisiye romanlardan hoşlanacak ya da doğu edebiyatına merak salacak.Aileler klasikler dediğimiz kitapları koyuyorlar çocukların önüne oku diye.Herkesin zevki aynı değildir ki.Yani eğer bütün kitapları onlara tanıtabilirsek beğendiklerini kendileri seçerler.Her zama derim zaten kitap okumayı sevmeyen insan olamaz,her insanın,okuyunca seveceği kitaplar vardır.Önemli olan bunu bulabilmek.Yoksa öğretmen zoruyla millete hava atmak için falan okunuyorsa hiç okunmasın.(Nedenini bilmiyorum ama bunları yazarken gözümün önüne plajda elinde bir kitap bütün gün güneşlenen ama sayfayı değiştirmeyi unutan insanlar geldi.) ASİ12 Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 03-01-06 00:40 . |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|