"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Partilerini Bırakan Başkanlar / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 4,152
| Partilerini Bırakan Başkanlar Ufuk Uras, Levent Tüzel, Muhsin Yazıcıoğlu... Parti Genel başkanları oldukları halde partilerini seçime sokmayıp, bağımsız aday olarak seçime giriyorlar. Ufuk Uras ve Levent Tüzel'i DTP lilerin desteklediği de biliniyor. bu desteği bir tarafa bıraksak bile. Bu genel başkanların ,Gemilerini terkedip , kendi başlarının çaresine bakan kaptanlar veya Ordusunu savaşta bırakıp giden komutanlar olarak görmek de mümkün olabilir.. bu yolla meclise girmeye çalışan bu "bağımsız" adaylar, meclisde tek, tek ,bir kişi olarak kendi partilerinin görüşlerini mi temsil edecekler? kişisel görüşlerini mi? destek aldıkları DTP nin siyasetlerini mi ne dersiniz? Yoksa siyasi görüşleri zaten aynı mıdır? ***Bu arada AKP-DTP koalisyonu hazırlıklarını da hatrlayalım.. Yine başka bir bağımsız, Baskın Oran'ın akp yi demokrasi ve özgürlüklerin güvencesi olarak görmesini de __________________
Bölücülüğe , Gericiliğe her türlü özgürlük ve demokrasi itinayla bulunur . Ya Ulusalcılığa? Yassak , kardeşim yassak ! Ulusalcılık yassakk !! FatmaSeher Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-07-07 23:32 . |
|
| |
| #2 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 4,152
| Alıntı:
bu genel başkanlar partilerini mi temsil edecekler? yoksa, destek aldıkları DTP yi mi? __________________
Bölücülüğe , Gericiliğe her türlü özgürlük ve demokrasi itinayla bulunur . Ya Ulusalcılığa? Yassak , kardeşim yassak ! Ulusalcılık yassakk !! | |
|
| |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 47
| Güzel konu ne tarafından tutsam elimde kalıyor. Saydığın kişilerin yaptığı bazı hareketler doğru bazı hareketler yanlış. Aslında, Ufuk Uras, Baskın Oran ve Levent Tüzel bana çok uyan siyasi görüşlere sahipler. Oy kullansam onlara verebilirdim de... Ufuk Uras'ın partisi ÖDP, Levent Tüzel'in EMEP aslında bu partiler arasında benim bildiğim kadarıyla pek fark yok birleşebilirler de... Ben bağımsız olarak girmelerini gemisini bırakmış kaptan olarak dşünmüyorum. Çünkü bunu yapmaya mecbur bırakılıyorlar. %10 gibi yüksek bir barajı zaten onlara engel olmak için koymuşlar ve oluyorlar da. Ama onlar da meclise girip söz sahibi olmak ve kendilerini ifade etmek için bağımsız giriyorlar. Yapacakları başka bir şey yok bence, onlar için doğru olan. Ufuk Uras, Baskın Oran ve Levent Tüzel DTP'nin de desteği olan bağımsız adaylar. Bence bu konu da yanlış davranıyorlar. Bence onların kendi oy potansiyeli onların meclise girmesine yeterdi. DTP'nin desteğini almaları bence doğru değil. Zaten kendi siyasi partilerinin desteği de var, onun için DTP ile işbirliği yapmaları yanlış. Ben DTP'yi bir sol parti olarak görmüyorum. Böylesine solun iyi temsilini yapan insanların benim şahsi kannatim DTP ile iş yapmaları doğru değil. Konu güzel, Saygılar... |
|
| #4 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 17
| madem bu kadar özgürlçü türkü candan seven bir adam bu ufuk uras da nasıl oluyor da türkün karşısında duran grubun oylarına sığınıp nağmeler atıyor. seçildikten sonra partisinin başına dönecek belki bir bakarsınız vefa borcunu öder dtp ye katılır bu oy tüccarıda. |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: İstanbul-Denizli
Mesajlar: 2,341
| Alıntı:
ÖDP ve EMEP gibi partiler geniş halk kitlelerine ulaşamamış,sesini duyuramamış partilerdir.''Ben oyumu ÖDP'ye vereceğim'' dediğimde çevremde ki insanların ''o ne ya dediğini'' hatırlıyorum.İşçiler ve emekçiler dahi bu partileri tanımıyorlar.Halbu ki bu tür partilerin oyunu alacağını ''lokomotif'' kitle bu topluluklardır.Bu tanınmamazlığın en büyük nedeni,bu partilerin diğer partiler kadar propaganda yapamamasıdır. Hal böyle olunca kitlesi olmayan,halk tarafından yeterince tanınmayan bu partilerin,% 10'luk seçim barajını geçmeleri imkansız oluyor.Bu barajı kırmanın ve parti görüşlerini meclise taşımanın tek yolu,tünel kazarak yani bağımsız aday olarak çıkmaktır.Bu tür partiler için meclis bir propaganda kaynağıdır.Kapıdan alınıyorsa bacadan girldiğinin kanıtıdır.Mecliste sosyalist bir ses duyurmanın yolu bağımsız aday olmaktır. Bu açıdan bakıldığında ben olayı ''Gemisini terkeden kaptan'' gözüyle yorumlamıyorum.Bence mecliste gemisini temsil edecek olan kaptanlardır bu insanlar.Bizim burda eleştirmemiz gereken bu insanların bağımsız aday olmaları değil.%10'luk ''ilkel'' seçim barajının saçmalığıdır.Baraj olmasaydı,bu partilerden bağımsız aday çıkmayacağı çok açık. SAYGILAR... __________________
Herkes dünyaya mutluluk getirdi; kimi geldiğinde, kimi gittiğinde... | |
|
| #6 | ||
Kültür&Sanat ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 3,160
| Alıntı:
Türkün karşısında derken neyi kastediyorsunuz, çünkü 1.bölgeden 100.000 üzerinde oy alacağı tahmin ediliyor, bu kadar çok mu Türklük düşmanı? __________________
düşüşte.. | |
|
| #7 | ||
Onay bekleyen Yazar Adayı Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 29
| Alıntı:
Eğer söylediğiniz gibi böyle bir koalisyon kurulursa o zaman korkarım ki Türkiye de Çekoslovakya akıbeti sürecine girmiş demektir. AKEPE'nin de bu ülkeye en büyük hizmeti bu olmuş olur sanırım! | |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006 Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 529
| Sayın Seher, diğer başlık konularında olduğu gibi, bu yeni konunuzun da özün dışına çıkılarak gümbürtüye gideceğini sanıyorum... Katılımcı arkadaşlar ''senin sol'un kötü,benim sol'um iyi'' diye kayıkçı kavgası yapmaktan kaçınırlarsa ana temayı gözden kaçırmamış oluruz..... Bütün arkadaşların, ''sol'' un gerçekte ne olduğunu, teorik-pratik olarak bildiklerini varsayarak, gereksiz lafazanlığa düşmeden daha çok günümüz koşullarını somuta indirgememiz gerektiği kanısındayım.... Bundan 1,5 yıl önce, İP Gn.Merkezine bir yazı yazarak ''önümüzde ki seçimlerde İP yönetiminin , hiç bir koşul öne sürmeden ve hiç bir istemde bulunmadan CHP yi destekleme ve seçimlere girmeyeceği kararı almasını ve bu tarihi kararını da ,büyük bir basın toplantısıyla açıklamasını '' önermiştim.... Bu öneriyi İP in kamu oyunda prestijinin en yüksek olduğu bir dönemde yaptım..Kıvrıkoğlu Paşa'nın Paris Metrosunda çiğnenen resimlerinin İP li gençlerce kaldırılması...Sözde Ermeni soykırımı konusunda İP in ülkemizde Milli bir bakış açısı,bilinçlenme ve uyanış yaratması...Kıbrıs konusunda İP in AB ve ABD planlarına karşı duruşu.... Kemalizmi referans alan Ulusalcı,yurtsever ve AKP ye karşı oluşturduğu yürekli mücadelesi....Ve Kuzey Irak saptamaları ile bölücülüğe ve kukla devlet girişimlerine karşı tavrı....Ordumuzun seçkin emekli subaylarının,İP in söylemleriyle paralelliği ve TV programları..... Söz konusu tarihte İP i saygın ve flaş bir konuma getirmişti... 2002 seçimlerinde aldığı oy 160.227 , yüzdesi 0,51 olan bir partinin yarattığı sinerjinin rakamlardan çok daha büyük olduğu ve önündeki seçimlerde Meclise girebileceği kanısı kitlelerde uyanmaya bile başlamıştı... Bu önerim o günlerde egoları şişkin Parti Yöneticileri tarafından ''...olgulardan hareket ediyoruz..''gerekçesiyle kabul görmedi.... Sonra ne oldu?...İP in dillendirdiği tüm argümanlar Milli Görüşçüler dahil irili ufaklı tüm AKP karşıtı partilerle,STK larının söylemlerine dönüştü.... Milletin bundan sonra ise, asılları varken,geçmişinde defoları olduğu her platformda söylenen ve aşağı çekilmeye çalışılan İP e teveccüh etmesi düşünülemezdi....Sosyal mücadelelerde, kamuflaj giysisini belli koşullarda giyinmesi gerektiğini, ustalarından öğrenememiş bir sol parti, amatör bir avcı gibi sonunda av haline dönüşebilirdi...İP bunu kavrayamadı.... Oysa İP bu süreçte kendini geri çekerek ve işbilikçi AKP nin iktidardan gönderilmesi için CHP ye destek olduğunu ve seçimlere girmeyerek oyları bölmeme adına Ulusal bir özveri gösterdiğini kamu oyuna anlatabilseydi, 2007 seçimlerinde CHP nin aldığı oyların büyük bir bölümünü kendi hanesine yazabilirdi....Ve daha sonra ki seçimlerde,Cumhuriyete omuz vermiş, dik durmuş,AB ye ve ABD ye teslim olmamış denenmemiş ve geçmiş şaibelerden daha çok arınmış bir parti olarak kamuoyunun önüne çıkabilirdi .... Bunu yapmayan İP bütün tantanasına rağmen kendi liderini de parlamentoya gönderememektedir....Niye?...Gönderirmiş ama asıl amaç liderin orda olması değil iktidarmış....Bu kadar örgütlü ve disiplinli bir partinin eğer isteseydi seçmenlerini bir nüfus hareketiyle en başarılı bir ilde yoğunlaştırarak bağımsız olarak liderlerini seçtirmesi olanaklıyken buna tenezzül etmiyor görünmesi gerçeklerle bağdaşmaz.... İşte konumuzun asıl teması olan,partilerini seçimlere sokmayarak kendilerini parlamentoya taşıyan liderlerin durumu ise gün gibi ortadadır... Ülkesinde %10 baraj olan ve bu barajı aşma olanağı olmayan partiler ne yapar?....İşte böyle akılcı davranır....Parti duruyor mu?...Duruyor...Parti TBMM de temsil ediliyor mu?....Ediliyor....Dokunulmazlığı olan Milletvekili Parti lideri daha özgür konuşuyor mu?...Konuşuyor...TBMM de liderin sesi Millete ve dünya aleme dinletiliyor mu...Dinletiliyor... İP kendi kendisini yeleleri dökülmüş aslana döndürmüştür.....BBP kadar bile akıllı davranamamıştır..... Kimselere kızmaya hakkı yoktur...22 Temmuz da alacağı oyu,''oyumuzu % 200 artırdık...Başarılıyız...''diye gerekçelendirirse o başka.... NOT: Sayın Seher'in ''sen ne hakla İP in içişlerine karışıyorsun''suçlamasına maruz kalmamak için o tarihte İP üyesi olduğumu ve sonra da partiden istifa ederek ayrıldığımı özellikle belirtmeliyim..... kgurleyen Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 18-07-07 16:52 . |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 5,352
| Kafa karıştırmanın anlamı yoktur. Ufuk Uras ve Levent Tüzel'in niye aday oldukları, bunun uygun olup olmadığı, kiminle ittifak yaptıkları v.b. tamamen farklı konulardır. Burada önemli olan, bireysel hareket edip etmedikleri. Eğer seçimlere bağımsız olarak katılmaları ve yapılan seçim ittifakı, kendi partilerinin yetkili kurullarında görüşülüp, karara bağlandıysa, kim ne diyebilir? Parti genel başkanlığını bırakmaları da, aday olabilmek için yasal zorunluluk. Bunu istismar etmenin anlamı ne? (Yazıcıoğlu benim ilgi alanıma girmiyor, ondan onu saymadım, yoksa o da dahil bu yoruma.) |
|
| #10 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 4,152
| Alıntı:
İşçi Partisinin hiçbir koşul öne sürmeden ve hiçbir istemde bulunmadan CHP yi destekleme ve seçimlere girmeyeceği kararı almasını istemişsiniz. İşçi partisinin tek bir koşulu vardır. Mustafa Kemal'in 6 Ok'unda , tam bağımsızlıkda birleşmektir. İşçi Partisi CHP'ye, DSP'ye ve kendini ulusal saflarda gören bütün kesimlere, 6 Ok temelinde güçbirligine hazır oldugunu defalarca söylemiştir. Bu amaçla 94'ten bu yana bu partilerin liderleriyle defalarca yüzyüze de görüşmüştür. Ama ne yazik ki bütün çagrilara hep olumsuz yanitlar almıştır. Çünkü, CHP, kendi bayraginda bulunan; DSP ise köklerinin dayandigini iddia ettigi 6 Ok'u terketmislerdir. CHP ye göre daha ulusalcı olan DSP bile 57.hükümet döneminde icraatlarıyla Kemal Derviş in programlarıyla bunu kanıtlamıştır. CHP yine Mustafa Kemal Atatürk'ün tam bağımsızlık programını , 6 Ok'u , Kemalist Devrimi programına koysun ..Bunu tavizsiz bir şekilde uygulasın hiç şüpheniz olmasın İşçi partisi tam desteği verecektir. Öyle ki, bu durumda ayrı bir partiye gerek bile kalmayacaktır. Oysa, ABD -AB-IMF, piyasa ekonomisini programında taşıyan ve bunu her siyasetiyle de uygulayan CHP, Mustafa Kemal'in programının tam tersinde yer almaktadır. İşçi partisi Türkiye'ye çıkış yolunu gösteren bir Dava partisidir. Herşeyi Oy ve Milletvekilliği hesabına göre yapan çürümüş sistemin devamını sağlayan partilerden değildir. Hortum , talan düzeninin sözde demokrasisi , aslında mafyokrasisinin düzen partilernden değildir. __________________
Bölücülüğe , Gericiliğe her türlü özgürlük ve demokrasi itinayla bulunur . Ya Ulusalcılığa? Yassak , kardeşim yassak ! Ulusalcılık yassakk !! | |
|
| |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|