"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Kavga değil denge/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 521
| bugün gene tepkileri çekme pahasına bir gerçeği ifade edeceğim. hepimiz rusya ile amerika arasında geçen soğuk savaş hikayelerini büyüklerimizden duyarak yetişmişizdir.bu iki gücün her an birbirlerinin boğazlarına sarılacaklarını dünyayı bir felakete sürükleyeceklerini zannetmişlerdir insanlar.çünkü bu devletler en büyük nükleer güçtürler aynı zamanda ve bunlar arasında bir çatışma dünyanın sonunun geldiğini gösterirdi.bu iddialar sovyetlerle amerikanın birbirleriyle hasım oldukları,aralarında herhangi bir anlaşma olmadığı,geçmişte kontrol ettikleri alanları paylaşarak değil bilekleri ile aldıkları varsayımına dayanır.ben böyle düşünmüyorum hiçbir denge tek taraflı kurulmaz. terazinin iki kefesi vardır ve bunlardan birinin yokluğu terazinin anlamını yitirmesine ,dengesinin bozulmasına sebep olur.kefelerden birinin olmayışı diğerinin mutlak hakim olacağı anlamına gelmez çünkü bu durumda diğer kefe yere düşer ancak yanına ona eşdeğer başka bir kefe bulunursa tekrar havaya yükselebilir.ben amerika sovyet alakasını buna göre değerlendirdim ve bu iki gücün çatışarak değil anlaşarak geçmişteki dengeyi kurduklarını düşündüm.yalta konferansında dünyayı paylaşan bu güçler paylarına düşen yerlerde kendi ideolojilerini ikame ettiler.doğu avrupada komünizm halk istediği için yerleşmedi.paylaşımda sovyetlere verildiği için komünist oldular.senelerce batı avrupayı Amerika, sovyet tehdidini kullanarak kontrol etti.açıkçası işe yarayan bir şeydi ve bir taraf komünizm tehdidini kullanarak paylaşım alanındaki devletleri kontrol ediyor diğer taraf da ameriken tehdidi hikayeleriyle kendi alanındaki ülkelerin hamisi rolünü üstleniyordu. yani komünizm geliyor yetiş amerika veya amerika geliyor yetiş sovyetler şeklinde bir tepkinin oluşturulduğu bir dengenin içerisinde yaşıyorduk. dediklerimizi somutlaştırmak için bir örnek verelim.geçmişte stalin bizden kars ve boğazların verilmesi talebinde bulundu.türkiye ile iyi ilişkiler kurmak isteyen stratejik önemi büyük olan ülkemizi yanında görmek isteyen bir büyük devletin önderi bunu yapabilir mi? üstelik bu tehditten korkan türkiye hızla amerika saflarına çekildi.yani stalin bunu öngörmemiş miydi?ben türkiyeyi korkutursam amerikan saflarına katılır şeklinde basit bir mantığı heralde yürütememişti.tabiki bunun böyle olacağını biliyordu ve paylaşımda türkiye batı bloğunun payına düştüğü için stalin bir üfürdü bizde istenilen yeri almış olduk.yani amerikanın payına düştüğümüz için sovyetler bizi amerika tarafına kendi eliyle teslim etti.fakat türkiye üzerinde rekabet her zaman devam etti. geçmişteki denge bugün bozuldu.ancak görmekteyiz ki rusyanın tekrar silahlanması, eski gücüne kavuştuğu iddiası bu dengenin yeniden kurulacağını gösteriyor.zira amerika rusyanın en önemli ihraç ürünü olan petrolün değerini artırmış yakın geçmişte petrol 70-80 dolarlara kadar fırlamıştı.yani amerika bilerek hasmını irileştirdi öyle mi?evet bilerek terazinin bir kefesini güçlendirdi ki kendisi de yükselebilsin.komünizm tehdidi ortadan kalkınca amerika dünyadaki etkinliğinden mahrum kaldı. kontrol ettiği alanlar başta batı avrupa kendinden uzaklaştı.hatta amerikaya alternatif bir güç olma iddiasına giriştiler. bugün dünyada gördüğümüz kaos belirsizlik bir dengenin olmayışından kaynaklanıyor .ancak amerika ve rusya dengelerdeki yerlerini tekrar alacağa benziyor.danışıklı dövüş derler ya... vatanım Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 18-07-07 15:53 . |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 35
| iki büyük güç olmadan dünyanın dengeyi bulamayacağı kanaatindeyim ben de...Ayrıca dünya anti-kutuplaşmayı öğrenemeyecek kadar genç ve tecrübesiz beyinlerden oluşmakta ,bu da uzun zaman sonra da kutuplaşmaların olacağına işaret.Bu şekilde gelmiş ve giden bir dünyada da iki kutbun oluşu zaten yeterince kararsız olan gelişmekte olan ülkelerin taraf belirlemelerinde ve umutsuzca büyük güç olma çabalarının artmasında etkili olacaktır. Lwolf Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-07-07 22:17 .Sebep: Notun gayet garip ve seviyesiz mesajlar içermesi! |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,968
| Sovyetler Birliği ile ABD'nin başı çektiği iki kutuplu dünya ile, bugün kapitalist yola girmiş olan Rusya, eğer süper güç haline gelirse, ortaya çıkacak olan iki kutupluluk aynı şey mi? Sovyetler, tüm dünyada işçi sınıfı harketlerine de, ulusal kurtuluş savaşlarına da destek sağlıyordu. Hem siyasi destek, hem ekonomik destek, hem askeri destek. ABD'nin Sovyetlerle derdi de buydu zaten. Oysa Rusya kapitalist bir dev haline gelirse, kaçınılmaz olarak emperyalist bir dev haline de gelecek. Bu durumda ABD ile Rusya arasındaki çelişki, emperyalist paylaşım kavgası olacak. Bugün benzer çelişki, ABD ile AB arasında da var. Bu çelişki, Sovyetler ile ABD arasındaki çelişki ile aynı nitelikte değildir. Uzlaşmaz da değildir. Üstelik böyle bir durum, 3. dünya bakımından, günümüzdeki durumdan daha mı avantajlı olur acaba? Hiç sanmam. İki büyük emperyalistin arasında sıkışır kalır diğer ülkeler. |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 35
| Rusya ve ABD nin bir zamanlar büyük kavgalarına ve savaşlarına neden olacak şeyler kesinlikle sadece ideoloji mücadelesi değildir.Dolayısıyla 2 kapitalist toplumun tek ortak noktası olan kapitalistlik de tahmin edebileceğiniz gibi çok olası değildir. 1.Dünya savaşı öncesinde de birbirleriyle aynı amacı -sömürgeciliği - güden toplumlar yine de birbirleriyle savaşa ve ayrılığa düşmüşlerdir.Dolayısıyla aynı amacı savunan toplumlar da birbirleri aralarında rekabet yaşayablirler ve de yaşayacaklardır. Özellikle toplumsal geçmişleri ve tarihsel kültür çatışmaları sebebiyle bir rusun amerika toplumuna sempati beslemeyeceği de kesindir. 3. dünya ülkelerinin ve gelişmemiş-gelişmekte olan tüm ülkelerin bu savaşın arasında kalıp ezileceği düşüncesine de katılmıyorum.ZAten savaşa yavaş yavaş sürüklenen dünyamızda herkes bir tarafı tutmak zorunda kalıyor ve gelecekte olacağını tahmin ettiğimiz savaşlarda da bir 3. dünya ülkesinin bile bir taraf tutması gerekecektir.Şimdiden Asya ülkelerinin ortak amaçlar ve çıkarlar için yaptıkları ittifaklar da görülmektedir.Er ya da geç bir taraf tutulmasının günü gelecektir ve muhtemelen o zaman 3. dünya ülkeleri taraflarına müttefik çekecek konumda değil de ,büyük devletlerin yanına katılacak konumda olacaklardır. Ve takdir edebileceğiniz gibi kazanan taraf güçlenecek ve dünya üzerindeki dengeleri sağlayacaktır kısaca avantajlı olacaktır... Saygılarımla |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Enver Gökçe-Dost dost ille kavga... | melnur | Ustalardan Seçkiler | 14 | 07-03-08 12:01 |
| DAVOS'TAN/Medreseler'den değil Amerikan üniversitelerinden mezun teröristler var! | doğançay | Türkiye Siyaseti | 6 | 16-12-07 18:00 |
| Siyaseti kendin için değil halk için yap | ney | Türkiye Siyaseti | 39 | 10-06-07 21:43 |
| Garip değil mi? | Cagatay | Arşiv | 3 | 10-10-06 17:36 |
| Bu eşitsizlik değil de ne ? Dokunulmazlık nedir neden vardır ? | esma | Türkiye Siyaseti | 36 | 22-09-06 15:05 |