| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Şikayetler aynı, icraat ayrı, ayrı!!??../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 28
| ŞİKAYETLER AYNI, İCRAAT AYRI, AYRI!!??.. YAZIYAZ.COM'DAKİ "FARKEDELİM" İÇERİKLİ YAZIMA BAŞTA "MELNUR" BEYEFENDİ OLMAK ÜZERE "ÇÖZÜMÜNÜZ NEDİR?" DİYE SORAN TÜM ARKADAŞLARIMA, BİR GAZETEDE YAYIMLANAN YAZIMDAN BİR KISMINI SUNUYORUM..SAYGILARIMLA.. CD ŞİKAYETLER AYNI, İCRAAT AYRI, AYRI!!??.. Herkes Şikayetçi: neden mi? Birkaçını sayalım: Laik demokratik Cumhuriyetimiz”, dinci, teokratik cumhuriyete çevrilmek isteniyor, Vatanımız eyaletlere bölünmek isteniyor, halkımız yoksullaştırıldı, cahil bırakıldı, iyi yönetilmiyoruz, “Akıl İnanca, Bilim Dine Mahkum Edilmiştir.” Bu tespitlerin tamamı doğru. Tedavi için tespitlerin, yani “Teşhis”in yapılması şart. Buraya kadar güzel. Tespitleri, iki kişi yanyana gelsek gayet güzel yapıyoruz. Gelin birlikte olayı çözelim dediğiniz zaman, hemen yanıtlar hazır: Ya; “Ben tek başıma ne yapabilirim ki?”, ya; “Gelin bizim partide birleşelim” ya da, askerleri ima ederek, “Memleketi kurtaracak birileri vardır” denmektedir. Şikayet edip çözüm aranmamakta ve çözüm önerenlere şaşı bakılmaktadır. Atatürk kurtuluş savaşını, “bir çift çorap ve bir çift çarıkla kazanmıştır. O’nun parası yoktu. Ama üç şeyi vardı: “Kendine güveni”, “Halkına güveni” ve “Örgütlenme Yeteneği” Bizler O’nun torunları değil miyiz? Türkiye’de Ulusalcı-Milli yurtseverlerin tek başına iktidara gelmemesinin tek bir nedeni vardır. O da, Ulusalcı-Milli Demokratik yurtseverlerin “Birlikte Hareket” etmemeleridir. Artık armudun sapını, üzümün çöpünü beğenmeyerek, tartışarak geçirecek zamanımız kalmamıştır. Söylemde de eylemde de birlikte olmamız gerekmektedir. Bu sorunu 50 yıldır yaşıyoruz, yine de inatla aynı hataları yineliyoruz. Bu masum bir hareket değildir. Nedir peki? Yakıştırmak istemiyorum ama, bu Türkiye’yi çökertme planı!. Bu planı uygulamakta inat edenlere de demeli? Hain mi, gafil mi? 50 yıldır tüm yurtsever birey, korum ve kuruluşlar bu tespitleri yapıyorlar ve yurtsever duygularla çözümler üretiyorlar. Yaptıkları; ayak üstü şikayetler ve küçük ve güçsüz gruplar kurarak çözüm aramaktır. Bu yöntemle yapılan gayretlerin çözüm getirmediği yaşadığımız bir gerçektir. Elli yıllık demokratik düzen içinde, ayrı ayrı hareket ettmemiz hep başarısızlıkla sonuçlandı. Aynı konuyu değişik kurumlar ayrı ayrı etkinliklerle işliyorlar, ama nasıl? Katılım cılız, etkinlik sönük. Olmaz böyle şey!.. Bu gerçeği görmenin zamanı gelmiştir. Geçmişte yaşadığımız olumsuzluklar, bugünlerimizin ve yarınlarımızın “Deniz Fenerleri” olmalıdır. Laiklik ve demokrasiyi kerhen kabul eden takiyeci zihniyetle mücadele etmek için, Atatürkün aydınlık yolunda, gelin birlikte hareket edelim ve “Tarihi Tekerrür Ettirmeyelim” Çözüm aradığını ifade eden; 50”den fazla parti, adında Atatürkten, bağımsızlıktan bahseden 400”e yakın grup, platform, dernek, meslek ve benzeri kuruluşları var. Ama çözüm yok. Başarı yok. Artık “Dedi-Kodu” yapmanın “Şikayetin” zamanı geçmiştir. Harekete geçmek için neyi bekliyoruz? Ülkemizin eyaletlere, milletimizin azınlıklara bölünmesini mi?, halkımızın karnını doyurması için hırsızlık yapmasını mı? 13 milyon oy vermeyen insanımız arayış içindedir. Görev halkımıza değil, aydınlarımıza, ve yöneticilere düşmektedir. Halkımız, “Liderini” ve “Örgütünü” beklemektedir. Medya, aydınlarımız, öğretmenlerimiz, üniversitelerdeki öğretim üyelerimiz “Biz kendi görevimizi yapıyoruz.” deme lüksüne sahip değildirler. Ayrılıklarda değil, benzerliklerde birleşmeliyiz. Fikir birliği, karar birliği, güç ve eylem birliği içinde el ele, tek yürek, tek yumruk olarak savaşırsak zafer bizim olacaktır. Ulusalcı ve yurtsever kurum, kuruluş, grup, platform, partiler ve milletin güvenini kazanmış kişilerin de katılımıyla bir örgütlenmeye gidilmelidir. Mazeret değil, çözüm üretmek zorundayız. Nasıl mı? İşte iki çözüm önerisi: Birinci çözüm: Ulusalcı- Yurtsever Güçler, “Ulusalcı Merkez Solda” (örneğin, CHP’de çünkü iktidara gelebilme şansı en çok onda!), ve / (veya değil). Milli yurtsever güçler, Merkez Sağda (DYP’de) birleşmelidir. Bu oluşumların yaratılmasında sorumluluk, bu iki partimize düşmektedir. Bu bağlamda YTP, CHP birleşmesi güzel bir örnek olmuştur. “Dediğim dedik, çaldığım düdük” deme çağı geçmiştir. Uygun olan herkes partiye davet edilmelidir.“Kapımız Herkese Açık” demek; üzerine adres yazılmayan mektubun postaya atılması gibi bir şeydir. Liderlerimiz inadı bırakmalıdır. Her canlı hata yapabilir. Önemli olan aynı hatayı tekrarlamaktır. Hatada ısrar etmek, "hataların en büyüğüdür". Kör bile bir çukura iki defa düşmez. Uzun kulaklı güzel gözlü hayvan bile önce tökezlediği bir yerden bir daha geçmez. Genel ve yerel seçimlerde defalarca kaybettik. Nedeni basit: ayrı ayrı harekette inat etmek!.. İkinci çözüm: Milletin içinde bulunduğu durum ve şartlara göre harekete geçmek, ve haklarını yüksek sesle dünyaya duyurmak için, her türlü kişisel tercihten uzak, proje üreten, uygulayan ulusal güçler arasında eşgüdüm sağlayan bir “ÇATI YÖNETİMİ-EŞGÜDÜM YÖNETİMİ oluşturulmadıdır. Ana hedef “Siyasi Bir Güç” olmaktır. Ancak başlangıçta; Ayrımcılığa, bölücülüğe, emperyalizme, laik yapının, ulusal dilin, kimliğin bozulmasına, işsizlik ve gelir dağılımındaki derin uçuruma, eğitimin ve öğretimin yozlaştırılmasına yolsuzluklara, yoksulluğa dur demek için, her türlü fikir, ideoloji, siyasi ve sosyal farklılıkları bir kenara bırakarak, anayasal düzen içinde, tek devlet, tek vatan, tek millet, tek bayrak ve tek resmi dilde birleşmek isteyen tüm yurttaşları içine alacak bir örgütlenme kurulmalıdır. Söylemde Bir Eylemde Bir Olalım: Her kurum ve kuruluş kendi uzmanlık dalında etkinlik yapmalı ancak tüm diğer kuruluşlar bu etkinliklere maddi manevi desteklerini vermelidirler. Aidiyet Duygusu Ve Gururu: düşündüğümüz çatı örgütlenme; bu örgütlerden alınacak temsilcilerden oluşacaktır. Bu temsilci kavramı son derece önemlidir. Kişi ve gruplar, “Bu Örgüt Benim Örgütüm” diyerek, Aidiyet Duygusu Ve Gururu duyacaklar Birlikte hareket etme konusunda Atatürkçü Düşünce Derneği’nin organizatörlüğünde 223 aydın kişi ve kurumun meydana getirdikleri “Milli Birlik Konseyi” vardır. Bu örgüt, 2003 yılından bu yana çalışmaktadır. İlk kurultayını yapmış, çerçeve “Tüzük Taslağı”nı yapmış, Ulusal Birlik Konseyi’ni seçmiş, Geçici Yürütme Kurulu’nu seçmiş, Politika Ve Strateji Kurulu’nu, ekonomik kurulunu oluşturmuş ve Sonbaharda kurultayını yapmağa hazırlanmaktadır. Konseyin telefon numarası: 0 312 434 05 91’dir. Hep şikayet edip çözüm aramayanları ve çözüm önerilerine şaşı bakanları sorumsuzluklarından dolayı kınıyor, ilgilenleri ki bu bir mecburiyettir. Bu birlikte harekete katılmalarını diliyorum Cemil Denk, Araştırmacı yazar 0 532 217 88 11 NOT: BU ÖNERİ DAR KAPSAMLI BİR ÖNERİ OLUP, GELİŞTİRİLEBİLİR. TEKRAR SAYGILAR... |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: Konya
Mesajlar: 1,023
| Sayın Cemildenk, Olayları sadece ulusal çizgide seyretmek yetmiyor, birazda enternasyonalist çerçevede bakmak gerekmez mi? Bu güne kadar iktidarları hep askeriye yönlendiriyordu. Madem demokratlığı o kadar çok istiyoruz, neden askeriye nin siyasetten elini çekmesini istemiyoruz? Artık kuvayı milliye ruhu yerine özgürlükçü ve eşitlikçi bir ruh istenmiyor mu? Ulusalcılığın, Türkiye gibi potansiyeli olan bir ülkenin mahkum edilerek geri bırakılması sizcede dış mihrakların işi değil mi? Şehitlerden dem vururken birazda gazilerin ne halde olduklarını yazalım olmaz mı? Ordunun Türkiye'nin sahibi olmadığını sadece bir kurum olduğunu kabul etmek o kadar da zor değildir. Sayın Cemildenk, Sadece demokrat olmak birşey değiştirmiyor. Ordunun siyeset ile ilgisi kesilmedikçe, dış müttefikler ile pazarlıkları bitmedikçe bu ülke böyle devam edecek. __________________
GERÇEKÇİ OL İMKANSIZI İSTE ERNESTO CHE GUAVERA petricli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 05-01-06 10:59 .Sebep: Kanuna aykırı mesaj içeriği düzeltilmiştir. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| demokrat nasıl olunuyor hala anlayamadım TC nin temeli ordu halk birliğidir. nedense ülkemizde solcu geçinenler orduyu bir türlü içlerine sindiremediler, ordu hangi planlarını bozuyor acaba ? 30 bin kişinin katiline af ve merhamet yalakalığına dalanlar AB oyuncağı hallerine bakacaklarına orduya anti demokratik yafta yapıştırmaya uğraşmaktan yıllardır bıkmadılar kanun kaçaklarını ve suçlularını kahraman ilan edip ordu gibi bir kurumu anti demokratik yapmak o zihinlerin sağlığı hakkında büyük şüpheler oluşturur kendi ordumuza şunu bunu derken SSCB generallerine tapınmak nasıl açıklanabilir ? |
|
| #4 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sayın Che, Orduyu eleştirirken çifte standart yaptığınızın farkında mısınız? Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk asker değil mi? O dönemlerde mecliste bulunan milletvekilerinin bir çoğu asker değil mi? Şimdi siz Atatürk'ü överken (ki her Türkün övmesi gerektiğine inanıyorum) asker olduğunu ve devlet yönetiminin askerlerin elinde olduğunu unutup, günümüzde ordumuzun elden geldiğince demokratik tutumunu eleştiriyorsunuz. Unutmayınız; bu ülke askerlerimiz sayesinde ayaktadır. Sizlerin öve öve bitiremediğiniz aydınların (!) sayesinde değil. Benimde karşı olduğum darbeler gerçekleşmiş, ülke gerilere götürülmüştür. Fakat bunun sorumlusu ordu değil, darbeleri yapanlardır. Hesap vermesi gerekende onlardır. Ordumuzun herkes tarafından eleştirilmeye, yıpratılmaya çalışıldığı günümüzde, (bilerek ya da bilmeyerek) acaba kimlere hizmet edildiğinin öz eleştirisinin yapılması gerektiğine inanıyorum. Saygılar, |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Her seyden önce Atatürk bir askerdi. amaaa, her ne hikmetse, kenan pasa da askerdi? Che Guavera da askerdi, Kastro´da. Lenin disinda tüm sovyet yöneticileri asker oldugu gibi, stalin de asker, Hitler de askerdi. Dünyanin ücte birine sosyalizmi halklar degil, askerler getirmistir. Buradan varacagim sonuc: Asker olgusu, ici bos bir silah gibidir. Icini kim doldurursa, o kullanir? Demek ki durup dururken askerle ugrasmanin bir anlami yok. Sosyalizm nasil Car´in feodal ordusunu kizil ordu´ya cevirdiyse, Hitler de 1933 te iktidari ele gecirdiginde, devrim beklenen alman ordusunu fasit orduya cevirmistir. Kenan pasa da asker olarak 1980 de yaptigi darbeyle suc islemis, demokrasiyi 50 yil geriye sürüklemistir. erbakan ele gecirseydi islam ordularina hoseldiniz diyecektik. Ayni asker, 1960 ta ülkeyi peskes cektilr diye 27 mayis devrimini yapmis, ülkeyi demokrasiyle tanistirmisti. türkes ele gecirseydi, vay halimize, söylemeye gerek yok:-) Ama, 1919 da M.Kemal o silahi ele gecirdi ve Ülkeyi bir bataktan cikardi. Kapitalizmden söz ederken askeri neden kenara koyuyoruz ki? Kapitalin oldugun her yerde asker vardir, olacaktir. Cok basit örnek: Irak krizi daha ilk basladiginda Alman hükümeti asla yanlis adim atamazdi. Generaller her gün TV lerde aciklama yapiyor, tüm ülke generallerin aciklamalari dogrultusunda hemfikir, sessizce olacaklari bekliyordu. Ama bu aciklamalarin sekli; esprili, halkini ve devletini düsünen, iyimser, ayni zamanda olaylarin istemeyen yerlere kaymamasi anlamina gelse de; askerin devlet politikasinin halka duyurulmasindan baska bir sey degil. Askerin olmadigi bir dünya gösterin bana. Diger gezegenler olmasin ama:-) Peki ne yapmali? Tüm demokratik haklari sonuna dek en iyi bicimde kullanarak ülkenin refaha, aydin bir gelecege gidisi yolunda kitlesel, egitimli, bilincli savaslar vermeden oraya buraya bosuna öykünmek,söylenmek bir sey kazandirmayacaktir. saygilarimla __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: Konya
Mesajlar: 1,023
| Alıntı:
genel anlamda yazdıklarınız nefretinizi kusmak anlamında olmuş. yazılarımın ordu düşmanlığı niteliğinde olduğunu söyleyerek nefret kusulmaz. ordu anti demokrattır örnek mi istiyorsun türban ı hatırla hani sakal lı ve türbanlıları askeriyeden içeri almıyorlar diye eleştirdiğiniz ordudan bahsediyoruz. hangi kanun kaçağı ve suçlusundan bahsediyoruz acaba? ve hangi generali övdüğümü hatta ateist olduğumu bilebile taptığımı söylüyorsun bu kadar basit değil yazımı iyi okursan ordu nun jitem gibi kurumu olduğu için utanması gerektiğini anlarsın susurluk ve daha iki önce şemdinli bunları düşünürsen ordunun ne kadar yozlaştığını ve anti demokrat olduğunu hatta ihtilallerle idamlarla bunları nasıl kanıtladığını anlarsın kendine demokrat değil herkese demokrat olmalı olması gerekiyorsa. __________________
GERÇEKÇİ OL İMKANSIZI İSTE ERNESTO CHE GUAVERA | |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: Konya
Mesajlar: 1,023
| Alıntı:
ordu bir kurumdur sadece kurum özerk bir yönetim değil. atatürk ve arkadaşları askerdi doğru sonrası sivil olarak siyeseti seçmediler mi? senin söylediklerin 1920 lerde olan benimkisi ise 50 lerde başlıyor eleştirmek yıpratmak anlamına gelmemeli yapılan yanlışları düzeltme fırsatı olarak düşünülmesi gerekir. neden hep aydınlara karşı sert tutumdasınız bunu neden yapıyorsunuz? burada satılmış olmadığımı bu memleketi ne kadar sevdiğimi yazmayacağım sadece gerçekleri ne zaman göreceksiniz merak ediyorum daha şemdinli unutulmadı bunları eleştirmessek bunlar nasıl değişecek acaba? depremde bulduğu parayı kışla bahçesine gömenleri görevli olduğu zamanlarda ihaleye fesat karıştıranı eleştirmeden değiştirebilirmiyiz eleştiri yapıcıdır sizin dediğiniz gibi yıkıcı değil saygılarımla... __________________
GERÇEKÇİ OL İMKANSIZI İSTE ERNESTO CHE GUAVERA | |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: Konya
Mesajlar: 1,023
| Alıntı:
askeriye olsun olmasın gibi bir fikir içerisinde değilim benim söylemek istediğim ordunun siyesete karışması ve kendini devlet üstü görmesi hatta demokrasinin tek savunucusu sanması ben bunlara kızıyorum ordunun yanlışları doğrularından fazla bunu görmeden eleştirilere karşı hemen hain dış mihrap maşası türünden eleştirileri almak ta cabası seninde dediğin gibi sonuna kadar demokratik haklar kullanılmalı ve sadece halk için olmalı ordu için değil saygılarımla. __________________
GERÇEKÇİ OL İMKANSIZI İSTE ERNESTO CHE GUAVERA | |
|
| #9 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 1,511
| İnsanları mesleklerine göre yargılamak da farklı bir tür faşistliktir.Faşistlik ırklara karşı yapılmak zorunda değildir. Saygılar. |
|
| #10 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: Konya
Mesajlar: 1,023
| Alıntı:
bunun konuyla ne alakası var acaba? asker ile komutan arasındaki farkı görmeden söylemleri genellemeden eleştirmeden,anlamadan,dinlemeden yargıya varmakta faşistlitir desem doğru olmaz mı? konu bir kurumun komutan adı altında yaptıklarıdır. yüzeysel bakış açısı ile birilerini kandırmak niyeti ile yapılan bir şey. demokrat olan ordu neden türban konusunda anti demokrat davranıyor buna cevap verebilirmisin saygılar.. __________________
GERÇEKÇİ OL İMKANSIZI İSTE ERNESTO CHE GUAVERA | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Temel Fizik | Can Pekmez | Doğa Bilimleri | 5 | 16-12-06 18:23 |