| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Küçük İskender: İntihara Meyyal Bir Adam/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779
| ç o k a y ı p b i r ş e y m u t l u l u k Katlanarak çözülüyor terkedilmiş bahçelerdeki kuyular; oralardaki çocuk ölüleri - ölü gürültüleri, Bakın ben herkesi öldürmedim hatta sevmedim ceddime bıçak çekmeyen hiç kimseyi Şimdi tam vaktidir, söylemeliyim o Ötekim'den nefret eden insanlara ezberlettiğim ezberlettikçe kirlettiğim cümleyi: Çok ayıp bir şey mutluluk Eğer bir dosta giderken geceyarısı ona uzatacağın elinde gelincikler varsa ve arkana sakladığın elinde taşıyorsan hâlâ hançerini... __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #2 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779
| a l p ' i n d e f t e r i bir organ nakli gibi sevmiştim seni, çürük gözlerine bağışlanan ellerim yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim darmadağın kadınların darmadağın ettiği erkekler gibi çok tehlikeli bir sırrı saklar gibi sevmiştim seni! çok eskimiş bir aşkın hatırlanılması sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması.. aslında işin açıkcası rüzgârın fırtınaya dönüşmesi gibi fırtınanın camı çerçeveyi indirmesi gibi hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi sevmiştim seni! ruhum kan kaybederken nasıl tutarım seni şimdi deniz gibi! neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi ortalık yerde durup dururken sevmiştim seni! atlara kalırsa, çoktan kaybettik savaşı! mızraklar kırıldı, kalkanlar delindi, ganimet paylaşıldı! kasaba meydanında birbirini dövmekten yorulan iki kovboy gibi bir tabancanın namlusuyla tetiği gibi bir tabancanın kabzasıyla ibiği gibi kendisinden farklı, kendisinden ayrı bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi aynı bedene sıkılacak iki el kurşun gibi katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşta sevmiştim seni! __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #3 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779
| y e r ç e k i m s i z o r t a m d a ş i z o f r e n i Olağan bir gündü. Sabah erken kalkıp avuçlarımı kestim. Kan pıhtılaştıktan sonra bahçeye çıkıp bir süre gökyüzünü seyrettim telaşla. Gaz hareketi sürüyordu. Hava çizgifilm tadındaydı. Eve dönüp birkaç arkadaşımı, annemi, babalarımı ve tanışmaya çalıştığım devlet büyüklerini aradım telefonla. Tanrıların heryerleri ağrıyor. Kimse bana sırlarını anlatmıyor. Kurduğum ilişkilerde leke bırakamıyorum. Şömineye ceset saklayabilecek kadar zengin de değilim. Neoklasik gözlerimle postmodern dudaklarım uyum içersinde aslında. Yalnızlıkla aramızdaki ezeli rekabetten ucuz espri anlayışımla yine ben galip ayrılacağım. İstanbul'da orospu olmak büyük avantaj: Arasokaklara doğru kalp çarpıntılarınız artıyor. Yasallığın kaybolduğu noktalarda insan, vücudunu özlüyor, etini özlüyor. Söyleyecek sözüm yok. Yeni bir sevdaya tutulana kadar yerçekimsiz ortamda şizofreni dersleri alacağım. Bendeki görüntülerle genç kızların penisleri büyüyor. Rakıya eğilmiş oğlan çocukları, kaliteli sarhoşluk hayalleri görürken, siyahını borç istediğim gecenin saçlarındaki çıplaklık fazlasıyla frapan. Tedirgin bitkiler, güçlü hayvanların arkasına saklanmış. Nerede olduklarını sanıyordum?! Patronsuzdum. Bir miktar alkol ruhumdaki teröristleri sakinleştirebilirdi. Evet, hemen içmeliydim. Salaklığıma tesir edebilecek cinayetlere karışmalıydım. Olağan bir gündü. Sabah erken kalkıp avuçlarımı kestim. __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #4 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779
| ko r k m a y ı n u n u t u l u y o r suya hapsedilmiş bakterilerle güzelleşiyor ölümün en lacivert masumiyet hadisesi; öğrencilerince taciz edilmiş berbat bir ömür lisesi gibi artık üniversiteye hazırlanıyor imparator. katalizöre bir keşke edasıyla yaklaşan azılı vücut önemini yitirmiş plastik bir tabut -ki içindeki kalıba ve ilahi kalabalığa bütün etlerin hükmettiği şehvetle yalvarmakta. uzun yol hevesiyle şahlanıyor sürat sürat, kendi dışındaki süratle hayale varmakta. öyle bir hayal tasvir edin, hayatı ölümle suçluyor ve eğildiği okyanusu içindeki ölü hayvanlarla avuçluyor içiyor içiyor kana kana, kana yıkıla içiyor derin bir oh çekiyor sonra, ardından kaldırıyor başını ve hatırasını tabiata dönüp 'affedersiniz ama, yanınızda fazla aşk var mı' diye soruyor. siz bir kelebeğe tutunuyorsunuz telaşla, onu incitmeden, kelebek telaşla geldiği tırtıla tutunuyor insan bu, azat etmek de gerek korkmayın, unutuluyor! __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #5 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779
| h ı r p a l a y a n l a r "Yüzü yağmurla bıçaklanmış bir sonbahardı" basitliğiyle gerisin geriye çekilirken boz örtüler altında istanbul beni hırpalayanlar topu topu üç beş adamdı Belki çok dinlediğim bir david bowie şarkısı belki ayaklarımın ucuna yanarak düşen son meteor gibi tek bir sevgili kellesi, belki de göğsümün orta yerinde çatırdayarak yıkılan karanlık bir sis perdesi; bu yaşanmamalıydı beni hırpalayanlar topu topu üç beş adamdı Şunu bilmeni isterim seni bu şehirde artık seven kalmadı yani terkedenle birlikte genel bir suskunluk meselesi, yolların kemikleri kırık yolların verecekleri yeni sözlere inanacak olan yok yolları ancak kendilerini kesen yollar anlar ömür boyu yolcu denmez ya bir insana onun da bir adresi vardır bir gün şüphesiz hatırlanılacak onun da belki çok dinlediği bir david bowie şarkısı önemsenebilecek bir gururu, bir bahanesi onun da ağlayacak birkaç özel dakikası vardır "Yüzü yağmurla bıçaklanmış bir sonbahardı" gerisin geriye çekilirken boz örtüler altında istanbul rakılara akşam akrep gibi inerken nihavent makamı eserken rüzgâr kimseyi lanetleyecek değilim, çünkü, beni hırpalayanlar topu topu üç beş böcekti çocuktu huysuzdu hepsi de bana benzeyebilecek kadar aptaldı __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #6 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779
| h ü z ü n m a r ş ı biliyorum, susacaksın bir kedi gecesi ellerin mum ve silah içinde, biliyorum, henüz tamamlanmamış bir inanç kolajı kudretli fikirlerdir vicdanlı aşklardır çok söylenegelmiş susacaksın, biliyorum, bu cevizsandıkağız asırlara kapalı. bu cevizsandıkağız hangi dudakların hatmini indirecekti bu cevizsandıkağız hangi tabutlara akran, hangi kabzalara erkete biliyorum, yaşlanacaksın bir kedi gecesi ansızın mumsuz, silahsız susacaksın, biliyorum, bu soygun hiçbir kenti kurtarmaz! bu soygun hangi yanlış yalnızlıkların ruhuna gönderildi bu soygun hangi dinlerin ibadet şekli ve son serüveni biliyorum, öldürüleceksin bir kedi gecesi tek kurşun ve tek sıkımla öleceksin, biliyorum, bu ihbar artık hiçbir aşkı kurtarmaz! bu aşklar yüzünden kaçırılıp öldürülmedi mi sanki kimi çocuklar bu aşklar yüzünden sarsılmadı mı dört düvelinden cihan ve tarih biliyorum, sen de öğreneceksin bir kedi gecesi 'teslim ol' çağrısında öleceksin, biliyorum, artık bu devrim hiçbir ölüyü yaşatmaz! bu endişe, bu tedirginlikle terfi ederken hayatlarımızın hep bir tarafı kasvetli arkadaş evlerinde beraberce mırıldanıldı o son hüzün marşı biliyorum, sen de ezberleyeceksin bir kedi gecesi satır satır kazanmayı kazanacaksın, biliyorum, artık hiçbir halk bizi boşu boşuna yaşatmaz! __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #7 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779
| De Gülüm de gülüm! De ki: ela bir günde gelecegim istanbul darmadagin olacak, saçlarim darmadagin. Hepsi, darmadagin! üzülme gülüm! Toparlanacagiz, birlikte, ayaga da kalkacagiz, yürüyecegiz de gülüm hem de çelikten topragini dele dele hayatin! de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir sevgi, bitmiştir güven! güven bana gülüm! sana bitmemişligi ögretecek, tattiracaktir hasretten-hakikaten-ten degiştiren yüzüm! göreceksin gülüm! Bekle! hirslarimiz, acilarimiz gitgide ihanetlere hainlere, ezilmelere alişacak.. göreceksin-sevinçten aglayacaksin gülüm-ki işte o vakit bana-dogrudur!- şair olmak, seni sevmek pek çok yakişacak! bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var, sokaklar var, kediler! inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize! ölüm inananlar için sessizce kara kapli kitaplardan çikartilacak.. göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin! artik hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz bu dünyada, yapayalniz, umarsiz kalmayacak! __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #8 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779
| İstanbul'da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde beş yıl okuduktan sonra kendi isteğiyle ayrıldı. Bir süre İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nde öğrenimini sürdürdü. 80'li yılların ortalarından başlayarak Adam Sanat dergisinin neredeyse her sayısında yayınlanan ve genellikle uzun şiirleriyle dikkati çeken Küçük İskender, temalarda alışılagelmişin kimi zaman tam karşıtında yer alan polemikçi, başkaldırıcı şiiriyle, sadece 80'li yılların değil, bütün modern Türk şiirinin belki de en gözü pek şairi... Fazlaca karışık, yer yer fazlaca uzun, fazlaca çoğaltımcı şiiri, bu aksaklıklara karşın, özgün, çarpıcı başarı düzeylerine de ulaşabiliyor. Şiirlerini, Gözlerim Sığmıyor Yüzüme, Erotika, Yirmi5April, Periler Ölürken Özür Diler adlı kitaplarda topladı. http://www.antoloji.com/siir/sair/sa...1&goster=hayat Küçük İskender ağır şizoiddir ve fakat mükemmeldir.Belki de tüm normları yıkıp geçmesindendir.Etik anlayışını ve fazlaca depresif halini benimsememe reğmen edebi açıdan kalitelidir ve her ne olursa olsun okunmalıdır. __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #9 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779
| Bir Martıyı Ağlattın Sen bir martıyı ağlattın işte bir çocuk garanti intihar eder artık kütür kütür küfrediyor gece imanıma bir yaprak kırılıp suya düşüyor su yaralanıyor su kanıyor şelale! ah nasıl titredim tensiz bir piyanist büküldü sanki kesişen ayrışık doğrular gibi çarpışıverdim yüzünle. Yüzün öyle düzgün suna bir elyazısı yüzün yüzüme aksedince yüzün ayna alnımda yüzün uzun hüzünlü bir alınyazısı! bitmemiş bir ömrün yalanısın sen: kabuslarımın tabiri çocukluğumun arta kalanısın! öldüreceğim kendimi dudaklarınla dudakların etle, şehvetle seferber sen! bana inen son kutsal kitap son fakir yatır son aciz peygamber! bir martıyı ağlattın işte bir çocuk garanti intihar eder artık İşte en sevdiğim şiiri...Kelimeler kifayetsiz kalıyor. __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
| #10 | |
Dergi Felsefe Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,779
| Sizce şairin dinle olan hesaplaşması nereden gelmektedir?Bu denli indirgemesi.Ben henüz bulamadım ama düşünüyorum.Yorumlarınızı bekliyorum __________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Savaş Karşıtı Şiirler | Günışığı | Ustalardan Seçkiler | 13 | 12-11-07 14:01 |
| Bir küçük öykü... | 9mm Parabellum | Arşiv | 0 | 30-11-06 17:33 |
| Bunlar da benim beğendiklerim. | petricli | Arşiv | 153 | 29-08-06 02:12 |