"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
| #1 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Kayserili'nin biri, at pazarında at satıyormuş. Yahudi'nin biri de gelip, müşteri olmuş. Pazardakiler, iki ticaret cambazının alışverişlerini görünce işi gücü bırakıp, merakla etraflarını sarmış. Uzun süren pazarlıktan sonra Yahudi atı satın almış ve ipinden tutup götürürken, etraftakiler önünü kesip: "Yahu, Yahudi kardeş, biz de seni uyanık biliyorduk, Kayserili seni kandırdı.. Kayserili sana topal atı sattı..Görmüyor musun at topallıyor.." demişler. Bunun üzerine Yahudi, gayet kendinden emin bir tavırla: "Siz öyle bilin.. Bakın, atın ayağına çivi batmış, gördünüz mü...Eve gidince çiviyi çekip, pansuman ederim. Bir-iki gün içinde bu at, sapa sağlam olur..."demiş. Meraklı kalabalık bu defa soluğu Kayserili'nin yanında almış: "Kayserili, kayserili... senin kuranazlığın nerede kaldı, Yahudi seni oyuna getirdi. Senin topal diye ucuza verdiğin atın ayağında çiv varmış, Yahudi "Ben o çiviyi çıkarınc bu at sapa saplam olur" diyor. Biz de seni kurnaz bilirdik..." demişler. Bizim Kayserili, etrafındakilere gülümseyerek şöyle bir bakıp demişki: "Arkadaşlar, bana bakın!. O at, zaten topaldı... topallığının çividen olduğu sanılsın diye, o çiviyi ben çaktım..." |
| #2 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 710
| Vay Kayseriliye be... :-) |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 690
| Padişahın biri, -'Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!' demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana; 1.''Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.'' Padişah,''Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru.Kaptı mı götürür tabii!..'' 2.''Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..'' Padişah,''Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmis. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..'' 3.''Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!'' Padişah,''Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.'' Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün bir Kayserili gelmis; "Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. yalan değil dersen borcunu öde!.. |
| #4 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Çok güzeldi Işık Hocam. Ben üniversiteyi Kayseri'de okudum. İyi bilirim Kayserilileri. :-) Saygılar, |
| #5 | ||
Guest Mesajlar: n/a
| Alıntı:
ayrıca kayseri mantısının bir yahudi yemeği olduğunu biliyormusunuz? sadece o mantıya yoğurt eklemezler zira soğukla sıcağı birbirine karıştırmazlar tevrata bakarsan anlarsın | |
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 278
| Alıntı:
(umarım kimse alınmaz) __________________
Kimse nüansların önemini anlamıyor hala! Nüans beni ben yapandır, Aynı zamanda katilim olacak bıçaktır... | |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 16
| İstanbullu bir memurla kayserili bir tüccar sohbet ediyorlarmış.Memur '' bizim oğlanı verdim okula baktım okuyacağı yok dersleri berbat çıkardım şimdi bi simit fırınında çalışıyor'' demiş. Kayserili de 'benim oğlanı işe soktum baktım elinden bişi gelmiyor verdim okula gadasını aldığumu'' demiş. Sizlerinki kadar güzel olmasada hoşuma gitmişti ![]() __________________
'''`•.¸¸.•´´¯`••._.• (.¤zİяαη-zαjeCHEt ) `•.¸¸.•´´¯`••._.•''' |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|