"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Bu nedir?



Geri Dön Yazıyaz Forum > Bilim > İnsan Bilimleri

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Kaderiniz Düşünce kalıplarnızca belirlenir.

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski25-07-07, 17:33  #1
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807
Kaderiniz Düşünce kalıplarnızca belirlenir.



KADERİNİZ DÜŞÜNCE KALIPLARINIZCA BELİRLENİR ...


İnsan düşünceleri belirli kalıplardan oluşur, yani kendi düşünceleriniz bir müddet sonra prensip haline gelen proğrağları vucuda getirler.Bilinç ve bilinçaltınızı ona göre proğlamlayarak önce sözlerinizle dilinizi , sonrada bilincinizi oluşturarak eylemlerini yönlendirirler...

İçinde bulunduğunuz toplumun sosyo kültürel değerleri, inanç sisteminiz, ebeveyn ve çevre ilişkileri ve edindiğiniz tecrübe , başınızdan geçen olumlu ve olumsuz deneyimler, bu düşünce kalıplarınızın oluşumuna katkıda bulunurlar. Geçmişteki yaşamlarınızın çocukluktan başlayan süreçleri içinde önce kıkırdaklaşırlar, sonra kemikleşirler ve daha sonra da çelikleşerek sizi yöneten, bilinç ve bilinçaltınızı ele geçirip mahkumiyet derecelerine kadar sizi teslim alırlar.

İşte bu düşünce kalıplarınız sizi hayatınız boyunca etkileyerek, yaşamınıza yön verirler. Bu düşünce kalıplarınız ; sizi seven ve sevilen, başarılı ve yaratıcı, mutlu ve her işin üstesinden gelen biri yapabileceği gibi...Olumsuz düşünce , sert ve değişmez kalıplarınızda ; sizi mutsuz ve bedbaht , çekingen ve düşük benlikli, pasif ve yönetilen gibi farklı yapılara da sürükleyebilir.

O nedenle düşünce kalplarnızı tahlil ve irdeleyerek, yeniden yön ve şekil vererek proğlamlayabilir , olumsuz düşünce kalıplarınızı değiştirerek ; hayatınıza yeniden yön verebilir ve kaderinizin şekillendirilmesini kendi aklınızın elleriyle yeniden yoğurarak istediğiniz biçime sokabilirsiniz.

Kaderinizi çizmenin, istediğiniz biçeme getirmenin ilk adımı KENDİNİ BİLMEK- KENDİNİ TANIMAKTIR.

KALİPLAŞMIŞ DÜŞÜNCE TARZLARINIZ BUNLARDAN BİRİSİ OLABİLİR


1- YA HEP YA HİÇ ,AK-KARA DÜŞÜNCE TARZI : Bu düşünce tarzını ve kalıplarını benimseyenler için sadece iki renk vardır. Ak- Kara ; kendi düşüncelerinin ak, diğerlerinin düşüncelerini kara görürler. Akları yüceltirken, karaları yerşn dibine batırılar. Kendi düşüncerine yakın olanlara karşı övgü dolu sözlerle iştirak halindeyken, karşı düşüncelere kin ve nefretle yaklaşırlar. Ayrıntılara dikkat ederler ve en küçük yanlışı abartarak doğruları bile görmeksizin toptan reddederler...Hayatın çok rekliliğinin ve tonlarının farkında değillerdir. Aşırı genellemeler yapan tipler bu kalıbın ürünlerini sunarlar.

2-FİLTRELER OLUŞTURMAK : Toptancı , Ak-Kara şeklinde düşünce tarzının ürünleriyle yakın bağları vardır. Sadece kendi benimsediği düşünce kalıplarının sesini duymak, benimsediği eylemleri görmek istemek gibi filitreler oluştururlar. Kişilerde ve olaylarda kendi benimsedikleri yönleri görmeyi ve duymayı tercih ederken , diğerlerini ne duymaya ne de görmeye tahammül gösretemezler. Benimsedikleri çok küçük bile olsalar , mikroskobik bakış açılarıyla devleştirmeyi tercih ederler... Beğenmedikleine dürbünün tersiyle bakıp küçültür ve uzaklaştırırlar...

3-DÜŞÜNCE VE RUHLARI OKUYANLAR : Kendilerinin özel yetenekleri olduğuna inandırmışlardır. Kişilerin düşüncelerini ve eylemlerini yorumlayarak tasnifleme ve kalıba sokup çerçevelendirirler...Kendilerine öyle inanmişlardır ki , karşılarındaki kişilerin kendi düşüncesine , çerçevisine uygun söz ve eylemde bulunmasını , en küçük olayları değerlendirerek, " ben dememişmiydim " süzünü teyid etme arayışındadırlar. Çervelediği ve tasniflediği kişiler için kendini haklı çıkaracak filitreler oluşturup , bunları bulma çabası içinde kendi filitreledikleri hususların arayışı içindedirler. Sevdiklerinin hatalarını görmezden gelirken, olumsuz çerçevelerin en ufak hareketini büyüterek " ben dememişmiydim" demenin yönlerini görmeye çalışıp yerden yere vururlar. Bu kişilerin karşılarındaki hakkında ön yargılarını kırmak çok zordur.

4-EN OLUMSUZLUKLARI SENARYOLAŞTIRMAK: Olumsuz düşünce tarzının tezahürleridir. Hayata karşı ; hep kuşgu ve kaygu içinde bakarlar, her siyin asltından bir çapanoğlu çıkacağının endişesi içindedirler. Kolay kolay güven duymazlar, kendilerine olan güvensizlikleri nedeniyle başkalrınında güvensiz olacağı içindeki düşünce kalıplarını benimserler. Komplo teorileri üreticeleri bu düşünce kalıpları içinde olanlardan çıkar. Bir damla bal yapmak yerine , zift ve karalama kampanyası içindeki işlerini çok önemserler.

5-ALINGAN VE KİŞELLEŞTİRİCİLER : Düşük benlikli , aşağılık komplekleri olan bireylerin düşünce kalıplarıdır. Kendilerini ve yaptıklarını bile benimsemeyen, kendilerini aciz ve itilmiş gören tiplerin özelliklerini sergilerler. Gördüklerinden ve duyduklarından kendileri için anlamlar çıkararak , alınganlıklarına neden olacak duyarlılık içindedirler. "Havadan nem kapmak" tabiri bu türler için yakıştırılmış bir deyimdir. duyduklarından ve gördüklerinden hem kendileri hemde başkaları için kişişelleştirmeler yapma eğilimindedirler. Fikir ve düşünceleri kişisellestirerek ya severler ya da saldırıya geçerler. Genellemeleri kişiselleştirme ustalarıdır.

6- KONTROL ODAKLI DÜŞÜNCE KALIPLARI : Kendilerine aşırı güvenen , kibirli ve mükemmeliyetçi tiplerin ana özelliğidir. Ayrıntılara çok önem verirler, her şeyi kontrollerinin altında olmasını isterlerken, genelde tek alternatifli tiplerdir. Tek doğru ve tek yol onların yoludur. İnsiyatif vermezler, başkalrına fazlaca güven duymazlar, emir ve talimat verip sonuçlarının kendilerine mutlaka bildirilmesi ve kaberdar edilmesi taraftarıdırlar. Konrolleri dışında gelişen olaylara aşırı tepki gösterirler...Bunun tam tersi durum ise ; hep birileri ve başkaları tarafından yönlendirildiğini, kontrol alındığını ve gözetlendiğini zaneden tiplerdir. Bu kişiler de çoğunlukla isyankar ve suçlu arayıcı tipleri oluştururlar. Bütün engellenme durmlarında başkalarını suçlayacak bahaneler üretme ustasıdırlar.

7- KENDİNDEN ZİYADE BAŞKALARINI DEĞİŞTİRME DÜŞÜNCE KALIPLARI : Bu sınıfa girenler ise ; Kontrol odaklı, mükemmelliyetçi tiplerde çok görülen özelliktir. Kendilerini süpermen görecek kadar abartılı özgüven içinde , kibirli ve bencil tiplerin karakterlerini yansıtırlar. " Dünyayı ben yarattım" deyimi tam da bunlar için söylenmiştir. Herkesi kendine benzetme , değiştirme ve sadece onay sözleri duymaya proğramlandırılmışlardır. Eleştiriye tahammülsüzdürler, " asla - imkansız - kesinlikle " gibi söylemleri oldukça çok kullanırlar.

8-DOĞRULUK ABİDESİ OLMA DÜŞÜNCE KALIPLARI : Devamlı kendi fikirlerini ve hareket tarzlarının haklılığını ispata yönelik savunma davranışı içinde olan düşünce ve eylem tarzıdır.Farlı görüş ve düşüncelere itibar edilmediği gibi, kendi fikirlerinin değişmezliğini savunup değiştirilemezliğini ve haklılığını savunma tarzıdır. Hatasız olunduğunan inancı çok kuvvetli olan kişiliktir. Sabit fikirlilik bu kişilerin belirgin özelliğidir.Görüşler; babadan oğula aktarılan bir yöntemle işlerlik kazandırlırken fikirlerin yüceltilmesi önem kazanır. Dünyayın merkezine kendilerini oturtan ve dünyayı şekillendirmeye çalışan özellikler bu karakterin önemli özelliğidir.

9-ÖDÜLLENDİRME BEKLEYEN ANLAYIŞ KALIPLARI : Bu düşünce şeklinde insanlara ve çevreye öylesine fedakar olacaksınız ki,insanların gözünde çok yükseklere çıkacaksınızdır. Gerekli gereksiz fedakarlılarda bulunursunuz. Böylelikle gereksiz fedakarlılarda bulunursunuz. Böylelikle daha iyi karşılık bulma, daha çok sevilme, ilgi görme beklentisindeki kişiler yüksek beklentilerine uygun karşılık göremediklerinde hayal kırıklığına uğrarlar; insanları nankör, soğuk kişiler olarak görebilirler. Bu tür ödüllendirme beklentisiyle hareket etmekkişiyi başkaları üzerinde bazı haklara sahip olduları açısına sokabilir. " Saçımı süpürge ettim " deyip sızlanan tipler bunlardan çıkar.

10-AŞIRI İYİMSER VE POLYANNACI DÜŞÜNCE KALPLARI : Herkese ve herşeye karşı aşırı iyimserlik duyma , meleksi ve yardımsever , karşılıksız sevme ve sevilme düşünce kalıpları olan tiplerdir. En kötü ve olumsuz şartlarda dahi bir olumlu yön bulmakta zorlanmasız tiplerdir. İnançları güçlü ve kuvvetli, görünmez bir elin kendilerini koruyup kolladığını düşünürler.

11- UMARSIZ VE HAYAL DÜNYASINDA YAŞAYAN DÜŞÜNCE KALIPLARI : Kendi hayal dünyalarında ve hayal kahramanlarıyla yaşama alışkanlığı içinde olanlardır. Yaşamını ve çevresindekileri hayal dünyasına yansıtır ve bunlardan büyük hoşnutluk duyarlar. Sık sık hayal dünyasına dalar, gerçeklerden uzak ve umursamayan bir yaşamı benimserler. Sık sık gerçeklerden sıyrılıp kendi hayal alemlerine sığınıp ,mutlulukarını o hayal aleminde bulurlar...

EVET SİZLERDE DE BU DÜŞÜNCE KALIPLARININ BİRİ VEYA BİRKAÇI BULUNABİLİR. KÖTÜ VE BEĞENMEDİĞİNİZ DÜŞÜNCE KALIPLARINI DEĞİŞTİREBİLER, YERİNE İYİLERİNİ KOYABİLİRSİNİZ. VEYA KARMA ESNEK BİR DÜŞÜNCE KALIBI OLUŞTURABİLMEK YİNE SİZE BAĞLIDIR. YETERKİ DÜŞÜNCE KALIPLARINIZI ÖĞRENİN , BİLİRSENİZ DEĞİŞTİRMEKTE KOLAYDIR.


Saygılarımla.

Türesin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 25-07-07 17:44 .
Türesin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-07-07, 18:00  #2
sosyologgg
Dergi Felsefe Sorumlusu
 
sosyologgg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,781

Sayın türesin yazdıklarınızı manasız buluyorum açıkçası.Bu kişisel gelişim yalanları da Amerikan halkına yutturulmak için hazırlanmış.sosyal psikolojiden yararlanılmaya çalışılmış ama sosyal psikoloji dersi aldığım için rahatlıkla söyleyebilirim ki bunun hiç alakası yok bilimle.Pozitif düşün,kendine gülümse gibi.Temelsiz yalanlar dizgesi diyebiliriz.Kişisel gelişim kitapları okuyan arkadaşlara tavsiyem Nuri Bilgin ya da Çiğdem Kağıtçıbaşı hocaların sosyal psikoloji kitaplarını tavsiye ederim.Böylece herkes gerçekleri öğrenmiş olur.Sevgiler...
__________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim...
sosyologgg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-07-07, 18:14  #3
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807

Alıntı:
Sayın sosyologgg şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın türesin yazdıklarınızı manasız buluyorum açıkçası.Bu kişisel gelişim yalanları da Amerikan halkına yutturulmak için hazırlanmış.sosyal psikolojiden yararlanılmaya çalışılmış ama sosyal psikoloji dersi aldığım için rahatlıkla söyleyebilirim ki bunun hiç alakası yok bilimle.Pozitif düşün,kendine gülümse gibi.Temelsiz yalanlar dizgesi diyebiliriz.Kişisel gelişim kitapları okuyan arkadaşlara tavsiyem Nuri Bilgin ya da Çiğdem Kağıtçıbaşı hocaların sosyal psikoloji kitaplarını tavsiye ederim.Böylece herkes gerçekleri öğrenmiş olur.Sevgiler...
Beni çürütme çabalarında size başarılar diliyorum...

Herkes kendi düşünce kalbını oluşturan kitapları herkese tavsiye edebilir . Her tavsiye edilen kitap bir düşünce kalıbının ürünüdür.

Bu tür düşünce kalıpları ABD kurulmadan önce de varolduğunu kavrayabilirsen gerçeğe biraz daha yaklaşırsın.

Kitaplar yazılmadan , bilimsel çalışmalara varılmadan önce de kişileri düşünce kalıpları yönlendiriyordu.

Saygılarımla.
Türesin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-07-07, 22:27  #4
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807

Değerli arkadaşlarım !

Kişisel gelişim bir ABD yalanı değil, kökü çok eskilere dayanan bir gerçektir...

Bü günden neredeyse 5000 yıl öncesinin mabetlerinde " Kendini -bil " kayıtlı levhalarına rastlanmış, Sokrat , Eflatun tarafından da dillendirilmiştir.

Uzak doğu Hint ve Çin felsefelerinde de aynı sözlere rastlamak mümkündür.

Türk tasavvuflarından Mevlana da , Yunus'ta da vardır.

İlim ilim bilmektir.
İlim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır.

Kendini -bilmek ve kendini geliştirmek konusu ABD keşfedilmeden çok öncesinin yıllarına uzanır. Bu bilgilerin yayınlanıp ABD halkının öğrenmesi suçmuş gibi gösterilmesi de hayli enterasan bir tabirdir.

Saygılarımla.
Türesin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-07-07, 22:43  #5
sosyologgg
Dergi Felsefe Sorumlusu
 
sosyologgg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,781

Alıntı:
Sayın Türesin şöyle demiş:

Mesajı Göster
Değerli arkadaşlarım !

Kişisel gelişim bir ABD yalanı değil, kökü çok eskilere dayanan bir gerçektir...

Bü günden neredeyse 5000 yıl öncesinin mabetlerinde " Kendini -bil " kayıtlı levhalarına rastlanmış, Sokrat , Eflatun tarafından da dillendirilmiştir.

Uzak doğu Hint ve Çin felsefelerinde de aynı sözlere rastlamak mümkündür.

Türk tasavvuflarından Mevlana da , Yunus'ta da vardır.

İlim ilim bilmektir.
İlim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır.

Kendini -bilmek ve kendini geliştirmek konusu ABD keşfedilmeden çok öncesinin yıllarına uzanır. Bu bilgilerin yayınlanıp ABD halkının öğrenmesi suçmuş gibi gösterilmesi de hayli enterasan bir tabirdir.

Saygılarımla.
Sayın türesin konuyu nasıl anlamışsınız.Ben ne Yunus Emreye ne Sokrata ne Platona ne de Mevlanaya karşıyım ki Mevlana diyarında doğdum.Ben bu felsefeleri zaten biliyorum fakat Amerikadan yayılan kişisel gelişim kitaplarının bu derin felsefelerle yakından ve uzaktan alakası yoktur!Bu kitaplar Anglosakson kültürün ürünleridir.Doğu kültürünü yansıtmamaktadır.
__________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim...
sosyologgg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-07-07, 22:55  #6
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807

Alıntı:
Sayın sosyologgg şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sayın türesin konuyu nasıl anlamışsınız.Ben ne Yunus Emreye ne Sokrata ne Platona ne de Mevlanaya karşıyım ki Mevlana diyarında doğdum.Ben bu felsefeleri zaten biliyorum fakat Amerikadan yayılan kişisel gelişim kitaplarının bu derin felsefelerle yakından ve uzaktan alakası yoktur!Bu kitaplar Anglosakson kültürün ürünleridir.Doğu kültürünü yansıtmamaktadır.
ABD de yayınlanan çoğu kitap doğu menşelidir. Yıllardır Tibet, Hindistan , japonya ve Çin'e gidip araştırmalar yapan kişilerin kitaplarıdır. O bilgilerin zamanımıza uyarlanmış versiyonlarıdır...

En çok satanlar listesine giren " Ferrarisini satan adam" benzeri kitapları yazan kişi uzun yılar tibet ve hindistanda kalan kişidir.

Onların ekonomik durumları müsait olduğundan bizzat yerlerine gidip , uzun süre kalmalarına ve araştırmalarına imkan tanımaktadır.

" İçinizdeki devi uyandırın " kitabının yazarı Antony Robbins'te uzun yıllar Tibet ve Hindistana gidip oraların öğretisini bizzat yerinde öğrenen kişilerdir. Pek çokları da aynı yöntemi uygulamışlardır.

Saygılarımla.

Türesin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 25-07-07 23:00 .
Türesin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-07-07, 23:01  #7
sosyologgg
Dergi Felsefe Sorumlusu
 
sosyologgg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,781

Alıntı:
Sayın Türesin şöyle demiş:

Mesajı Göster
ABD de yayınlanan çoğu kitap doğu menşelidir. Yıllardır Tibet, Hindistan , japonya ve Çin'e gidip araştırmalar yapan kişilerin kitaplarıdır. O bilgilerin zamanımıza uyarlanmış versiyonlarıdır...

En çok satanlar listesine giren " Ferrarisini satan adam" benzeri kitapları yazan kişi uzun yılar tibet ve hindistanda kalan kişidir.

Onların ekonomik durumları müsait olduğundan bizzat yerlerine gidip , uzun süre kalmalarına ve araştırmalarına imkan tanımaktadır.

" İçinizdeki devi uyandırın " kitabının yazarı Antony Robbins'te uzun yıllar Tibet ve Hindistana gidip oraların öğretisini bizzat yerinde öğrenen kişilerdir. Pek çokları da aynı yöntemi uygulamışlardır.

Saygılarımla.
Ben o tarz kitapların Hint ve Doğu felsefesini yansıttığını düşünmüyorum.Kapitalizm bu kitapları yutturuyor işte aptal insanlara.
__________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim...
sosyologgg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-07-07, 23:17  #8
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,807

Sayın sosyolog !

Ben yazıların güzelliğine , içindeki bilgilerin şahsım için faydalı olup olmadığına bakarım.

ABD gibi bir emperylist diye, falanca ülke Komünist diye, filanca ülke gerici veya Faşist diye ayırım yapmadan okurum.

Çok dindar biri olmadığım , hatta bazı görüşlere çok karşı olduğum halde 4 dini kitabı da ,mitoloje kadar oludum. Hiç gerici , kaderci, ütopist demeden.

Ruhçu , maddeci gibi tasnif ve ayrımlara pek bakmam. İçinde insan ve insan düşüncesi olan her şey ilgimi çeker.

Sizi zorluyamam ve kınayamam. Konunun adı belli , " düşünce kalpları ". Kendi düşünce kalıplarınıza göre yaşamak elbette sizi ilgilendirir.

Saygılarımla.
Türesin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-07-07, 23:29  #9
sosyologgg
Dergi Felsefe Sorumlusu
 
sosyologgg'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: yerküre
Mesajlar: 1,781

Bakın sn. türesin demek istediğim tam anlamıyla şu.O denli dayatmacı bir yapısı varki bu kitapların belli bir kalıba sokmak istiyorlar üstelik dayanaksız.Benim sorunum bu.Tabii ki sizin tercihiniz ama o kitaplar insanların hepsinin aptal olduğunu varsayarak yazılmıştır bana göre.
__________________
hiç birşey hissetmiyorum artık tüm duygularımı vestiyere bıraktım ruhsuz burjuvalar gibi et parçası gibi maskemi takıp dans ederim...
sosyologgg is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski25-07-07, 23:41  #10
lachesis
Felsefe
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 715

Alıntı:
Sayın sosyologgg şöyle demiş:

Mesajı Göster
Bakın sn. türesin demek istediğim tam anlamıyla şu.O denli dayatmacı bir yapısı varki bu kitapların belli bir kalıba sokmak istiyorlar üstelik dayanaksız.Benim sorunum bu.Tabii ki sizin tercihiniz ama o kitaplar insanların hepsinin aptal olduğunu varsayarak yazılmıştır bana göre.
Sevgili sosyolog bu kitaplar bence "normal" ve "sıradan" insanlar için yazılmış. Düşünmekten kaçan, kendinden bihaber kişilerin ihtiyaç duyduğu türden kitaplar sanırım. Yoksa düşünen, sorgulayan kişilerin zaten bunlara ihtiyacı olmaz.
__________________
"Yaptıklarımız hiçbir zaman anlaşılmaz, sadece övülür ya da yerilir." Nietzsche
lachesis is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Düşünce özgürlüğü??? pehh unforego Türkiye Siyaseti 22 27-07-07 22:22
Cumhuriyet Mitingleri Fedailer Türkiye Siyaseti 168 16-05-07 17:14


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 19:18.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz