| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
İnançlar & Dinler ![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 685
| Peygamber olduğunu iddia eden bir insan, eğer yalan söylüyorsa, ne kadar rol yapabilir? Bu yalanı eşinden yada çocuklarından ne kadar saklayabilir? Koca bir ömrü böyle tüketebilir mi? Yalan söyleyen bir peygamber aynı zamanda güvenilir ve erdemli olabilir mi? |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Peygamberlerin kendi toplumlarında peygamber olmadan önce verdikleri güven onların doğrulanması konusunda en büyük yardımcıları olmuştur. Hakkında en fazla bilginin bilindiği hz.Muhammedin toplumunda emin lakabıyla çağırılması ve hatta ilk çağrısında Şu an yandaki tepeden bir ordu Mekke’ye saldırmak üzeredir desem bana inanır mısınız? Diye sorarken hepsinin Evet, çünkü hiç yalan söylediğini duymadık dediklerini tüm siyer ve tarih kaynaklarında açıklanmaktadır. Bunu kendileri de bildiğinden peygambere hiçbir zaman yalancı veya çıkarcı kelimeleri ile yaklaşmamışlar Müslümanlara baba dinlerinden vazgeçmemeleri bağlamında karşı çıkmışlardır. Hatta onu öldürmeye gittikleri akşamın dahi kendi mallarını peygambere teslim ettikleri bilinmektedir. Bunlar peygamberlerden bir tanesinin örneği idi ve ona inanmayanların bile karşı çıkmadığı bir durum. Bir yalanla insanların medeniyetler kurması sosyal olarak ta mümkün değildir. Bu kadar çok şey taşıyan, bu kadar uzaklara kadar yayılan ve bu kadar uzun zaman aynı ETKİ ALANINA devam eden bir “fikir” yani İslamiyet yalan olamaz. Bunun çok samimi ve çok inandırıcı olması gerekir. Peygamberin hayatı, uğraşmaları, memleketinin hurafelerine ve putlarına kahramanca saldırıp onları parçalaması, puta tapan çoğunluğun hiddetlerine karşı koymak ataklığı, kendine saldırdıkları halde, 13 sene Mekke’de buna dayanması, hemşehrileri arasında türlü hadiseler çıkartmak ve kendini adeta kurban yerine koymak gibi hallere tahammül etmesi, Medine’ye hicreti, durmadan yaptığı teşvikler ve verdiği vaazlar, çok üstün düşman kuvvetleriyle yaptığı savaşlar, kazanacağına olan güveni, en büyük felaket zamanında bile duyduğu güvence, zaferde bile gösterdiği sabır, dini tebliğ etme azmi, zaferleri Onun hiçbir zaman bir yalancı peygamber olmadığını, tam aksine büyük bir imana sahip bulunduğunu gösterir. |
|
|
| #3 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| Peygamberlere dinlerin bakışları çok farklı. Mesela müslümanlıkta Peygamberler neredeyse günahsızlardır.Peygamber olmadan önce de durum geçerlidir. Ancak yahudiliğe baktığımızda peygamberler mübarek bar kaçkını gibi. Hz.Süleyman kibirli ve küçük dünyaları ben yarattım havasında Hz.Musa ise zaafları çok fazla olan biri.Tanrı Yehudaya (yada Yehova mıydı) insansı karakterler verilir.Bu saınırım pagan gelenekle ilgili.Pagan dinlerde Tanrıların insan şeklinde tezahür edilmesi tek tanrılı dinlere de ister istemez işlemiştir. Hristiyanlıkta teslis inancının yine pagan gelenekteki osiris isis ve horos tan esinlenmesi boşuna değil ya. Paganizmle tek tanrılı dinler arasındaki egemen-atik ilişkisi sanırım pek çok yerde etkisini gösteriyor. __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|