| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
iunus'tan yazilar/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 36
| BİÇİM: İnsan algılarının duygular tarafından paslandırılmışken bulanık olarak algıladığı görüntü, varlığın imajinel YANSIMASI: DUYGU; İZLENİM: Varlığın insan bilincinin duygusal altyapı tarafından duyarlılaştırılmış zeminine düşürdüğü gölge, İZDÜŞÜM: ŞEKİL Biçim somuttur. Zahiridir. Güvenilmezdir. Subjektiftir, katıdır. Şekil soyuttur. Gerçektir. Güvenilirdir. Objektiftir. Akışkandır. Evrenseldir. Görünen her şey Biçim'e aittir. Biçim anlaşılabilir. Anlaşıldığı ölçüde de değiştirilebilir. Dinamik tabanlı aperiyodik zeminlerde (-1) ve (+1) arasındaki intervaldedir. Bu interval dahilinde sonsuz kere değiştirilebilir. Biçim'in katılığı dinamizminden gelir. Yörüngelerinde dönen elektronların dinamizmi gibi, Biçim'in katılığı VAR OLMAMASINDAN kaynaklanır. İnsan bilincinin gerçeklik kavramı Biçim'den ibarettir. İnsan bilincinin gerçeklik kavramı zahiridir. Gerçeklik değiştirilebilir. Gerçek hiç değişmemiştir. Gerçek değiştirilebilir, çünkü Biçim dinamiktir. Gerçek hiç değişmemiştir, çünkü dinamik olan 'an'(Biçim), her gün, her dakika, her saniye, her salise kendini sonsuz kere bütün zaman eksenine entegre eder. (-1) ve (+1) arasındaki boşluğa mal olur. Gerçeklik kavramı bu enterasyon işleminin Sonsuz'a entegre edilmesiyle oluşur. Artık bir olan Şey, Herşey olmuştur. Şekil ise görülmez. Duyulmaz. Duyu organlarının emdiği ve beyne ilettiği elektrokimyasal sinyaller Biçim'dir. Onları şekle dönüştüren beyindir. Hafıza yalnızca şekli korur. Biçim hafızada depolanamaz. Biçim'i hatırlayan bir zihin hiçbirşey hatırlamıyor demektir. İnsanın algıladığı izlenimin, şeklin tamamı enerji kırıntıları aralık duran algı kapılarından sızdığı için algılanır. İnisiye, intervalde özgürce gezebilen kişidir. (+1) ve (-1) arasında herhangi biryede olabilir. Fakat sıradan insanın BİR yerde olması asla mümkün olamaz. Çünkü insan zihni Biçim'i algılamaktadır. İnsan salınım halindedir. İnsan yavaştır. İnisiye, zihniyle salınımın maksimum hızına ulaşarak belli bir yerde durabilme yetisini kazanmıştır. Enerji, intervalin dışına çıkabilen varoluştur. İntervalin içinde ve dışında her yerde sonsuz bir hızda gezerken (hızın 'sonsuz' olarak adlandırılabilmesi için interval maksimumunu aşması yeterlidir. Zira maksimumu aşan hızın limiti sonsuza gidecektir) sonsuz algıya da sahiptir. Enerji zamanın dışında da vardır. Tamamen boşluktadır. (+)sonsuzla (-)sonsuzun toplamıdır. Enerji çifttir. Enerji '0'a eşittir. Enerji boşluktadır. İzlenim, bizim algı kapılarımızdan sızan enerji kırıntısıdır. İzlenim tanrının bir imajıdır. Varoluşun kanıtıdır. İzlenimi algılayamayan her zihin er ya da geç silinmeye mahkûmdur. __________________
al sana bir mum, haydi uyumaya biri gelecek kafani uçurmaya |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 36
| dönüsümlerle, ic ice gecislerle dolu gece. gunduzlerle dolu. renkler beyaza doner, eroin damardaki yolunu alirken cehenneme donusur. sirtimdaki urperti ruzgardan degildir. form degistirenlerin hikayelerini fisildar duvarlar. sarmasiklarla kaplanmis yikik duvarlar arasinda sadece goren gozlerin algilayabilecegi gorkem gizlidir. zamanda bosluklar acilir, tanimadigim kendim, gelecekten sicrayip beni izler. duvardaki delikler arasinda gizlenmis her kum tanesi yanmis bedenimin kulleriyle arkadaslik edecektir. toprak beni sevecektir. su beni icecektir. hava beni esecek, gunes beni parlayacaktir. bedeninden siyrilan diger ruhlardan habersiz ruhlar, tek ortak noktalari bedensiz olmalari olan insanlar sarmalin merkezinde bulusur ve birbirlerini tanirlar. zihnim sarmaldaki catlaklari hissedip uyanir. öz'e bir bakis atar. bazen gordugunu sanir, bazen de gorur. karnimdaki sancilar dalgalar halinde gelip gider. ne aritmetik, ne geometrik sadece her seferinde biraz daha kuvvetli oldugunu bilirim. ya da belki her seferinde daha cok hissederim. aklim eski saraylari besleyen su yollarini dusunur. bense hicbiryere gidememisimdir. hala ayni sarmalda surunerek ilerliyorumdur. bedenim ve ruhum yer degistirir. oldugumde tanriya yukselen bedenimdir. ruhlarimiz gomulur. hicbir yere kipirdamadan yer degistiren bedenimdir. ruhum cakilip kalmistir. tanriya yakaran bedendir. cehennemde yanan da... duvarlar kipirdiyor, nefes aliyor, konusuyor. duvarlar bana her seyi anlatiyor. nasil yasadiklarini, nasil olduklerini, nasil yanlis anlasildiklarini... dunyayi olusturan insanlardir. her toz tanesi, her tas, her duvar, her saray birer insan kalintisidir. uzerine basip ayakta durdugumuz zeminler babalarimizdir. insan donusumu tamamlanmadan olmemeli. ruhunu kaybetmemeli. tanrinin ruhunu calmasina izin vermemeli. ruhlarimizi sakliyoruz. bedenlerimizi ruhlarimizla degistirip tanriyi kandiriyoruz. cehenneme bedenlerimizi yollarken ruhlarimizla dunyanin tuglalari oluyoruz. her gun dunyayi kendi istedigimiz gibi yeni bastan kuruyoruz. __________________
al sana bir mum, haydi uyumaya biri gelecek kafani uçurmaya |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|