| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Aristokrasinin kimliği!/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 36
| Aristokrasi tarih boyunca toplumların içinde hep bir şekilde siyasal düzende yer almış, toplumun gelişiminde önemli rol oynamış bir sınıf. Aristokrasi kelime anlamına baktığımız zaman ‘Soylular sınıfı’ olarak nitelendirilmektedir. Eski Yunanistan’da siyasal ve ekonomik gücü elinde tutan sınıf olan aristokrasi temelini de zaten bu evreden almaktadır. Aristokrat sınıfının devrimlerin oluşumunda tarihi süreci incelediğimiz zaman hep aktif bir durumda oluşu toplumun sosyal ve ekonomik her alanda içinde bulunduğunun kanıtıdır. Batı toplumunun bugün ki halini almasında ve bugün ki halinin gelişim sürecinde, doğunun mücadelesinde hep ön kademede oluşu hiç kuşkusuz düşünülebilir ki aristokrasi halkın kilididir. Batının ronesans hareketlerinde değişim kimliğini yakalayıp feodalizmi yıkma çabası içinde oluşunda en büyük değişim rolünü üstlenen Batı aristokrasisi aldığı kimlikle ve yaptıklarıyla feodalizmin yıkmada çok önemli rol üstlendiği çok net ortadadır. Feodalizmin yıkımında üstlenen kimliğin açılımında dikkat çeken nokta, Türkiye devrimi dediğimiz Kemalist devrimin oluşumunda izlenen çağdaş ve aydınlanmacı yapıyla paralellik göstermesi feodal yapının aristokrat sınıfının bütün toplumlarda aynı misyonu üstlendiğine kanıt olabilir. Batının yaptığı ronesans hareketi devamında izlenen süreçte daima üretim ilişkileri üzerinde yorumlamalar getiren batı aristokrasisi üretim ilişkilerinde soylu kimliğine dayanarak düzenleme üzerinde ki yorumlamaları ve ilerlemeci yapıya dayalı ilerlemeci yapısında ki tutumla daima üretiminde ilerlemeyle paralel olarak dünya konjektürüne uygun bir şekilde olması gerektiğine inanmıştır. Batı aristokrasisi dediğimiz sınıf bu, batı kimliğini alana kadar izlediği yol grafiğinde tam olarak sürecin bir bilimsel çizgi üzerinde yürüdüğünü göstermektedir. Feodal aristokrat sınıfının çağdaşlaşma yönünde attığı adımlar, kapitalist toplumla beraber bilimle beraber hareket şeklini alarak toplumun gelişimine önem katmıştır. Kapitalist sistemin içinde bulunan aristokrasi gücünü şuan bilimden ve bilimin pratikleşmesinden almaktadır. Kapitalist toplumda büyük bir oluşum içine giren bilimin yörüngesinde daima yörüngenin çalıştırıcısı olan batı aristokrasisi tam manada toplumun öğretici gücü olmuştur. Feodal aristokrasinin bugün ki durumda ki halini geçmiş zamanda Türk devrimini izleyerek alabiliriz. Değerli hocamız Doğan Avcıoğlu’nun da dediği gibi milli feodal aristokrasi Türk devriminin yapımında aldığı tarihi eğitimle devrimin oluşumunu ve yapımını hazırlamıştır. Bu tarihi eğitimin ona kattığı süreç içinde millileşmesini başarmıştır. Milli bir aristokrasi yaratan milli kurtuluş savaşı süreci Anadolu egemen sınıflarına ve burokrasiye dayalı bir milli hareketin çizicisi olmuştur. Bu çizelge üzerinde ki izlenimlerde kuşkusuz ki ronesans hareketlerinde ki aristokrat sınıfının etkisini görebiliriz. Çağdaşlaşma ve aydınlanma üzerinde yapılan bu devrim tam manada Avrupa aristokrasisinden gelen süreçte aldığı doktrinlerle sağlanmıştır. Çünkü kalıpların uyuşması çözümlerinde uyuşmasında esas nokta olacaktır. Avrupa siyasal bilimcileri daima burjuva ve aristokrasiyi birbirinden ayırsalar dahi bazı Türk siyasal bilimcileri ve siyasetçiler bunları bir görmüştür. Fakata göremedikleri nokta şudur ki ; bujuvazi ile arasındaki fark şudur: aristokrasi kim olduğunuza bakar. burjuvazi ise ne yaptığınıza. burjuvazi ile arasındaki fark şudur: aristokrasi kim olduğunuza bakar. burjuvazi ise ne yaptığınıza. Zaten bu tanımdan da yola çıkarak Kemalist devrim burjuva devrimidir diyenlerin teorisini çok net çürütebiliriz. Aristokrasi günün koşullarında toplumun daima içinde yer almış ve daima toplumun yönürgesinde işlevsel noktada yer almıştır. Bunun içindir ki bugün batı nasıl günlük yaşamında ki dengeler için kendi oluşturmuş olduğu aristokrasiye muhtaçsa doğu da aynı şekilde kendi aristokrasisine muhtaçtır. Ozan Doğan NOT: Yazının bir paragrafında arkadaşımdan alıntı yapmış bulunuyorum. Saygılar.. |
|
| #2 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,156
| yazınızda açıkçası aristokrasi diyerek kimi kastettiğiniz anlayamadım.Hele hele aristokrasiye ilerici bir rol atfetmeniz daha da kafa karıştırıcı oluyor. Batı toplumlarında aristokrasi demek genelde şehirde oturan,toprak rantıyla yaşayan soylu sınıflardır.Ayrıca burjuvaların dayattığı kapitalist üretimle karşılaştırılınca geri bir üretim tarzını simgelemektedirler.Bu yüzden burjuvalar bir taraftan kral ve kilise ile savaşırken diğer yandan aristokrasiyi ortadan kaldırmıştır. Batıda ilerici bir rol oynamayan aristokrasi doğuda da elbetteki gerici olacaktır.Osmanlıdaki aristokrat sınıfta açıkçası belirsizdir.Kuruluş döneminde askeri beylerin olduşturduğu aristokrat sınıf,osmanlının merkezi feodalitesi ve tımar sistemi sayesinde önemini kaybetmiştir.Ancak gerileme dönemine girilmesiyle beraber bu kalıntılar ve yeni kadrolar "iltizamlar" sayesinde belini doğrultmuş ve önemli bir güce kavuşmuştur.Arnavut "Tepedenli" ve Karaosmanoğlu aileleri bir dönem neredeyse ülkeyi yönetmişlerdir.Ancak II.Mahmut bunların gücünü sınırlamayı ve azaltmayı başarmıştır. D.Avcıoğluna gelince.Kendisi Türk devriminin en büyük eksikliğini anti-feodal olamamasıyla açıklar.Kurtuluş savaşındaki mecburi işbirliği yüzünden feodaller savaştan sonra bertaraf edilmemiştir.O feodallerde başlarda itilaf devletleri ile işbirliği yapacakken itilafların planlarında yerel unsurlar yerine yunan ve ermenileri tercih etmesi sebebiyle mecburi olarak savaşa katılmışlardır.Bu feodallere milli diyerek övmek pek doğru olmaz.Hele Avcıoğlundan hiç beklenmez. Yazınızda aristokrat ve feodaller arasında nasıl bir ayrım yaptığınızı ve aristokrasi deyince Türkiyede hangi sınıfı kastettiğinizi bir daha açıklarsanız sevinirim. saygılar __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 36
| Alıntı:
Doğan Avcıoğlu'nun Milli Kurtuluş Tarihi kitabında bahsettiği gibi Milli Feodal Aristokrat devriminden bahsederken açarsak daha anlamlı olacaktır. Kemalist devrimin kökenini hazırlayan; asker ve burokrasi tabanı devşirmenin yıkılmasıyla anadolu ahalisinin yetiştirdiği gençlerin aldıkları eğitimle yapılmıştır. Feodal ve buna paralel toprağa bağlı olan bir sınıf tarafından yapılması ve bunu yapan dönemde ki eğitim sisteminide göz önüne alırsak kadronun bu tanıma uyacağını çok net görebiliriz. | |
|
| #4 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,156
| kabul etmek gerekir ki alışılmadık bir aristokrasi tarifiniz var doğrusu.Sizin aristokrasiniz her ortama kendini uyduran yeni üretim ilişkilerine kapı açan bir yapıda.Pek sık rastlanmıyan tipten.Ancak avrupada da feodalizmden kapitalizme geçişte ırmağın nereye aktığını gören ve hemen burjuvayla anlaşan daha doğrusu burjuvalaşan böylle gruplar vardı. Tekrar bize dönelim.Öncelikle asker-sivil bürokrasinin feodal sınıflarla pek bir bağlantısı sınırlıdır.Kurtuluş savaşı kahramanlarınından yanılmıyorsam ALİ FUAT CEBESOY un köklü bir ailesi vardır.O da tamamiyle saraya bağlı bir askeri aristokrasidir.Bunun dışında geri kalanlar paşa çocuklarından çok sıradan orta sınıf bebeleridir.Başta Mustafa Kemal olmak üzere.Sivil kanatta ise İzmirli aileler-sabetay yaftası yapıştırılanlar- ve Karaosmanoğlu ailesiniden Yakup Kadri ilk çırpıda söylenebilirler.Ancak dediğim gibi bunlar sınırlıdır. Asker-sivik bürokrasi daha çok küçk burjuva sınıfındadır.Onlara düşen sınıfsal rol ise bambaşkadır. saygılar __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Türkiye'de Kürt devleti... | TURKOMAN | Türkiye Siyaseti | 340 | 19-10-07 07:34 |
| Yeni kutuplaşmalar | abidindino | Siyasi İdeolojiler | 25 | 31-01-07 16:38 |
| Britanyalılaşma | seha | Dünya Siyaseti | 7 | 30-01-07 19:43 |
| 'Türkiyeli' Tayyip Erdoğan'ın ve 'Şerefli' Kemal Unakıtan'ın marifetleri | cemuzan | Türkiye Siyaseti | 3 | 23-03-06 00:16 |