Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Öykü ve Denemeleriniz

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Gençlik İksiri / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski02-08-07, 16:45  #1
Angelluna
Yazar Adayı
 
Giriş Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 1
Gençlik İksiri



Gençlik İksiri


Hayat değişkendir, durağan değildir. Birçok insan hayatımıza girer çıkar. Bazılarını unuturuz bazılarını hatırlarız. Eskiden tanıdığımız bir kişiye” Ne kadar değişmişsin?” demek ne kadar abestir. O değiştiyse biz de değişmişizdir. Hem dış görünüş hem de alışkanlıklar ve huylar zamanla değişir.
İki hafta kadar önceydi. Bir alış veriş merkezinin kocaman marketinden içeriye giriyordum. Eski bir tanıdığım ile karşılaştım. Onu görmeyeli neredeyse altı sene olmuştu. O beni tanıyıp selam vermese ‘yabancı’ birisi diye geçer giderdim yanından. Hatırladığım halinden eser yoktu. Çakı gibi bir delikanlıdan farkı yoktu. Hatırladığımdan daha kaslıydı ve göbeği de ortadan kaybolmuştu. Yüzüne de bir pembelik gelmişti. Eskiden sarımsı bir hali vardı, şimdi bundan eser kalmamıştı. İlk o söze başladı:
“Merhaba, Melek Hanım. Beni tanımadınız mı? Eskiden aynı okuldaydık.”
Ben hatırlamaya çalışırken o sözüne devam etti.
“Benim ben, Rasim Koşan” Hani boşanmıştım, sonra tayin olup gitmiştim. Siz yine aynı okulda mısınız?”
“Aa, şimdi hatırladım sizi Rasim Bey. O kadar çok değişmişsiniz ki tanıyamadım sizi.”
“Bana gençlik aşısı vurdular” diyerek gülmeye başladı ve konuşmasına devam etti.“Size kartvizitimi vereyim. Şimdi anlatsam uzun sürer. İş yerime gelin size anlatayım.”
Kartvizitini elime tutuşturdu. Sonra aceleyle dışarıya çıkıp gözden kayboldu.

Merakımdan çatlıyordum. Rasim Bey’in gençlik iksirinin sırrını öğrenmeliydim. Geçen Cumartesi günü iki çocuğumu kursa, kocamı da maça yolladıktan sonra alış veriş yapmanın tam zamanıdır kendi kendime. Bir taşla birçok kuş vuracaktım. Hem eteğimi çekiştiren şunu bunu al diyen çocuklar olmayacaktı hem de merakımı giderecektim. Rasim Bey’in elime aceleyle tutuşturduğu kartı tekrar alıp okudum. Bir hazır giyim mağazasının adı yazılıydı. Mağaza ve Rasim Bey, ikisini bir arada bağdaştıramamıştım. Rasim Bey’in emekli olacak kadar yaşlı olduğunu sanmıyordum. Onun iyi bir mesleği vardı, bir mağazada çalıştığına inanamıyordum. Benim tanıdığım Rasim Bey hırslı ve çalışkan bir insandı. Çok iyi bir öğretmendi. Mesleğini bırakmazdı. Kartvizitteki adres, alış veriş yaptığım caddeye yakındı. Ben o caddeye pek nadir uğrarım. Çok şık ve pahalı mağazalar vardır orada. İndirime girse bile benim bütçemi aşar. Vitrinlerinin cazibesi ara sıra beni çeker, gezerim o caddede. Rasim Beyi düşünürken, birden kendimi mağazanın önünde buldum. Hatırladığıma göre bu mağaza birkaç ay önce açılmıştı.
Vitrin düzenlemesi beni oldukça etkiledi. Daha çok etkilenmek için içeriye adımımı atmam gerekiyordu. Kapıda beni güler yüzlü genç bir tezgahtar kız karşıladı.
“Buyrun Hanfendi, ne istemiştiniz?”
“Rasim Beyle görüşeceğim. Onunla eski meslektaşız.”
“Buyurun, sizi ofise götüreyim.”
Mağazanın arka tarafında camekanla ayrılmış bölümde, genç şık bir hanımla oturmuş kahve içiyor halde buldum. Beni görünce hemen ayağa kalktı, “hoş geldiniz” deyip benimle tokalaştı. Sonra da beni kahve içtiği güzel hanımla tanıştırdı.
“Eski meslektaşım Melek Hanım ve eşim Ebru.”
Rasim Bey eşinin yanında duran boş koltuğu gösterirken eski muzipliğinden hiçbir şey kaybetmediğini de gösteriyordu: “Melek Hanım, eski tanıdıklarımı görmek beni mutlu ediyor. Sizi buraya getiren rüzgara da bir teşekkür etmek gerekir.” Bu sözlerden sonra bir kahkaha atıp bana ne içmek istediğimi sordu. “Kahve olsun” dedim ve ekledim. “Beni buraya ‘merak’ rüzgarı attı. Sizi değiştiren gençleştiren şeyi keşfetmeye gelmiştim. Sanırım cevabı buldum.”
Ebru Hanım vereceğim cevabı merak ederek yüzüme baktı. Gözlerindeki pırıltı bana cevabın “O” olduğunu söylüyordu.
“Rasim Beyi bu kadar değiştiren siz olmalısınız, Ebru hanım. Sizin gibi güzel ve asil bir eş değiştirmiş olmalı onu.”
“Evet, kendimin biraz payı olduğunu kabul ediyorum, ama bu daha çok kendi çabasıyla.”

Biz iki kadın konuşurken, bir müşteri ile ilgilenmek için dışarı çıkan Rasim Bey, elinde kahveyle içeri girdi .
“Nerede kalmıştık bayanlar.”
“Sizin değişiminizde. Bana anlatmaya söz vermiştiniz. Belki ben de eşimi beş on yaş gençleştirebilirim, kim bilir.”
“Ben sözümün eriyim, anlatacağım dediysem anlatırım. Benim hikayem biraz uzun, umarım sıkılmazsın.”

tuqu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 03-10-07 15:39 .
Angelluna is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Gençlik çok mu duyarsız? ReMaT Arşiv 1 20-06-07 01:58
Tanır'lı Aşık Yener'den DEYİŞLER DEMETİ./Kız Sen İstanbul'un Neresindensin? doğançay Ustalardan Seçkiler 23 25-05-07 10:25
Küba Komünist Gençlik Birliği 45. Yılında Kitap Tozu Dünya Siyaseti 3 08-04-07 16:33


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 15:33.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz