| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Ariadne'nin Yakınması / F.W.Nietzsche/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Edebiyat ![]() Giriş Tarihi: Feb 2007 Ülke / Şehir: KaoS
Mesajlar: 655
| Ariadne'nin Yakınması Kim ısıtır, kim sever beni daha ? Sıcak eller uzatın bana ! Yürek mangalları uzatın bana ! Vurulup düşürülmüş çırpına çırpına, can çekişenler gibi, ayakları ovuşturulan, sarsılmışım, ah ! Bilinmeyen ateşlerle yana yana, sen peşimdesin, ey Düşünce ! Adlandırılamaz ! Açıklanamaz ! İğrenç ! Sen, ey bulutların ardındaki avcı ! Yerle bir olmuşum senin şimşeklerinle, sen alaycı göz, dikmişin gözünü bana karanlıklardan ! Yatıyorum öyle, kıvrılarak, çırpınarak, işkencesiyle bütün sonsuz ezaların, vurdun beni sen ey zalim avcı, sen ey tanınmaz Vur, daha derine vur ! Bir kez daha, haydi vur ! Kopar, parçala bu yüreği ! Niye bu işkence körelmiş oklarla ? Neye göz koydun böyle, usanmadın mı bu insan işkencesinden, acı vermekten haz duyan Tanrı şimşeği gözlerle ? Öldürmek değil istediğin, yalnızca eziyet, eziyet etmek mi ? Bana - niye eziyet ediyorsun, sen, ey acı vermekten haz duyan tanınmaz xxx Ha ha ! Usul usul sokuluyorsun böylesi gece yarısında ?... Ne istiyorsun ? Konuş ! Üstüme geliyorsun, sıkıştırıyorsun beni, Ha ! Çok yaklaştın yanıma ! Soluğumu duyuyorsun, yüreğimi dinliyorsun, kıskanç seni ! - neden kıskanıyorsun beni ? Git ! Defol ! O merdiven de niye ? İçeri mi girmek istiyorsun, yüreğime tırmanmak, en mahrem düşüncelerime tırmanmak ? Utanmaz ! Tanınmaz ! Hırsız ! Ne çalmak istiyorsun ? Ne gözetlemek istiyorsun ? Ne işkencesi etmek istiyorsun ? Sen ey işkenceci ! sen - Cellat - Tanrı ! Yoksa köpek gibi, taklalar mı ataydım karşında ? teslim mi olaydım, kendimden geçerek sevginle - sırnaşarak ? Boşuna ! Sürdür batırmanı ! Zalim diken ! köpek değilim - avınım yalnızca senin, zalim avcı ! en gururlu esirinim, en ey bulutların ardındaki haydut... Konuş artık ! Ey şimşeklerin ardına gizlenen ! Tanınmaz ! konuş ! Ne istiyorsun, ey Eşkiya ... b e n d e n ? Nasıl ? Fidye mi ? Ne istiyorsun fidye diye ? Çok iste - böylesi yaraşır gururuma ! ve az konuş - böylesi yaraşır öteki gururuma ! Ha ha ! Beni - istiyorsun ha ? beni ? herşeyimle beni ? ... Ha ha ! Ve işkence ediyorsun bana, delisin ya işte, gururumu kırıyorsun işkencenle ? S e v g i ver bana - kim ısıtır ki beni daha ? kim sever ki beni daha ? sıcak eller uzat bana, yürek mangalları uzat bana, bana, yalnızların en yalnızına, buzunu ver ah ! yedi kat donmuş buz, düşmanları bile düşmanları özlemeyi öğreten, ver, evet, teslim et, ey zalim düşman bana - k e n d i n i ! Kaçıyor ! Bu kez o kaçıyor, tek yoldaşım, en büyük düşmanım, tanınmazım benim, Cellat-Tanrım benim !... Hayır ! gel geri ! bütün işkencelerinle birlikte geri gel ! Bütün gözyaşlarım sana akıyor, yüreğimin son alevi seni aydınlatıyor. Gel, geri gel, tanınmaz Tanrım ! A c ı m benim ! son mutluluğum benim ! ...F.W.Nietzsche... __________________
"Ben nehir kıyısındaki parmaklığım; tutunabilen tutunsun bana ama koltuk değneği değilim kimse yaslanmasın bana…" Ve unutmayın; "Sanatçılar gerçekleri söylemek için yalanları kullanırken, politikacılar yalanlarla gerçekleri örter." |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|