| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Cumhurbaşkanı eşi kamu görevi yapar ! / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 28
| DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN! //10//. Derleyen: CEMİL DENK E. Albay, araştırmacı yazar. 0532 217 88 11 // 09 Ocak 2006 Pzt. CUMHURBAŞKANI EŞİ KAMU GÖREVİ YAPAR! Gözcü Gazetesi’nde 15 günde bir yazan ve yazılarından çok bilgilendiğim Kemal Baytaş’ın 8 Ocak Pazar günü yazdığı benin de destekleyerek, katıldığım “Cumhurbaşkanı eşinin giyimiyle ilgili yazısını” sizlerin bilgilerine, kısaltarak sunmak istiyorum: “Anayasa’da milletvekili olacak kadınların türbanlı olup olmamalarıyla ilgili bir hüküm olmadığı gibi, Meclis İç Tüzüğü’nde kadın milletvekilleri için türbanı yasaklayan bir hüküm de mevcut değildir. Ama türbanlı Merve Kavakçı Meclis’e sokulmamıştır. Çünkü bu konuyla ilgili kanun mertebesinde dolaylı bir Anayasa Mahkemesi kararı ve teamüller vardır. Demokrasi çoğunluğun her istediğini yapmak rejimi değildir. Anayasa’da laiklik ilkesi değiştirilmesi bile mümkün olmayan “olmazsa olmaz” maddesidir. Anayasa Mahkemesi türbanı laikliğe aykırı, “dini bir simge” olarak belirliyor ve bunu kamuda ve kamu alanlarında yasaklıyor. AİHM’de aynı mealde kararlar veriyor. “Demokratik laik cumhuriyetlerde Cumhurbaşkanı Eşleri, şeriat düzeni, sultan ve şahların haremi ya da kafes arkası eşleri değildirler. Resepsiyonlarda resmikabul ve törenlerde, Cumhurbaşkanı Eşi (refiki) olarak KAMU GÖREVLİSİ konum ve statüsündedir. Bu durumda Cumhurbaşkanı Eşlerinin bu kurallara uymak zorunluluğu vardır. Aksi halde irticaya yeşil ışık yakılır. Çankaya ve laik Cumhuriyet gelenekleri alabora olur. Aslında Başbakan Eşlerinin de [Milletvekilleri ve devletin hizmet kademelerinde görev yapan kişilerinde Resepsiyonlarda resmikabul ve törenlerde ve benzeri kamusal alanlarda] bu kurala uymaları gerekir Eşi türbanlı bir Cumhurbaşkanı, “kişisel bir tercih uğruna, dünyadaki imajımızın zedelenmesi ve ülkesinin karanlık badirelere sürüklenmesini göze almış oluyor. Başta Süleyman Demirel olmak üzere, bu ülkede sözü dinlenen bir kısım insanın, konuya bu açıdan yaklaşıp, “Bu kadar iç ve dış sorunların altında soluğu kesilmiş bir ülkenin kaderinin iki saç telinin görünüp görünmemesine indirgenmesinin ilkelliğine karşı çıkıp, iktidarı uyarması” beklenir. Süleyman Demirel’in yadırganan diğer konuşması ise, İmam Hatiplerle ilgili; (İmam Hatip Okulları’nı en fazla açan olduğu için) [Normal Liselerde de çocuklarımıza yeteri kadar din dersleri verildiğini bilmiyormuş gibi] “Bir insanın hem dinini öğrenmesi, hem de istediği mesleğe sahip olması fena mı?”diyor ve İmam Hatiplilerin tüm üniversitelere gidebilmelerini savunuyor.” Bu konuda Türkiye’de yaşanan gerçeklerden habersizmiş gibi konuşuyor. Erbakan açıktan açığa, onun öğrencileri gizliden gizliye İmam Hatip Okulları’nın, Arka Bahçeleri olduğunu iddia ve ifade ettiklerini bilmiyormuş gibi! “İmam Hatip Okulları’ndan mezun olanların %85’i imamlığı reddediyor. Ayrıca bu okullarda erkek öğrencilerden fazla (imam olması mümkün olmayan) kız öğrenciler bulunuyor ve YÖK’ün okullar arası başarı istatistikleri; İmam Hatip Okulları’nın eğitimde en geride olduklarını belirliyor Ayrıca, İmam Hatip Okulları’nda din ilgilerinden öte “laiklik karşıtı” din siyaseti öğrendikleri de sağır sultan biliyor.” İmam Hatip Okulları öğrencilerinin liseden başlayarak, ilahiyat fakültelerine ve daha üst düzeyde okumalarına kimsenin itirazı olmaz! Bunun dışında her söylem; takiyedir, gizli bir hedef içermektedir. Saygılarımla.. ************************************ “Ben manevi miras olarak Hiçbir AYET, hiçbir DOGMA, Hiçbir DONMUŞ ve KALIPLAŞMIŞ Bir İlke bırakmıyorum; Benim manevi mirasım; İLİM ve AKILDIR.” “Efendiler, Dünyada her şey için, HAYAT için, BAŞARI için En hakiki yol gösterici “İLİM”dir, “FEN”dir İlim ve fennin dışında mürşit (yol gösterici) aramak GAFLETTİR (aymazlıktır), CEHALETTİR (bilgisizliktir), DALALETTİR. (sapkınlıktır)” Atatürk “DİN BİR VİCDAN MESELESİDİR. BİZ SADECE, DİN İŞLERİNİ MİLLET VE DEVLET İŞLERİYLE KARIŞTIRMAMAYA ÇALIŞIYORUZ” ATATÜRK |
|
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Sn.cemildenk, Cumhurbaşkanı'nın eşinin kamusal bir görev yapıp yapmadığı, bulundukları mekanların bir kamu alanı olup olmadığı...belki tartışılabilir konular ama, devletin en üst düzeyde temsil edildiği bir alanda dinsel bir simgenin varolması sanıldığının tersine hem demokrasi ve hem de insan hakları açısından insanın içine sindiremeyeceği bir konu olarak nitelenebilir. Bu durum o ülkenin gelişmişliğinin de bir göstergesi gibi geliyor bana. Bir ülkede, dinsel argümanlarla politika yapanların, koşullar ne olursa olsun, "en büyük siyasal güç" haline gelebilmesi gerçekten çok üzücü ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gereken bir konu. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 28
| "devletin en üst düzeyde temsil edildiği bir alanda dinsel bir simgenin varolması sanıldığının tersine hem demokrasi ve hem de insan hakları açısından insanın içine sindiremeyeceği bir konu olarak nitelenebilir." "insanın içine sindiremeyeceği bir konu olarak nitelenebilir." DİYORSUNUZ. BU CÜMLE AŞAĞIDAKİ GİBİ ANLAŞILABİLİR Mİ? SAYGILAR... "insanın içine SİNDİREMEYECEĞİ bir KONUDUR." |
|
| #4 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Sn.cemildenk, Aynen öyle! Köşk'e türbanlı birinin çıkmasını laik devlet adına içime sindiremiyorum. |
|
| #5 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 1,511
| Ben de modernim diye gezinenlerin insanları kafasındaki örtüyü çıkarmıyor diye sindirememesini sindiremiyorum.Ama neyse bıktım artık ben bu konudan. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Özelleştirmeye karşı mısınız? | zagorcan | Ekonomi | 303 | 15-05-08 01:00 |