"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
![]() |
| |||||||
Erdoğan: Atatürk'ün eşi ve annesinin kıyafetine bakın/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 142
| (Mozaik Haber)- Başbakan Tayyip Erdoğan basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin ''Hayrunisa Hanım'ın başörtüsü toplumda gerginliğe neden olur mu?'' sorusuna Erdoğan'dan ilginç yanıtlar geldi. Erdoğan şunları kaydetti: ''Şunu çok açık ve net ortaya koyayım: Biz bir hukuk devletinde yaşıyoruz. Anayasamız var, yasalarımız var. Bu ülkede özgürlükler var. Bunların içinde din, vicdan, eğitim, teşebbüs, örgütlenme özgürlükleri var. Bütün bu özgürlükler anayasanın teminatı altındadır. Ve kimse, hiçbir ne bayanın ne bir erkeğin giyim kuşamını kendi arzusuna göre şekillendiremez. Her bayanın bireysel tercihidir, herkesin saygı duyması gerekir. Eğer siz bir bayanın bireysel tercihine saygı duymaz onun üzerinden spekülasyonlar yapmaya çalışırsanız bir defa kadın hakları konusunda o bayana saygısızlık yapmış olursunuz. Yani bir bayan nasıl başını açma hakkına sahipse bir başka bayan da kapatma hakkına sahiptir. Ona da kimse müdahale edemez. Kaldı ki bir Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın, Milletvekili veya Bakan'ın eşlerinin nasıl olacağına yönelik olarak anayasanın bütün uygulamaları açık ve net ortadadır. İşte bütün bunların hepsi maalesef huzursuzluk tohumu ekmek isteyenlerin çabalarıdır, gayretleridir. Bunları bırakalım bir kenara. Bizim işimiz bunlar olmamalı. Yeri gelince anam, teyzem böyle giyiniyor diyorsun. Neden söylüyorsun bunu, gerek yok ki... Madem annenin, ninenin böyle giyinmesinden memnunsun, o zaman kalkıp gündeme getirme.'' Erdoğan bu sözlerinin ardından Atatürk'ün eşinin ve annesinin giyim tarzını hatırlatarak tartışmaya açık örnekler verdi. Erdoğan şöyle konuştu: ''Cumhuriyetimizin birinci Cumhurbaşkanı Atatürk'ün eşine de bak, annesine de... Bak, eğer örnek alacaksan Türkiye Cumhuriyeti'nin birinci C.Başkanı Atatürk'ün eşi nasıl giyiniyor, oda size dert olur! Öyle zannediyorum ki herhangi bir yanlış yoktur. Asıl mesele hizmet yarışıdır. Birbirimizi seveceğiz, saygılı olacağız, el ele vereceğiz.'' http://www.mozaikhaber.com/index.php?news=358 www.mozaikhaber.com V.T.Retci Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 15-08-07 19:01 .Sebep: eksik |
|
| #2 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091
| bir başbakan ancak bu kadar cahil olur.Yok suç bunlara danışmanlık eden müsveddeler de.İnsan azıcık kitap karıştırır eski resimlere bakar.Latife Hanım 23 te nasıl giyiniyordu 24 de nasıl giyiniyordu bir karşılaştırırlar.Arada dağlar kadar fark var.Şimdi biri bu resimleri yayınlarsa Abdullah Gül cumhurbaşkanı olamaytacak mı?Bu mudur sizin takunyalı mantığınız.... http://images.google.com.tr/imgres?i...%3Dtr%26sa%3DX şu adrese bir bakın.Şubat 23 te nasıl temmuz 23 ta nasıl ne yaparsanız yapun ama adam gibi kanıt sunun.Takiyyeciliğin anlamı yok.Birşeyi de cesaretle savunun be... __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan bozkır Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-08-07 00:56 . |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 33
| Latife hanımefendi M.Kemal ile evlenmeden önce gayet modern ve açık bir kadındır, evlendikten sonra M.Kemal'in isteği ile kapanmış ve boşanır boşanmaz da tekrar açılmıştır. Abdülhamid Düşerken ve Cumhuriyet filmlerinin sanat yönetmenliğini yapan Prof. Dr. Türkan Kafadar bakın konu hakkında neler söylemiş.(http://zaman.com.tr/?bl=politika&alt=&trh=20051030&hn=224851) Alıntı: Latife Hanım’ın Atatürk’le evli olduğu süre içinde bütün resepsiyonlara başörtülü olarak ev sahipliği yapmıştır. Atatürk’ten 20 yaş küçük Latife Hanım; “Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’nde okumuş, 4 dil biliyor, ata biniyor, tenis oynuyor, yüzüyor. Latife Hanım daha önce başörtüsü kullanmıyordu. Atatürk, Türkiye’deki herkes kapalı ve çarşaflı diye hemen eşinin başını kapattırmış. Örnek alınsın istemiş. Başı bağlanmış ama yurt gezilerinde, at üstünde bile Atatürk’ün yanında olmuş. Atatürk, ‘Başı bağlı da olsa kadın, eşinin yanındadır ve onunla her yerdedir’ imajını vermeye çalışmış ve her yerde birlikte olmuş. Atatürk, eşinin başını niye kapattı? Eğer Atatürk, eşinin başını örtmemiş olsaydı, yurt gezisi sırasında yabancılaşırdı. Tango kadın derler, hiç saygı duymazlardı. Çünkü Anadolu’da bütün kadınlar kapalıdır. Bunlarla da kalmıyor başörtüsünün siyasete alet edilmesi, Prof. Kafadar şöyle devam ediyor; Alıntı: Atatürk’ten sonra ülkenin başına geçen İsmet İnönü de Lozan görüşmelerine çarşaflı, hatta peçeli olan eşi Mevhibe Hanım ile gitmiştir. İnönü kaldıkları otelde eşinden Türk kadınını yansıtan kıyafetler giymesini istemiş ve ‘Avrupa’da temsil ettiğin Türk kadınını, Türkiye’de temsil edeceksin.’ demiştir. Latife Hanım’ın, giysilerinin Fransa’daki butiklerde hazırlandığına değinen Kafadar, “Cocoshanel, Latife Hanım için hazırladığı güzel, şık ve örtülü kıyafetleri, Lozan görüşmelerine gelen İsmet İnönü ile göndermiş.” diyor. Yüzyılın Aşkları Belgeseli'nde Ömer Uşşaki'nin torunu Dilek Bebe'nin ağzından halası Latife Hanım hakkındaki sözleri; Alıntı: Latife Hanım'ın örtülü olması sık sık gündeme geliyor son yıllarda... Halam normal hayatında başını örten bir insan değildi. Ama Mustafa Kemal, bütün Türk milletine hitap eden bir insan olduğu için herhalde onunla gittiği gezilerde başını örtüyordu. Ama kadınların başını örtmesine kesinlikle karşıydı.Bunu, hürriyete karşı zulüm olarak görüyordu. Acaba kadınların başını örtmesine kesinlikle karşı olan ve bunu hürriyete karşı zulüm olarak gören bir kadın, sizce niçin başını örter Latife Hanım'ın dünya görüşü hakkında fikir edinmek isteyenler için, bir başka ipucu da gazeteci mete akyol vasatasıyla verelim; (http://arsiv.sabah.com.tr/2003/10/30/g08.html) Alıntı:
![]() konya'da tesettür konuşması öncesi,örnek kıyafet M.Kemal'in tesettür konusundaki politikası hakkında da kendi ağzından kesin bilgilere ulaşmak mümkün..(http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2005/aralik/27/izdusum.html) M.Kemal 21 Mart 1923'te, Büyük Taarruzdan sonra ziyaret ettiği Konya Kızılay Hanımlar Kolu'nun davetinde bir konuşma yapmış. Eşi Latife Hanım'ın da katıldığı toplantıda, tesettür hakkındaki görüşlerini dile getirmiş. Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayımlanan konuşma, 1962'de "Yakın Tarihimiz" mecmuasının 34-35. Sayılarında da yer almış. Atatürk'ün kıyafetle ilgili konuşması bakalım nasılmış Alıntı: .....Kadınlarımızın giyinişlerinde iki şekil ortaya çıkıyor: Ya çok kapalı, ya da çok açık. Bunun her ikisi de Şeriatin tavsiyesi, dinin emri dışındadır. Dinimiz kadını her iki aşırılıktan hariç tutmuştur. Dinimizin tavsiye ettiği örtünme hem hayata hem fazilete uygundur. (..) Şeriate uygun örtünme, kadınlar için güçlük vermeyecek, kadınların toplum hayatında, iktisadi hayatta, gündelik hayatta erkeklerle işbirliği etmesine engel olmayacak basit bir şekilde bulunacaktır. Bu basit şekil toplum hayatımızın ahlak ve usüllerine de aykırı değildir. Giyiniş tarzımızı aşırılığa vardıranlar, kıyafetlerinde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir ki, her milletin kendine göre gelenekleri, adetleri, milli özellikleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır....Biz başlı başımıza, fert olarak, her türlü şekilleri uygulayabilir, kendi zevkimize, arzumuza, terbiye ve seviyemize göre istediğimiz kıyafeti seçebiliriz. Ancak bütün milletin uygun görebileceği şekilleri, bütün milletin hayatında uygulama kabiliyeti olan kıyafetleri herhalde halkın gene beğenisinde aramak lazımdır. Bazı milletlerin zevk dünyalarını memleketimizde uygulamaya kalkışmak hatadır. Bu yol toplum hayatımızı gelişme ve yücelmeye götürmez. (..)Eğer kadınlarımız Şeriatin tavsiye, dinin emrettiği bir kıyafetle, faziletin gerektirdiği bir hareketle içimizde bulunur, milletin bilim, sanat ve toplum hareketlerine katılırlarsa, bu hali, emin olunuz, milletin en müteassıbı bile takdir etmekten kendini alamaz Ayrıca bu konuda Nezihe Araz'ın "Mustafa Kemal'le 1000 Gün" ve İsmet Bozdağ'ın "Atatürk ve Eşi Latife Hanım" ayrıntılı bilgi alınabilecek diğer kaynaklardır. bilginize... cihar Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-08-07 02:05 . | |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 767
| Bu adami kaale alip dinlemiyorum bile artik tamamen zekadan yoksun bir varlik bunu basimiza basbakan yapanlar utansin ne diyeyim __________________
Bagimsiz Bir Turkiye Icin El Ele |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 756
| Sayın cihar, ayrıntılı bilgilendirmeniz için teşekkür ediyorum. Emeğinize sağlık. İmdiii... Bekliyoruz... __________________
Her Gün Aşura Her yer Kerbela |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 756
| Sayın boğazkaya ve sayın bozkır. Çok naziksiniz maşallah. "bu adam..., müsvedde... zekaden yoksun varlık..." ![]() İyi yazmalar __________________
Her Gün Aşura Her yer Kerbela |
|
| #7 | ||
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091
| Alıntı:
Bir kere 1923 Türkiyesinden bahsediyoruz.2007 değil.Latife Hanım yurt gezisinde elbette başı örtülü dolaşmak zorundadır.Memlekette din elden gidiyor diye yaygaraların koptuğu bir dönemde ne beklenebilir ki.Bu Atatürk ün başörtülü Latife Hanımın Türk kadını simgesi olur şeklindeki saçma bir düşünceyle ilgili değildir.Tersine bir isyan korkusundan kaynaklıdır.Zira başı örtülü olsa da aynı dönemde Latife hanımın bacak bacak üstüne atmış bir fotoğrafı gazetelerde yayınlanınca iki üç aklı evvel Din elden gidiyor diye propaganda yapmaya başlamıştır. Atatürk değil midir ki zamanı geldiğinde kalpağını çıkarıp en muhafazakar kentlerden biri Kastamonuda "gavur malı" şapkayı özellikle giymiştir.Sizin mantığınızla bir tezat olmuyor mu şimdi? Atatürk akıllı adam.Bir şeyi yeri ve zamanı geldiğinde ortaya koymuştur.Bu kılık kıyafet meselesi de aynıdır.Bir ayrıntı olarak Atatürk peçeyi kaldırmış ancak başörtüsüne dokunmamıştır.Cumhuriyet kadınlarının başlarını açmaları zaten osmanlının son döneminde başlamış olan kentli kadınların giyim tarzlarının bir dışavurumudur. Atatürkün tüm sözleri dönemi içinde değerlendirilmelidir.Bir yıl önce farklı konuşur diğer yıl başka şey söyler.Zira 20 de padişahlığı kurtaracağını söylüyordu 22 de padişahlığı tarihe gömdü.Bu Türkiyenin zorlu ve değişken şartlarının bir gereğiydi.Cımbızla laf seçip kafanıza göre Atatürkü yanımlamayın. Bütün yaşamıyla ve düşünceleriyle değerlendirin. Seçici algınız umarım biraz düzelmiştir. Müsvedde lafı başbakana değil onun danışmanları içindir.Zira başbakana bugünü 80 yıl önceyle kıyaslama fikrini vermek doğrusu her baba yiğidin harcı değildir.Buna bizim köyde takiyyeci aklı deniyor. __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan bozkır Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-08-07 09:19 . | |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006 Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 495
| Uyan Kemalist!.... Aslında yeşil olan bayraklarının yerine şimdi bizim bayrağımız olan Al Bayrağı koydular..... Aslında önderleri olan Said-i Nursi'nin yerine de bizim önderimiz olan Mustafa Kemal'i koyuyorlar... Bunlar göz bağcılığıdır..... |
|
| #9 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,050
| RTE yakında Kemalistim derse şaşırmam...Ne günlere kaldık... __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
|
| #10 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,337
| Yine Hayrünnisa Gül için Atatürk dönemine bakmak yeterli, Abdullah Gül'ü anlamak için Homo Sapiens'lere bakmak lazım heralde... Ya da çok iyimserim. . __________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet İnsanların Kanatları Yüreklerinde.. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|