"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 407
| Rum Patriği'ne Muhteşem Cenaze Merasimi Vefat eden Patrik Diyonisyos Efendi'nin cenazesinin kaldırılacağı gün, İstanbul'da gerçekten heyecanla beklenen kayık yarışları yapılacaktı. Ama, Yunan Büyükelçiliği'nin ricası üzerine, Sultan II. Abdülhamid, yarışları tehir ettirecek, böylece cenaze alayının sönük geçmesi tehlikesi ortadan kalkacaktı. Osmanlı Devleti'nin gayrimüslim tebaaya göstermiş olduğu hoşgörü, çok bilinen bir husustur ve tarih sahifelerinde bunun sayısız örnekleri vardır. Üstelik, yaşayanların yanısıra, gayrimüslimlerin ölüleri de aynı hoşgörüden pay almışlardır. Osmanlı'ın insan hak ve hürriyetlerine gösterdiği bu saygıdan en iyi şekilde faydalanan unsurların başında Rumlar gelir. Bir de günümüze bakalım. Türkiye ile Yunanistan arasında mevcut pek çok problemden birisi de, azınlıklar meselesidir. Daha doğrusu Türkiye'deki Rumlar için herhangi bir sıkıntı yoksa da, Batı Trakya'daki Türk azınlık, sahip oldukları haklardan tamamen mahrum bırakılmış bulunmaktadır. Bu çerçevede, trafik kazası süsü verilmiş bir cinayetle, Batı Trakya Türkleri lideri Sadık Ahmet öldürülmekte, halkın oyu ile seçilmiş müftü cezaevine atılmakta, Türkler'in okuma, seçilme, seyahat etme vs. gibi ene tabiî hakları ellerinden alınmakta, insanlara bulundukları yerlerde hapis hayatı çektirilmekte, velhasıl Batı Trakya Türk azınlığına, yaşama hakkı tanınmamaktadır. Bu tarz hareketleri her zaman sürdüren Yunanlılar'ın, aşağıda gelişimini aktaracağımız olaydan ibret almalarını diliyoruz. 1891 yılındayız. İstanbul'daki Rum Patriği Diyonisyos Efendi, bir müddetten beri yakalanmış olduğu hastalıktan kurtulamayarak vefat etmiştir. Cenazesi, 27 Ağustos 1891 Perşembe günü kaldırılacaktır. Fakat, aynı gün Moda'da, daha önceden programlanmış kayık yarışları yapılacaktır. Bu yarışlar, sıradan bir spor müsabakası olmayıp, bizzat elli altın gibi önemli bir meblağ ile katkıda bulunan Sultan II. Abdülhamid'in himayesinde gerçekleşmektedir. Ayrıca, tertip komitesi de, Bahriye Nâzırı Hasan Paşa ile İngiliz Büyükelçisinin başkanlıkları altında, üst seviye devlet adamları ve diğer elçilerden oluşmaktadır. Bu demektir ki, yarış günü, İstanbul'daki devlet daireleri ve sefarethaneler, Moda'ya gidilmek üzere boşalacak, halk da akın akın kayık yarışlarında yerini alacak, kısaca İstanbul'un kalbi o gün Moda'da atacaktır. İşte bu durum, Rumları hayli endişeye sevketmiştir. Çünkü, herkes kayık yarışlarında olacağından, cenaze merasimi çok sönük geçecektir. Bu endişe sebebiyle, Yunan Büyükelçiliği, 25 Ağustos 1891 tarihinde, Hariciye Nezareti'ne bir yazı ile baş vurmuştur. Yazıda özetle şöyle denilmektedir: "Sizin aracılığınızla yoluna girebilecek bir olayı arz etmeme müsaade buyurun. Rum Patriği'nin cenaze alayı, Perşembe günü yapılacaktır. İmdi, aynı gün Moda'da kayık yarışları da yapılacaktır. Söz konusu yarış aynı zamanda padişahın himayesinde gerçekleşmektedir. Bu hususu, padişah hazretlerinin nazar-ı dikkatine sunup, kayık yarışlarının birkaç gün tehiri için, zât-ı şâhânelerinin iradesi sağlanabilirse, Ortodoks tebaa minnettar kalacaktır. Cenaze alayının tehiri kabil olamayacağı aşikâr olup, halbuki kayık yarışı iki üç gün tehir edilebilirse, pek çok kişi cenaze bulunabileceğinden, alay çok şâşaalı olacaktır. Erteleme olmadığı takdirde ise, Perşembe günü herkes Moda'da bulunacaktır. Bu mülâhazalarımı çok özel bir surette arz ediyorum. İcabının yapılması, sizin reyinize bağlıdır. Yalnız, şunu belirteyim ki, tarafınızdan böyle bir teşebbüs yapılır ve zât-ı şâhâne de Moda kayık yarışlarının tehirini irade ederse, gerek Osmanlı, gerek ecnebî tebaası olan Ortodokslar, ziyadesiyle müteşekkir ve minnettar olacaklardır." Bütün Ortodokslar'ın hislerini yansıtan Yunan sefirinin bu isteği, Sultan II. Abdülhamid'e sunulmuş, padişah, konu ile ilgili iradesinde, lâzım gelenlerin yapılmasını emretmiştir. Bu çerçevede, cenaze, başta padişah yaverlerinden biri olmak üzere, üst seviye devlet görevlileri ve sefirlerin katılımı ile resmî bir törenle kaldırılacaktır. Dolayısıyla, kayık yarışları da bir başka güne bırakılmış olmaktadır. Ertesi günü yayınlanan Tercüman-ı Hakikat gazetesine bir göz attığımızda, cenaze merasiminin, Ortodoksları son derece memnun edecek tarzda şâşaalı geçtiği anlaşılmaktadır. Habere göre, 27 Ağustos 1891 Perşembe günü, İstanbul'da adeta resmî bir tatil günü yaşanmış, devlet daireleri, sefarethaneler, kançılaryalar, bankalar ve ticarethaneler hemen hemen boşalmıştır. Kayık yarışlarına gitmeye hazırlanan zevat, yarışların tehir edildiğini öğrenince, cenazeye katılmışlardır. Bu suretle, Rum Patriği, pek çok muteber kişinin katıldığı merasimle defnedilmiştir. Durumun, Ortodoks tebaayı son derece minnettar bıraktığı anlaşılmaktadır. Nitekim, Ortodoks cemaati mensupları adına metropolitler ve meclis-i muhtelit âzaları tarafından Adliye ve Mezahib Nezaretine gönderilen 29 Ağustos 1891 tarihli yazıda, Sultan II. Abdülhamid'in, cenaze vesilesi ile gösterdiği yakınlıktan duyulan şükran ve ubudiyet hisleri dile getirilmektedir. Hadise, günümüzden tam 105 yıl önce cereyan etmiştir. Geçen bir asır içinde ise, insanlardaki hoşgörü kavramının daha da geliştiği muhakkaktır. Hele XXI. yüzyılın eşiğinde, bu kavramın artık, dünya üzerindeki her toplumda yer etmiş olması gerekmektedir. Ancak, ne yazık ki, yüz yıl önce bizim, Ortodokslara gösterdiğimiz hoşgörünün binde birinin dahî bugün Yunanlılar tarafından, Batı Trakya Türklerine gösterilmediği ve bundan sonra da göstermeye niyetlerinin olmadığı, bir vakıâdır. Bakalım, Yunanistan tarihten ibret almayı ne zaman öğrenecek?.. Vahdettin Engin/Tarih ve Medeniyet, Sayı 31 __________________
Hak geldi batıl zail oldu..... |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Evet sayin masle, Osmanli öyle hos görülüydü ki, koca osmanlinin 1,5 milyonluk memurunun hic birinin Türk olmadigini da ögrenin ama artik. BAkin hosgörü böyle olur. Koca osmanlinin haznedari dahi yahudiydi. Bakin hosgörünün hic böylesi görülmüs müdür baska bir ülkede:-) Bu bilgilere ulasmak icin acin Abdulhamitin kendi eliyle yazdigi anilar kitabini, okuyun da icler acisi manzaralari nasil itiraf ettigini ögrenin derim. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #3 | |
Guest Mesajlar: n/a
| aynı şey sadrazamlar içinde geçerli osmanlı tarihinde sadece 4 türk sadrazam biride çandarlı halil paşa neymiş rüşvet aldı diye astılar osmanlının arka bahçesinde aslında asılmasında ki sebeb eski hesaplar vardı çandarlı ipi boynuna alırken fatih demiş ki"ne o koca çandarlı yüzün sararmış" çandarlı da der ki"ey devlet-ül sultan diyor ,güneş batarken sararırmış hadi çak şu iskemleye de bitir işi" |
| #4 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Arkadaşlar, Ben sizin burada işlettiğiniz mantıktan bir şey anlamadım!.. Osmanlının hoş görüsü ile, sadrazamların ve memurların Türk olup olmamasının alakası nedir? Onu bir anlasam cevap vermeye çalışacağım ama... Saygılar, |
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 407
| ama türkün devletiydi evet kesinlikle ama bir şey vardı islam sancağının altında yaşıyordular.bugun osmanlı bölgeden çekildi herşey harap,kan ağlıyor otadoğu,kafkasyada rus zulmu balkanlarda ateş,ah nerdesiniz ulu aecdadım.kafirin hakkını bile kendilerinden iy koruyan siz değilmiydiniz ah nerdesiniz fatihler ,osmanlar patrikler bile sizi arzular oldu coninin kovboy şapkasından tiksindik artık,ah nerdesiniz.... __________________
Hak geldi batıl zail oldu..... |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 407
| bir not daha vatan için türkler savaşıyordu vatan yani türklerindi yahudi nin felanın filanın değil di.buda önemli bir nokta(türk derken müslümanlarda denebilir) __________________
Hak geldi batıl zail oldu..... |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Herkes inandigi gibi konusur. avunur, eylenir, rahatlar. bir de görünen manzara vardir ki, su sizdirmaz. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 407
| Alıntı:
__________________
Hak geldi batıl zail oldu..... | |
| #9 | ||
Guest Mesajlar: n/a
| Alıntı:
| |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| edebi sözleri bir kenara birakip, bu günün kan hesabini sormayi hak kazanmak icin, islam adina araplarin, kendilerie ait olmayan orta asya Türk yurtlarinda ne aradikalrini cevaplayin, sonra komünizme geliriz:-) Ganimet degil mi:-) sizi sizi siziiii. ZAten binlerce yillik dinleri olan bir büyük ulusun dinini degistirip ne yapacaklardi. Nelerini aldilar Araplar Türklerin ellerinden biliyor musunuz? Kültürlerini, dillerini, karilarini kizlarini, kentlerini talan ettiler. Ne icin? ISLAM?!?!?! Yemeyin bizi. Arap ordularina kim vermis bakim Türklerin dinlerini kanla degistirme emrini? Bu tarihe girin biraz. Ama yazismaya baslamadan bilgilenmenizi öneririm, yoksa öyle seyirci kalabilirsiniz. su soruyu hic unutmayin. ARAPLARIN TÜRK YURTLARINDA NE ISLERI VARDI? TÜRKLERE KAFIR DINSIZ PUTPEREST YAFTASI TAKAN ZIHNIYETIN KAHRAMANLARI KIMLERDI? Daha sonra halkini esssek yerine koyan Osmanli sultasi hakkinda da konusuruz. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kıbrıs Türkiye hakkında ne düşünüyor? | petricli | Dünya Siyaseti | 44 | 16-03-08 13:03 |
| Örnek iki anıtta, Avustralya'da | canugur | Türkiye Siyaseti | 3 | 18-01-07 00:49 |
| AİHM kararında muhalif üyenin çarpıcı gerekçeleri | ibra | Dünya Siyaseti | 5 | 19-11-05 13:19 |
| 7. Kutup - Yeni Osmanlı Planı | ugurozaltn | Dünya Siyaseti | 2 | 19-10-05 00:17 |