| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Hendek Savaşı bitmiş, müşrikler geri dönmüş, Muhammed eve gelip istirahate çekilmiştir. Tam bu sırada Cebrail, bir katıra binmiş vaziyette kılıcını kuşanmış, ter ve toz duman içinde Muhammed’ in yanına varıp kendisine “Bak, biz melekler kırk gündür düşmanlarınızla savaşıyoruz, gördüğün gibi silahlarımızı hala da bırakmış değiliz. Kalk, hepiniz Beni Kureyza Yahudilerinin bulunduğu diyara gidin onları öldürün.; ben de hemen önden gidip evlerini üzerlerine yıkarım” diyor. (Tecrid-i sarih, Diyanet Tercümesi, No: 512, 1191,1565) |
| #2 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Cebrail’ in bu açıklamasından sonra Muhammed Müslümanlara, “İkindi namazımızı Beni Kureyza’ da kılacağız, haydi savaşa” talimatını veriyor (İslami kaynaklarda gerekçe olarak Hendek Savaşı sırasında Yahudilerin Mekkeli müşriklerle işbirliği yaptığı iddia edilir-ADMIN). Çoluk çocuk dahil yaklaşık 1500 kişilik bir Yahudi kitlesini o gün akşama kadar ele geçiriyorlar (kısmen sağ, kısmen ölü olarak). Ele geçirilen bu insanların elleri boyunlarına bağlanıyor ve onların akıbeti hakkında Muhammed, daha önce Yahudi olup da sonradan Müslüman olan Sad Bin Muaz’a yetki veriyor. Sad’ın Hendek Savaşı’nda bir damarı kesilmişti ve kanaması devam ediyordu. Muhammed’in talimatıyla Sad bir eşeğe bindirilip onun huzuruna getiriliyor. Muhammed ona, “Bu insanların kaderini sana bırakıyorum. Acaba bunlar hakkında kararın nedir?” diye soruyor. Sad’ın verdiği yanıt aynen şu: “Eli silah tutan her erkeği kılıçtan geçireceğiz.Kadın ve kızları cariye (iş ve seks kölesi); ergenlik çağına gelmeyen erkek çocukları da köle muamelesine tabi tutacağız.” diyor. BU DA YORUMDUR spartaküs Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-01-06 13:58 . |
| #3 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Muhammed, Sad’ın bu yanıtına karşı, “Senin verdiğin bu kararAllah’ın emrine tam uygundur ve sen bu kararda tam isabetli davrandın. Zaten seher vakti Cebrail de aynı ifade doğrultusunda Allah’tan bana vahiy getirdi” diyor. (Tecrid-i Sarih, Diyanet Tercümesi, No:289 hadis şerhiyle 1575 ve 1591 nolu hadisler) Bu esirlerden erkek olanlar “Üsame Bin Zeyd” evinde; kadınlar ve çocuklar ise “Remle Binti Haris” evinde toplatılırlar. Muhammed erkeklerin idam kararını verdikten sonra Medine’ nin bugünkü pazaryeri olan semtte hendekler-çukurlar kazılarak mezar gibi hazır hale getirilir. Daha sonra erkekler eli kolu bağlı bir vaziyette ve kafileler halinde oraya yanaştırılıp başları kesilir ve o çukurlara atılır. Muhammed bu kesim işleminde Hz. Ali ve Zübeyr bin Avam’ı görevlendirmişti. Bilindiği gibi ikisi de Muhammed tarafında cennetle müjdelenmiştir. Ali ve Zübeyr kesim işine devam ederlerken Muhammed de bir yerde oturmuş onları seyrediyordu. Ayşe (Hz.) nin aktardığına göre, bu kesim işi sabahtan akşama kadar sürmüş. Erkekler idam edilirken, Yahudi kadınlar ve çocuklar da buna feryat edip saçlarını başlarını yolmuşlar.(Vakıdi, Meğazi, 2/512-517) |
| #4 | |
Guest Mesajlar: n/a
| İdamlar yapılmadan evvel Muhammed, sanki çok önemli bir büyüklükte bulunuyormuş gibi “Arkadaşlar, onları şimdi idam etmeyelim; çünkü hava sıcaktır. Ayrıca eğer canları istiyorsa kendilerine hurma yedirin gibi” traji-komik talimatta da bulunuyor. İdamlıkların önüne atılan birkaç hurma da hayvana yem atılır gibi atılıyor. (Vakıdi, Meğazi, 2/512-14; Serahsi, Siyeri Kebir Şerhi, 3/1029 No: 1900) Yaygın olan görüşe göre idam edilenlerin sayısı 800 ile 900 arasında değişiyor (Nesefi, Taberi, Alusi, İbni Kesir) . En düşük rakamı veren İslamcı yazarlara göre (Begavi, Suyuti, İbn’il Cezvi) ise 400 ila 600 arasında Yahudi idam edilmiştir. |
| #5 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Muhammed, o insanları teslim aldıktan sonra bir yerde toplayıp kendilerine, “Ey domuz ve maymun kardeşleri! Yediniz mi! İşte haliniz; görün bakalım” diyerek hakaret ediyor. Onlar da buna karşı, “Ey Muhammed, biz senden bunu beklemezdik, neden böyle haksızlık yapıyorsun?” şeklinde yanıt veriyorlardı (Bu kısım pek çok İslami Kaynakta yer alır örnek olarak, Taberi, Ahzap Tefsiri, ayet 26-27) (İdamlar konusunda en büyük eleştiri, yargılama olmaksızın idamların gerçekleştirilmesine atfedilebilir. Beni Kureyza kabilesinin her ferdi suçlu muydu? Aralarında suçsuz olan yok muydu? Neden hepsi birden, ayırt edilmeksizin, yargılanmaksızın idam edildi? Savaş esirlerinin idam edilmesi doğru mudur? BU YAZI YORUMDUR |
| #6 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Muhammed, bu Yahudilerin karıları ve kızlarından 16 tanesini özel olarak ayırıyor ve bunlardan Reyhane’yi kendine seçip geriye kalan 15 tanesini de diğer önemli dostlarına dağıtıyor. Bir Yahudi , “Artık her şeyimize el koydunuz, hiç olmazsa gözlerimizin önünde namusumuza el uzatmayın” diyor. Fakat, Muhammed bunu dinlemiyor (Kaynak: Vakıdi, Meğazi, 2/250) Muhammed, ihtiyaç fazlası kadın ve erekek çocukların bir bölümünü, Sad bin Zeyd’e teslim edip onları satmak için Necd bölgesine, bir kısmını da şam tarafına gönderiyor. Müslümanlardan Muhammed bin Mesleme, “Beni Kureyza Savaşı’nda kadınlar bölüşülürken bana üç tane düştü; hepsini de sattım” diyor. (Kaynak: Diyarbekiri, Tarihi Hamis,1/499 ve Vakıdi age 2/523-25) |
| #7 | |
Guest Mesajlar: n/a
| İslamcı: Yahudiler, bu olaydan yıllar evvel Muhammed ile Medine'nin ortak savunması üzerine antlaşması yapmışlardı. Oysa Hendek Savaşı sırasında bu antlaşmaya ihanet etmişlerdir. Yanıt: Muhammedin Medineye hicret ettiği ilk zamanlarda böyle bir antlaşma yapıldığı tarihi kayıtlarda geçer. Ancak bu döneme kadar Müslümanlar Mekke'de azınlıkta olan ve mağdur oldukları için Medineye hicrete muhtaç bir topluluk görünümündeydi. Henüz silahlanmamışlar ve çete savaşına başlamamışlardı. yahudiler bu koşullarda antlaşma yapmışlardı. Oysa kısa bir süre sonra müslümanlar çete ve yağmalamalara girişti. Mekkelilerin ticaret konvoylarını kesmeye çalıştı. Baht-i Nahle olayı ile müslümanlar ilk kez Mekke müşriklerine saldırarak siahsız dört kişiden bir kişiyi ödürüp ikisini ise tutsak aldılar. Bu tutsağa karşılık olarak fidye istediler. Müslümanların aynı bir terör örgütü gibi olan bu davranışları Medineli yahudilerin tepkisini çekti. Müslümanlar, ardından tarafsız bir kabile olan Süleymanoğullarının bir çobanını ödürdüler. Muhammed, Medineli yahudilerin müslüman olması için baskı yaptı. Bunu başaramayınca kıbleyi Kudüs'den Mekke'ye çevirdi. Çünkü Kudüs yahudilerin kutsal şehriydi. Bu olayla birlikte müslümanlar ile medineli yahudiler arasındaki eski antlaşma fiilen ortadan kalkmış idi. Medinedeki misafir müslümanlar ile yahudilerin arası iyice gerilmişti. Yahudiler, misafir olarak Medine'ye gelen müslümanları artık sevmiyor ve düşman biliyordu. Çünkü huzurları bozulmuştu. Tüm bu nedenlerden dolayı Medineli yahudiler Hendek Savaşı'nda Mekkelilere yardım etti. |
| #8 | |
Guest Mesajlar: n/a
| HZ. REYHANE BİNTİ ZEYD (R .anha) Yazar: Hamdi BOYDAK Kasim 1, 2001 Medine’de üç Yahudi kabilesi vardı. Bu üç kabile yaptıkları hatalarının ve ihanetlerinin sonucu olarak Medine’den uzaklaştırıldı. Reyhane binti Zeyd b. Amr b. Hunafe aslen Nadiroğullarından Zeyd isimli bir yahudinin kızıdır. Doğum tarihi bilinmemektedir. Beni Kureyza yahudilerinden Hakem (yahut Hakim) isimli biri ile evlendi. Kocası Hakem, Hendek savaşı sonrası öldürülen yahudi erkeklerinden idi. Kendisi de esir kadınlar arasındaydı. Hendek muharebesinin en sıkışık bir anında Müslümanlarla ittifakları bulunan Beni Kureyza yahudileri, evvelce müslümanlarla yapmış bulundukları anlaşmayı bozduklarını ilan ettiler. Bununla da kalmayarak Müslümanların en sıkışık bir anında geceleyin Medine’ye ani bir baskın yapacaklarını bildirdiler. Bu ihanetlerinde daha da ileri giderek İslâm kadınlarının muhafaza olduğu kale tarafına taarruz ettiler. Bu taarruz esnasında kalenin içerisine giren bir yahudi, İslâm kadınları tarafından sopa ile başı yarılarak öldürüldü. Bunu gören yahudiler, kale içerisinde mühim bir kuvvetin var olduğunu zannettiler. İçlerine büyük bir korku düşüp taarruzdan vazgeçtiler. Hendek savaşından sonra derhal Beni Kureyza yahudileri üzerine gidileceğini Peygamberimiz (s.a.v) askerlerine bildirdi. Derhal kaleleri muhasara edildi. Layık oldukları ceza verilmek üzere teslim olmaları istendi. Sa’d b. Muaz’ın vereceği hükme razı olacaklarını bildirerek teslim oldular. Hz. Sa’d, “Harb edenleri öldürülür, kadın ve çocukları esir edilir, malları taksim olunur.” cevabını verdi. Bu hüküm Tevrat’ın hükmüne de uygun idi. Yahudiler de itiraz etmeyip boyun eğmek zorunda kaldılar. Peygamberimiz (s.a.v) başkumandan hakkı (safiy) olarak ganimetin bölüştürülmesinden önce, Beni Kureyza yahudilerinin Amr b. Hurafe oğulları kadınlarından Reyhâne’yi kendisi için ayırdı. Bu durum, harbi bizzat idare etsin etmesin, başkumandana tanınan bir haktır. Peygamberimiz bu haktan sembolik olarak istifade etmiştir. Hz. Peygamberin aldığı safiyler şunardır: Bedir ganimetlerinden Zülfikar adlı kılıç, Kaynuka ganimetinden bir zırh, Zatürrik’a’dan bir cariye, Zatül Müreysi’den Rebah adlı bir köle, Beni Kureyza’dan Reyhâne binti Zeyd, Hayber’den Safiye binti Huyey ve Huneyn ganimetinden de al renkli bir at. Reyhâne (r.anha) kendisinin esirler arasından bizzat Peygamberimiz tarafından kendi hissesi olarak seçildiğini ve Ümmül Münzir binti Kays’ın evine gönderildiğini ve orada Beni Kureyza erkeklerinin öldürüldükleri güne kadar kaldığını bildirmiştir. Daha sonra Peygamberimiz (s.a.v) O’nu Rifaa’nın sığındığı teyzesi Selma’nın yanına yerleştirdi. Reyhâne’ye İslâm’a girmeyi ilk tavsiye eden Peygamberimiz oldu ise de Müslüman olmaya yanaşmadı. Yahudilikten ayrılmamak için direnince, onu kendi haline bıraktı ve onun bu tutum ve davranışından üzüntü duydu. Salebe b. Saye’yi çağırttı. Bunu ona anlattı. Beni Hedl’den müslüman olan üç genç (biri de Salebe’ydi) Reyhâne’ye İslâm’ı anlattılar. Yahudilerin batıl dinlerinde kalmakta inat ederek başlarına gelen felaketten bahsettiler. Müslümanlığı kabulüyle, Rasûlüllah’a zevce olup, her türlü saadete kavuşacağını hatırlattılar. Reyhâne bunun üzerine İslâm’la şereflendi. Peygamberimiz (s.a.v) Ashâbıyla oturduğu bir sırada, arkadan iki ayakkabı sesi işitildi. “Bu Salebe’nin ayakkabısının sesidir. Reyhâne’nin müslüman olduğunu müjdeleyecek!” buyurdu. Ya Rasûlüllah! Reyhâne müslüman oldu! haberini Salebe verince buna çok sevindi. Reyhâne (r.anha), Allah ve Rasûlünü tercih ettiğinin mükafatı olarak Rasûlüllah’ın cariye veya zevceleri arasına katıldı. Yahudilerin düşmanlıkları da nisbeten bu evlilikten dolayı azaldı. Peygamberimiz bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyuruyorlar: “Bütün zevcelerimle evliliklerim ve kızlarımı evlendirmem, hepsi de Cebrail’in (a.s) Allahü Teala’dan getirdiği izinle olmuştur.” Hz. Reyhâne binti Zeyd (r.anha), hem sûret hem de sîret itibariyle çok güzeldi. Sakin, temiz bir karaktere sahip, yumuşak huylu bir hanımefendiydi. Hicretin beşinci yılında evlendiği Peygamberimizle birlikteliği beş yıl sürdü. Hicretin onuncu yılında Veda Haccından sonra Peygamberimizin vefatından önce vefat etti. Cennetülbaki’ye defnedildi. (h. 10, m. 631) Kaynak: http://www.yenidunyadergisi.com/artm...icle_548.shtml |
| #9 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| Coştun yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın... --- Turan bey, yine formunuzun zirvelerindesiniz. ![]() __________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü ibra Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 24-01-06 14:01 . |
| #10 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sayın Spartaküs, Lütfen yaptığınız alıntıların kaynağını belirtiniz. Gördüğüm kadarı ile kaynağınız http://www.turandursun.com/modules.p...howpage&pid=22 adresidir. Emeğe saygı bunu gerektirmektedir. Saygılar, |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sevgili Anneciğim, Babacığım, | petricli | İnsan Bilimleri | 12 | 05-01-08 03:40 |
| Samimi Bir Yazı-2 / YORUMSUZ | ibra | Arşiv | 3 | 15-01-07 15:58 |