| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| İtalyan rahibe, İsa davası / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Guest Mesajlar: n/a
| İtalya'da bir mahkeme, bundan 2 bin yıl önce İsa Peygamber diye bir kişinin yaşadığını kanıtlaması için bir rahibe açılan davaya bakmaya başlıyor. Rahip Luigi: Güneşi göremiyorsa benim sorunum değil. Ateist davacı Luigi Cascioli, amacının 'Hristiyanlığın kökenleri hakkında kesin bir kanıya varılması' olduğunu söylüyor. "Bu mesele binlerce yıldır tartışılıyor, ama bir türlü sonuca varılamıyor. Gerçekte Hazreti İsa diye birinin yaşamamış olduğunu söyleyen bir karar aldırırsam, Hıristiyanlık otomatikman sona erecek," diyen Cascioli, konuyu gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacağını belirtiyor. Davanın sanığı, Roma'nın kuzeyindeki Viterbo kasabasının papazı Rahip Enrico Righi. Dava 2002 yılında rahip Righi'nin, Cascioli'nin yazdığı 'İsa Masalı' kitabını eleştirmesiyle başlamıştı. Viterbo'daki mahkeme davaya bakmayı reddetti; ancak karar bir üst mahkemeden döndü. Cascioli'nin avukatı, davayı İtalyan Ceza Yasası'nın 661. maddesindeki 'halkın iyiniyetini kötüye kullanmak' maddesinden açtıklarını söylüyor. Avukat Mauro Fonzo "Olay İsa'nın varlığından ibaret değil; burada ciddi bir yolsuzluk sözkonusu olabilir," diyor. 76 yaşındaki Luigi Cascioli, eskiden rahiplik eğitimi almış. Uzmanlar, 661. maddenin bundan önce de kanlı gözyaşları döktüğü öne sürülen Meryem heykelleri gibi dini davalarda kullanıldığını hatırlatıyor. Bu maddeden suçlu bulunanlar, üç ay hapis ya da bin euro para cezasına çarptırılabiliyor. Kendisi de bir zamanlar rahiplik eğitimi almış olan 76 yaşındaki Luigi Cascioli, İsa Peygamber diye bir kişinin yaşadığına dair Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri ve St Paul'ün mektupları gibi birkaç dini belgenin dışında, hiçbir güvenilir tarihi kanıt olmadığını söylüyor. Vatikan şimdilik olaya karışmayı reddediyor. Sanık sandalyesindeki rahip Righi ise "Eğer Cascioli öğle vakti gökyüzündeki güneşi göremiyorsa, ben görüyorum da o göremiyor diye beni dava etmeye hakkı yok," diyor. Cascioli'nin fotoğrafı. |
|
| #2 | |
Guest Mesajlar: n/a
| adamlar neleri tartışıyorlar özgürce bizde ise tartışanlar öldürülüyor adam rahipti ateist oldu ve mahkemelerde uğraşıyor bizde ise turan dursun müftü idi ateist oldu birkaç kitap yazdı öldürüldü ne diyeyim |
|
| #3 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Alıntı:
Ama sanıyorum en önemli çıkarım, demokratik, laik, çağdaş hukuk düzeninin hakim olduğu bir devlet yapısının geriye dönük özlemler içinde tartışılmaması gereğidir. Belki de tarihte hiç bir yönetim şeklinde görülemeyecek bir uygulama serbestliği bu yönetim şeklinde içselleşmiş. Değerini bilmek gerek. | |
|
| #4 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Bu haberde aynı İtalya'dan!.. Laiklik, Batıda geliştirilen bir siyaset kavramıdır. Bu kavramı, Batı nasıl algılıyorsa, bizler de öyle algılamak zorundayız. Geçtiğimiz hafta İtalya’da bir devlet okulundaki “haç” mahkeme kararıyla kaldırıldığında, kararı veren hakim neredeyse linç edilecekti. Komünist ve Radikal partiler dışındaki tüm partiler, ‘haç’ın İtalya’da birliğin sembolü olduğu gerekçesiyle karara karşı isyan bayrağı açtılar, hakime karşı ağır eleştirilerde bulundular. Kaynak: http://www.yenimesaj.com.tr/index.ph...rih=2003-10-31 Not: Konu makalenin ortalarında yer almaktadır. Saygılar, |
|
| #5 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Alıntı:
Sn. Petricli'nin alıntıladığı bu iki cümle dışardan bakıldığında doğru bir mantık üzerine oturmuş gibi duruyor. Acaba öyle mi? Algılamak kavramını aynen uygulamak, ya da bir başka deyişle, onlardaki uygulamanın aynısını gerçekleştirmek olarak aldığımızda acaba algılamış olur muyuz? Bence bu konuda biraz düşünmek gerek! | |
|
| #6 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sayın Melnur, Bizim üretimimiz olmayan hiç bir şeyi aynen uygulamadan önce düşünüp tartışmalıyız. Bunda sizinle hemfikirim. Peki... O zaman şu soru geliyor aklıma!... Sizce bize uygun laiklik anlayışı nasıl olmalıdır? Saygılar, |
|
| #7 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532
| Sn.Petricli, Devlet yönetiminde din egemen olmamalı ve din hiç bir zaman devlete "talip" olmamalıdır. İnsanlar laik bir devlette de din kurallarıyla değil, çağın gerektirdiği ve koşullara göre sürekli değişiklik gösteren kurallarla yönetilmelidir.(ekonomik, siyasal, sosyal, hukuksal...) Bu bağlamda devlet hiç bir dinin yanında-karşısında olamaz. Dinsl bir simge taşıyamaz. Bir çeşit nötr olma durumu. Laik düzende din sınırlamaları bunlar olmalıdır. İnsanlar dinlerini bunları ihlal etmeyecek şekilde yaşayabilmeli, devlet bunun önlemini almalıdır. Şimdi böyle bakıldığında Avrupa, gelişmiş ülkeler...bu amaca göre yapılanmış ve kurumlarını buna göre oluşturmuş.Oluşturduğu kurumsal yapı da bu amaca uygun bir şekillenme gösteriyor ki, hiç bir sıkıntı da olmuyor. Ama siz, orada başarılı olmuş yapının amacını değil, şekillenmesini öne çıkarırsanız, burada sorun çıkma potansiyeli çok fazla... Laiklik, "orada bunlar var, bizde de bu olsun" şekilciliğinden çok; "bu amacı nasıl gerçekleştirebilmeliyim" amacına yönelik olmalıdır. Söylediğim budur. Orada sanıyorum, dinsel yapılanma cemaatlere verilmiş. Bu yapılanma şekli orada belirlenen amaçla uyum içinde. Bizde de böyle olsun anlayışı üzerinde durmak ve düşünmek gerek. Bu şekilsel yapılanma serbest olduğunda ülkemizde neler olabileceğini, neler yaşanabileceğini düşünmek bile istemiyorum. |
|
| #8 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831
| Alıntı:
İslam henüz Rönesans ve Reformu'nu yaşayamadı. Laik Türkiye'de dahi bu sınırlı oldu. Dolayısıyla halen dinin devlet yönetimine olan talebi nedeniyle Türkiye Devleti İslam Dinini kontrol altında tutmak zorundadır. Öyle düşünüyorum ki işte tam bu nedenle, Diyanet işlerinde hıristiyan, musevi ya da aleviler temsil edilmemektedir, yalnızca Sünni Müslümanlık temsil edilmektedir. İslam inancı camiyle sınırlanmadıkça da devlet dini kontrol altında tutmaya devam edecektir. | |
|
| #9 | ||
Guest Mesajlar: n/a
| Alıntı:
ve birilerinin şeriat hükmünü devlete yavaş yavaş sızarak topluma dayatma amacında aslında öyle bir amaçlarıda yok bürokraside yükselmek için dini basamak olarak kullanıyorlar din herzaman dogmatik yapısından dolayı sömürülmeye ve sömürmeye müsaittir ve 1950 yılından beri din hep başrol oynadı iktidarlarda bundan da en yağlı nasibini alanlar dış güçler emperyalizmidir ama maalesef bu iktidarların kollarından beslenen din bezirganları halkı sürekli yanlış ama kurana göre de aslında doğru olan vaazlar verip halkı zehirliyorlar örnek vermek gerekirse,"laiklik dinsiz bir sistemdir allahın kanunu olan şeriatı yaşayamamak dinsizliktir o yüzden şeriatın bir an önce gelmesi gerekir allahın kanunlarını bir an önce yaşama sokmamız gerekiyor aksi takdirde allahın kanunlarını bırakıp laik sisteme dönersek kuranı hiçe saymış oluruz bu da kafirliktir"diye halka karanlık bir seçme hakkı veriyorlar ve kendilerine inananlarıyla da partinin tabanını oluşturuyorlar böylece o parti belli bir tabanla ayakta kalıyor olay sadece bunlardan ibaret | |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 25
| kuranın hiç bir harfinin değişmeyeceği bir aldatmacadır.adamlar istedikleri gibi değiştiriyorlar zaten. alın iki ayrı kuran bakın birinin söylediği diğerini tutmuyor. çünkü aslı da öyle.hangi cahil arabın elinden çıkmış.siz onun gökten indiğine inanıyormusunuz. yüzlerce yıl önce yazılmış. açık değil. her gelen bu anlamı var şu anlamı var deyip duruyor sizler değişemez diye ciddi ciddi konuşuyorsunuz. adamlar istedikleri gibi değiştiriyorlar zaten. istedikleri yorumu getiriyorlar.siz de öyle yorumlarsınız. değişmiş olur. __________________
her şey sizin çabanızda gizlidir. godot hiç bir zaman gelmez. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Laiklik mi demokrasi mi ? | portia | Türkiye Siyaseti | 25 | 07-10-06 05:12 |
| Pamuk davası düştü | Antioksidan | Türkiye Siyaseti | 4 | 13-03-06 02:30 |
| Çarmıhtaki rahibe! | ibra | Arşiv | 1 | 06-10-05 17:14 |