Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Dünya Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

İtalyan rahibe, İsa davası / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski30-01-06, 10:14  #1
petricli
Guest
 
Mesajlar: n/a
İtalyan rahibe, İsa davası



İtalya'da bir mahkeme, bundan 2 bin yıl önce İsa Peygamber diye bir kişinin yaşadığını kanıtlaması için bir rahibe açılan davaya bakmaya başlıyor.

Rahip Luigi: Güneşi göremiyorsa benim sorunum değil.

Ateist davacı Luigi Cascioli, amacının 'Hristiyanlığın kökenleri hakkında kesin bir kanıya varılması' olduğunu söylüyor.

"Bu mesele binlerce yıldır tartışılıyor, ama bir türlü sonuca varılamıyor. Gerçekte Hazreti İsa diye birinin yaşamamış olduğunu söyleyen bir karar aldırırsam, Hıristiyanlık otomatikman sona erecek," diyen Cascioli, konuyu gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacağını belirtiyor.

Davanın sanığı, Roma'nın kuzeyindeki Viterbo kasabasının papazı Rahip Enrico Righi.

Dava 2002 yılında rahip Righi'nin, Cascioli'nin yazdığı 'İsa Masalı' kitabını eleştirmesiyle başlamıştı.

Viterbo'daki mahkeme davaya bakmayı reddetti; ancak karar bir üst mahkemeden döndü.

Cascioli'nin avukatı, davayı İtalyan Ceza Yasası'nın 661. maddesindeki 'halkın iyiniyetini kötüye kullanmak' maddesinden açtıklarını söylüyor.

Avukat Mauro Fonzo "Olay İsa'nın varlığından ibaret değil; burada ciddi bir yolsuzluk sözkonusu olabilir," diyor.

76 yaşındaki Luigi Cascioli, eskiden rahiplik eğitimi almış.

Uzmanlar, 661. maddenin bundan önce de kanlı gözyaşları döktüğü öne sürülen Meryem heykelleri gibi dini davalarda kullanıldığını hatırlatıyor.

Bu maddeden suçlu bulunanlar, üç ay hapis ya da bin euro para cezasına çarptırılabiliyor.

Kendisi de bir zamanlar rahiplik eğitimi almış olan 76 yaşındaki Luigi Cascioli, İsa Peygamber diye bir kişinin yaşadığına dair Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri ve St Paul'ün mektupları gibi birkaç dini belgenin dışında, hiçbir güvenilir tarihi kanıt olmadığını söylüyor.

Vatikan şimdilik olaya karışmayı reddediyor.

Sanık sandalyesindeki rahip Righi ise "Eğer Cascioli öğle vakti gökyüzündeki güneşi göremiyorsa, ben görüyorum da o göremiyor diye beni dava etmeye hakkı yok," diyor.

Cascioli'nin fotoğrafı.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-01-06, 17:31  #2
spartaküs
Guest
 
Mesajlar: n/a

adamlar neleri tartışıyorlar özgürce bizde ise tartışanlar öldürülüyor adam rahipti ateist oldu ve mahkemelerde uğraşıyor
bizde ise turan dursun müftü idi ateist oldu birkaç kitap yazdı öldürüldü
ne diyeyim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski02-02-06, 17:19  #3
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532

Alıntı:
Sayın petricli şöyle demiş:

İtalya'da bir mahkeme, bundan 2 bin yıl önce İsa Peygamber diye bir kişinin yaşadığını kanıtlaması için bir rahibe açılan davaya bakmaya başlıyor.

Rahip Luigi: Güneşi göremiyorsa benim sorunum değil.

Ateist davacı Luigi Cascioli, amacının 'Hristiyanlığın kökenleri hakkında kesin bir kanıya varılması' olduğunu söylüyor.

"Bu mesele binlerce yıldır tartışılıyor, ama bir türlü sonuca varılamıyor. Gerçekte Hazreti İsa diye birinin yaşamamış olduğunu söyleyen bir karar aldırırsam, Hıristiyanlık otomatikman sona erecek," diyen Cascioli, konuyu gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacağını belirtiyor.

Davanın sanığı, Roma'nın kuzeyindeki Viterbo kasabasının papazı Rahip Enrico Righi.

Dava 2002 yılında rahip Righi'nin, Cascioli'nin yazdığı 'İsa Masalı' kitabını eleştirmesiyle başlamıştı.

Viterbo'daki mahkeme davaya bakmayı reddetti; ancak karar bir üst mahkemeden döndü.

Cascioli'nin avukatı, davayı İtalyan Ceza Yasası'nın 661. maddesindeki 'halkın iyiniyetini kötüye kullanmak' maddesinden açtıklarını söylüyor.

Avukat Mauro Fonzo "Olay İsa'nın varlığından ibaret değil; burada ciddi bir yolsuzluk sözkonusu olabilir," diyor.

76 yaşındaki Luigi Cascioli, eskiden rahiplik eğitimi almış.

Uzmanlar, 661. maddenin bundan önce de kanlı gözyaşları döktüğü öne sürülen Meryem heykelleri gibi dini davalarda kullanıldığını hatırlatıyor.

Bu maddeden suçlu bulunanlar, üç ay hapis ya da bin euro para cezasına çarptırılabiliyor.

Kendisi de bir zamanlar rahiplik eğitimi almış olan 76 yaşındaki Luigi Cascioli, İsa Peygamber diye bir kişinin yaşadığına dair Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri ve St Paul'ün mektupları gibi birkaç dini belgenin dışında, hiçbir güvenilir tarihi kanıt olmadığını söylüyor.

Vatikan şimdilik olaya karışmayı reddediyor.

Sanık sandalyesindeki rahip Righi ise "Eğer Cascioli öğle vakti gökyüzündeki güneşi göremiyorsa, ben görüyorum da o göremiyor diye beni dava etmeye hakkı yok," diyor.

Cascioli'nin fotoğrafı.
Bu yazıdan herkes bir şeyler çıkarabilir.
Ama sanıyorum en önemli çıkarım, demokratik, laik, çağdaş hukuk düzeninin hakim olduğu bir devlet yapısının geriye dönük özlemler içinde tartışılmaması gereğidir. Belki de tarihte hiç bir yönetim şeklinde görülemeyecek bir uygulama serbestliği bu yönetim şeklinde içselleşmiş. Değerini bilmek gerek.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-06, 13:27  #4
petricli
Guest
 
Mesajlar: n/a

Bu haberde aynı İtalya'dan!..

Laiklik, Batıda geliştirilen bir siyaset kavramıdır. Bu kavramı, Batı nasıl algılıyorsa, bizler de öyle algılamak zorundayız. Geçtiğimiz hafta İtalya’da bir devlet okulundaki “haç” mahkeme kararıyla kaldırıldığında, kararı veren hakim neredeyse linç edilecekti. Komünist ve Radikal partiler dışındaki tüm partiler, ‘haç’ın İtalya’da birliğin sembolü olduğu gerekçesiyle karara karşı isyan bayrağı açtılar, hakime karşı ağır eleştirilerde bulundular.

Kaynak: http://www.yenimesaj.com.tr/index.ph...rih=2003-10-31

Not: Konu makalenin ortalarında yer almaktadır.

Saygılar,
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-02-06, 15:41  #5
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532

Alıntı:
Sayın petricli şöyle demiş:


Laiklik, Batıda geliştirilen bir siyaset kavramıdır. Bu kavramı, Batı nasıl algılıyorsa, bizler de öyle algılamak zorundayız.

Sn. Petricli'nin alıntıladığı bu iki cümle dışardan bakıldığında doğru bir mantık üzerine oturmuş gibi duruyor. Acaba öyle mi?

Algılamak kavramını aynen uygulamak, ya da bir başka deyişle, onlardaki uygulamanın aynısını gerçekleştirmek olarak aldığımızda acaba algılamış
olur muyuz?

Bence bu konuda biraz düşünmek gerek!
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-02-06, 12:36  #6
petricli
Guest
 
Mesajlar: n/a

Sayın Melnur,

Bizim üretimimiz olmayan hiç bir şeyi aynen uygulamadan önce düşünüp tartışmalıyız. Bunda sizinle hemfikirim.

Peki... O zaman şu soru geliyor aklıma!...

Sizce bize uygun laiklik anlayışı nasıl olmalıdır?

Saygılar,
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-02-06, 15:39  #7
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,532

Sn.Petricli,

Devlet yönetiminde din egemen olmamalı ve din hiç bir zaman devlete "talip"
olmamalıdır. İnsanlar laik bir devlette de din kurallarıyla değil, çağın gerektirdiği ve koşullara göre sürekli değişiklik gösteren kurallarla yönetilmelidir.(ekonomik, siyasal, sosyal, hukuksal...) Bu bağlamda devlet hiç bir dinin yanında-karşısında olamaz. Dinsl bir simge taşıyamaz. Bir çeşit nötr olma durumu.

Laik düzende din sınırlamaları bunlar olmalıdır.

İnsanlar dinlerini bunları ihlal etmeyecek şekilde yaşayabilmeli, devlet bunun önlemini almalıdır.

Şimdi böyle bakıldığında Avrupa, gelişmiş ülkeler...bu amaca göre yapılanmış ve kurumlarını buna göre oluşturmuş.Oluşturduğu kurumsal yapı da bu amaca uygun bir şekillenme gösteriyor ki, hiç bir sıkıntı da olmuyor. Ama siz, orada başarılı olmuş yapının amacını değil, şekillenmesini öne çıkarırsanız, burada sorun çıkma potansiyeli çok fazla...

Laiklik, "orada bunlar var, bizde de bu olsun" şekilciliğinden çok; "bu amacı nasıl gerçekleştirebilmeliyim" amacına yönelik olmalıdır.

Söylediğim budur.

Orada sanıyorum, dinsel yapılanma cemaatlere verilmiş. Bu yapılanma şekli orada belirlenen amaçla uyum içinde. Bizde de böyle olsun anlayışı üzerinde durmak ve düşünmek gerek. Bu şekilsel yapılanma serbest olduğunda ülkemizde neler olabileceğini, neler yaşanabileceğini düşünmek bile istemiyorum.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-02-06, 15:46  #8
Antioksidan
Forum Kurucu Üyesi
 
Antioksidan'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,831

Alıntı:
Bu şekilsel yapılanma serbest olduğunda ülkemizde neler olabileceğini, neler yaşanabileceğini düşünmek bile istemiyorum.
İşte sorun burada çıkıyor zaten Sn. Melnur.

İslam henüz Rönesans ve Reformu'nu yaşayamadı. Laik Türkiye'de dahi bu sınırlı oldu. Dolayısıyla halen dinin devlet yönetimine olan talebi nedeniyle Türkiye Devleti İslam Dinini kontrol altında tutmak zorundadır. Öyle düşünüyorum ki işte tam bu nedenle, Diyanet işlerinde hıristiyan, musevi ya da aleviler temsil edilmemektedir, yalnızca Sünni Müslümanlık temsil edilmektedir.

İslam inancı camiyle sınırlanmadıkça da devlet dini kontrol altında tutmaya devam edecektir.
Antioksidan is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski08-02-06, 17:13  #9
spartaküs
Guest
 
Mesajlar: n/a

Alıntı:
Sayın türker şöyle demiş:

İşte sorun burada çıkıyor zaten Sn. Melnur.

İslam henüz Rönesans ve Reformu'nu yaşayamadı. Laik Türkiye'de dahi bu sınırlı oldu. Dolayısıyla halen dinin devlet yönetimine olan talebi nedeniyle Türkiye Devleti İslam Dinini kontrol altında tutmak zorundadır. Öyle düşünüyorum ki işte tam bu nedenle, Diyanet işlerinde hıristiyan, musevi ya da aleviler temsil edilmemektedir, yalnızca Sünni Müslümanlık temsil edilmektedir.

İslam inancı camiyle sınırlanmadıkça da devlet dini kontrol altında tutmaya devam edecektir.
sayın türker,islam hiç bir zaman rönesans ve reformu yaşayamaz çünkü kuranın bir harfi bile değişemez bunu artık tekrarlamaktan herkez okumaktan ben de yazmaktan bıktım işte esas sorun bu kuranın şerhi hüküm kitabı olması
ve birilerinin şeriat hükmünü devlete yavaş yavaş sızarak topluma dayatma amacında aslında öyle bir amaçlarıda yok bürokraside yükselmek için dini basamak olarak kullanıyorlar
din herzaman dogmatik yapısından dolayı sömürülmeye ve sömürmeye müsaittir
ve 1950 yılından beri din hep başrol oynadı iktidarlarda bundan da en yağlı nasibini alanlar dış güçler emperyalizmidir
ama maalesef bu iktidarların kollarından beslenen din bezirganları halkı sürekli yanlış ama kurana göre de aslında doğru olan vaazlar verip halkı zehirliyorlar
örnek vermek gerekirse,"laiklik dinsiz bir sistemdir allahın kanunu olan şeriatı yaşayamamak dinsizliktir o yüzden şeriatın bir an önce gelmesi gerekir allahın kanunlarını bir an önce yaşama sokmamız gerekiyor aksi takdirde allahın kanunlarını bırakıp laik sisteme dönersek kuranı hiçe saymış oluruz bu da kafirliktir"diye halka karanlık bir seçme hakkı veriyorlar ve kendilerine inananlarıyla da partinin tabanını oluşturuyorlar böylece o parti belli bir tabanla ayakta kalıyor olay sadece bunlardan ibaret
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-02-06, 10:07  #10
ulaş
 
Giriş Tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 25

kuranın hiç bir harfinin değişmeyeceği bir aldatmacadır.adamlar istedikleri gibi değiştiriyorlar zaten. alın iki ayrı kuran bakın birinin söylediği diğerini tutmuyor. çünkü aslı da öyle.hangi cahil arabın elinden çıkmış.siz onun gökten indiğine inanıyormusunuz. yüzlerce yıl önce yazılmış. açık değil. her gelen bu anlamı var şu anlamı var deyip duruyor sizler değişemez diye ciddi ciddi konuşuyorsunuz. adamlar istedikleri gibi değiştiriyorlar zaten. istedikleri yorumu getiriyorlar.siz de öyle yorumlarsınız. değişmiş olur.
__________________
her şey sizin çabanızda gizlidir. godot hiç bir zaman gelmez.
ulaş is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Laiklik mi demokrasi mi ? portia Türkiye Siyaseti 25 07-10-06 05:12
Pamuk davası düştü Antioksidan Türkiye Siyaseti 4 13-03-06 02:30
Çarmıhtaki rahibe! ibra Arşiv 1 06-10-05 17:14


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 01:55.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz