| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| İlber Ortaylı :Yusuf Halaçoğlu ve diğerleri.. / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,427
| Büyük tarih alimi,Prof.Dr.İlber Ortaylı hoca son günlerde kamuoyunun gündemine oturan,Prof.Yusuf Halaçoğlu'nun söylemleriyle ilgili düşüncelerini en sonunda açıkladı.. Yazıyaz forumun pek kıymetli yöneticilerinin, hocamızın kıymet biçilemez bilim adamlığı değerini göz önüne alarak,söylemlerinin tamamını nakletmemi mazur görmelerini rica ederim.. Saygılarımla.............Harbey............ |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,427
| Tartışma yaratan Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu'nun yazdığı makale ve tebliğlerin bilimle ters düşen hiçbir yanı yoktur; bilimsel dergilerin ve yayınların bu gibi konuları ele alması da gerekir Bu hafta ülkemiz, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu'nun bazı beyanatıyla çalkalandı. Halaçoğlu'nun yakın geçmişte bu konuda yazdıklarını hiç kimse okumuş ve tartışmış değil; aksi takdirde Kürt ile Türk ve İslam dinine geçen Ermeniler gibi konular yüzünden Halaçoğlu'nun 56 yıldır gündemin başında oturması gerekir. Oysa tartışmalar, basın toplantıları ve İsviçre'deki mahkemeler etrafında dönüyor. Türk ve Kürt göçebeler arasında hayat tarzı, hayvancılık ve mevsimlik göçü örgütleme açısından önemli farklılıklar vardır. 11'inci yüzyıldan itibaren Anadolu'ya bugünkü Türkmenistan'dan (Transoxiana veya Maveraünnehir) başlayıp İran üzerinden devam eden göç Anadolu'nun şehirlerinden, çok kırsal bölgelerini ve aşiret yapısını değiştirmiştir. Selçuklu devleti büyük aşiretleri parçalayarak uzak coğrafyalara yerleştirirdi. Nitekim imparatorluk kuran Söğüt'teki Karakeçililerin diğer parçası muhtelif yerlere yerleştirildi ve Siverek'e yerleştirilen Karakeçililer Kürtçe konuşmaya bile başlamıştı. Bunun gibi bazı Kürt aşiretleri de öbürleriyle olan temastan dolayı Türkçeyi tercih etmiş olabilirler, sayım ve dökümü belli değildir. Türklere has bir ritüel, bir yorum olan Aleviliğin Kürtler arasında da yayıldığı bellidir. Kürtçe konuşan birtakım Alevi gruplar Bektaşi nefeslerini Batı Anadolu halkı kadar güzel okuyup seslendirir. Fatih Sultan Mehmed ve Uzun Hasan arasındaki Otlukbeli Savaşı'nı Fatih kazanınca, Doğu Anadolu'daki birçok Türkmen aşireti İran'a geri göçtü. Bunlar tahmin değil, çok uzak olmayan tarihin kayıt ve tespit ettiği olaylardır. Faruk Sümer'in "Oğuzlar" adlı ciddi tetkiki, bütün Ortadoğu coğrafyasında okundu, oysa en az Türkiye'de okunur. Not : Geçenlerde yazıyaz forumunda acizane önerdiğim Prof.Dr.Faruk Sümer'in " Oğuzlar "isimli muazzam eseri,değerli alim tarafından refere edilerek,eserin ehemmiyetine dikkat çekilmiş..Araştırmacı arkadaşlarımızın dikkate alacağını ümit ediyorum.Saygılarımla... harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-08-07 18:14 . |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,427
| Kaçınılmaz bir değişim Yusuf Halaçoğlu, Osmanlı döneminde Türkiye'nin nüfus yapısı ve aşiretler konusundaki bildirilerinde; tahrir defterlerine dayanarak Kürtmen Türkü gibi adlarla zikredilen aşiret topluluklarından söz ediyor. 16'ncı yüzyılın Osmanlısının etnik ayrıntılarla hiç uğraşmadığı; maliye teşkilatının bütün probleminin, bazı farklı vergiler ödeyecek (haraç ve ispençe gibi) veya göçebelikleri dolayısıyla "geçit resmi", yaylak "kışlak resmi" gibi vergiler ödeyecek grupları tespit etmek olduğu görülüyor. Tahrir defterleri imparatorluk ahalisini vergi mükellefi olarak değerlendirir. İşte Halaçoğlu buradaki ayrımları tespit edip makalelerine taşımıştır; yani bazı Türkmen aşiretlerinin Kürtçe konuşmaya başladıkları anlaşılıyor. Otlukbeli Savaşı'ndan sonra Türkmenlerin azaldığı Doğu Anadolu coğrafyasında kalan Türkmen aşiretler için bu kaçınılmaz bir değişimdi. Diğer yandan gerek 1915 ve ekseriyetle daha önce bazı Ermeni grupların kendilerini Müslüman diye açıkladıkları biliniyor. Ülkemizde böyle gruplar vardı, hatta bunlardan bazıları Tanzimat döneminde asli mezhep ve inançlarını açıklamakta sakınca görmediler. Balkanlar'da da böyle oldu "Ahariyan" diye bilinen bu grupların Arnavutluk'taki kısmı için Arnavut meslektaşımız Graceni ünlü bir makale yazmıştır. Halaçoğlu'nun yazdığı bu makale ve tebliğlerin bilimle ters düşen hiçbir yanı yoktur; bilimsel dergilerin ve yayınların bu gibi konuları ele alması da gerekir. Çünkü adı üzerinde bilim dünyasının faaliyetleri çoğu zaman sokaktaki vatandaşın ve politikanın dikkati dışındadır. O sakin dünyanın getirdiği dokunulmazlık içerisinde birtakım konuları ele almakta mahzur yoktur, hatta lazımdır. Türkiye gibi üç tane Roma imparatorluğunu yaşamış ve bir ülkenin nüfus ve son olarak etnik yapısını değiştiren, dünya tarihinin en geç fütuhatının (11'inci asır sonrası) cereyan ettiği bir ülkede bu farklılıklar çoktur. Evet, bu gerçek. Bizden daha sonra cereyan eden tek fütühat Güney Amerika ve İsrail'dir. Bu gibi gerçekleri Peter Alford Andrews'un çok eksikli, fakat daha beteri yanlış tasnifli el kitabından değil; kendi araştırmalarımızla öğrenmemiz gerekir. Hal böyle iken akademik kurumlarımızın ve idaremizin böyle bir envanter yapmadığı açıktır. harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-08-07 18:15 . |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,427
| Maalesef bazı gazeteci arkadaşlarımız duyduklarını doğru kaydedecek durumda değil, bazı politikacılarımız da yanlış yorumla gürültü çıkarmayı iş edinmiş. Tabii Tarih Kurumu başkanımızın sık sık bu gibi yorum ve bilgileri basın konferanslarında, kalabalık salon toplantılarında, hatta açık havada, yaylalarda gürültüyle gündeme getirmesi yanlıştır. Nitekim bu nedenle soğukkanlı bilimin tespitleri, sıcak etnik gerilimlere malzeme yapılmaktadır. İnsanlar kimliklerini kendileri açıklarlar. Türkiye'de onların yerine birilerinin kimliği açıklama eğilimi son derece yanlıştır. Türk Tarih Kurumu başkanı böyle bir neticeyi istese de istemese de, bu hale getirenler olur; politik istismarcı çoktur, bu gibi tarihi tespitleri yapacak ve bu konuda konuşacak yeteneği olmayanlar bile profesörlük unvanını kullanarak gazetelere demeç verir ve amiyane bir üslupla politika yaptıklarını sanırlar. Vakıa üyesi değilim ama hayatım orada geçti, Tarih Kurumumuzun bu kalabalıkla çekişmeye girmesinde sadece bir taraf değil, kurum yönetiminin medyada görünme isteği de etkilidir. Bilim kurumları medyada hesap vermez, kendilerini tanıtma yeri de orası değildir. Bu gibi kurumlar ortalıktaki tartışmaları aydınlatacak soğukkanlı araştırmaları üretmekle yetinmelidirler. Televizyon ekranlarında çekişme çok yıpratıcı olur. Alıntı : Milliyet Gazetesi 26.08.2007.Prof.Dr.İlber Ortaylı'nın köşesinde yazdığı yazı.. Faydalı olması dileklerimle...Saygılarla...Harbey........ harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-08-07 18:16 . |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,427
| Alıntı:
harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-08-07 19:19 . | |
|
| #6 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 20
| Bana göre sn Halaçoğlu'nun yaptığı araştırmalar belgelere dayalı bilimsel araştırmalardır. Saygılarımla |
|
| #7 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 20
| sn Halaçoğlu'nun yaptığı araştırmalar tamamiyle bilimsel bir olaydır. Saygılarımla |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2007 Ülke / Şehir: Kayseri
Mesajlar: 158
| Sayın HALAÇOĞLU'na yapılan bir linç girişimidir. HEPİMİZ HALAÇOĞLUYUZ __________________
Bozkurt soylu, Oğuz boylu Türk oğlu TÜRK |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,679
| Alıntı:
Bir defa sayın halaçoğlu yabancıların TÜRK diye bir varlık yoktur iddiasına en güzek yanıtı vermektedir. İcazeti de TÜRK halkından almaktadır. Osmanlı'yı bırak, sen TÜRK halkına bak, Osmanlı çoktan yok oldu ve gitti. Dili dahi konuşulmuyor. Uyanın ,uyanın uykudakiler... Her Türk sayın Halaçoğlunu desteklemektedir. Farkındalıkla, | |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 1,632
| - Artık aklı başında kimsenin, bu denli saygın bir tarihçinin sözü üstüne söz söyleme pişkinliğini kendine bulabilme ihtimali kalmamıştır. __________________
Kürt'ün Türk'den Başka Dostu Yoktur... |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|