Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

İlber Ortaylı :Yusuf Halaçoğlu ve diğerleri.. / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski26-08-07, 17:52  #1
harbey
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,427
İlber Ortaylı :Yusuf Halaçoğlu ve diğerleri..



Büyük tarih alimi,Prof.Dr.İlber Ortaylı hoca son günlerde kamuoyunun gündemine oturan,Prof.Yusuf Halaçoğlu'nun söylemleriyle ilgili düşüncelerini en sonunda açıkladı..

Yazıyaz forumun pek kıymetli yöneticilerinin, hocamızın kıymet biçilemez bilim adamlığı değerini göz önüne alarak,söylemlerinin tamamını nakletmemi mazur görmelerini rica ederim..

Saygılarımla.............Harbey............
harbey is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-08-07, 17:54  #2
harbey
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,427
Yusuf Halaçoğlu ve diğerleri....(1)

Tartışma yaratan Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu'nun yazdığı makale ve tebliğlerin bilimle ters düşen hiçbir yanı yoktur; bilimsel dergilerin ve yayınların bu gibi konuları ele alması da gerekir

Bu hafta ülkemiz, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu'nun bazı beyanatıyla çalkalandı. Halaçoğlu'nun yakın geçmişte bu konuda yazdıklarını hiç kimse okumuş ve tartışmış değil; aksi takdirde Kürt ile Türk ve İslam dinine geçen Ermeniler gibi konular yüzünden Halaçoğlu'nun 56 yıldır gündemin başında oturması gerekir. Oysa tartışmalar, basın toplantıları ve İsviçre'deki mahkemeler etrafında dönüyor.

Türk ve Kürt göçebeler arasında hayat tarzı, hayvancılık ve mevsimlik göçü örgütleme açısından önemli farklılıklar vardır.

11'inci yüzyıldan itibaren Anadolu'ya bugünkü Türkmenistan'dan (Transoxiana veya Maveraünnehir) başlayıp İran üzerinden devam eden göç Anadolu'nun şehirlerinden, çok kırsal bölgelerini ve aşiret yapısını değiştirmiştir.

Selçuklu devleti büyük aşiretleri parçalayarak uzak coğrafyalara yerleştirirdi. Nitekim imparatorluk kuran Söğüt'teki Karakeçililerin diğer parçası muhtelif yerlere yerleştirildi ve Siverek'e yerleştirilen Karakeçililer Kürtçe konuşmaya bile başlamıştı.
Bunun gibi bazı Kürt aşiretleri de öbürleriyle olan temastan dolayı Türkçeyi tercih etmiş olabilirler, sayım ve dökümü belli değildir.

Türklere has bir ritüel, bir yorum olan Aleviliğin Kürtler arasında da yayıldığı bellidir. Kürtçe konuşan birtakım Alevi gruplar Bektaşi nefeslerini Batı Anadolu halkı kadar güzel okuyup seslendirir.

Fatih Sultan Mehmed ve Uzun Hasan arasındaki Otlukbeli Savaşı'nı Fatih kazanınca, Doğu Anadolu'daki birçok Türkmen aşireti İran'a geri göçtü. Bunlar tahmin değil, çok uzak olmayan tarihin kayıt ve tespit ettiği olaylardır. Faruk Sümer'in "Oğuzlar" adlı ciddi tetkiki, bütün Ortadoğu coğrafyasında okundu, oysa en az Türkiye'de okunur.




Not : Geçenlerde yazıyaz forumunda acizane önerdiğim Prof.Dr.Faruk Sümer'in " Oğuzlar "isimli muazzam eseri,değerli alim tarafından refere edilerek,eserin ehemmiyetine dikkat çekilmiş..Araştırmacı arkadaşlarımızın dikkate alacağını ümit ediyorum.Saygılarımla...

harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-08-07 18:14 .
harbey is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-08-07, 18:00  #3
harbey
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,427
Yusuf Halaçoğlu ve diğerleri....(2)

Kaçınılmaz bir değişim

Yusuf Halaçoğlu, Osmanlı döneminde Türkiye'nin nüfus yapısı ve aşiretler konusundaki bildirilerinde; tahrir defterlerine dayanarak Kürtmen Türkü gibi adlarla zikredilen aşiret topluluklarından söz ediyor. 16'ncı yüzyılın

Osmanlısının etnik ayrıntılarla hiç uğraşmadığı; maliye teşkilatının bütün probleminin, bazı farklı vergiler ödeyecek (haraç ve ispençe gibi) veya göçebelikleri dolayısıyla "geçit resmi", yaylak "kışlak resmi" gibi vergiler ödeyecek grupları tespit etmek olduğu görülüyor.

Tahrir defterleri imparatorluk ahalisini vergi mükellefi olarak değerlendirir. İşte Halaçoğlu buradaki ayrımları tespit edip makalelerine taşımıştır; yani bazı Türkmen aşiretlerinin Kürtçe konuşmaya başladıkları anlaşılıyor.

Otlukbeli Savaşı'ndan sonra Türkmenlerin azaldığı Doğu Anadolu coğrafyasında kalan Türkmen aşiretler için bu kaçınılmaz bir değişimdi.

Diğer yandan gerek 1915 ve ekseriyetle daha önce bazı Ermeni grupların kendilerini Müslüman diye açıkladıkları biliniyor.

Ülkemizde böyle gruplar vardı, hatta bunlardan bazıları Tanzimat döneminde asli mezhep ve inançlarını açıklamakta sakınca görmediler. Balkanlar'da da böyle oldu "Ahariyan" diye bilinen bu grupların Arnavutluk'taki kısmı için Arnavut meslektaşımız Graceni ünlü bir makale yazmıştır.

Halaçoğlu'nun yazdığı bu makale ve tebliğlerin bilimle ters düşen hiçbir yanı yoktur; bilimsel dergilerin ve yayınların bu gibi konuları ele alması da gerekir.

Çünkü adı üzerinde bilim dünyasının faaliyetleri çoğu zaman sokaktaki vatandaşın ve politikanın dikkati dışındadır. O sakin dünyanın getirdiği dokunulmazlık içerisinde birtakım konuları ele almakta mahzur yoktur, hatta lazımdır.

Türkiye gibi üç tane Roma imparatorluğunu yaşamış ve bir ülkenin nüfus ve son olarak etnik yapısını değiştiren, dünya tarihinin en geç fütuhatının (11'inci asır sonrası) cereyan ettiği bir ülkede bu farklılıklar çoktur. Evet, bu gerçek.

Bizden daha sonra cereyan eden tek fütühat Güney Amerika ve İsrail'dir. Bu gibi gerçekleri Peter Alford Andrews'un çok eksikli, fakat daha beteri yanlış tasnifli el kitabından değil; kendi araştırmalarımızla öğrenmemiz gerekir. Hal böyle iken akademik kurumlarımızın ve idaremizin böyle bir envanter yapmadığı açıktır.

harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-08-07 18:15 .
harbey is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-08-07, 18:04  #4
harbey
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,427
Yusuf Halaçoğlu ve diğerleri....(3)

Maalesef bazı gazeteci arkadaşlarımız duyduklarını doğru kaydedecek durumda değil, bazı politikacılarımız da yanlış yorumla gürültü çıkarmayı iş edinmiş.

Tabii Tarih Kurumu başkanımızın sık sık bu gibi yorum ve bilgileri basın konferanslarında, kalabalık salon toplantılarında, hatta açık havada, yaylalarda gürültüyle gündeme getirmesi yanlıştır.

Nitekim bu nedenle soğukkanlı bilimin tespitleri, sıcak etnik gerilimlere malzeme yapılmaktadır. İnsanlar kimliklerini kendileri açıklarlar. Türkiye'de onların yerine birilerinin kimliği açıklama eğilimi son derece yanlıştır.

Türk Tarih Kurumu başkanı böyle bir neticeyi istese de istemese de, bu hale getirenler olur; politik istismarcı çoktur, bu gibi tarihi tespitleri yapacak ve bu konuda konuşacak yeteneği olmayanlar bile profesörlük unvanını kullanarak gazetelere demeç verir ve amiyane bir üslupla politika yaptıklarını sanırlar.

Vakıa üyesi değilim ama hayatım orada geçti, Tarih Kurumumuzun bu kalabalıkla çekişmeye girmesinde sadece bir taraf değil, kurum yönetiminin medyada görünme isteği de etkilidir.

Bilim kurumları medyada hesap vermez, kendilerini tanıtma yeri de orası değildir. Bu gibi kurumlar ortalıktaki tartışmaları aydınlatacak soğukkanlı araştırmaları üretmekle yetinmelidirler. Televizyon ekranlarında çekişme çok yıpratıcı olur.

Alıntı : Milliyet Gazetesi 26.08.2007.Prof.Dr.İlber Ortaylı'nın köşesinde yazdığı yazı..

Faydalı olması dileklerimle...Saygılarla...Harbey........

harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-08-07 18:16 .
harbey is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-08-07, 19:12  #5
harbey
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,427
Bölücülere yanıt verdim .....

Alıntı:
Tepki çeken “Anadolu Aşiretleri” çalışmasını bilgisayarı başında örnekler sunarak anlatan Prof. Halaçoğlu, VATAN Gazetesi Ankara Bürosu’ndan bir arkadaşımızın aile lakabından yola çıkarak geçmişine de uzandı.

1 saniyede köklerini buldu

Basın toplantısında yalnızca izin aldığı ailelerin köklerini açıkladığına dikkat çeken Prof. Halaçoğlu, bilgi işlem sorumlumuz Fatih Çetin’in ailesinin köklerini buldu.
Aile lakabının “Boynuinceler” olduğunu belirtmemiz üzerine Prof. Halacoğlu’nun Çetin ailesinin köklerini bulması yalnızca bir saniye sürdü. Halaçoğlu, “Arkadaşınız Danişmend boyuna mensup Türkmen. Dedeleri Kırşehir’de yaşıyorlarmış” dedi. Aydın nüfusuna kayıtlı Çetin, dedelerinin Nevşehir’de ikamet ettiğini duymuş, ancak 1500’lü yıllara kadar tabii ki uzanamamıştı.

Türkiye’yi bölmeye çalıştılar

Prof. Halaçoğlu daha sonra yıl sonunda 8 cilt halinde yayımlanması planlanan, Anadolu Aşiretleri çalışmasını anlattı: “Aşiretlerle ilgili çalışmamızın asıl nedeni, 1989’da çıkan Tübingen Atlas. Bir de Türkiye Cumhuriyeti’nde Etnik Gruplar adında Londra’da basılmak üzere bir eser çıktı.

Türkiye’de yaşayan insanları öylesine bir ayrıma tabi tutmuşlardı ki, Türkler, Yörükler, Türkmenler, Karakopaklar, Uygurlar, Avşar adı altında değişik etnisitelere bölmüşlerdi. Bir de bunları ayrıca dini etnisitelere bölmüşlerdi.

Yörük Sünni, Yörük Alevi, Yörük Şii gibi... Türkmen’i de aynı şekilde... Farklı milletten olmayan insanlar nasıl etnisitelere bölünebilir? Bu kasıtlıydı, Türkiye’yi bölmeye, karıştırmaya çalıştılar.

AVRUPALI YAPINCA BAŞKA...

Maalesef Avrupa yaparsa, hep bilimsel çalışma yapılıyor zannediliyor. Ama olmadığını bu kitaplar gösteriyor. Biz de dedik ki, bu konuyu ciddi şekilde araştıralım. Bunu özellikle ben yürüttüm. Çünkü doktora tezim, Osmanlı İmparatorluğu’nun iskan siyaseti ve aşiretlerin yerleştirilmesiydi.

18. yüzyılda aşiretler yerleştirilmeye başlanıyor. ‘Yerleştirilmeye başlanmadan önce, göçebe haldeyken öncelikli olarak Anadolu’daki demografik yapıyı tespit edelim. Bunun için Türklerin Anadolu’ya girişinden önceki demografik yapıyı bilelim dedik. Bununla da ilgili ayrıca çalışma yapıldı, kitap çıktı.

İkinci olarak, ’yerleşik halktan önce göçebe halkın kimiğini ortaya çıkartalım’ dedik. Bununla ilgili yapacağımız çalışmada en temel kaynağımız Osmanlı Devleti’nin her fethettiği yerde yapmış olduğu ve sonra 5 yılda bir tekrarladığı tahrir defterlerindeki bilgiler...

Bu defterlerde ne yazar?

Yerleşik halk yazar, göçebe halk yazar. Mahalleler, şehirler, köyler, müslim, gayrimüslim yazar... Çok yaşlılar muaf tutulmak üzere, dul kadınlara varıncaya kadar, bekar, evli nüfus, sahip oldukları topraklar ve büyüklükleri, oradaki vakıf, medreseler, tımar varsa tımar gelirleri, sahip olunan tavuk veya ördekten tutun koyun ve büyükbaş hayvanlara kadar bilgiler, vergiden muaf tutulmak için kaydedilen özürlüler...

Akıl almayacak kadar geniş bilgileri ihtiva eder ve vergi için hazırlanmıştır. Herhangi bir kimlik sebebiyle hazırlanmamıştır.”
http://www9.gazetevatan.com/haberdet...5&Categoryid=1

harbey Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-08-07 19:19 .
harbey is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-08-07, 19:58  #6
_bozkurt_
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
_bozkurt_'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 20

Bana göre sn Halaçoğlu'nun yaptığı araştırmalar belgelere dayalı bilimsel araştırmalardır. Saygılarımla
_bozkurt_ is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski26-08-07, 20:00  #7
_bozkurt_
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
_bozkurt_'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 20

sn Halaçoğlu'nun yaptığı araştırmalar tamamiyle bilimsel bir olaydır. Saygılarımla
_bozkurt_ is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski27-08-07, 01:22  #8
Ersoy
 
Ersoy'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2007
Ülke / Şehir: Kayseri
Mesajlar: 158

Sayın HALAÇOĞLU'na yapılan bir linç girişimidir.

HEPİMİZ HALAÇOĞLUYUZ
__________________
Bozkurt soylu, Oğuz boylu Türk oğlu TÜRK
Ersoy is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski27-08-07, 14:28  #9
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,679
Yaşasın sayın Halaçoğlu...

Alıntı:
Sayın essnipes şöyle demiş:

Mesajı Göster
Al birini vur diğerine!Tarih kurumu başkanının uğraştığı işlere de sen bak!Kimden icazet aldı boyle bir araştırma için merak ediyorum.Belgeleride neler?Bir çok tarihçi açıkladı;Osmanlı'da bu turden belgeler yok;olmamasıda kuvvetle ihtimal.Ayrıca tavsiyem siz kafatasçılara vurun gidin herhangi bir genetikçiye.
Yabancılar Sevr'i bize dikte ederken sesleri çıkmayanlar şimdi sayın Halaçoğlu'na utanmadan dil uzatmaya kalkıyor.

Bir defa sayın halaçoğlu yabancıların TÜRK diye bir varlık yoktur iddiasına en güzek yanıtı vermektedir.

İcazeti de TÜRK halkından almaktadır. Osmanlı'yı bırak, sen TÜRK halkına bak, Osmanlı çoktan yok oldu ve gitti. Dili dahi konuşulmuyor. Uyanın ,uyanın uykudakiler...

Her Türk sayın Halaçoğlunu desteklemektedir.

Farkındalıkla,
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski27-08-07, 16:53  #10
umbrasword
 
umbrasword'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 1,632

- Artık aklı başında kimsenin, bu denli saygın bir tarihçinin sözü üstüne söz söyleme pişkinliğini kendine bulabilme ihtimali kalmamıştır.
__________________
Kürt'ün Türk'den Başka Dostu Yoktur...
umbrasword is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 01:55.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz