"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Bilim > İnsan Bilimleri

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Kendimiz kendimize ışık olacağız...

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski27-08-07, 14:07  #1
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,579
Kendimiz kendimize ışık olacağız...




Dostlar,

Bu dünyada önder sayısı çok azdır. Ama izleyici, yani ardıl olanlar
ise milyarlarla sayılabilir. Krişna Hindu tanrısı olup koyunları güde, güde, insanların da koyunlar gibi güdülebileceğini görenlerdendi...

Ve çok da haklıydı...Pek çok güdücü çıkmış, ve iman adında bir hapisane tasarımlamış ve insanları bu hapisaneye sokmayı da başarmıştır.

İşte bu gerçekten istifade ederek, insanları hâlâ binlerce yıl
önceki gibi hapisaneye sokmayı başaran uyanıklar var. Pek çoğu bu
uyanıkların guru, devi, deva, bhagvan, yarı tanrı, usta, büyük usta, hoca, medyum, şeyh, üstad ve bunun gibi isimler altında insanları kandırmakla ,yani sahtecilikle uğraşmaktadırlar. Biraz deştiğinizde bu sahtecilerin özkişiliklerini de hemen görebilirsiniz.

İnsanlar bir arayış içindedirler...Yaşam bu arayışın adıdır. Yalnız arayış esnasında neyi aradığımızı da bilmek zorundayız. Yani farkındalık ön planda olmalıdır. Yoksa yandık gitti!

Biri çıkmış yabancı bir ülkede, kendisinin KANAL olduğunu iddia ederek
saf ve arayış içindeki insanları utanmadan kandırıyor...

İsmi Kryon bir melek ama kanatsız olanlardanmış...Ne saçma dolmalar yedirmekte saflara! Kitaplar yazmış ve yazıyor da, alan olunca daha çok da yazacak. Bizde de var bu dolmacılardan geçenlerde bunlardan birini yakaladılar, müritlerinden topladığı para
300 000 YTL imiş...Onun da kitapları var, kendini yabancı bir profesör olarak tanıtmakta, internette de sitesi bile var...Aslında bir yerli dolmacı...

Bu dolmaların içinde sıfır aşı da var. Yani insanlar yeniden bedenlenirken eski alışkanlıklarını da taşımasın diye buna da bir aşı bulmuş bu Kryon.

Bizim saf arayış içindeki ruhlarımız da inanıvermişler bu dolmaya...

Çünkü dolma tatlı bir tarzda sarılmış...

Aslında ne ruh var, ne yeniden doğuş, ne de eski erkarnasyonlar...

Bilim bütün bunların masal olduğunu anlatmakta,hatta NOBEL alan bir bilim adamı ribonükleik asitlerle bizden önceki atalarımıza ait bazı önemli ve şiddetli anılarımızın DNA sıstemimizde kodlanarak saklandığını ve bazı durumlarda da bu kodların açılmasıyle,o atalarımızın yaşamış oldukları anıları sanki vaktiyle biz yaşamışız gibi bir duyguya kapıldığımızı bilimsel olarak gerçekleştirmiştir...

Gelgelelim bilim ile uğraşmak yerine hikayelere inanarak ve hikaye ve masallardaki kahramanları örnek göstererek sanki bu yanlışlar doğruymuşcasına hayal alemine dalanlar bir gün tek,tek yok olacaktır. Bu bilimsel bir gerçektir. Tek yaşayacak olan gerçek de
bilimdir, fendir. Tek yol gösterici...Ve kendimiz kendimize ışık olacağız...

Papyrus Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-09-07 23:50 .Sebep: Tamamı koyu
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-09-07, 14:15  #2
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,579
Gerçeği arayanlar için...

Dostlar,

İnsanların büyük kısmı gerçeği ne merak eder, ne de sorgular. Eğer dediğim yanlış olsaydı, bu derecede milyonlarca Tanrı ve din dünya üzerinde var olur muydu?

Gerçeği aramak, ve onu bulmak için yürek ister, güç ister, bilgi ister, arzu ister.

Ama hazır olanı alır da, tüm koşullanmaları bir güzel de savunursan, senden iyisi olmaz. Kurtarıverirsin kendini,cennetlerde fıstık gibi yaşamaya devam edersin!

Farkındalıkla,
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski07-09-07, 15:56  #3
qls_kurt
 
qls_kurt'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 187

Alıntı:
Sayın sesli şöyle demiş:

Mesajı Göster
Dostlar,

İnsanların büyük kısmı gerçeği ne merak eder, ne de sorgular. Eğer dediğim yanlış olsaydı, bu derecede milyonlarca Tanrı ve din dünya üzerinde var olur muydu?


Farkındalıkla,
Belkide baskı altında oldukları için düşünemeyen milyonlarca insan vardır. Körü körüne inanmak zorunda bırakılan. Belki biz rahatça düşünebiliyoruz fakat savaş altında bulunan yerlerdeki insanların düşünecek daha önemli şeyleri vardır. Hayatları gibi, toprakları gibi, namusları gibi...

Bunun yanında gerçekten rahatlık içinde düşünmekten kaçan daha doğrusu korkan insanlarda vardır. İşte bu tür zihniyet altındaki insanlar sürü psikolojisine sahiptir...

Saygılarımla;
__________________
Düşünceler olmuş bir sarp.
Mantık olmasa bu ne harp!
qls_kurt is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-09-07, 22:24  #4
Ali CANDAN
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Ülke / Şehir: Üsküdar/İSTANBUL-TÜRKİYE
Mesajlar: 104

Alıntı:
Sayın sesli şöyle demiş:

Mesajı Göster

Dostlar,

Bu dünyada önder sayısı çok azdır. Ama izleyici, yani ardıl olanlar
ise milyarlarla sayılabilir. Krişna Hindu tanrısı olup koyunları güde, güde, insanların da koyunlar gibi güdülebileceğini görenlerdendi...

Ve çok da haklıydı...Pek çok güdücü çıkmış, ve iman adında bir hapisane tasarımlamış ve insanları bu hapisaneye sokmayı da başarmıştır.

İşte bu gerçekten istifade ederek, insanları hâlâ binlerce yıl
önceki gibi hapisaneye sokmayı başaran uyanıklar var. Pek çoğu bu
uyanıkların guru, devi, deva, bhagvan, yarı tanrı, usta, büyük usta, hoca, medyum, şeyh, üstad ve bunun gibi isimler altında insanları kandırmakla ,yani sahtecilikle uğraşmaktadırlar. Biraz deştiğinizde bu sahtecilerin özkişiliklerini de hemen görebilirsiniz.

İnsanlar bir arayış içindedirler...Yaşam bu arayışın adıdır. Yalnız arayış esnasında neyi aradığımızı da bilmek zorundayız. Yani farkındalık ön planda olmalıdır. Yoksa yandık gitti!

Biri çıkmış yabancı bir ülkede, kendisinin KANAL olduğunu iddia ederek
saf ve arayış içindeki insanları utanmadan kandırıyor...

İsmi Kryon bir melek ama kanatsız olanlardanmış...Ne saçma dolmalar yedirmekte saflara! Kitaplar yazmış ve yazıyor da, alan olunca daha çok da yazacak. Bizde de var bu dolmacılardan geçenlerde bunlardan birini yakaladılar, müritlerinden topladığı para
300 000 YTL imiş...Onun da kitapları var, kendini yabancı bir profesör olarak tanıtmakta, internette de sitesi bile var...Aslında bir yerli dolmacı...

Bu dolmaların içinde sıfır aşı da var. Yani insanlar yeniden bedenlenirken eski alışkanlıklarını da taşımasın diye buna da bir aşı bulmuş bu Kryon.

Bizim saf arayış içindeki ruhlarımız da inanıvermişler bu dolmaya...

Çünkü dolma tatlı bir tarzda sarılmış...

Aslında ne ruh var, ne yeniden doğuş, ne de eski erkarnasyonlar...

Bilim bütün bunların masal olduğunu anlatmakta,hatta NOBEL alan bir bilim adamı ribonükleik asitlerle bizden önceki atalarımıza ait bazı önemli ve şiddetli anılarımızın DNA sıstemimizde kodlanarak saklandığını ve bazı durumlarda da bu kodların açılmasıyle,o atalarımızın yaşamış oldukları anıları sanki vaktiyle biz yaşamışız gibi bir duyguya kapıldığımızı bilimsel olarak gerçekleştirmiştir...

Gelgelelim bilim ile uğraşmak yerine hikayelere inanarak ve hikaye ve masallardaki kahramanları örnek göstererek sanki bu yanlışlar doğruymuşcasına hayal alemine dalanlar bir gün tek,tek yok olacaktır. Bu bilimsel bir gerçektir. Tek yaşayacak olan gerçek de
bilimdir, fendir. Tek yol gösterici...Ve kendimiz kendimize ışık olacağız...
Sahte ile uğraşan, kandırılmasına izin veren ve de kurtarılma ihtiyacında olan var mı? Yoksa bütün bunları görüp onları kurtarmaya, yardım etmeye çalışan, sahte ile uğraşmakta ve kendini avutup kandırmakta mıdır? Böyle bir durum farkındalık ile ilgi ve ilişkisi nedir?
Sorular kendinize yönelmenizi ve dikkat kesilmenizi sağlamak içindir.
Dediğiniz üzere...
Farkındalıkla azizim

Ali CANDAN Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-09-07 23:27 .
Ali CANDAN is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-09-07, 23:29  #5
Ali CANDAN
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Ülke / Şehir: Üsküdar/İSTANBUL-TÜRKİYE
Mesajlar: 104
Farkındalık!

"Herhangi bir şeye ihtiyacı olma"nın ötesine, bir geçelim bakalım azizim.
Ali CANDAN is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski17-09-07, 12:42  #6
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,579
Farkındalık en büyük aracımız...

Alıntı:
Sayın ali_candan şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sahte ile uğraşan, kandırılmasına izin veren ve de kurtarılma ihtiyacında olan var mı? Yoksa bütün bunları görüp onları kurtarmaya, yardım etmeye çalışan, sahte ile uğraşmakta ve kendini avutup kandırmakta mıdır? Böyle bir durum farkındalık ile ilgi ve ilişkisi nedir?
Sorular kendinize yönelmenizi ve dikkat kesilmenizi sağlamak içindir.
Dediğiniz üzere...
Farkındalıkla azizim
Sayın Ali_Candan,


Sahte ile uğraşan olmasa, kandırılmasına izin veren olmasa, kurtarılma ihtiyacında olan olmasa sahteciler de olmayacak sanıyorsanız, yanılırsınız.

Bakınız hiç bir hırsıza ev sahibi gel de benim evimi soy demez. Ve de bunu istemez. Gelgelelim etraf hırsız dolu.

Farkında olmadan bunu idrak etmek de olanaksızdır.

Sevecenlikle,
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski17-09-07, 12:45  #7
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,579
Farkı farkediyoruz.

Alıntı:
Sayın ali_candan şöyle demiş:

Mesajı Göster
"Herhangi bir şeye ihtiyacı olma"nın ötesine, bir geçelim bakalım azizim.

İhtiyaç ile farkındalık çok ayrı konular. Aralarında ilişki de yok.

Farkındalık bir bilinç durumu. İhtiyaç ise bir dürtü.

Farkı farkediyoruz...
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski17-09-07, 23:04  #8
Ali CANDAN
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Ülke / Şehir: Üsküdar/İSTANBUL-TÜRKİYE
Mesajlar: 104
Mutabıkız vesselam

Alıntı:
Sayın sesli şöyle demiş:

Mesajı Göster
İhtiyaç ile farkındalık çok ayrı konular. Aralarında ilişki de yok.

Farkındalık bir bilinç durumu. İhtiyaç ise bir dürtü.

Farkı farkediyoruz...
Katılmamak elde değil. "Bir şeye ihtiyacı olma" durumu anlaşılmadan ve aşılmadan, haller anlaşılamaz. Haller anlaşılamadığında da ne bilinç ne de farkındalık bilinemese gerektir, öyle değil mi?
Ali CANDAN is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski17-09-07, 23:29  #9
Ali CANDAN
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Ülke / Şehir: Üsküdar/İSTANBUL-TÜRKİYE
Mesajlar: 104
Arada ilişki olmaz mı?

Alıntı:
Sayın sesli şöyle demiş:

Mesajı Göster
İhtiyaç ile farkındalık çok ayrı konular. Aralarında ilişki de yok.

Farkındalık bir bilinç durumu. İhtiyaç ise bir dürtü.

Farkı farkediyoruz...
Farkı fark ettiğimiz doğru ama bu ihtiyaç ile farkındalık arasındaki ilişkiyi direkt olarak ortaya koymaz ve göstermez.
Bakınız.
"İhtiyaç", bedenden kaynaklanan zihinsel bir hal ve durumdur.
"Farkındalık" ise, herhangi bir bedenel yapı ile özdeşleştirmeye girilmeden ve duyusal dataları, duyum süzgeçinden yalıtarak varoluşların tümünün varlığı ve kaynağını olduğunu aracısız, direkt görüsüdür.
Yani tek "Ben" Bilincinin kendine yönelmesidir.
Farkındalık, "Ben-im" bilincinin zihinde yansıması olan bir kişilik ve zihinsel bir hal olan "ben-im"e yönelmesidir. Tabiki bu yönelme durduk yerde olmaz. Bu yönelmenin etkenlerinden biri de bir dürtü olan "ihtiyaç"la gerçekleşir.
Sevgi ve saygılarımla;
Ali CANDAN is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski18-09-07, 13:28  #10
sesli
 
sesli'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 2,579
Zorlama varsa ,ilişki de kurulabilir.

Alıntı:
Sayın Ali CANDAN şöyle demiş:

Mesajı Göster
Farkı fark ettiğimiz doğru ama bu ihtiyaç ile farkındalık arasındaki ilişkiyi direkt olarak ortaya koymaz ve göstermez.
Bakınız.
"İhtiyaç", bedenden kaynaklanan zihinsel bir hal ve durumdur.
"Farkındalık" ise, herhangi bir bedenel yapı ile özdeşleştirmeye girilmeden ve duyusal dataları, duyum süzgeçinden yalıtarak varoluşların tümünün varlığı ve kaynağını olduğunu aracısız, direkt görüsüdür.
Yani tek "Ben" Bilincinin kendine yönelmesidir.
Farkındalık, "Ben-im" bilincinin zihinde yansıması olan bir kişilik ve zihinsel bir hal olan "ben-im"e yönelmesidir. Tabiki bu yönelme durduk yerde olmaz. Bu yönelmenin etkenlerinden biri de bir dürtü olan "ihtiyaç"la gerçekleşir.
Sevgi ve saygılarımla;
Sayın Ali CANDAN,

İhtiyaç, her zaman zihinsel bir hal ve durum değildir. İhtiyaç çoğunlukla
bir dürtüdür. ve dürtüler de çoğunlukla irade dışında yani farkında olmadan oluşmaktadır.

Diğer taraftan Farkındalık dediğimiz olgu doğrudan bilinç durumunu anlatmaktadır.

Öyle zamanlar olur ki, ihtiyacımızın farkında dahi olmayabiliriz. Ve bu ihtiyacımız kendisini farkettirebilmek için değişik şekiller,simgeler alabilir. Ve bilince ancak bu değişik şekillerden biriyle çıkabilir. En güzel örneklerden biri de burada rüyalar olarak gösterilebilir. Rüyalarımızdaki pek tanımadığımız simgeler ihtiyacın giydiği değişik elbiselere benzerler. Tüm çabaları kendilerini bilincin ışığı içine getirebilmektir.

Farkındalık bilinç durumuyken, ihtiyaç bilinçli veya bilinçsiz bir dürtü olarak
ortaya çıkar...

Sevecenlikle,
sesli is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Hataylı aile evrime ışık tutacak küçükkarabalık Doğa Bilimleri 17 05-10-06 19:44


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 09:04.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz