Nankör öykü deneme
Bir yalnızlık dolaşır damarlarımda. Hep hayatımda bir şeyler eksik der durdururum bu sana son mektubum önceki mektubumda hep yalan söylemiştim. Hani derler ya içinde kaynar aynı onun gibi şimdilerde bir volkanım dilim sus olmuş olsa da içimde bir hoyrat var durduramıyorum şimdilerde yüzünü hatırlamaz oldum bir elin kalmış hayalimde sesiz ve suskun olarak elimden çekişin. Başka kollar yaban gelirken sen,sen söylerim şimdilerde yaşayacak bir umudu kalmayan insanım. Neydi o heyecanlık fotoğrafa bakar canlı gülmeleri özlerim. Bir heveslik olmaya hak etmemiştim bir o kadar terk edilmeye aslında hiçbir şeye hak etmedim. Ben sana bütünlüğümü vermiştim ama sen bir kağıt gibi yırtıp attın. Öğrettiğin her ne kadar çok olsa da geride yalnızlık ve göz yaşı kaldı. Oysaki kalbim ismini ezberlemiş yüreğim sana doğru akıyordu aynı bir şelale gibi tertemiz ve gür. Ruhum bir dağ gibi bir anlık olsa da seninle karşılaşabilmek diye ama bilememişim dağ dağa kavuşamazmış. Şimdilerde yılları sayarım gün haftam sen olurken yıl bana nankörlük ediyor. Damarımda akan kan gibisin canımda can gölgemin içinde sen. Bu dünyada seninle karşılamadan ölmek var sana haber geldiğin de sana şunu söyleyecekler “bedenin içinde sanki bir beden daha vardı yüzü gülüyor bir o kadar kırgın bakıyordu ellerini açıp bir el daha var sanki herhalde seni çok sevmiş olmalı ki kalbinin üstünde senin ismin yazıyordu” bir deprem gibi yıkılacaksın çok geç kaldığını anlayacaksın belki üzülür ama vicdanınla durmadan kavga edeceksin çünkü terk edip gittiğin gün sana çok yalvaran bendim ben. Bu mektubu yolluyorum çünkü ayakta durmaya gücüm kalmadığından dizlerim dik durmaya takati kalmadı. Düşün ey sevdiğim bu dünyada ikimizde kalmayacak geri dönemezsin çünkü yüzün kalmamış sevmeye gönül veremezsin kalbin yok. Ben sana ne zalim diyorum ne vefasız sen sadece nankörsün ve şunu bil bu dünya yok olana kadar güneş doğuş yönünü unutursa seni unuturum eğer sen benden önce gidersen bende seninle ölürüm bedenim değil ölen ruhumun ruhu ölecek. Şimdi gözlerini kapa ve kalbine sor dünyayı sevdin yoksa ben mi? |