"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Geçiş Koşulları.../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414
| Bir başka sorun sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyanın nasıl oluşacağı, böyle bir toplum yapısının nasıl kurulacağıdır. Bu konuyu da konuşabilmek yararlı olacaktır. Kısaca şu söylenebilir(mi?) Sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyaya(topluma) geçişin koşulları nelerdir? Sınıfsız ve sömürüsüz bir toplum nasıl gerçekleştirilir? Ülke bazında sosyalizm'i inşa etmek istiyorsak emperyal kuşatmanın ortadan kalkması veya en aza indirgenmesi, ülke içinde ise üretimin tüketimi çok aşan bir bolluk içinde olması...Bu iki temel koşul yoksa bir ülkede sınıfsız ve sömürüsüz bir toplum biçimine geçme olanağı yoktur.Üretimin tüketimi aşması da sanayileşme ve kalkınma demektir. Buna göre sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyaya geçebilmenin yolu sanayileşme ve kalkınmanın maksimum düzeyde olmasından geçmektedir. Sanayileşmiş ve gelişmiş bir ekonomik yapı sosyalizm'in işaret ettiği mülkiyet ilişkileri düzenlemesiyle ve devlet denilen organizmanın tüm militarist özelliklerinin sönümlenmesiyle yeni toplum düzenine geçiş olanağı sağlar Bu koşullar ortada yoksa amaçlanan hedefe de varılamaz. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 162
| Bu açıklama, eskiyi fazla yansıtıyor. Kalkınmaya, üretimi artırmaya verilen aşırı önem öne çıkmış. Oysa, hem böyle bir zorunluluk yok, hem de, bazı ülkeler için zaten gerçekçi değil. Sınıfsız toplumun kurulma koşulu olarak emperyalist kuşatmanın kalkması elbette kesin koşul. Bu nedenle dünyanın önemli merkezlerinin emperyalist tahakkümden kurtulması gerekir. Ama kalkınma, gelişme, üretim, bolluk... Bunlar Marx'da yer alan kapitalizme abartılı bakışın ürünü vurgular. Bu hata pratikte sosyalizme pahalıya maloldu. Hazar'la başlayıp Çernobil'le sona erdi. Sınıfsız toplum düzenini bolluk dönemi olarak algılamak ve "herkese gereksinimine göre" ilkesinin bu bolluk dönemini şart koştuğunu düşünmek hata. Bolluk, bir düzene ulaşmak için araç değil, bir dönemin sonunda ulaşılan bir sonuş olabilir. Sosyalist toplum, kapitalizmden farkını, ona yetişip geçmeye çalışarak değil, ondan felsefede ayrıldığı yönlerini hayata geçirerek göstermeliydi. Daha çok üretim, daha çok kalkınma değil; daha çok boş zaman, daha çok hoş zaman, daha çok özgürlük, sömürüsüz, patronsuz, katılımcı iş hayatı vb olmalıydı. |
|
| #3 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414
| Alıntı:
Gelişmiş bir sanayi gelişmiş proletarya demektir. O olmadan olmaz. Gelişmemiş bir ekonomi feodal bir yapı içerir. Köylülük üzerinde de sosyalizm kurulamaz. | |
|
| #4 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,297
| Aslında ben tam olarak soruyu anlamadım. Sömürüsüz, sınıfsız bir topluma geçiş derken, komünizme mi geçişten bahsediliyor? Eğer söz konusu olan buysa Marks'ın 3'e ayırdığı bu dönemi takip etmek yeterli olacaktır kanaatimce. Ancak bence tartışılması gereken bu değil, bizzat ilk devrimin yani iktidarı ele geçirecek işçi devriminin nasıl örgütleneceğidir? Bilirsiniz ki zaten örgütsel kopuşlarında nedeni budur. İlk devrimin teorik farkları solu binbir parçaya bölmüştür. Asıl teori farkını yaratan iktidar meselesini mi tartışmak daha yayarlıdır, yoksa Marks'ın teorisini mi? Kaldı ki "Ülke bazında sosyalizm" kalıbını da anlamış değilim, ben böyle bir düşünceyi reddediyorum, tek ülkede sosyalizmin olmayacagını belirtmeliyim. Sosyalizm inşaası, halkların birlikteliğiyle olur. İşçi devleti meselesi ise sorun, işte o ülkelerin kendi bazlarında halletmesi gereken pratik oluşumdur. __________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet İnsanların Kanatları Yüreklerinde.. |
|
| #5 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 293
| Mantık olarak, sınıfsız ya da çatışmasız bir toplumu mümkün görmüyorum. Marx'ın da anlattığı gibi, varlıklar doğada karşıtlarıyla mevcutturlar. Çelişki form değiştirse ve çekim merkezi kayma gösterse bile hep var olacaktır.-diye düşünüyorum. __________________
Sükunet. |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 162
| Alıntı:
teknoloji, çalışma ve üretim yaşamına insanın katılımı için gerekli zamanı azaltmaktadır. yapılması gereken, daha fazla üretim için daha fazla çalışma değil, üretim sürecine daha az zamanıyla daha çok insanın katılımını sağlamaktır. günümüzde bu yapılabilir ama üretim ilişkilerinin çarpık yapısından dolayı yapılmamaktadır. 100 kişi günde 8 saat çalışarak üretim yapacağına, 200 kişi günde 4 saat çalışabilir. ustaların eskidiğini söylemek, haddime düşmez. öyle yazmamıştım. teorik yapıya ilişkin bilinen bir eleştiriydi benim yazdığım. gelişmiş ekonomi ile ilgili yazdıklarınız elbette doğru. köylülükle sosyalizm kurulmaz; sınıfsız toplum hiç kurulmaz. | |
|
| #7 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414
| Alıntı:
Kapitalizm'in sanayileşme ve kakınma sürecinde ortaya çıkardığı sorunlar konusunda haklısınız. Ama bu durum da zaten onun çelişkilerinden biridir. Varlığını sürdürmek için öyle yapmak zorundadır. Bir yandan doğayı yıkıma uğratıp, hammadde kaynaklarını fütursuzca harcarken, diğer yandan üretici güçlerin gelişimini ortaya çıkaracaktır. Ve bu yaşanacaktır. Bu iradi bir olgu değildir. Kapitalizm'in özünde vardır bu. Ve mutlaka da bir "son" ile karşı karşıya kalacaktır. Tarih böyle söylüyor. Üretici güçlerin gelişmişiliğinin üretim ilişkilerini zorlayacağını ve yeni bir dönüşüme uğratacağını gösteriyor. ( O noktada iradi çabalara ihtiyaç vardır.) O noktadan sonra insan emeğinin sadece kendisine ait olması, sözünü ettiğiniz çalışma düzenini ortaya çıkarabilir. Ondan önce emeği ve insanı yabancılaştıran bir sistem neyi devreye sokmaya çalışırsa çalışsın, insani bir sisteme dönüşemez. Çünkü sistemin özü insani değildir. | |
|
| #8 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414
| Sınıfsal çelişki ve sömürünün insan doğasıyla ilgisi yoktur. İlkel toplumda bu tür özelliklerin olmadığını biliyoruz. Bu özellikler sömürü toplumunun ortaya çıkardığı ve kapitalist ideologların "mutlaklık" adı altında beynimize kazımaya çalıştığı olgulardır. Bir insanın bir başka insanı sömürmesi üzerine konumlanmış bir toplumsal yapı "kader" olamaz. Olmamalı. melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 14-09-07 22:20 . |
|
| #9 | ||
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 293
| Alıntı:
__________________
Sükunet. | |
|
| #10 | ||
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414
| Alıntı:
Bu nedenle Marksizm gündemden düşmemeli sosyalistler için. Hele Marks'ı dışlayarak, onun görüşlerinin eskidiğinden sözederek bunu yapmak, bu tür eğilim içine girmek sosyalizm'i sulandırmaktan başka bir işe yaramaz. | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sosyalizm'e - Komünizm'e - Neden karşısınız ? | barış | Siyasi İdeolojiler | 105 | 13-12-07 19:31 |
| Piramitler Her Yerde (Ortak Bir Din mi?) | Salvador | İnsan Bilimleri | 16 | 09-02-07 11:14 |