"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Siyasi İdeolojiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Geçiş Koşulları...

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm.


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski13-09-07, 15:13  #1
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414
Geçiş Koşulları...



Bir başka sorun sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyanın nasıl oluşacağı, böyle bir toplum yapısının nasıl kurulacağıdır. Bu konuyu da konuşabilmek yararlı olacaktır. Kısaca şu söylenebilir(mi?)

Sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyaya(topluma) geçişin koşulları nelerdir? Sınıfsız ve sömürüsüz bir toplum nasıl gerçekleştirilir? Ülke bazında sosyalizm'i inşa etmek istiyorsak emperyal kuşatmanın ortadan kalkması veya en aza indirgenmesi, ülke içinde ise üretimin tüketimi çok aşan bir bolluk içinde olması...Bu iki temel koşul yoksa bir ülkede sınıfsız ve sömürüsüz bir toplum biçimine geçme olanağı yoktur.Üretimin tüketimi aşması da sanayileşme ve kalkınma demektir. Buna göre sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyaya geçebilmenin yolu sanayileşme ve kalkınmanın maksimum düzeyde olmasından geçmektedir. Sanayileşmiş ve gelişmiş bir ekonomik yapı sosyalizm'in işaret ettiği mülkiyet ilişkileri düzenlemesiyle ve devlet denilen organizmanın tüm militarist özelliklerinin sönümlenmesiyle yeni toplum düzenine geçiş olanağı sağlar Bu koşullar ortada yoksa amaçlanan hedefe de varılamaz.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-09-07, 16:53  #2
gülübala
 
gülübala'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 162

Bu açıklama, eskiyi fazla yansıtıyor. Kalkınmaya, üretimi artırmaya verilen aşırı önem öne çıkmış. Oysa, hem böyle bir zorunluluk yok, hem de, bazı ülkeler için zaten gerçekçi değil.
Sınıfsız toplumun kurulma koşulu olarak emperyalist kuşatmanın kalkması elbette kesin koşul. Bu nedenle dünyanın önemli merkezlerinin emperyalist tahakkümden kurtulması gerekir.
Ama kalkınma, gelişme, üretim, bolluk... Bunlar Marx'da yer alan kapitalizme abartılı bakışın ürünü vurgular. Bu hata pratikte sosyalizme pahalıya maloldu. Hazar'la başlayıp Çernobil'le sona erdi.
Sınıfsız toplum düzenini bolluk dönemi olarak algılamak ve "herkese gereksinimine göre" ilkesinin bu bolluk dönemini şart koştuğunu düşünmek hata. Bolluk, bir düzene ulaşmak için araç değil, bir dönemin sonunda ulaşılan bir sonuş olabilir.
Sosyalist toplum, kapitalizmden farkını, ona yetişip geçmeye çalışarak değil, ondan felsefede ayrıldığı yönlerini hayata geçirerek göstermeliydi. Daha çok üretim, daha çok kalkınma değil; daha çok boş zaman, daha çok hoş zaman, daha çok özgürlük, sömürüsüz, patronsuz, katılımcı iş hayatı vb olmalıydı.
gülübala is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-09-07, 20:41  #3
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414

Alıntı:
Sayın var şöyle demiş:

Mesajı Göster
Bu açıklama, eskiyi fazla yansıtıyor. Kalkınmaya, üretimi artırmaya verilen aşırı önem öne çıkmış. Oysa, hem böyle bir zorunluluk yok, hem de, bazı ülkeler için zaten gerçekçi değil.
Sınıfsız toplumun kurulma koşulu olarak emperyalist kuşatmanın kalkması elbette kesin koşul. Bu nedenle dünyanın önemli merkezlerinin emperyalist tahakkümden kurtulması gerekir.
Ama kalkınma, gelişme, üretim, bolluk... Bunlar Marx'da yer alan kapitalizme abartılı bakışın ürünü vurgular. Bu hata pratikte sosyalizme pahalıya maloldu. Hazar'la başlayıp Çernobil'le sona erdi.
Sınıfsız toplum düzenini bolluk dönemi olarak algılamak ve "herkese gereksinimine göre" ilkesinin bu bolluk dönemini şart koştuğunu düşünmek hata. Bolluk, bir düzene ulaşmak için araç değil, bir dönemin sonunda ulaşılan bir sonuş olabilir.
Sosyalist toplum, kapitalizmden farkını, ona yetişip geçmeye çalışarak değil, ondan felsefede ayrıldığı yönlerini hayata geçirerek göstermeliydi. Daha çok üretim, daha çok kalkınma değil; daha çok boş zaman, daha çok hoş zaman, daha çok özgürlük, sömürüsüz, patronsuz, katılımcı iş hayatı vb olmalıydı.
Üretimde gerekli bolluğu yaratmadan insan yaşamı için daha fazla zaman nasıl sözkonusu olabilir? Sonra Marks, Engels ve Lenin eskidiyse farklı bir koşulu gösteren kim ? Böyle olmamasının dayanakları neler?

Gelişmiş bir sanayi gelişmiş proletarya demektir. O olmadan olmaz. Gelişmemiş bir ekonomi feodal bir yapı içerir. Köylülük üzerinde de sosyalizm kurulamaz.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-09-07, 23:27  #4
Elenorin
Genel Moderatör
 
Elenorin'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,297

Aslında ben tam olarak soruyu anlamadım. Sömürüsüz, sınıfsız bir topluma geçiş derken, komünizme mi geçişten bahsediliyor? Eğer söz konusu olan buysa Marks'ın 3'e ayırdığı bu dönemi takip etmek yeterli olacaktır kanaatimce.

Ancak bence tartışılması gereken bu değil, bizzat ilk devrimin yani iktidarı ele geçirecek işçi devriminin nasıl örgütleneceğidir? Bilirsiniz ki zaten örgütsel kopuşlarında nedeni budur. İlk devrimin teorik farkları solu binbir parçaya bölmüştür.

Asıl teori farkını yaratan iktidar meselesini mi tartışmak daha yayarlıdır, yoksa Marks'ın teorisini mi?

Kaldı ki "Ülke bazında sosyalizm" kalıbını da anlamış değilim, ben böyle bir düşünceyi reddediyorum, tek ülkede sosyalizmin olmayacagını belirtmeliyim. Sosyalizm inşaası, halkların birlikteliğiyle olur. İşçi devleti meselesi ise sorun, işte o ülkelerin kendi bazlarında halletmesi gereken pratik oluşumdur.
__________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet

İnsanların Kanatları Yüreklerinde..
Elenorin is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski13-09-07, 23:34  #5
rakıbalık
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
rakıbalık'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 293

Mantık olarak, sınıfsız ya da çatışmasız bir toplumu mümkün görmüyorum. Marx'ın da anlattığı gibi, varlıklar doğada karşıtlarıyla mevcutturlar. Çelişki form değiştirse ve çekim merkezi kayma gösterse bile hep var olacaktır.-diye düşünüyorum.
__________________
Sükunet.
rakıbalık is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-09-07, 16:57  #6
gülübala
 
gülübala'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 162

Alıntı:
Sayın melnur şöyle demiş:

Mesajı Göster
Üretimde gerekli bolluğu yaratmadan insan yaşamı için daha fazla zaman nasıl sözkonusu olabilir? Sonra Marks, Engels ve Lenin eskidiyse farklı bir koşulu gösteren kim ? Böyle olmamasının dayanakları neler?

Gelişmiş bir sanayi gelişmiş proletarya demektir. O olmadan olmaz. Gelişmemiş bir ekonomi feodal bir yapı içerir. Köylülük üzerinde de sosyalizm kurulamaz.
marksizmin, kapitalizmin kalkınmacı mantığına yönelik övgüsü ve ona öykünme, onu geçme çabası, sosyalizme zarar vermiştir. günümüzde, teknolojinin girdiği, üretimin çevreye ve canlılara nasıl zarar veren bir yapı taşıdığı ortadadır. bolluk, bir amaç değil, bir sonuç olmalıdır. ama doğayı tahrip etmeden, tüketim çılgınlığının eline esir düşmeden bu sonuca ulaşma yolları aranmalıdır.
teknoloji, çalışma ve üretim yaşamına insanın katılımı için gerekli zamanı azaltmaktadır. yapılması gereken, daha fazla üretim için daha fazla çalışma değil, üretim sürecine daha az zamanıyla daha çok insanın katılımını sağlamaktır. günümüzde bu yapılabilir ama üretim ilişkilerinin çarpık yapısından dolayı yapılmamaktadır. 100 kişi günde 8 saat çalışarak üretim yapacağına, 200 kişi günde 4 saat çalışabilir.
ustaların eskidiğini söylemek, haddime düşmez. öyle yazmamıştım. teorik yapıya ilişkin bilinen bir eleştiriydi benim yazdığım.
gelişmiş ekonomi ile ilgili yazdıklarınız elbette doğru. köylülükle sosyalizm kurulmaz; sınıfsız toplum hiç kurulmaz.
gülübala is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-09-07, 20:20  #7
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414

Alıntı:
Sayın var şöyle demiş:

Mesajı Göster
marksizmin, kapitalizmin kalkınmacı mantığına yönelik övgüsü ve ona öykünme, onu geçme çabası, sosyalizme zarar vermiştir. günümüzde, teknolojinin girdiği, üretimin çevreye ve canlılara nasıl zarar veren bir yapı taşıdığı ortadadır. bolluk, bir amaç değil, bir sonuç olmalıdır. ama doğayı tahrip etmeden, tüketim çılgınlığının eline esir düşmeden bu sonuca ulaşma yolları aranmalıdır.
teknoloji, çalışma ve üretim yaşamına insanın katılımı için gerekli zamanı azaltmaktadır. yapılması gereken, daha fazla üretim için daha fazla çalışma değil, üretim sürecine daha az zamanıyla daha çok insanın katılımını sağlamaktır. günümüzde bu yapılabilir ama üretim ilişkilerinin çarpık yapısından dolayı yapılmamaktadır. 100 kişi günde 8 saat çalışarak üretim yapacağına, 200 kişi günde 4 saat çalışabilir.
ustaların eskidiğini söylemek, haddime düşmez. öyle yazmamıştım. teorik yapıya ilişkin bilinen bir eleştiriydi benim yazdığım.
gelişmiş ekonomi ile ilgili yazdıklarınız elbette doğru. köylülükle sosyalizm kurulmaz; sınıfsız toplum hiç kurulmaz.
Ekim devriminden sonra Lenin kapitalizm'in her konuda geçilmesi gerektiğinden sözeder. Kuşkusuz doğru bir hedeftir bu. Emperyalist bloğun güneş sisteminin sınırlarında dolaşırken sosyalist sistemin çapa ve tırpanla uğraşması beklenemezdi. Ama bu hedefin Stalin ve sonrakiler tarafından abartıldığı ve çarpıtıldığını düşünüyorum. Askeri ve uzay teknolojisinde ABD'yle atbaşı gidecek kadar örgütlenen bir sistemin halkın temel öncelikleri konusunda geri kalışı bir yığın sorunu da meydana getiriyordu. Paris Komünü'nü saymazsak tarihte ilk kez ortaya çıkan bir durum için pratik deneyimden yoksunluk bir yığın yanlışın da arka arkaya yaşanmasına neden oluyordu.

Kapitalizm'in sanayileşme ve kakınma sürecinde ortaya çıkardığı sorunlar konusunda haklısınız. Ama bu durum da zaten onun çelişkilerinden biridir. Varlığını sürdürmek için öyle yapmak zorundadır. Bir yandan doğayı yıkıma uğratıp, hammadde kaynaklarını fütursuzca harcarken, diğer yandan üretici güçlerin gelişimini ortaya çıkaracaktır. Ve bu yaşanacaktır. Bu iradi bir olgu değildir. Kapitalizm'in özünde vardır bu. Ve mutlaka da bir "son" ile karşı karşıya kalacaktır. Tarih böyle söylüyor. Üretici güçlerin gelişmişiliğinin üretim ilişkilerini zorlayacağını ve yeni bir dönüşüme uğratacağını gösteriyor. ( O noktada iradi çabalara ihtiyaç vardır.) O noktadan sonra insan emeğinin sadece kendisine ait olması, sözünü ettiğiniz çalışma düzenini ortaya çıkarabilir. Ondan önce emeği ve insanı yabancılaştıran bir sistem neyi devreye sokmaya çalışırsa çalışsın, insani bir sisteme dönüşemez.


Çünkü sistemin özü insani değildir.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-09-07, 22:15  #8
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414

Alıntı:
Sayın rakıbalık şöyle demiş:

Mesajı Göster
Mantık olarak, sınıfsız ya da çatışmasız bir toplumu mümkün görmüyorum. Marx'ın da anlattığı gibi, varlıklar doğada karşıtlarıyla mevcutturlar. Çelişki form değiştirse ve çekim merkezi kayma gösterse bile hep var olacaktır.-diye düşünüyorum.
Sınıfsal çelişki ve sömürünün insan doğasıyla ilgisi yoktur. İlkel toplumda bu tür özelliklerin olmadığını biliyoruz. Bu özellikler sömürü toplumunun ortaya çıkardığı ve kapitalist ideologların "mutlaklık" adı altında beynimize kazımaya çalıştığı olgulardır. Bir insanın bir başka insanı sömürmesi üzerine konumlanmış bir toplumsal yapı "kader" olamaz. Olmamalı.

melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 14-09-07 22:20 .
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-09-07, 22:20  #9
rakıbalık
Onay bekleyen
Yazar Adayı
 
rakıbalık'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 293

Alıntı:
Sayın melnur şöyle demiş:

Mesajı Göster
Sınıfsal çelişki ve sömürünün insan doğasıyla ilgisi yoktur. İlkel toplumda bu tür özellikleri görmek değildir. Bu özellikler sömürü toplumunun ortaya çıkardığı ve kapitalist ideologların "mutlaklık" adı altında beynimize kazımaya çalıştığı olgulardır. Bir insanın bir başka insanı sömürmesi üzerine konumlanmış bir toplumsal yapı "kader" olamaz. Olmamalı.
Bu çelişkinin, sınıfsal eksende ve sömürü odaklı olacağını nereden biliyoruz? Ben böyle bir mutlaklıktan bahstemedim. Tam aksine çelişki form değiştirse ve çekim merkezi kayma gösterse bile hep var olacaktır dedim. Yani sömürü, kapitalizmin yarattığı bir çelişkidir. Komünist üretim biçimi birgün Dünyaya egemen olursa -ki olamayacağını düşünüyorum- farklı çelişkiler ortaya çıkması kaçınılmazdır. Teoride çelişkisiz bir toplumsal sistem gibi gözükse de, uygulamanın neler getirebileceğini, bugüne kadarki denemelerin sosyalist dimağları uğrattığı şaşkınlıktan rahatlıkla görebiliyoruz.
__________________
Sükunet.
rakıbalık is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski14-09-07, 22:28  #10
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,414

Alıntı:
Sayın Elenorin şöyle demiş:

Mesajı Göster

Asıl teori farkını yaratan iktidar meselesini mi tartışmak daha yayarlıdır, yoksa Marks'ın teorisini mi?

.
İktidarın nasıl "alınacağı", bunun ne zaman gündeme geleceği, nasıl bir şekilde olacağı... -eğer marksizm'in işaret ettiği anlamda bir sosyalizm'den sözediyorsak yine Marksizmle ilintili olmalıdır. Marksizmle ilintili olmayan, Marksizm'e dayanmayan, Marksizm'in ortaya koyduğu görüşlerden temelleyen hiç bir sosyalizm anlayışı ve hiç bir mücadele yöntemi doğru sonuçlar vermez.
Bu nedenle Marksizm gündemden düşmemeli sosyalistler için. Hele Marks'ı dışlayarak, onun görüşlerinin eskidiğinden sözederek bunu yapmak, bu tür eğilim içine girmek sosyalizm'i sulandırmaktan başka bir işe yaramaz.
melnur is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Sosyalizm'e - Komünizm'e - Neden karşısınız ? barış Siyasi İdeolojiler 105 13-12-07 19:31
Piramitler Her Yerde (Ortak Bir Din mi?) Salvador İnsan Bilimleri 16 09-02-07 11:14


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 01:22.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz