| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
| Seyyid Nesimi / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 807
| Hurufi düşüncesinin Türkçe’de şöhret bulmuş en büyük ismi hiç şüphesiz Seyyid Nesimi’dir. 1369 yılında Şamahı’da doğan Nesimi’nin asıl adı İmadeddin’dir. Fazl’ın talebesi, damadı ve halifesidir. Şeyhin öldürülmesinden sonra Anadolu’ya gelmiş, Bursa ve Ankara’ya uğrayıp o sırada Çerkes Memlükleri’nin hakimiyeti aldıktaki Halep’e gitmiştir. Vahdet-i vücud düşüncesini kesin biçimde ifade eden şiirleri ve hurifilik propagandasına yorulan görüşleri nedeniyle 1404 yılında derisi yüzülerek katledilmiştir. Kabri Halep’tedir. Vahdet-i Vücud Kartal Nesimi.. Hallac-ı Mahsur’un “Ene’l-Hak” çığlığına kuvvetle bağlı bulunan yine Hallac gibi feci bir şekilde öldürülen Nesimi’nin adı çoğunlukla Hallac-ı Mansur’la birlikte anılmış ve bu iki büyük sufi “şehidan-ı aşk” ünvanıyla şmhret bulmuştur. Gerçekten de Nesimi, vahdet-i vücud düşüncesinin Türkçe’deki en kudretli tercümanlarından biridir. Hırçın ve pervasız yaratılışının tam bir yansıması olarak şiirlerindeki üslubu ve ifadeleri tereddüte imkan vermeyecek nispette açıktır. Aynı düşünceyi yine şiirlerle dillendiren Yunus’tan bu yönüyle bariz derecede ayrıdır. Yunus bir vahdet-i vücud bülbülü kabul edilirse ona ancak vahdet-i vücud kartalı denebilir. Nesimi de bütün sufiler gibi kainatı bir İalhi tecelliler diyarı olarak kabul eder: Var bu cihandan özge bizim bir cihanımız Diyen şair, daha çok bu tecelli perdesi ile örtülmüş diyarın arkasındaki mana iklimiyle ilgilidir. “Görünen” den “görülmesi gereken” e geçilecek köprüler insan gönlü ve insan yüzüdür. Zira gönül ve yüz, tecelli saltanatının tahtlarıdır. Önemli olan görebilmektir. Fakat kör olanlar tecelli ışığını da elbet göremezler: Gözleri a’ma olan nur-ı tecelli ne bilir? Eşyanın hakikatini anlamak için vücud perdesini açarak can dehlizlerine girmek lazımdır: Aç bu seraperdeyi gir içerü cana bak Gör ne tecelli kılar pertev-i canana bak O andan sonra Tanrı akılla da blinip tanınabilir. Fakat gerçek aşk nasıl ki dünyevi aşkın bittiği yerde başlıyorsa bu akıl da dünyevi aklın aciz kaldığı bir noktada başlar! Kim Muhammedi Ali’den ayırur la’net ana! Diyerek Hz. Ali sevgisini istismara mahal bırakmayacak şekilde açıkça ortaya koyan Nesimi, Alevi-Bektaşi geleneğince de pir şairlerden biri olarak kabul edilir. Kaynak: Gül İle Gülü Tartanlar-Seyyid Nesimi __________________
Akarsu'yum bir anadan doğmadım Aşkımdan gayrıya boğun eğledim Koskocaman şu dünyaya sığmadım Bir fındık içine sığmış gibiyim |
|
| #2 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 807
| 1.Merhabâ hoş geldin ey rûh-ı revânım merhaba Ey şeker-leb yâr-ı şirin La-mekanım merhaba 2.Çün lebin câm-ı Cem oldu nefha-i Rühü'l Kudüs Ey cemilim, ey cemalim bahr u kânım merhaba 3.Gönlüme hiç senden özge nesne lâyık görmedim Suretim aklım ukûlüm cism ü canım merhaba 4.Ey melek-suretli dil-ber can fedadır yoluna Çün dedin "Lahmüke Lahmî" kana kanım merhaba 5.Geldi yarim naz ile sordu Nesimi neçesen Merhaba hoş geldin ey rûh-ı revânım merhaba.. 1. Merhaba ey beni diri kılan ruhum; hoş geldin, merhaba... Ey şeker dudaklı, tatlı yarim; tüm mekanların sahibi olup mekanı bilinmezim, merhaba.. 2. Dudakların gibi Cem'in kadehi de Cebrail'in nefesine döndü Ey güzelim, ey güzelliğim; (inci) denizim, mücevher ocağım merhaba... 3. Bu güne dek senden başka bir şeyi dönlüme yakıştıramadım. Görüntüm, aklım, düşüncem, bedenim, ruhum merhaba.... 4. Ey melek yüzlü sevgili; canım fedadır yoluna. Sen ki "Lahmike Lahmi" diyensin; kanıma kan olanım merhaba... 5. Yarım naz ile gelip: "Nesimi nasılsın?" diye sordu. (O heyecanla ne diyebilirdim ki?) "Merhaba ey sevgilim; hoşgeldin, merhaba!" (diyebildim). SEYYİD NESİMİ Lahmüke Lahmi: "Etin etimdir!" Hz. Muhammed'in, Hz. Ali'ye söylediğine inanılan söz. __________________
Akarsu'yum bir anadan doğmadım Aşkımdan gayrıya boğun eğledim Koskocaman şu dünyaya sığmadım Bir fındık içine sığmış gibiyim |
|
| #3 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 807
| DERT VAR DERMANDAN İÇERİ!.. Dilberâ zülfün şebinde mâh-ı tâbân gizlidir Anberîn zülfünde dâ'im anber-efşân gizlidir Ey güzel, senin kâküllerinin arasında ışıl ışıl bir ay gizlidir.Sûreyinin safhasında yazılı "İnnâ fetah" Harf harf anın yüzinde hatm-i Kur'ân gizlidir Üzerinde "İnnâ fetahna" yazılı olan yüzünden Kur'ân'ın tamammı harf harf gizlidir aslında.Leblerinden dâ'imâ ahar hayât-ı câvidân Şol sebepden dilberin la'linden hayvân gizlidir Sevgilinin ağzında (edebî bir) dirilik gizli olduğu içindir ki dudaklarından daima ölümsüzlük suyu akar.Doğradı gazmen hadengi bağrımı kan eyledi Ol sihâmın gamzesinde zahm-ı peykân gizlidir Bağrımı doğrayıp kan eyleyen gamze okları da gerçekte gamze oklarıyla yaralıdır.Gözü körler görmedi yüzünden îmân nûrunu Gül yanağun çevresinde nûr-ı îman gizlidir Gül yanağının etrafında iman nırı saklıdır ki gözleri gör olanlar o iman nurunu göremediler.Derdimin çün kim devâsın bilmedi sordum tabîb Şol sebebden kim senin derdinde dermân gizlidir Derdimin devasını sorduğum tabib: "Bilmiyorum, çünkü senin dermanın yine derdinde gizlidir" dedi.Ahd ü peymân istedi senden Nesîmî ey nigâr Ahd ü peymânında anın ahd ü peymân gizlidir Ey Nesîmî; sevgilin senden yemin edip söz vermeni istedi. Onun bu isteğinde de bir söz ve yemin gizli olduğu için sen de gönül rahatlığıyla ant içebilirsin.SEYYİD NESİMİ "İnnâ fetahna": "Biz fethettik!" (Fetih48/1) __________________
Akarsu'yum bir anadan doğmadım Aşkımdan gayrıya boğun eğledim Koskocaman şu dünyaya sığmadım Bir fındık içine sığmış gibiyim |
|
| #4 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 428
| Osmanlının İslam anlayışı budur işte.. derisi yüzülerek öldürmek... Hristiyana bile bunu yapmazlar.. |
|
| #5 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 807
| Nesimi'nin hayatı elbet bu kadar değil. Fakat burası edebiyat bölümü olduğu için bu kişiliğine ağırlık vermek istedim burda. Seninde üzerinde durduğun gibi bu tartışılalı bir konu. Tek katledilen Nesimi değil! Hallac-ı Mansur Fazlullah.. Bunlarla ilgili bir konu açıp tartışabiliriz. __________________
Akarsu'yum bir anadan doğmadım Aşkımdan gayrıya boğun eğledim Koskocaman şu dünyaya sığmadım Bir fındık içine sığmış gibiyim |
|
| #6 | ||
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 2
| Alıntı:
Merhaba... | |
|
| #7 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 807
| 1. Ârif-i Lâ-mekân otuz ikidir Sâhib-i cism-ü cân otuz ikidir 2. Aç gönül gözünü vü yüzüne bah Kim yakîn bî-güman otuz ikidir 3. Yüzün Ümmü'l kitâbın âyâtı Ne sayarsan hemân otuz ikidir 4. Sidrettü'l-mantehâ anın aksâmı Ne sayarsan ayân otuz ikidir 5. Vahy ü ilhâm yâ nebiyy ü velî Âşikâr u nihân otuz ikidir 6. İndi İsa götürdü şirk ü nifâk Bil ki sâhib-zamân otuz ikidir 7. Der Nesimi ki sûret ü ma'nâ Şerh ile hem beyân otuz ikidir Otuz iki: Hurufi inancına göre kutsal kabul edilen rakamların en büyüğü. Fars alfesindeki harflerin toplam sayısı, dolaysı ile Fazl'ın Caviddannamesini oluşturan harflerin toplam adedi. İnsan yüzündeki saç kümelerinin özel bir hesapla toplandığında ulaşılan yekünü..Hurufiler bu, ve benzeri yorumlarla otuz iki sayısının kainatın temelinde ve inancın merkezinde yer alan bir şifre olduğunu düşünürler. 1. La-mekan'ın (Tanrı'nın) kim olduğunu hakkıyla bilen otuz ikidir. Bedenin ve ruhun gerçek sahibi otuz ikidir. 2. Gönül gözün aç ve onun yüzüne bak ki şüphe götürmeyen sağlam bilgi otuz ikidir. 3. Yüzün Fatiha Suesi'nin ayetleridir. Boşuna sayma otuz ikidir. 4. Sidretü'l-münteha da o yüzün bölümleridir, onları da saymana gerek yok; açıkça belli ki otuz ikidir. 5. Vahiy ve ilham, peygamber ve veli, açık ve gizli hepsi otuz ikidir. 6. Hz. İsa yer yüzüne döndü ve şirk ile nifaki ortadan kaldırdı (diyelim). Yine de bilesin ki zamanın sahibi otuz ikidir. 7. Nesimi der ki şekil ve anlam, söz ve açıklama hep otuz ikidir. SEYYİD NESİMİ __________________
Akarsu'yum bir anadan doğmadım Aşkımdan gayrıya boğun eğledim Koskocaman şu dünyaya sığmadım Bir fındık içine sığmış gibiyim |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 772
| ATEŞ-AŞK'A Gel gel yanalım Âteş-i aşka! Şule verelim Âteş-i aşka! Evvel aldandım Pek kolay sandım Düşünce yandım Âteş-i aşka! Ey padişâhım! Affet günâhım, Yanmaktır kârım Âteş-i aşka! Aman erenler, Vârın erenler, Yandım erenler Âteş-i aşka! Vârın erenler, Dost’a gidenler, Yandım erenler Âteş-i aşka! Vârım yitirdim, Dost’a götürdüm, Geçtim oturdum Âteş-i aşka! Aşk ehli ölmez, Yerde çürümez, Yanmayan bilmez Âteş-i aşka! Mansûr u Hallâç, Dâr üzre mi’râç, Sende gözün aç Âteş-i aşka! Seyyid Nesîmî, Terk etti resmi Yandırdı cismi Âteş-i aşka! __________________
Su da yandı Sel bastı su dayandı Üstüme su serptiler Tutuştu su da yandı |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Seyyid Kutub - Islamci terorun felsefecisi mi? | Shiraz | Dinler tarihi | 11 | 14-11-07 20:59 |
| Önder şahsiyetler - Seyyid Kutup | cibran | Dünya Siyaseti | 13 | 18-09-06 11:12 |
| Peygamber karikatürü krizi | petricli | Arşiv | 261 | 30-08-06 19:11 |