"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| İlahları yaratmak / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tarihsel süreçte her türlü inanışın tarihsel serüveni. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
|
Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,299
| İlkel insan herşeyden korktu.bu yüzden her korktuğu şeye bir kutsallık atadı.böylece çok tanrılı dinler doğdu.Daha sonra kutsallık hükümdarların bünyesinde meşruiyet kazanır oldu.Tek hükümdar olduğuna göre ayrıca tek tanrı olmalıydı.böylece tanrıların sayısı azaldı ve tek tanrılı dinler doğdu. Dinler tarihiyle ilgili bu klasik açıklamalar bugün sizce geçerli midir?Yapılan bazı araştırmalar çok tanrılı dinlerden önce tek tanrıya inancında mümlün olabileceğini gösteriyor.Sizce bu mümkün müdür? saygılar __________________
Sensiz camide, namazda işim ne? / Seninle buluşma yerim meyhane. Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı: / İstersen kaldır at cehennemine. En büyük söz Kuran bile / Arada bir okunur besmeleyle. Kadehteyse öyle bir ayet var ki / Okur insan her zaman, her yerde. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,671
| bugün bile insanlar yasadıkları olaylara kutsallık atf ederken. o dönemin insanlarını siz düsünün artık. dinler tarihi ile ilgili gayet mantıklı bir cözümleme. __________________
Bütün insanlar kardestir. |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 34
| Alıntı:
İnsan, kendine çok yararı dokunan ve yüce olduğunu düşündüğü nesnelere tapmıştır.(çiftçi-güneş ilişkisi) İnsan, ürktüğü ve kendisine zarar vereceğinden korktuğu nesnelere tapmıştır. İnsan,taptığı bütün tanrıların ortak özelliği olarak gördüğü nesneye tapmıştır.(insan-ateş ilişkisi) | |
|
| #4 | |
|
Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,299
| sn tepki Dinlerin veya bazı araştırmaların iddia ettiği gibi tek tanrılı dinlerin en başta var olduğunu kabul edelim.O zaman dediğiniz gibi yeni bir soru ortaya çıkıyor.Tek tanrı niye yetmedi? Verdiğiniz üç örnek bu yetmezliğin sebeplerinden bazıları olabilir.Bu sebepler çoğaltılabilir de.Mesela insanın görmediği bir şeye dua etmektense en azından duyu organlarıyla farkedebildiği nesnelere tapması insana belki de daha çekici geliyordu.Puta tapınma böyle başlamıştı belki de.bugün dahi hristiyanlar boş duvara tapınmaktan sonra isanın ve azizlerin küçük ikonalarına tapınmayı tercih etmektedirler. Konu biraz dağılabilir belki ama acaba tanrı kullarından hep aynı şekilde mi tapınma istedi.yani bugün evet tanrı tanrıya ortak koşmayı yasaklamış.Ancak bugünkü insanın bilinç düzeyiyle 6000 yıl önceki insanın bilinç düzeyi çok farklı.Acaba ikisine de aynı tapınma ve inanç şartlarını dayatmak ilahi adalete sığar mı?yani Tanrı acaba geçmişte insanların bazı doğa unsurlarına tapınması mazur görebilir miydi?bu da bence merak edilmesi gereken bir soru saygılar __________________
Sensiz camide, namazda işim ne? / Seninle buluşma yerim meyhane. Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı: / İstersen kaldır at cehennemine. En büyük söz Kuran bile / Arada bir okunur besmeleyle. Kadehteyse öyle bir ayet var ki / Okur insan her zaman, her yerde. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 254
| tanrılardan tek tanrıya geçişte, kabile toplumundan merkezi devlete geçişin de payı var. her kabilenin ayrı tanrısından, tanrılarından, merkezi devletin merkezi tanrısına... imge düzeyinde ise, insan gibi yiyen, içen, insana benzeyen, gücü sınırlı tanrılardan, önce gökte, sonra da bilinmezde, sınırsız bir tek tanrıya... imgelemi yeterince gelişememiş toplumlar, tek tanrıya geçtikten sonra da, insana benzeyen, insan gibi mekanı olan bir, tek tanrıyı hayal etmeyi bir kaç yüz yıl daha sürdürdü. şimdiyse, zamandan ve mekandan bağımsız tanrı anlayışı geçerli. bir de, new age tanrısı "doğdu" şimdi. çağımızın modern insanı, sıkı kuralları, cezası-ödülü olan dinler ve tanrıları yerine, öç almayan, sevecen ve kozmik enerji gibi, sözde bilimsel kılıflara sokulup inandırıcı olacağı varsayılan yeni tek tanrıyı icad etti. |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 63
| Alıntı:
Aslına bakarsanız bir konuya müslüman (ya da herhangi bir inanç çerçevesinden) bakmaya kalktığımızda böyle bir tablo çıkıyor ortaya...Adem'i işin içine kattığınızda malesef olay mantık çerçevesinden sapıyor. Adem tek tanrıya inanıyorduysa, onun neslinden türeyen tüm insanlık neden onun öğretisinden saptı? Neden bu mirası unuttu? Dogmaları bir yana bırakıp salt mantık çerçevesinden bakarsanız insanların hayatlarını etkileyen güneş gibi, ay gibi güçlü sembollere tapınmakla başlayıp uygarlık geliştikçe daha "soyut" olan tek tanrı düşüncesine ulaşmış olmaları daha mümkün görünüyor. Elenorin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-09-07 00:57 . | |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 63
| Alıntı:
| |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 63
| Şimdi de genel yanıt ![]() Bana ilk insanın çok tanrıdan daha önce tek tanrıya tapınmış olması çok mümkün gelmiyor. Diğer yanıtlarımda belirttiğim gibi bu inanç sanılandan çok eski olabilir ama tek tanrı gibi "soyut" bi kavramı, henüz alet yapmayı, maden işlemeyi bilmeyen ilkel insanın hayal edebilmesi imkansızdı:geldiğinde ısıtan, gittiğinde üşüten, karanlığa boğan güneş gibi çok daha "somut" tanrılar dururken... |
|
| #9 | |
|
Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,299
| çok tanrılı dinler devrinden tek tanrılı dinlere geçişin ikayıtlara geçen llk adımını bir mısır firavunu atmıştır.IV Amenofis (akheneton ismini alacaktır) MÖ 14 yy da mısırın çok tanrılı Amon dininin yerine tek tanrının olduğu bir din ithal etmiştir.Bunun nedenlerine gelirsek bir iktidar mücadelesi olduğunu görürüz.Mısırda Amon rahipleri oldukça ayrıcalıklı noktalara gelmişti(Ortaçağda kilisenin yapacağı gibi) İktidar ortağı haline gelmesi firavunu kızdırdı ve tek tanrılı yeni bir din ilan edip rahiplerin hem yetkilerini hem de tapınaklarını ellerinde aldı.Ancak firavunun bu çabasının başarısızlığa uğraması uzun sürmedi.Kısa sürede devrildi.Ancak ismi unutulmadı. bu güzel örnek bir ilahlarla iktidar arasındaki derin bağı gösteriyor. __________________
Sensiz camide, namazda işim ne? / Seninle buluşma yerim meyhane. Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı: / İstersen kaldır at cehennemine. En büyük söz Kuran bile / Arada bir okunur besmeleyle. Kadehteyse öyle bir ayet var ki / Okur insan her zaman, her yerde. bozkır Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-09-07 03:49 . |
|
| #10 | ||
|
Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,299
| Alıntı:
Güler yüzlü din anlayışı ile asık yüzlü din anlayışına gelirsek.Genel tarihimize baktığımızda merkezi yönetimin katı ve sofu bir din anlayışına sahip olurken merkezkaç göçebe aşiretlerin ise daha tasavvufi ve insan temelli anlayışlara kaydığını görüyoruz.yine arapların sofuluğuna karşın bizim islamiyete geçişimizde iranı kökenli güler yüzlü din anlayışının etkili olduğunu görüyoruz. Bu güler yüzlü model geçmişte de hep daha çok tutulmuştur. bugün insanlar dünyadan zevk almak istiyor.zevk ve sefa sürmek için cenneti beklemeye pek kimsenin niyeti yok.Ayrıca katı din kuralları insanlara itici geliyor.bu da mecburen din kurallarının gevşetilmesine yol açıyor. __________________
Sensiz camide, namazda işim ne? / Seninle buluşma yerim meyhane. Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı: / İstersen kaldır at cehennemine. En büyük söz Kuran bile / Arada bir okunur besmeleyle. Kadehteyse öyle bir ayet var ki / Okur insan her zaman, her yerde. | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Halkevleri | Şimal | Türkiye Siyaseti | 13 | 22-04-08 23:11 |