"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Halka rağmen halk için/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 2,519
| elbette halk egemenliğinin sınırları olacaktır.. sonuçta halk yekpare bir bütün olduuğuna halkın çoğunluğunun azınlığı ezmeye yönelik yada hiçe sayan iradesi hukukça sınırlandırılır.. ama benim sormak istediğim o değil. genel felsefe olarak siyasetçilerin ve aydınların halkı çocuk kendilerini de ebeveyn gibi görmelerine nasıl yaklaşıyorsunuz ve ne ölçüde kabul edilebilir buluyosunuz? __________________
Allah halkı en çok onu kendisinden bile daha fazla düşünenlerden korusun1 |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007 Ülke / Şehir: ist.,çorum,samsn
Mesajlar: 882
| en basitinden içimden geçeni söylemek istiyorum... bu yeni anayasa hazırlayanlar için.. ben kendi şahsım adına o anayasayı köylü mehmet,öğretmen ahmet,esnaf ali,ev hanımı ayşe teyze,çocuk babası mahmut hazırlamadıkça kabul etmiyorum...ne kadar profesörde olsalar biryerde halktan bağımsız yapılan bu tip çalışmaların çatlak vereceği kanısındayım.. __________________
Tacitus: Devlet ne kadar yozlaşmışsa, o kadar çok kanun olur. Simon Cameron: Dürüst politikacı, bir kere satın alınınca taraf değiştirmeyen politikacıdır |
|
| #3 | ||
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,046
| Alıntı:
Yeni Anayasa zaten çatlak vermeye başladı bile,türban konusu ve zorunlu din dersleri başbakanın kararına bırakıldı.Biz daha çok tartışırız bu yeni anayasayı. __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! | |
|
| #4 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091
| evrim basamağında geri kalmış toplumlarda temel çelişkidir. Aydın-halk arasındaki fark nasıl kapatılır.Halkı sopayla mı adam edeceksin yoksa onu eğiterek kendi seviyene mi çekeceksin.Petrov un "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" adlaı kitabını okuyanlar bu işin nasıl becerildiği görürler.Yada köy enstitülerin ne anlam geldiğini gerçekten bilenler anlar bu işi. Halka rağmen halk için yapabileceğiniz tek şey onu eğitmek ve bilinçlendirmektir. Bunun dışında çöl toprağında söğüt yetiştiremezseniz.bir kez bilinçlenince her işi zaten halk öocukları hallediyor.... __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #5 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 362
| Alıntı:
kendini ilim ve mantığın yolundan düşünsel olarak halka rehberlik eden , ilerleten kişidir ve kendini halktan gören kişidr. halktan gelmeyen aristokrat çevrenden yetişip aydınım diye geçinenler aydın olamaz.. | |
|
| #6 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 362
| Aydın dediğimiz Kişiler zaten bizim gibi halk yığınları arasından farklı düşünüp bizi ilerleten kişilerdir.. halkın arasında çıkmayan aydın zaten olsa olsa aristokrasinin aydınıdır... |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007 Ülke / Şehir: ist.,çorum,samsn
Mesajlar: 882
| Alıntı:
bende köy enstitüsü mezunuyum..yani eskiden köy enstitüsü... cidden gelip yerinde görmenizi isterdim.büyük bir arazi..bütün binalar öğrenci yapımı..ahırlar var..öğrenci kendi besinini kendi sağlıyor..kendi tarlasını sürüyor... köylerle hep iletişim içinde,zaten yayladaydı bizim okul.. cidden çok büyük bir kayıp bence..hemen her yönden.. __________________
Tacitus: Devlet ne kadar yozlaşmışsa, o kadar çok kanun olur. Simon Cameron: Dürüst politikacı, bir kere satın alınınca taraf değiştirmeyen politikacıdır | |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 217
| "Halka rağen halk için" anlayışının siyasal literatürde karşılığı Jakobenizmdir. Jakobenlik ise kendi kanaatimce özellikle devrim sürecini yeni yaşamış ülkelerde, halkın bilinç düzeyi düşük ise geçiş aşamasında gerekli olan bir siyasal felsefedir. Halka aydınlar arasındaki farkın kapatılması konusunda belki de yöntem noktasıdındaki en net tespiti Fransız İhtilalinin ve Jakoben Hareketin en önemli isimlerinden biri olan Maximilien de Robespierre yapmıştır.:" Geniş ve bilinçsiz halk yığınları için ekmekten sonraki en önemli gereksinim eğitimdir". Bu nedenle Syn. Bozkır'ın söylediği gibi Türk Devrimi sonrasında Köy Enstitüsü'nün anlamı iyi kavranmalıdır. Yeni Anayasa tartışmalarına gelince... Benim kanımca yeni anayasa çalışmaları için "halka rağmen halk için" kavramı bile hafif ve hatalı bir kavram olacaktır... Yapılan çalışmalar için doğru tanım " Çoğunluk Tiranlığı İçin Ön Çalışma Taslağı" olacaktır. Çünkü hazırlanan Anayasa, "çoğunluk tiranlığının" alt yapısının oluşturulmasından başka birşey değildir. Ancak halka rağmen halk için felsefesi Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren üzerinden atamadığı bir hastalıktır. Türkiye elitist bir devlet olduğu içindir ki; devlet içinde her daim "karar verici odak" olan bu elitist kadro "halkın doğruyu kendi kendine bulmaktan aciz, güdülmezse sürekli yanlış yöne sapacak bir koyun sürüsü" olduğunu,devletin milletin çıkarlarını ancak ve en iyi şekilde kendilerinin düşüneceğini savunan bir zihiyete sahiptir. Gerek ordu gerekse siyasilerlimiz toplum mühendisliğine çok meraklıdır. Ancak gerçek olan bir nokta vardır ki özellikle bugünün Türkiye'sindeki konjonktürel yapı "Halka rağmen halk için ülkeyi dizayn etme meraklılarının" bu isteklerini harekete geçirdiği anda artık toplumda bunun çok ters tepmektedir. A-K-P ise "halka rağmen halk için" felsefesini daha da ileriye götürerek hem "ç"oğunluk tiranlığına" zemin hazırlama hem de toplum mühendisliği yapma peşindedir. Ancak yukarıda da belirttiğim üzere artık Türk toplumu bu tip toplum mühendisliği denemelerine çok ters reaksiyonlar göstermektedir.22 Temmuz seçimleri bunun en büyük kanıtıdır. Bu nedenle A-K-P bu olguyu iyi okuyamadan "çoğunluk tiranlığı" anlayışı ile bu Anayasayı geçirmeye çalışırsa çok ciddi sorunlar doğabilmesi muhtemeldir... karakalpak Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 22-09-07 16:21 . |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 2,519
| Alıntı:
__________________
Allah halkı en çok onu kendisinden bile daha fazla düşünenlerden korusun1 | |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: Cehennemin dibinden.
Mesajlar: 1,377
| halka rağmen halkçılık. bence çok güzel bir başlık. belki yüzyıllardır bu toplumun yaşadığı, kangrene dönüşmüş yara. aydınların halka adam olmayı hot, pat ile dayatması. aydın despotizmi. kimse anasından alim olarak doğmuyor. ve bu gün eskiden alimlere gösterilen aşırı taltif de gösterilmiyor. çünkü bu gün bilgi, eskiden olduğu gibi elit tabakanın tekelinde değil. bu gün alimler eskiden elde ettikleri sürünün çobanı olma misyonlarını da yitirdiler. kimse kimsenin ne söylediğine bakmıyor. ne yaptığına bakıyor. halka zulmederek, halk için iyilik yapanları artık halk bağrına basmıyor. siz bilmezsiniz, biz biliriz, siz yönetemezsiniz, biz yönetiriz, siz köylüsünüz, biz elit seçkin sınıfızcılar artık sınıfta kaldılar. bunların ne söylediğine değil ne yaptığına bakıyoruz. düşüncelerinde samimi olsalardı, halk ile arlarında var olan derin uçurumu derinleştirmek yerine gidermeye çalışırlardı. bu derin uçurum sayesinde uzun yıllar ekmek yediler. hem de bedavadan. hem de sömürerek. şimdi genel olarak forumda ögretmen enstitülerinin olumlu bir çalışma olduğu yönünde görüşlere yer verilmiş. oysa buna şu açıdan bakmak da mümkün. köylüye denilmiştir ki; bak sana devlet eliyle okuma imkanı sağlayacağız. hayvancılığı, toprağı öğreteceğiz, sağlıkçı olacaksın aynı zamanda. mezun olduğunda devlet maaş verecek köylünün de ben bilirimcisi olacaksın. yok öyle şehire göç etmek,bizim keyfimizi kaçırmak filan yok. sana bir meydan veriyoruz. köyünün horozu ol, şehire inip bizim balo keyfimizi ,orkestra dinleme keyfimizi kaçırma. en nihayetinde giyim kuşamlarımız, zevklerimiz ayrı ayrıdır. bak sana da bir ekmek kapısı açtık. bunu iyi değerlendir. köy enstitüsü mezunları da dönemin sol ideolojistlerinin yapay kopyalarıdır. hot pat ile sürü haline getirilmiş halkı adam edeceğim diye uğraşmıştır. aşşağılayıp rencide ederek. bir koltukta oturanın, bir zevki sefa sürenin bunlardan mahrum olanlara karşı sorumlulukları vardır ve mecburidir. eğer koltuğun hakkını veremeyecekseniz oturmayınız. kendiniz için istediklerinizi başkaları için de istemeyecekseniz ,bencilseniz, toplum için yaptığınız hiç bir şeyiniz iyi ve masum değildir. halkı adam etmek, kendiniz adam olana kadar geçen süre kadar uzun zahmetli ve emek isteyen bir iştir. bir kaç seminer, bir kaç bilgilendirme broşürü ile adam olunuyordu ise siz neden öyle uzuuun yıllar okudunuz, uzuuun yıllar ülke dışında hizmetler verdiniz. sizi adam edene kadar geçen süre kadar emek vediyseniz bu halka halkçısınız. değilse söylediklerinizin hepsi yalan, yaptıklarınızsa samimiyetinizin aynasıdır. sol geçmişte olduğu gibi bu gün de halka rağmen halkçılığını, atatürk döneminden devralınmış aydın despotizmini hala sürdürmekte, halk kadar bile aydınlanamamış, aydın olduğunu zannederken, yobaz olduğunu, halkçı olduğunu zannederken, halk düşmanı olduğunu bile farkedememektedir. __________________
Sivil ve askeri bürokrasinin (oligarşi) dikta rejiminden ,onların kurumlarını özelleştirerek kurtulabiliriz. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İsme göre aşk hayatınız | pervin | Konu Dışı | 20 | 23-03-08 20:16 |
| Üretim, tüketim ve bölüşüm... | melnur | Ekonomi | 18 | 01-08-06 02:08 |