Tarihin en kalabalık sosyal sınıfı
Çok uzun olan tarihsel süreci göz önünde bulundurmak koşulu ile köylü nüfusu, yakın bir zamana kadar toplumların genel nüfusları içinde ezici bir çoğunluk oluşturmuştu.Ama birkaç istisna dışında siyasi gelişmelere katkıları o derecede azdı.Oysa yarattıkları ekonomik ürünlerle tarım dışında faaliyet gösteren insanların kendi alanlarındaki çalışmalarını sağlıyorlardı.
Özellikle ilk çağlarda köylülerin yaşam biçimleri,gelir dağılımdaki ekonomik düzeyleri ve yaptıkları işler bakımından,kendilerinden önceki tarımsal kabile üyelerinden pek farkı yoktu.Zaten tarımsal kabile konumundan köylü sınıfının oluşması,toplumların devlet şeklinde örgütlenmesi ile mümkün hale gelmişti Sulama,sellerin kontrol sistemleri,düşmanlara karşı korunma ve kıtlık durumunda yardım alma gibi faaliyetler ancak bu şekilde sağlanabilirdi.Ama köylülerin yararlandığı bu hizmetler karşılığında ödedikleri bedel aynı oranda değildi.Topraklarının ve emeklerinin büyük bir bölümünü diğer sınıfları beslemek için vermek zorunda olmalarına ilave olarak askerlik yapma yükümlülükleri de vardı.
Köylülerin sosyal bir sınıf sayılabilmeleri, çok ilkel olan tarımsal üretimlerini daha ileri bir disiplin ve daha sistemli olarak sürdürmelerine bağlıydı.Kendi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra pazar için üretim yapma olanağı bu şekilde ortaya çıkabilmişti.Böylece kendilerinin üretemedikleri ürünleri satın alabiliyorlardı.Bütün bunlara rağmen köylülerin kendi yaşamlarını geliştirecek nesne ve düşünce unsurlarını ortaya çıkaramadıkları bir gerçektir. .Kentlerde bulunan vasıfsız kişiler gibi köylüler de siyasi faaliyet alanında kısırdılar.Bu nedenle her türlü politik mücadelede kolayca saf dışı kaldılar.Tarihsel süreç içinde her türlü sosyal haktan yararlanmaları genellikle gecikmeli bir seyir izlemiştir |