"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
| #1 | ||
Guest Mesajlar: n/a
| Alıntı:
“Yedi şey vardır ki, kişi kabirde bile olsa, onlardan sevap devamlı surette kendisine ulaşır: Öğretilen ilim, halkın istifadesi için akıtılan su, dikilen ağaç, inşa edilen mescid, okunmak üzere bağışlanan Kur’an ve iyi terbiye edilmiş evlad.” ( El münavi:F. Kadir:4-87) “ Her kim boş, kuru ve çorak bir yeri ihya edecek olursa, bu amelinden dolayı Allah tarafından mükafatlandırılır.İnsan ve hayvan ondan menfaatlandıkça orayı ihya edene sadaka yazılır.” ( F. Kadir: 6/39 ) “Elinizde bir ağaç fidanı varsa, kıyamet kopmaya başlasa bile eğer onu dikecek kadar vaktiniz varsa, mutlaka dikin.” (Buhari : Kahire , S:168) “Bir kimse bir ağaç dikse, o ağaç meyve verdikçe sevabı ona yazılır.” ( E.Münavi : 5-480) -Zü-kad gazvesi dönüşü:…“Kim buradan bir ağaç kesecek olursa,onun karşılığında bir ağaç diksin.(Futuhul Buldan:1/17) İbni Ömer: “Nebi (s.a.v) hayvanlara işkence yapanlara lanet etti.” ( Buhari : zebaih : 25 , Ahmet : 4/31-33 ) Ebü’d Derda, Hz. Peygamber’in “Allah bu dilsizler (develer) hakkında hayırlı olmanızı tavsiye etmektedir, onlara güçleri ölçüsünde yük vurun.” dediğini, fazla yükten dolayı kalkamayan bir deve görünce hatırlatmıştır.( İ. Hacer : M. Atiye : 2-156 ) “ Kim av peşinde koşarsa gafil olur.” ( E. davut : sayd :4, Tirmizi :fiten :69 ) Hayvan sağanlara Hz. Peygamber: “Tırnaklarını kessinler, sağım sırasında uzun tırnaklarla hayvanların memelerini kanatmasınlar.” ( Sindi : H.Ala İ. Mace : sayd.12 ) “Haksız olarak bir serçeyi öldürenden Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap soracaktır.” ( Darimi :2/11 ) Enes (r.a) naklediyor: “Bir yerde mola verince, hayvanlarınızın istirahatını sağlayıncaya kadar ibadet etmezdik.” ( E. Davud : Cihad : 48 ) Ayrıca kuşların yuvalarının bozulmamasını, yumurta ve yuvalarının alınmamasını da emretmiştir.” ( E. davud : Cenaiz :1 , Buhari : Edebul müfred : 139) Bu konuda çok fazla rivayet vardır. Sadece bir kaç tanesini aldım. "yaradılanı sev, yaradandan ötürü" sözü ise islam gelenğinden bir örnek olarak yeter zannediyorum. | |
| #2 | |||||||||||
Guest Mesajlar: n/a
| Alıntı:
Fakülte yılarında bir hocamız "Mühendislik doğa ile savaşta...." tabirini kullanınca az daha mesleğimden nefret edecektim. Aynı işi yapıyor gibi görünebilirsiniz, ama o olaya bakış açınızdaki psikooji o işi nasıl yapacağınızı belirler. Doğa ile savaş tabiri ne ilk ne de son kullanımdır. Bunu batı mantığında sık sık görüyoruz. Kökenini de promethe de arıyorum. http://www.prometheus.com.tr/prometheushakkinda.asp Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
[quote]Hephaistos’un (Ateş Tanrısı) alevler saçan ocağından kızgın bir kıvılcım çaldı. Elindeki sopanın özünün içine sakladı, kendisi de bir siyah bir de beyaz atın arasında tutunarak görünmeden kaçmayı başardı ve onu ilahi bir armağan olarak insanlara götürdü.[/QUOTE] Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Görüldüğü gibi tanrı anlayışları; zalim, insanları hor gören, insanlar eziyet eden, insanlara yardım eden tabrıları dahi işkencelerden geçiren bir anlayışa sahip. Ve bu tanrılar esas olarak doğa olaylarına karşılık gelmektedir. Tanrılardan birisi tanrılara rağmen insanlara ateşi getiriyor. Böylesine bir tanrı anlayışının devamında kurulan klise, katlanan kullar olmayı seçti. Ve zalim tanrının yeryüzündeki gölgesi oldu. Buna tepki olarak da ortaya promothe çıktı. Ve tanrılara savaş açtı. (Konuyu dağıtmadan,) bu savaştan tanrının simgesi olan doğa, yada doğa olaylarının simgesi olan tanrı da nasibini aldı. İşte binlerce yıllık bu bilinçaltı nedeniyle, batının doğa ile mücadele içinde olması ve belki de farkında olmadan bir savaş ilan etmesinin sebebi budur diye düşünüyorum. Bir müslüman olarak kıyas yapmadan edemeyeceğim. İslamda Allah Ateşi (vahyi) insanlara kendi elçisiyle bizzat yollamış. Ve onlara hidayeti öğütlemiştir. İnsanlara nimetler vermiştir. O rahmandır. (Her kuluna Rahmet eden) Tabiat ise onun ayetlerindendir. Ve onu tespih eder. Tabiat, Müslümanların isyan etme iradesi olmayan dindaşlarıdır. Hani anlatılırya, Aziz Mahmud hudayi ve diğer müridler hocalarına kırlardan güzel güzel çiçekler getirirler.Ancak Aziz Mahmud Hudayi, Kırık solmuş bir çiçek getirir. Şeyhi sorar. Evlad sen niye böyle bir çiçek getirdin der. 'Hocam Allah'ı tesbih edemeyen tek çiçek olarak bunu gördüm, o yüzden koparıp bunu getirmeye yüreğim razı oldu' der. İşte bunu dedirten mantık doğaya islami gözle baktıran mantıktır. Saygılar; Not: Aziz Mahmud Hudayi değil de bir başkası da olabilir. Ancak olay böyledir. | ||||||||||
| #3 | ||
Guest Mesajlar: n/a
| Alıntı:
Bu elinde vejeteryanlığı savunan bir uzakdoğulu mistiğin kitabıyla dolaşmaya başladı. Sonra "artık et yemeyeceğim. Hayvanlar bizim kardeşlerimiz." demeye başladı. Yalnız karadenizli olduğu için, balığı istisna tutacağını tahmin ediyorduk. Birgün bunu balık yerken bastık. Ve "Ulan bu balıklar üvey kardeş mi?" diye takıldık. | |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Doğa Felsefesi | nazdar | Doğa-Varlık Felsefesi | 10 | 23-06-08 12:37 |
| Sevgi ve aşk üzerine beğendiğim şiirler | petricli | Ustalardan Seçkiler | 667 | 12-01-08 14:24 |
| Kur'an Öğüt müdür, Emir midir ? | ugurozaltn | Arşiv | 105 | 09-04-07 03:52 |
| Müzik Felsefesi (Sanat Felsefesi) | petricli | Arşiv | 4 | 28-06-05 12:18 |