| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Arkadaşlar, İnternette dolaşırken bazen çok güzel, çok anlamlı yazılar, incelemeler, makaleler ve hikayelerle karşılaştığımız olur. Okuruz, etkileniriz... Kimini hatırlar kimini unuturuz. Bir gün bir olay sebebi ile arkadaşlarımızla paylaşmak ister, ama tam hatırlamadığımız için katlederiz güzelim yazıyı. Bu sebeple gerektikçe okumak için ve sizlerle paylaşmak için okuduğum güzel yazıları buradan sizlerle paylaşacağım. Sizlerde okuduğunuz güzel yazıları buradan bizimle paylaşabilirsiniz. Saygılar, |
| #2 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Biri beyaz biri kara iki kedi birbirlerinin omuzuna kollarını dolamışçasına kuyruklarını birbirlerine şefkatle sararak, birbirlerine dayanarak yola çıkmışlar. Gölgeler akşamüstünü söylüyor. Yorgun bir günün sonunda eve dönüyorlarmış gibi. Yüzlerini görmüyoruz, ama eminim mırıl mırıl konuşuyorlardır. Belli sınanmış, denenmiş bir dostluk bu, uzun yolları da göze alabilen bir dostluk. Ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık fırsatlarını ne yapıyoruz? Akşamüstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omuzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaşlayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı ayakların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçıp gidiyor mu? Karşımıza erken çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hıç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, herzaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların, savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız birgün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldügü maziye kilitlenir... Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "Birgün" geçmişte kalmıştır oysa; Hani şu karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığınız, omuzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride birgün tekrar karşıma çikar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir O, boş yere bu sokaklarda aranırsınız... Murathan MUNGAN |
| #3 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Arkadaş Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve: - Teğmenim. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?.. Delirdin mi? der gibi baktı teğmen... - Gitmeye değer mi?. Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatini da tehlikeye atma sakın... Asker ısrar etti ve teğmen "Peki " dedi.. "Git o zaman..." İnanılması güç bir mucize. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti. Sonra onu sipere taşınan arkadaşına döndü: - Sana değmez, hayatini tehlikeye atmana değmez,demiştim. Bu zaten ölmüş!.. - Değdi teğmenim. dedi asker. - Nasıl değdi? dedi teğmen. Bu adam ölmüş görmüyor musun?.. - Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim icin. Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı: - Jim!.. Geleceğini biliyordum!.. demişti arkadaşı... Geleceğini biliyordum.. Kaynak: Bilinmiyor. |
| #4 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Gerçek Sevgi Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: "Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?" Bakın göstereyim demiş, ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasındanda derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş; "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" Diye bir de şart koymuş. Peki demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan... Bunun üzerine şimdi demiş ermiş, sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyurun" Deyince, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan. İşte demiş ermiş, 'Kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse,o aç kalacaktır. ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz ve şunu da unutmayın, gerçek pazarında alan değil, veren kazançtadır daima." Kaynak: Bilinmiyor. |
| #5 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
| Güzeldi, Sn. Petricli, Bu da bir fiozofun söylediği sevgi hakkında: "Evet, doğrudur, iki türlü sevgi vardır: Biri seni senin için sever, diğeri seni kendisi için..." |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340
| Biri baskasi da, karsiliksiz sever. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #7 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,527
| Sn.Canuğur, Sevgi zaten karşılıksızdır; öyle olmalıdır... |
| #8 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 306
| Alıntı:
petriçli hocam bu güzel hikayeler için teşekkürler.Askerin hikayesi cok etkileyiciydi umit Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 07-02-06 17:36 . | |
| #9 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sayın Ümit, Sayın Melnur karşılıksız sevmekten bahsetmedi. Sevgi karşılıksızdır dedi. Yani seven bir karşılık beklemez. Eğer karşılık beklerse bu sevgi olmaz. Saygılar, |
| #10 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 306
| Anladım hocam teşekkür ederim.(Türkçe abi nereye ceksen gidiyor :61 ) |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Virüs-Trojan-SPY üçgeni ? peki nedir bunlar... | AranEL | Bilişim | 10 | 08-08-07 12:44 |
| Bu da benim web sayfam | YarasaSpor | Bilişim | 8 | 02-03-07 09:43 |
| İşte Benim Hikayem. | melnur | Arşiv | 101 | 03-02-06 17:26 |
| Çok ilginç | ugurozaltn | Arşiv | 15 | 08-12-05 20:28 |
| DivX için Video Terimleri.. | ozkankirim | Bilişim | 0 | 03-08-05 18:54 |