"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
| #1 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 11
| Merhaba arkadaşlar. Benim nedenini öğrenmek istediğim bir konu var. Neden ülkemizde yaşan gençlerin çoğunluğu bilinçsiz ? Neden düşüncelirini özgürce dile getirmekten korkuyorlar ? Yani elbette ama doğru ama yanlış bir siyasi görüşü vardır herkesin fakat neden bunları kendi tuttukları siyasi partilerin gençlik kollarına üye olarak veya başka yollarla düşüncelerini savunmuyorlar, düşünceleri için savaşmıyorlar hatta bir çoğu düşünmüyor bile :/ Nasıl bu kadar umarsız bir topluluk haline dönüştük biz ? Gençlerimizin %55'i hatta belki dahada büyük bir rakamı ; 18 Yaşına kadar öss kaygısı ile yetişiyor ama geçmişleri ve gelecekleri hakkında daha doğrusu gerçek hayatla hiç bağları olmadan... Zamanında bizim babalarımız okul dönemlerinde böyle miydiler ? Gençliklerini okuyarak ve bi görüşü savunarak değerlendirirlerdi. Fakat şimdi msn-MIRC-vb şeylerin başında geyik yaparak geçiriyor gençler günlerini. Ne kadar çok değiştik biz..! İnsanlar okumuyor, geçmişini araştırmıyor ve geleceğiniyse hiç umursamıyor.. Sadece yaşıyorsa ve o an mutluysa hep öyle kalıcak sanıyorlar. Peki biz bunları nasıl bilinçlendirbiliriz..? Nedir yapmamız gereken.. Medyaya karşı savaşı nasıl kazanabiliriz ki.. Diziler-gereksiz programlar vs ile gençleri düşünmekten alı koyuyorlar.. Acaba kaç gencimiz şuanda Fransa'nın ekonomisinin çöküşte olup Almanya'dan yardım istediğini biliyodur ki ? Arkadaşlar Sorun her zaman küçükten ve eğitim ile başlar. Üstümüze düşen nedir ? Ne yapabiliriz biz..? __________________
İnsanlar başkalarının hayırseveriiğini anormallik, kendi anormalliklerini hayırseverlik; başkalarının İyiliklerini zaaf, kendi zaaflarını iyilik olarak değerlendirirler. Napoleon Bonaparte |
| #2 | |
Dergi İşçi Günlüğü Sorumlusu ![]() Giriş Tarihi: Jan 2007 Ülke / Şehir: Dünyadan
Mesajlar: 4,046
| Bu neslin yeni versiyonları ne yazık ki böyle oldu. Bende sevmiyorum bu sorumsuz yeni nesli.![]() __________________
Haziran'da Ölmek Zor!!!!! |
| #3 | ||
İnançlar ve Dinler ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: şarap şişesi..
Mesajlar: 3,020
| Alıntı:
Enkaz devrettiniz şimdi de konuşuyorsunuz olmuyor ama ![]() __________________
‘Nereye baksam herkes birbirine aşık oluyor ya da ondan bahsediyorlar, ima ediyorlar ..Tüketiyorlar.’ | |
| #4 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 978
| İSA'yı mı çağırsak ölüyü diriltmek için? Sihirli formülü olan varsa deyiversin bizi de mutlu etsin. Geçmişinin hesabını vermeyenin geleceği infaz etme hakkı yoktur. Biz zaten yeteri kadar cebelleş oluyoruz gençliğimizle,kendimizle,etrafımızla... Yorgun demokratlar ise destekten çok köstek oluyorlar ve bu toplumda örgütsüzlük fikrinin en militan taşıyıcıları farkında olmasalar bile eski solcular namı ile tanınan güruh olan bu yorgun demokratlardır.Bunlardan her köşe başında hatta nerdeyse her evde vardır.Konuştuklarında sanırsınız ki stalingrad direnişini bunlar yapmışlar,beyaz ordu'yu bunlar yenmişler.Hatta çin'den japonları bile onlar sürmüştür.O derece çok şey görmüş geçirmiş,o derece önemli kişilerdir. ![]() Sonra bir gün darbe gelmiş olmuş onlarda çok acılar çekmişler ve bu işlerin boş olduğuna karar vermişler,unlarını elemiş eleklerini asmışlardır.O noktadan sonra bütün işleri ise sosyalizm ve devrimci mücadele ile yeni yeni tanışan belki tek umudumuz olan gençlerin aklını zehirlemek,onlardan şikayet etmek ve onları örgütsüzleştirmek,korkutmak olmuş... Belki bizim kuşağımızında başından böyle şeyler geçse bunları yazan ben'de böyle biri olurum. Ancak sonuç olarak geçtiğimiz süreç,içinde bulunduğumuz konjonktür bellidir. "Eski solcu"'ların bu momentte işlevi'nin ne olduğuda bellidir. Şimdi ben sormak istiyorum: Nerede bu eski solcular??? Müthiş devrimcilik çağlarını hatırlayıp geri gelselerde amatör gençlere bu işleri bırakmasalar... Ne güzel olurdu ama. Hemencecik devrimi yapıverirlerdi ![]() __________________
"Bütün ideolojik ayrılıkların temeli ,devrim isteyip istememeye değil, devrim yapmak için yola çıkmaya, savaşmaya cesaret edip edememeye dayanır. işte bu yüzden, devrim için savaşmayana sosyalist denmez." -MAHİR ÇAYAN- |
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 4,797
| Her kuşak kendi döneminin gerçekliği ortamında doğuyor, oluşuyor. Ben bugünkü kuşağın "babası" olan kuşaktanım. Ama gençleri toplu olarak suçlamak, bu nedenle aklımdan geçmez. Biz 68 kuşağının rüzgarıyla yetiştik. Şimdi dünyaya hakim olan "globalizm". Bugünkü kuşaklar ne Che'yi yaşadı, ne Vietnam'ı, ne Angola'yı, ne Gine-Bissao'yu. Bugünün gençliği, Sovyetler Birliği ve dünya sosyalist sistemi yıkıldıktan sonra doğanlar veya en azından o tarihte, o dönemi anımsamayacak kadar küçük yaşta olanlardan oluşuyor. Onlar için Türkiye sosyalist hareketi, Türkiye gençlerinin devrimci çıkışları, yalnızca birer efsane. Bugünkü durum, yalnız Türkiye için geçerli değil, tüm dünya böyle. Dünyanın bu dönem gerçekliği de bu. Avrupa gençliği, Cohn-Bendit'lerin, Kızıl Rudy'lerin gençliği mi? Sorbonne'da kızıl bayrak mı dalgalanıyor? Ben birkaç yıl önce Almanya'da okuduğum üniversiteyi görmeye gitmiştim. Tanımaya olanak yok. Bambaşka bir insan yapısı var. O zaman, öğle yemeğinde, yemekhanede dağıtılan bildirilerin miktarı, kağıt olarak günde 80-100 ton arasındaydı. Her akşam yerden tonlarca kağıt toplanıyordu. Dünyanın her ülkesinden devrimciler standlar kuruyordu. Her dilden bildiri, broşür dağıtılıyor, kitap satılıyordu. Koridorlarda, hollerde sürekli devrimci tartışmalar yapılıyordu. Şimdi o yemekhane, sanki beş yıldızlı bir otelin restoranı gibi. Parkalı devrimcilerin ve hippilerin kol gezdiği koridorlar, hollerde, elinde çanta, şık giyimli yuppiler dolanıyor. Tabii binaların dekorasyonunu da yeni duruma uygun olarak değiştirmişler. Kötü bir düş görmüş gibi, dışarı zor attım kendimi. Durum böyle yani. Bu arada şunu da eklemek isterim. O yıllarda üniversitelerin durumu böyleydi. Türkiye'de de böyleydi. Yalnız üniversiteler değil, gençliğin diğer kesimlerinde de devrimci ruh hakimdi. Sokaklar da böyleydi. Mitingler, gösteriler son derece kitlesel ve coşkuluydu. İşçi gençlik içinde de büyük sosyalist potansiyel vardı. Böyle bir ortamda sol siyaset yapmak, sol örgütlenme, sol eylemler yapmak tabii ki daha kolaydır. Bu da gözden uzak tutulmasın. Peki ne olacak? Her kuşak, kendi gerçekliği içinde yaşayacak kendi devrimciliğini. Mesela msn, mirc v.b. çok mu olumsuz? Veya internet olanakları, bu gibi veya benzer forumlar? Bunlardan devrimci bir potansiyel doğamaz mı? Bence çok olumlu. Bir kere iletişim korkunç boyutta. Tüm dünyadaki insanlarla iletişim sağlanmış durumda. Her türlü bilgiye, dokümana, materyale ulaşma olanağı var. Bilgi artık hakim sınıfların tekelinde değil. Bunlar, yeni bir devrimci senteze varılmasında büyük avantaj olacaktır. Umutsuzluğa gerek yoktur. Bakınız 1917 proleter devrimi öncesi, Batı Avrupa'da herkes Rus işçi sınıfını eleştiriyormuş. Bunlar votkayı çekip çekip, ya birbiriyle kavga eder, ya sızar, bu ayyaşlar mı devrim yapacak diye. İlk devrimi yapanlar ise, ne Almanlar, ne İngilizler, ne de diğerleri oldu. Beğenmedikleri bu ayyaşlar yaptı ilk devrimi. Söylemek istediğim, dış görünüş her zaman potansiyeli göstermiyor. yorum2006 Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 22-09-07 06:24 . |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 2,459
| siyasetle ilgilenmiyorlar. chat yapmaktan başka bir ilgi alanları yok. benim yeğenim üniversitede okuyor bulgaristanın Türkiyenin komşusu olduğunu bilmez. neye sesini çıkaracak __________________
Bırakınız geçsinler, bırakınız yapsınlar! |
|
|
| #7 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 188
| Sanki siyaseti zaten büyükler yapıyor, bizim gayretimize mâhal yok fikriyâtı içerisindeler. Bir de diyorum, sanki geçmişte ki; siyasi ve ideolojik akımlar Türkiye'yi gereğinden daha çok yordu, gibi. Gençler o zamanın zararlarını, yıkımlarını ebeveynlerinden duyarak büyüdüler. Büyük bir kesim aman evlâdım siyaset yapmayın, kimseye karışmayın gibi uyarılarda bulunmuştur, bulunmaktadır. Bendeniz, yanlış olabilir, diyorum ki; 82 darbesi ve öncesi ideolojik hareketler, insanlara hem maddeten hem de mânen çok büyük zararlar ödetti. İşte bu kayıplar artık bir takım ebeveynleri evlâdının bu işlerden uzaklaşması mevzusunda uyarıya itti. Şimdinin orta yaş ve üzeri ebeveynleri evlâdının okumasını, meslek tutmasını, vatana millete hayırlı ya da en azından insanların huzurunu bozmayan ferdler olmalarını dilemektedir. Bu ahval gençler de umursamazlık şeklinde yansımıştır. Binâenalyh şu dikkatiniz noktaya da çekmek isterim ki; bizim dönemlerimizde bu derece çeşitli, bu derece çok miktarda eğlence imkânı yoktu. Artık eski oyunlardan, bayram ziyâretlerinden, sıla-i rahim özlemlerinden eser kalmadı. Bunu bizim gafletimiz ve duyarsızlığımız da körüklemiş olabilir. Bizler zamanında ideoleojilerimizi fizikî yaptırımlarla kabul ettirmeye çalışacağımıza, konuşarak ve ortak noktayı medenî ahvâl ile halletmeye çalışsa idik, yeni nesil bu denli çekingen, umarsız, umursamaz olmazdı. Saygılarımla... __________________
ESAS CÖMERTLİK; ALLAH'IN C.C. BİR ŞEY KARŞILIĞINDA BİR ŞEY İSTEDİĞİNİ SENİN KALBİNDE GÖRMEMESİDİR. |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,956
| 80 sonrası doğmuş olmak şahsen üzüntü verici.. |
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007 Ülke / Şehir: ist.,çorum,samsn
Mesajlar: 882
| popülist kültür+özentilik+.....=pek sessiz olmayan fakat bilinçsiz ve duyarsız gençlik __________________
Tacitus: Devlet ne kadar yozlaşmışsa, o kadar çok kanun olur. Simon Cameron: Dürüst politikacı, bir kere satın alınınca taraf değiştirmeyen politikacıdır |
| #10 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 6
| yeni olmasinin disinda,birey birey içlerinde bulunan ozelliklerin disari cikarilmamasi icin ellerinden geleni yaptıklari nesil.sistemin kuklasi.ciplak kalmaya korkan.dogadan/dogasından kopuk yasayan.herseyi üstüne giyerek sahiplenebilecegini sanan,dahasi sahiplenmek ve yer edinmek dısında hiçbir kişisel deneyime önem vermeyen.yuksek bir potansiyele sahip olmasina karsin küçük parmagını dahi oynatmaya üşenen.tatminsizlik girdabina doguştan sokularak sınırsız bir sekilde sadece tüketmeye sevkedilen,kandirilan nesil.herseyin sanalinin,taklidinin basariyla yapıldıgı su korkunç buhran donemi dünyasinda, var olmayan mekanlarda yalnızca 'ööle duran',radyasyon içinde yüzen,uyuşturulan,sırtından para kazanılan 'en' nesil. denileni yapan :sus,otur,kalk ayaklan,farklı ol,soguk içiniz. yasadıklari dekonstrüktif,kendilerine ait olmayan model hayatlarin,nasil direkt etkilerinin oldugunun farkında olmayan,farklı olmak adina prototip haline gelmiş 'birey(?)'lerden olusan nesil.-olmak ya da olmamak iste butun mesele bu.- ne istedigini bilmeyen,bildirilen. ayaklı reklam panolari olarak yetistirilen.herseyi tüketmeye programlanmişken,biriktirme fonksiyonunun kayboldugu.içine dönmek zorunda oldugunda içeride sesi yankılanannesil.ne guncelle,ne dünyayla,ne hayatla,ne foklarla ilgilenmeyen minik,renkli köstebek yavruları..biz. bu paranoyak,dibine kadar postmodern ve faşist dünyada 'kendi fikrini' ellerinle oluşturmak |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Değeri Nedir? | Godot | Arşiv | 40 | 12-06-07 17:51 |
| İlim nedir ? - Bilim nedir ? | ugurozaltn | Arşiv | 23 | 15-11-05 18:04 |