"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Öykü ve Denemeleriniz

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Yengeçlikten kurtulamamak

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski29-09-07, 22:31  #1
Meyman
 
Meyman'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,474
"Yen/geç'likten kurtulamamak"



YEN/GEÇLİKTEN KURTUL(AMA) MAMAK

yaşamsal benzerlikler,insanin aynadaki görüntüsü gibi örtüşür..


1.kişi
beynim bedenime hükmetmiyor sanki.bedenimin dilinin etkisindeyim.asla kendim değilim.bu ikilem yüzünden huzursuzum. N'olacağını bilmiyorum.kendimden ve bu yaşadıklarımından korkuyorum. Kendime yardımcı olamıyorum.hep aynı düşün etkissindeyim. Bu düşten kurtulamıyorum. aslında itiraf etmeliyim ki birazdan sözünü edeceğim sey düşmü gercek mi tam olarak bilemiyorum.gerçek olmasından korktuğumdan düş olmasını da istiyor olabilir.Eğer gerçekse, bundan kurturmak ve de benimle beynimin uyumsuzluğunu gidermesine yardımcı olmak isterim. Zaten başka bir beklentim yok. Düş mü gerçek mi olduğuna karar veremediğim şeyin ne zamandan beri beni etkilediğini veya ne zamandan beri uykularımı kaçırma

yu başladığını da bilmiyorum. Belki tuhaf, ama gerçek ne yazık
ki. Aslında ben de inanmıyorum buna, yine de söylemek zorun dayım. Siz de inanmayacaksınız iyi biliyorum ya olsun.birisine bunu açıkladıgım zaman görünmez yükten ve kanburluktan kurtululacagımı düşündüm.zaten bu yuzden bunları anlatiyorum size.hakkımda ne dusunurseniz dusununster kaçık deyin ister başka bir şey, ama ben artık yaşamaktan bıktığım bu gerçekliği; söylemeliyim anlıyor musunuz beni?

Evden çıkıyorum. Yaşadığım izbeye ev denirse tabii. Mutluyum. Akhmda bir şey yok. İnan aklıma kötü bir şey getirmiyorum. Aylak adamın biriyim üstelik. Kim bana ne iş buyurursa o Işi yapıyorum. Kazandığım parayla ga kimselere muhtaç olmadan yaşayıp gidiyorum. Yaşadığım hayata da yaşamak denirse eğer', Ama bunlar geride kaldı. Yararlı bir adamı evime getirip yarasını sardım bir akşam. Adam hiç konuşmadı. İki gün evimde kaldı. Sonunda bir gece yarısı evimden gitti. Aradan günler geçti. O adamı unuttum. Derken bir gün evirnin önünde beni
bekleyen lüks bir taksi gördüm. Şaşırdım. Hemen eve girdim. Odada kendisine yardım ettiğim adamla, iki kişi daha vardı. Beni bekliyorlardı. Yardım ettiğim adam, bana sarıldı. Gözlerimi öptü. Diğer adamlara; ne kadar cesur olduğumu söyledi. Durmadan beni övdü. Sonra onlara şahidimsiniz benim, bu yürekli adamla -beni kastederek- kardeş olmak ve ailemize almak istiyorum, dedi. Cebinden sivri, parlak bir bıçak çıkardı. Önce benim sağ kolumun bileğine, sonra da kendisinin sol kolunun bileğine batırdı. Canım yandı. Bileğini bileğime dayadı Kanımıemdi. Ben de onun kanını emdim. Yemin ettirdiler bana... Onlardan oldum böylece... Çizdikleri çizgiden çıkmadım, çıkamazdım da. Düşünemeyeceğim bir lüks hayat sunmuşlardı bana... kısa zamanda. Karşılığını da alıyorlardı benden... Nasıl mı peki? Ne siz söylememi isteyin, ne de ben anlatayım ödeme biçimini... Ama adımı söyleyim size, adım " yen/geç. onlar gibi yen/geç'lestim yani..

Onlarla birlikte yaşadığım sırça köşkten çıkıyorum. Eski yaşadığım eve dönmek istiyorum. Ama ayaklarım beni dinlemiyor. Ayaklarım beni sahile götürüyor. Sahil dedimse deniz kenarı, ama ıssız bir yer. Sırtı bana dönük bir adam görüyorum. Hava günlük güneşlik. Çok güzel bir gün. Adam balık tutuyor. Onunla konuşmak için seviniyorum, ona yürüyorum. ama belli bir aradan sonra benden habersiz olan adama yaklaşamiyorum.karşi koyamiyorum beni adamdan uzak tutan gizli güce.donuyorum şaşiyorum.ellerimi pardüsünün ceplerine koyiyorum.yutkunamiyorum.sırtı bana dönük.benden habersiz ve neşeli biçimde balık tutan adama bakiyorum..Aklım bır şey gelmiyor. Öylece bakıyorum. A.damdan gözlerimi a ramıyorum. Adamın başında şapka yok. Saçı gür. Göözlerimini önünde başı bir televizyon ekranına dönüşüyor. Bu değişimden korkuyorum. Bu arada pardösünün ceplerindeki ellerimi çıkarıyorum. Ellerimin birer silaha dönüştüğünü ve balık tutan adamı hedef aldığımı görüyorum. Daha çok korkuyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Televizyon ekranına bakıyorum. On-on bir yaşlarında bir kız çocuğu görüyorum. Bu kız bir odada. Yanında anası, babası var. Bunların yüzlerini göremiyorum. Sırtları dönük çünkü. Kız kendi kendine oynuyor. Çok mutlu. Benimle göz göze gelince yüzü kızarıyor.Gözleri bulutlanıyor. Renkten renge giriyor. İri iri açılan gözleri ekranda donuyor. Bir tuhaf oluyorum. Kız bağırıyor: 'Yen / geç' lerden biri evimizi gözetliyor baba! diyor. Ellerimi pardösünün ceplerine koyuyorum. Adamın başının yerindeki televizyon ekranı birdenbire kayboluyor. Geri dönüyorum hemen. Ancak o zaman beni adamdan uzak tutan gizli güçten kurtuluyorum. Ve koşuyorum koşuyorum... Bu düşten kurtulamıyorum.hani insanin hayati bir film şeridi olsa,kolay.başa sararsınve olmasını istemediğin bölümleri atarsın içinden.yada şairin söylediği gibi olsaydı hersey..
" dilimde bilinen bir ezgi
ellerim olsaydı silgi
yanlış bir iişlenmiş gibi
silerdim bugunlerimi
ama gercek böyle değilki kahroluyurum

Meyman Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 29-09-07 22:59 .
Meyman is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 22:36  #2
giz
İnançlar ve Dinler
 
giz'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: şarap şişesi..
Mesajlar: 3,033

Alıntı:
" dilimde bilinen bir ezgi
ellerim olsaydı silgi
yanlış bir iişlenmiş gibi
silerdim bugunlerimi
ama gercek böyle değilki kahroluyurum"
..yazardım yeni baştan
aynı rutin yaşamlardan alıntılarla
kaybolmuş gibi değil yerine oturmuş gibi
eksiltmezdim, artırırdım sızılarımı
silmek kaçmak derdim tatmin ederdim yüreğimi
ne ucube düşler bırakırdım geride ne de sensiz sabahlar..
giz is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 22:37  #3
Meyman
 
Meyman'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,474
"Yen/geç'likten kurtulamamak"

2. kişi:


"Ben bir yazarım. Kızım, yazdıklarımı okumuş'olmalı. Okumaya meraklı. Hele benim yazdıklarımı ezberliyor diyebilirim. Yazdıklarımın etkisinde kalmış diye düşünüyorum. Hiç böyle olmamıştı. Biraz da suç bende, savruk adamın birisiyim. Yazdıklarımı masada bırakıyorum. Kızım da bunları kolayca elde ediyor. Artık yazdıklarımı çekmecelere koyuyorum. Çekmeceleri de kilitliyorum ya, iş işten geçti gibime geliyor. Biricik kızımın böyle olmasına dayanamıyorum. Çıldıracak gibiyim..



Onun değişmesine neden olan yazımın konusu biraz karışık, biraz da düşse!. 'Yen / geç' leşen İnsanların çıkmazı adını taşıyan yazımdan sonra yavrucuğum bu hale geldi. Nelerden mi söz ediyorum bu yazımda? Özetleyeyim... Alıştığı yaşamdan bıkan ve renkli bir yaşamı düşleyen bir adamın önüne bir fırsat çıkar. Bu fırsattan sonra düşlediği renkli yaşamın içinde bulur kendisini ve değişir durmadan. Sonunda öyle bir duruma gelir ki içine girdiği bu renkli yaşamdan önceki yaşamına dönmek ister. Ama dönüş yolu engebelidir, zordur. Labirentlerle, tuzaklarla kuşatılmıştır. Ne yaparsa yapsın bunlardan kurtulamaz

Kendisine dayatılan şey renkli yaşamın faturasını ödemesidir.

Bu fatura alışılmışın dışında bir faturadır.. Benim gibi bir yaza

rı ailesiyle birlikte içinde hapsetmesidir.bu fautaraya yazılmış hesap.Kendisi olmaya çalışan yeni 'yen/geç'çi, bu yazarın

eviyle, renkli yaşamın sahipleri arasında gider gelir...



Finali biraz korkunç diyebilirim bunun. Nasıl söylesem size. İnanmayacaksınız ama, 'yen/geç' liğini kanıtlamayan 'yen/ geç'in çevresi kuşatılır. Kuşatmanın araçları ateştir. Ateşten çember daraltılır ve kendisi olmak isteyen yeni 'yen/geç' silahlaşan elleriyle kafasını parçalayarak kendisini öldürür, bir akrep gibii..



Elbette, içine hapsettiği yazarı da, ailesini de

Meyman Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 29-09-07 22:58 .
Meyman is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 22:40  #4
Meyman
 
Meyman'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,474

3. Kişi:


"Babam, kendisini başkasının mutluluğuna adayan bir in*sanmış annemin söylediğine göre. Bunun ne demek olduğunu anlamıyorum, ama babamın yazdıklarını çok seviyorum. Çoğu*nu anlamıyorum oysa, yine de okuyorum. Benim için birer bil*mece olan bölümleri annem açıklıyor, o zaman anlıyorum. Mut*lu oluyorum. Ama babamın 'yen / geç' leşen insanların çıkmazı' isimli yazısını okuduğum günden sonra mutsuz oldum. Anne*me, babama sezdirmek istemedim önceleri. Fakat olmadı. Ba*şaramadım. Korktuğumu anladılar. Hasta olduğumu sandılar. Hasta değilim. Evet korkuyorum. Benim yerimde kim olsa kork*maz söyleyin...



Babam gazeteyi okuyordu. Annem masayı temizliyordu.ben ödevimi yapiyordum.karşimda pencereden bakan 'yen/geç'i gördüm ilke defa.Korktum. Kocaman bir "yen / geç" ti. Önce gözlerimi kapadım. İçimden bildiğim duaları oku*dum. Biraz rahatladım. Gözlerimi açtım. ''Yen/geç'' karşımday*dı. Bakıyordu. Yerimden bir ok gibi fırladım. Penceremin perde*sini çektim. Annem bağırdı; "Kızım n'oldu sana, niçin perdeyi çektin, şaşırdın mı daha yeni akşam oldu kapat perdeyi" dedi. Kendime 'geldim. Gerçekten de "yen/geç" yoktu pencerede, perde vardı. Babamın kucağına girdim. Uyudum. Kendime geldiğimde sabah olmuştu. Yatağımdan çıktım. Odamın penceresinin per*delerini açtım. Birdenbire o "yen/geç"le karşılaştım. Bağırarak
mutfağa indim. Kahvaltı hazırlayan annerne sarıldım. Annem beni öptü...



Aradan günler geçtikçe gündüz düşüm büyüdü. Evimizin her penceresinde o "yen/geç" i görmeye başladım. Bu yüzden pe nce*relere siyah kartonlar yapıştırdım. Buzdolabını hiç mi hiç açma*dım. Buzdolabında "yen/geç" vardı. Televizyonu hiç açtırınadım. Çünkü televizyondaki her görüntü "yen/geç" oluyordu. Annem ağlıyordu. Babam endişe ediyordu. İkisi de delirdiğimi düşünü*yordu. Ne söylerlerse söylesinler, ne yaparlarsa yapsınlar beni "yan/geç" olmadığına inandıramıyorlardl... Ama ben biliyorum evi mizi kuşatan "yen/geç"ler var. Dışarı çıkmamızı bekliyorlar. Biz dışarı çıkmıyoruz diye onlar evimize girmek istiyorlar. Her yer onların evimize girmesine olanak vermiyor. Evimize pencerelerden, camları kırarak
Meyman is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 22:46  #5
Meyman
 
Meyman'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,474

(1. kişiye anlatıyor)

"2. ve 3. kişilerin anlattıklarıyla senin anlattığın düş arasın

da müthiş bir bağ ve ilgi var. Bu yüzden bilmeceyi çözmenin bir tek yolu var, o da içine girmem. İçine girmem çok basit aslında. Gözlerini gözlerime dikeceksin. Gözlerimdeki parıltıdan gözlerini ayırmayacaksın. Yalnızca içine girmemi düşüneceksin. Kendini bütünüyle buna verecek, bu dünyadan soyutlayacaksın. Öyle huzurlu olacaksın ki sonunda bütün sorunlarından arınmış, yeni doğmuş gibi tertemiz gideceksin, kendine tabii. Bunun için bana izin vermelisin. Şimdi gözlerini gözlerimin büyüyen parıltısından ayırma. İçinden huzurlu olacağını, boş yere taşırliğın yüklerden kurtulacağını kamburluktim sıyrılacağını düşün. Rahat ol. Evet senin içinde bir yolculuğa çıkıyorum. Bunun için her şey hazır ve sen, beni içindeki gizemli dünyaya götürecek olan aracın kapısını açıyorsun. Aracın kapısı açık. Şimdi ben bu açık kapıdan araca biniyorum. Tamam, araca bindim. Kapıyı kapata tabilirsin. Gizemli dünyanı tanımaya hazırım. Olanca gücünle beni uçur. Evet dediğimi gayet iyi anlıyorsun.



Artık aracını durdur. Çünkü gizemli dünyanı dolaştım. Göreceklerimi gördüm. Öğreneceğimi öğrendim. Şimdi de kapıyıaç. Tamam, araçtan indim. Kapıyı tekrar kapat.. Beni içine aldığın için teşekkür ederim. Gözlerimdeki parıltı sönüyor ve sen benim gözlerim de kendinle karşılaşıyorsun... Oldu işte



Öğrenmeni istemiyorum, bırak bana kalsın içine yaptığım yolculuğun sonuçlarını. Ama anlattığın düş değil ki. Bu yüzden daha çok acı çekeceksin. Her şeye hazır mısın? öyleyse söyleyim sana.



Gördüğüm düş değil, senin gerçeğin. 3. kişinin yaşadıklarından da sen sorumlusun. Aslında bunların hiçbirisini istemiyorsun, ama başka çaren de yok. Sen, yazarın "yen/geç"leşen insanların çıkmazındaki "yen/geç"sin. Çabanı sonuçlandıramazsan, bildiğin o sondan kurtulamayacaksın. Gizemli dünyan demek istemiyorum, gizemli dünyan bir yengeç sepeti, kendi atmosferiyle garip bir ortam. Senin gibi o kadar "yen/geç" var ki.....seni gördüm orada..hep çıkmam istiyorsun.,sepetten;ama diğer 'yen/geçler' seni sepete çekiyorlar.aslında sepetten isteyen her 'yen/geç ' diğerleri tarafından engelleniyor.



peki ne olacak deme bana.yanitini veremeyeceğim. okadar çok soru var ki şu dunyada..ama bildiğim bir sey var:her sey kendısini yaratan ortamin ürünüdür.



ya 'yen/geç yada yen(il)/geç ,bu dunyadan...

seçim senin çünkü "yen/geç" sepetindesin

Meyman Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 29-09-07 22:51 .
Meyman is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-09-07, 21:30  #6
MIRAZ
Kayıtlı Okur
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 12

Hayalgücü ,gerçek bunlar ayrılmaz parçalarımız gibi dururken yaşam sandığımız şeylerde.Ne gerçek ne hayal.5 duyuyla algıladığımız şeyler mi ?ruhumuzda hissetiğimiz, ruhumuzu acıtan şeyler mi?Gerçek?Güzel bir hikayeydi ..

MIRAZ Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 30-09-07 22:43 .
MIRAZ is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-09-07, 21:32  #7
MIRAZ
Kayıtlı Okur
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 12

Alıntı:
ya 'yen/geç yada yen(il)/geç ,bu dunyadan...

seçim senin çünkü "yen/geç" sepetindesin
İnsan insanın kurdudur denir.Kimsenin yen/geç" yada yen(il)/geç olmadığı bir dünya dileğiyle...
MIRAZ is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 11:11.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz