Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Ustalardan Seçkiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Oğuz Atay Hayatı Ve Eserleri / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski04-10-07, 12:19  #1
LiberterKedi
Edebiyat
 
LiberterKedi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Ülke / Şehir: KaoS
Mesajlar: 778
Oğuz Atay Hayatı Ve Eserleri



Oğuz Atay, 12 Ekim 1934 yılında İnebolu'da doğdu. Ankara Maarif Koleji'ni, 1957'de de İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesini bitirdi. Üç yıl sonra İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'nin İnşaat Bölümü'ne öğretim üyesi oldu. Edebiyat Dünyasına, TRT 1970 Sanat ödülleri Yarışması'nda başarı ödülü kazanan “Tutunamayanlar” adlı romanıyla giren Atay, kitabının 1971-72'de iki cilt halinde yayınlanmasından sonra, önemli bir tartışmanın odak noktası oldu. Başta Mehmet Seyda, Murat Belge olmak üzere pek çok yazar ve eleştirmen Tutunamayanlar'ın üzerinde durdu. Bu ilk romanı 1973'te yayımladığı “Tehlikeli Oyunlar” başlıklı ikinci romanı izledi. Bazıları dergilerde yayımlanan öykülerini “Korkuyu Beklerken” adlı kitabında bir araya getirdi. Çeşitli yayın organlarında makaleleri ve söyleşileri de yayınlandı. Bu arada da “Topografya” adlı bir mesleki kitapta yayımlayan Atay'ın mesleki ünvanı Doç. Dr. idi. 1911-67 yılları arasında yaşamış olan Prof. Mustafa İnan'ın hayatını konu alan romanı “Bir Bilim Adamının Romanı” en iyi ısmarlama romanlar arasında gösterildi. Oğuz Atay beyninde çıkan tümör nedeniyle bir süre Londra'da tedavi gördüyse de, 13 Aralık 1977'de, 43 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Ölümünden sonra “Günlük” adı altında tuttuğu notlar ve kişisel günlüğü yayımlandı. Yazarın hayali uzun anlatısı “Türkiye'nin Ruhu” ise tamamlanamadı.

Eserleri

Tutunamayanlar(1971)
Tehlikeli Oyunlar(1973)
Bir Bilim Adamının Romanı(1975)
Eylembilim(1998)
Öyküleri
Korkuyu Beklerken(1975)
Oyunlarla Yaşayanlar(1979)

Derlenmiş Yazıları
Günlük(1988)

adlı kitapları yayımlandı edebiyat dünyamız içerisinde Oğuz Atay'ın.

Eserlerinden Seçkiler

Tutunamayan(Disconnectus Erectus)

Beceriksiz ve korkak bir hayvandir.Insan boyunda olanlari bile vardir.Yalniz penceleri ve ozellikle tirnaklari cok zayiftir. Dik arazide, yokus yukari hic tutunamaz. Yokus asagi, kayarak iner.Bu arada sik sik duser.Tuyleri yok denecek kadar azdir.Gozleri cok buyuk olmakla birlikte, gorme duygusu zayiftir.Bu nedenle tehlikeyi uzaktan goremez. Erkekleri, yalniz biralildigi zaman acikli sesler cikarirlar. Disilerini de ayni sesle cagirirlar. Genellikle baska hayvanlarin yuvalarinda onlar dayabildikleri surece barinirlar.Ya da terkedilmis yuvalarda yasarlar. Belirli bir aile duzenleri yoktur.Dogumdan sonra ana,baba ve yavrulari ayri yerlere giderler.Toplu olarak yasamayi da bilmezler ve dis tehlikelere karsi birlestikleri gorulmemistir.Belirli beslenme duzenleri de yoktur.Baska hayvanlarla birlikte yasarken onlarin getirdikleri yiyeceklerle gecinirler.Kandi baslarina kaldiklari zaman genellikle yemek yemegi unuturlar. Butun huylari taklit esasina dayandigi icin,baska hayvanlarin yemek yedigini gormezlerse, aciktiklarini anlamazlar.Bu sirada cok zayif dustukleri icin avlanmalari tavsiye edilmez. Icguduleri tam gelismemistir. Kendilerini korumayi bilmezler.Fakat - gene taklitcilikleri nedeniyle baska hayvanlarin dovusmesine ozenerek kavgaya girdikleri olur.Simdiye kadar hicbir tutunamayanin bir kavgada baska bir hayvani yendigi gorulmemistir.Bunula birlikte hafizalari da zayif oldugu icin, sik sik kavga ettikleri, bazi tabiat bilginlerince gozlenmistir.Ayni bilginler, kavgaci tutunamayanlarin sayisinin gittikce azaldigini soylemektedirler. Din kitaplari, bu hayvanlari yemegi yasaklamissa da , gizli olarak avlanmakta ve etlerikacak olarak satilmaktadir. Tutunamayanlari avlamak cok kolaydir.Anlayisli bakislarla suzerseniz, hemen yaklasirlar size. Ondan sonra tutup oldurmek isten bile degildir.Insanlara zarali bazi mikroplar tasidiklari tespit edildiginden, Belediye Saglik Mudurlugu de tutunamayan kesimini yasak etmistir.Yemekten sonra insanlarda gorulen durgunluk, hafif sikinti, sebebi bilinmeyen vicdan azabi ve hic yoktan kendini suclama gibi duygulara sebep olduklari, hekimlerce ileri surulmektedir.Fakat ayni hekimler, tutunamayanlarin bu mikroplari,kasaplik hayvalara da bulastirdiklarini ve bu sikintidan kurtulmanin ancak et yemekten vazgecmekle saglanabilecegini soylemektedirler. Hayvan terbiyecileri de tutunamayanlarla uzun sure ugrasmis ve bunlari sirklerde calistirmak istemislerdir.Fakat bu hayvanlarin,beceriksizlikleri nedeniyle hicbir huner ogrenemediklerini gorunce vazgecmislerdir. Ayrica birkac sirkte halkin karsisina cikartilan tutunamayanlar, onlari guldurmek yerine mahzun etmislerdir.Halk giselere saldirarak parasini geri istemistir. Filden sonra, din duygusu en kuvvetli olan hayvan olarak bilinir.Oldukten sonra cennete gidecegi bazi yazarlarca ileri surulmektedir.Fakat toplu, ya da tek gittikleri her yerde hadise cikardiklari icin, bunun pek mumkun olmayacagi sanilmaktadir. Baslari daima one egik gezindikleri icin, cesitli engellere takilirlar ve her taraflari yara bere icinde kalir. Onlari bu durumda goren bazi yufka yurekli insanlar, tutunamayanlari ev hayvani olarak beslemeyi de denemislerdir.Fakat insanlar arasinda barinmalari -ev duzenine uymamalari nedeniyle- cok zor olmaktadir. Beklenmedik zamanlarda sahiplerine saldirmakta ve evden kovulunca da bir turlu gitmeyi bilmemektedirler. Evin kapisinda gunlerce , acikli sesleriyle bagirarak ev sahibini canindan bezdirmektedirler. Bir keresinde, ev sahibi dayanamayip kacmissa da , tutunamayan, sahibini kovalayarak,gittigi yerde de ona rahat vermemistir.Sehirlere yakin yerlerde yasadiklari icin, onlari sehrin icinde , citle cevrili ve yalniz tutunamayanlara mahsus bir parkta oturarak, sayilarinin azalmasini onlemeyi dusunmenin zamani artik gelmistir.
__________________
"Ben nehir kıyısındaki parmaklığım; tutunabilen tutunsun bana ama koltuk değneği değilim kimse yaslanmasın bana…"

Ve unutmayın;

"Sanatçılar gerçekleri söylemek için yalanları kullanırken, politikacılar yalanlarla gerçekleri örter."

LiberterKedi Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 31-07-08 19:03 .
LiberterKedi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Edip Cansever Hayatı ve Eserleri LiberterKedi Ustalardan Seçkiler 13 29-03-08 14:35
Düşünen Düşünürlerin Düş Ürünü Hayalleri ile Hayatı Anlamak, Hayatı Yaşamak İstiyoruz yusufçuk Öykü ve Denemeleriniz 0 23-08-07 02:58


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 19:12.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz