"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." Lütfen forum kurallarını okuyunuz. |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| TKP Genel Sekreteri Okuyan: Kübalılar Raul’u benimsedi (söyleşi) / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 972
| Geçtiğimiz ay on günlüğüne Küba’ya giden ve çeşitli görüşmelerde bulunan Kemal Okuyan’a Raul’un liderliğinde Küba’yı bir değişimin bekleyip beklemediğini sorduk. soL: Bir süre önce üç kişilik bir delegasyonun üyesi olarak Küba’ya gittiniz. İzlenimlerinizi almadan önce ziyaretin amacını öğrenebilir miyiz? KEMAL OKUYAN: Küba’ya, Türkiye Komünist Partisi (TKP) adına ikili görüşmelerde bulunmak üzere ve Küba Komünist Partisi’nin (KKP) daveti üzerine gittik. İki parti arasında imzalanmış anlaşma uyarınca belli aralıklarla bu ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Küba’dan da her yıl birkaç delegasyon Türkiye’ye geliyor. Devamı için:http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=14962 Bu söyleşiyi okuduktan sonra küba'nin yerleşik sistemi ile ilgili kimi sorunların ve bu sorunların sirayet ettiği farklı alanların,günümüzde sosyalizm iddiasına hala sahip bir ülke için bizim tarafımızdan da tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Kendi topraklarımızda bu iddiaya sahipsek.. Ve, Güncel'e bakıp gelecek için perspektif çizmek istiyorsak... Buyurun fikirlerimizi paylaşalım ![]() __________________
"Bütün ideolojik ayrılıkların temeli ,devrim isteyip istememeye değil, devrim yapmak için yola çıkmaya, savaşmaya cesaret edip edememeye dayanır. işte bu yüzden, devrim için savaşmayana sosyalist denmez." -MAHİR ÇAYAN- |
|
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 9,113
| Yazının bütünü insanın içini titretiyor. Verilen onca mücadele, Fidel'le birlikte belki de ağır ağır farklı bir zemine kayacak. Böyle olmasını elbette kimse istemez ama, toplumsal tarih sosyalist bir devletin (işçi devletinin) geri bir ülkede nasıl sürdürülebilirliğinin pratiğini henüz bize vermemiş. Dünyanın en ileri teknolojisine sahip bir ülkenin burnunun dibindeki yoksul ve onurlu bir halkın sadece sağlık ve eğitim sorunlarını çözebilmiş olmasının ne kadar yeterli olabileceğini, dünyanın böyle bir konjöktüründe "yoksulluğun eşit paylaşımıyla" daha ne kadar "direnebileceğini" düşünmek bile insanı rahatsız ediyor. Turizm sektörüyle başlayan "çözülme", yabancı sermayenin girişiyle -ki buna da zorunlular-belki de geri dönülmez bir yola girilecektir. Dünya sosyalizm'e hazır değil. Belki Lenin'in NEP uygulamasına benzer bir model, KKP'nin iktidarını sürdürmesini sağlayabilir. Ama böyle bir ideolojik birikim ve hazırlık var mı; o da ayrı bir soru. Neresinden bakarsanız bakın; toplumsal değişimler bir yere kadar iradi nitelik gösterir. Kapitalizm'in "yalancı ışıltıları" yeryüzünde egemenliğini sürdürecek potansiyeli koruduğu ve bu sistemin yeryüzünde gelişme olanaklarıı var olduğu sürece geri bir ülkede sosyalist ilişkileri sürdürebilmek olanaksızlıklar içeriyor. Fidel'den sonrası zor olacaktır. Ama Fidel ve Küba yine de hiç unutulmayacaktır. Tıpkı Ekim Devrimi gibi. |
|
| #3 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: May 2007
Mesajlar: 972
| Evet konuya,iyimserliğimizi bir kenara bırakıp acımasız bir objektivite ile yaklaştığımızda gözlerimizin önünde beliren tablo hemen hemen aynı gibi. Küba'da,kübalı komünistler ne kadar direngen,ne kadar inatçı olurlarsa olsunlar ve ne kadar devrimci yaratıclığın sınırlarını zorlarlarsa zorlasınlar,nesnel koşullar bazı geçilmez sınırlar koyunca sonuçta yapabilecekleriniz biraz kısmi oluyor.Küba zaten sosyalist bloğun yıkılışından sonra bu kısmiyetle ayakta durdu.Ve tabi ki tarihi bir lider olan Fidel Castro'nun karakterli ve sarsılmaz duruşununda bunda büyük payı var. Heyhat...Tabii ki Tarih sadece takvim yapraklarında ilerlemiyor.Zaman ilerliyor ve zaman'ın bu ilerleyişinin yerküremiz için farklı coğrafyalara farklı yansımaları oluyor,bunu görüyoruz.Siyasi,ideolojik,ekonomik ve önemi artan bir derecede iklimsel... Küba bu değişen dinamikleri en iyi şekilde karşılamaya çaba gösterecektir.Kişisel olarak bundan kuşku duymuyorum.KKP'nin ve kadrolarının tarihi ortadadır... Küba Sovyetlerin yıkılışından sonra uçurumun kenarından dönmüş olabilir ya da bunu amansızca esen bir karşı fırtınaya da benzetebiliriz.Ve bu fırtınaya olan direncin,direnci gösteren özne üzerinde yıpranmaya yol açtığı kuşkusuz.. Latin Amerika'da ki bütün ileri çıkışlara rağmen hala Dünya konjonktüründe ki köklü bir ilerici sarsılmaya ihtiyacı var hem küba'nın hem de Latin Amerika'da ki devrimci iktidarların. Ama Küba'nın önderliğinin su götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıktığı Latin Amerika'da ki süreç ve o coğrafya ile Küba arasında gerçekleşen dayanışma Küba'nın geleceği için çok elzem bir yerde bulunuyor. ABD'nin başını çektiği emperyalist dalga'nın durdurulması,durdurulamasa bile geriletilmesi dünya halklarının kaderi için hayati bir ihtiyaç. Bu ihtiyaca verilebilecek en büyük karşılık ise bizim coğrafyamızda halklardan yana olabilecek bir sarsıntı... Yani kanımca Küba'nın ve Latinlerin bize ihtiyacı var. __________________
"Bütün ideolojik ayrılıkların temeli ,devrim isteyip istememeye değil, devrim yapmak için yola çıkmaya, savaşmaya cesaret edip edememeye dayanır. işte bu yüzden, devrim için savaşmayana sosyalist denmez." -MAHİR ÇAYAN- |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|