"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Güneydoğu anadolu için referandum! / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,599
| ''Gün geçmiyor ki sorunların çözümü için yeni fikirler üretilmesin.Hepimiz görüyoruz ki Pkk terörizme devam ederken,azımsanmayacak bir grupta bunları kerhan veya değil destekliyor. Şimdi Türk halkının bir bireyi olarak,Kürt sorununun çözümü için referandumu konuşmaya mı başlasak? Örneğin Güneydoğu'da bir referandum yapılsa...Ki bence Diyarbakır,Şırnak ve Hakkari harici illerinden referandumda ayrılma kararı verebileceğini düşünürsek ve bu bölgeye tamamen özerklik verilse... Bakın federasyon falan da değil...Tamamen bağlantımızı koparacak bir iekilde ayrılsak ne olur?İllerin çoğunluk nüfusuna göre seçim kararı verilse... Mesela Antep ve Urfa'da Türkiye'yi mevcut durumuyla kabullenenler çoğunlukta ise bu tür bölgeler T.C'ye kalmak suretiyle bir bölünme bize ne getirir ne götürür? Madem ülkede Kürt sorunu var.Her il kendi kaderini tayin etsin.Böylelikle giden gitsin kalan sağlar bizimdir... Dikkat ederseniz federasyon falan da değil...Artık sırtımızda böyle bir yatırım veya savaş ekonomisi de olmayacak.Nasılsa o bölgeden gelir de elde edemiyoruz.Üstüne üstlük onlarca can kaybı yaşanıyor... Böylelikle T.C'nin GSMH'sı artacak,birçok yüktende kurtulmuş,huzur içinde yaşama şansımız olacak.Zart zorunu zurt sorunu da kökünden halledilmiş olacak. Böyle bir durumda durumdan hoşnut olmayanları bu bölgelere sevk edebiliriz.Mesela İstanbul'da halinden hoşnut olmayanlar bu bölgeye gönderilebilirler.Tabi hiçbir zorluk çıkarmayacağız...Kimseyi de zorla tutmayacağız. Bunun yanında tek şart,ileride Ermeniler gibi soykırım tezleriyle bizleri çürütmeye çalışmayın.Kısasa kısas...Madem biz öldürdük siz de öldürdünüz..Bu konuda mutabık kaldıysak sorun yok demektir. Madem federasyon falan isteniyordu,yapalım referandumu...Ama bu sefer iyi niyet göstergesi olarak alın sizlere bağımsız devlet şansı...Tepe tepe kullanın misali...Yeter ki bana dokunmayan yılan 1000 yıl yaşasın. Bizler faşist(!),inkarcı(!) ve bağnaz(!) ülkemizden emin olun hiç şikayetçi olmayacağız.Yeter ki huzur verin...'' Yukarıdaki bir beyin fırtınasıdır ama böyle giderse sadece ben değil,onlarca Türk'te bunu düşünmekle kalmayıp,aykırı uygulamaları destekleyebilir. Kim bilir...Belkide sorun böyle çözülür?! __________________
Endum dere duzina Aşlamayi aşladum Sevdaluk eyi şeydur Ben da yeni başladum |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 120
| Sayın nostrum, yazınızın tam da Başbakan Erdoğan'ın "Referandum Kültürüne Alışmalıyız" sözünü ettiği zamana denk gelmesi bir rastlantı mı yoksa bir esinlenme mi ayıramadım. Referandum'un yaşamsal öneme sahip konularda hele hele Türkiyedeki gibi kararlarını "tepki" oylarıyla belirleyen, ülkenin iç ve dış hiçbir sorununu çözememiş bir ekibi tekrar işbaşına getirmekle gösteren toplumlarda nasıl bir hak kullanımı olduğunu tartışmak gerekir. Beyin fırtınası diye nitelendirdiğiniz çözümünüzün "lanet olsun yeter artık" mantığıyla pes etmiş bir düşüncenin ürünü olduğunu sanmıyorum. Çözümün siyasal alanda çözülememesi konusundaki hatalara Org. İlker Başbuğ da işaret etmişti. 23 yıldır süregelen bu yaranın tedavisi için hiç bir etkili çözüm üretilememiş, yapay birtakım gündemler oluşturularak halkın sorunun kaynağında neler olduğu konusunda şimdiye kadar yetkili ağızlardan akılcı hiç bir açıklama yapılmamıştır. Zaman zaman topu TSK'nın üzerine atarak "askerden talep gelirse şunu yaparız, bunu yaparız" söylemlerinden öteye gidilememiştir. Forumdaki bazı arkadaşların AKP'nin bu duruma son verecek demokratik çözümleri üretecek kararları alacağına inanmalarını ve savunmalarını, geçen 5 yılda yapılanlara bakılınca mantık dışı ve samimiyetsiz bir düşünce olarak görmekteyim. Forumda sesleri çıkan tarafları incelediğimizde bir yandan Türk milliyetçileri, diğer yandan Kürt milliyetçilerinin karşılıklı (bu deyimi hiç sevmiyorum ama) kayıkçı kavgası örneği hiç bir çözüm üretmeden kısır döngü içerisindeki tartışmalarını üzülerek izliyorum. Radikal İslami düşünceyi rehber edinmiş kişilerin bu tartışmalara taraf olmadığını dikkatle gözlüyorum. Sorun sanırım sadece yukarıda saydığım iki tarafın sorunu. Ülkede diğer düşünce yapısına sahip olanları ya ilgilendirmiyor ya da ortaya çıkacak kaostan yararlanma hesapları yapıyorlar. Kurt dumanlı havayı sever misali ayrı amaç güdenlerin ekmeğine yağ sürülen bir durum yaşanıyor kanımca. Onlar biribirlerini yesinler biz sessiz sedasız ve adım adım hedefimize doğru yürüyelim düşünce temelli çalışmalar yapılıyor gibime geliyor. Her şey bir yana referandumu bir kenara bırakırsak aslında sorun haline gelen bu durumun çözülmesi zor ama olanaksız değil. Yeter ki ABD ve diğer Emperyalist güçlerin elleri ülke üzerinden çekilsin. Kendi ülkelerindeki ayrılıkçı oluşumlara müsamaha göstermeyip en acımasız şekilde mücadele ederek güçsüzleştirmeyi sağlayan veya yokeden bu ülkeler çıkarları açısından dışarıdaki oluşumlara sınırsız destek vermektedirler. Tarihteki en büyük soykırımı kızılderililere uygulayan Amerika demokrasi havarisi kesilerek genelde dünya üzerinde özelde ortadoğuda insan haklarını ayaklar altına alarak çıkarına uygun oluşumlara destek vermektedir. Çıkarlarının kaynağı olan sebeplerin ortadan kalkmasıyla alanı boşaltarak kalanların kendi kaderleriyle başbaşa kalmalarına neden olmaktadır. Bu coğrafyada deyim yerindeyse 72 millet yaşamaktadır. Bir arada yaşamanın zorunluluğunu kavradıkları zaman çözüm de beraberinde gelecektir. Tabii ki kanı kanla yıkamak çözüm değildir. Çözüm temelde siyasi alanda yatmaktadır. O yüzden halkların oturup düşünerek yüzlerce yıldır birarada yaşamalarını sağlayan asgari müşterekleri değerlendirip bir orta yol bulmalarıyla sorunu çözmeleri mümkündür. Karşılıklı inatlaşmayla hiç bir sonuca varılmaz. Dünya üzerindeki benzer sorunlara sahip ülkelerin durumu incelendiğinde bizdeki gibi yıllarca devam eden çatışmaların yaşandığı ve halen devam ettiği onlarca örnek bulabiliriz. Saygılar. |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,982
| Alıntı:
fenerbahçeli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-10-07 09:12 . | |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 5,203
| Referandumla her iş çözümlenir mi sanıyorsunuz? Şu anda bir referandum yapılsa, büyük olasılıkla sonuç ayrılmadan yana çıkmaz. Gerçi siz ayrılma değil, özerklik demişsiniz ama, özerklik çıksa, sonra ne olacak, eylemler duracak mı? Üstelik bu ülkede yalnız Kürtlerle Türkler de yaşamıyor. Bunların dışında kalanlar ne diyor acaba? |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,353
|
__________________
Ezberciliğin raconu Batı'ya öykünmektir! | |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 276
| Alıntı:
Türkiye' de Kürt, Laz, Türk, Ermeni sorunu değil; bürokrat ve siyasi sorunu vardır. Siyasi yaklaşımı ve büraokratları önyargılardan arındırın, göreceksiniz sorun morun kalmayacaktır. __________________
Binayı nem, insanı gam yıkar demişler, önyargıları da iceberg yıkacak... | |
|
| #7 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 7
| Bu ülke parçalanamaz, parçalanması teklif de edilemez. Kürt sorunu güneydoğu anadolu bölgesinde yaşayan insanların ayrı bir devlet olma isteği değildir. Bu sorun ancak bu bölgede yaşayan insanların insanca yaşayabilecek kadar devlet tarafından hizmet alma isteği olarak görülebilir. Son seçimlerdeki eğilim de gösteriyor ki bu halkın insanları gittikçe devletine güven beslemeye başlamıştır. DTP nin oyları % 3 düzeyine gerilemiştir. PKK artık sadece dış destekli yada dış güçlerin piyonu haline gelmiş bir örgüttür. Hal böyle iken bu konunun sahibi şahsın kendi ülke gerçeklerini daha iyi tahlil etmesini beklerim. Birileri bizden birşey istediğinde çözüm verip kurtulmak olamaz. Savaşı hiçbir halk istemez. Anca bizler Kurtuluş Savaşında nasıl mecbur kaldıysak şimdi de aynı şekilde bir zaruret karşısında savaşıyoruz. Ama bilinmelidir ki bu savaş artık asla bir iç savaş değildir. |
|
| #8 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 6
| Öncelikle Kürtlerin ne istediği tam belli değildir.. Kaldı ki, Kürtlerin ne istediği belli değilken. Pkk'nın savaş istediği çok açıktır.. Pkk savaş isterken , Türkiyenin yapmayın' ! Ayıp oluyor.. demesi çok abestir.. Eğer istenen bir savaş varsa.. yaşanacaktır.. bu kaçınılmaz.. Kürtleri kim temsil etmektedir.. Eğer Dtp ise.. ve savaş istemiyorsa.. Güneydoğu Anadoluda, neden Teröre hayır mitingleri yapmadığı..tüm bölge halkının katılacağı mitingler düzenlemediği oldukça manidardır. Bundan da anlşılmaktadır ki.. Dtp'de savaş istemektedir.. savaş istemiyoruz.. barış istiyoruz. lafları! . pkk'yı kınayıp pkk aleyhine gösteriye dönüşmedikçe, havada kalır.. Dtp'nin istediği TSK'nın yenilgiyi kabul ederek silah bırakıp.. masaya oturmasıdır.. Savaş istemiyoruz laflarının anlamı budur.. TSK silah bırakmaz ise.. Terörü çözemezsiniz... sözünün açılımı budur.. Bu kelime oyunlarını bir ilkokul çocuğu bile anlar.. Savaş yiğitçe mertçe olursa.. anlam kazanır.. Ben savaştan yanayım.. yaşanması gereken yaşanır ve biter.. Sonucuna göre hareket edilir.. Dünya tarihine bakarsanız hep böyle olmuştur.. Lafta kimse savaş istemez.. Ama ülkeler savaşlar ile kurulur ya da yok olur.. Ülke olmanın gereği budur.. savaşı göze alamayan ülkeler. Sonuçlarına katlanır.. selamlar. |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 362
| Iceberg şöyle demiş; Alıntı:
Doğu Anadolu betimlemesini bile sevemiyorum.Anadolu'nun doğusu vardır.İktisadi meşalenin ivedilikle yakılacağı yer orasıdır.Devlet kurumlarının tüketim kalemlerinin tespit edilerek küçük imalathanelerin ve fabrikaların hemen açılması gerekir.otomobil fabrikalarının küçük imalatçılarda yaptırılan fason parçalarının büyük bir kısmı bu bölgelere kaydırılmalıdır. Batı bölgesindeki kamu kuruluşlarının brodur taşı,kaldırım tası ve beton kunklerinin tümünün üretimi buralara aktarılmalıdır. Petkim'in bir benzeri D.bakır yada Urfa'ya yada mardın'e kurulmalıdır. Bunca malın sevkiyatında çalışacak kamyon ve benzeri araçların yol üzerindeki konaklama ve ihtiyac giderlme yerlerinin açılması gerekir. Bu tip binlerce yol bulunabilir. İşi,aşı evi olanın aşkı da vardır geleceği de. Daglarla ugraşmaz. Türkce'den başka bir dil bilmiyorum diye övünemiyorum.Keşke İngilizce ana dilim olsa idi diye dövünüyorum.Neden mi? Tüm dünyadaki gelişimi birileri bize vermeden öğrenebilmek için. Bu kadar basit şeyler için 23 yıl harcanmaz. BU hareket bölgedeki insanların kaybolmuş umutlarını yeniden yakacaktır.Ne kanlar dokulecektir nede canlar kıyılacaktır. | |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 521
| Biz zannediyoruz ki güneydoğu sorunu tamamen bizim iç sorunumuzdur ve bu olayın bizi aşan uluslararası boyutu yoktur.Bu hiçbir şekilde doğru değildir.Ne Kürtlerin ne de başka bir güçsüz devlete sahip milletin kendi devletlerini kurma,refaranduma gitme gibi bir imkanları olamaz.Eğer büyük güçler istemezse bölgede bir Kürt devleti kurulamaz veya rafarandumdan evet çıkması bir anlam ifade etmez. Bağımsız veya bölgede güçlü bir odağın kontrolünde olmayan bir Kürdistan fikri mümkün değildir.Bakınız Kuzey Irak'ta eğer bağımszı bir yapı kurulmak isteniyorsa bu Türkiye'nin desteği olmadan kesinlikle ayakta kalamaz.Önümüzde iki seçenek var:Birincisi Türkiye,İran,Irak ve Suriye topraklarını içine alan bir bağımsız Kürdistan kurulur.Bu devlet herhangi bir teknolojik imkana sahip olmadığından ekonomisi tamamen dış desteğe dayanır.Tabii kibu destekler karşılıksız değildir ve muhtemelen güçlendirilmeye çalışılan bu yapı Ortadoğu'daki ABD yapılanmasının güvencesi ve paralı bekçisi olacaktır.Bir kere ABD böylesi hayati bir bölgede Kürtlerin Amerikan çıkarlarını koruyacak bir müttefik olabileceğini düşünmeyecektir hem de olsa bile böyle bir rol Kürtlerin bölgede uzun süreli bir nefret odağı olmalarını da beraberinde getirecektir. Diğer bir seçenekte ise Kuzey Irak kaynaklı bir Kürt devleti oluşturulur;ancak bu devletin Türkiye'ye hasım değil mutedil olması beklenir.Bu durum da kendi içinde seçenekler barındırır ve bu ortamda herkes Kürtlerin önderliğini kapmak için yarışacaktır.Yani Kürtlerin önderliği Kuzey Irak kaynaklı bir oluşumda mı olacaktır yoksa Türkiye kendi çıkardığı bir Kürt liderle bölgeyi ve kuzey ırak'ı denetimde mi tutacaktır.Dış odaklar Türkiye'ye karşı Kürtleri şantaj unsuru olarak kullanmaktadır ve bölgesel Kürt önderliği Türkiye içinden çıkacak ve devletimizin kontrolünde olacak bir Kürt lider yerine Barzani'nin eline geçmektedir.İkinci seçenek bizim hayrımızadır.Yalnız vatandaşlarımızı bize şantaj olarak kullananların önüne geçmek için biz de bir Kürt politikası oluşturmak zorundayız.Ayrıca içimizden çıkaracağımız bir Kürt lider de bölgeyi etkilemeli,talimatları hepimizin geleceğini garantiye alacak şekilde biçimlendirilmelidir.Senelerce İslam'ı hep iteledik,içimizden İslam'ı gerçek anlamıyla temsil edecek bir lider çıkaramadır,bir örgüt oluşturamadık ve şimdi Batı bizden olanlarla bir İslam yorumu oluşturup bunu kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendirdi.Aynı hatayı Kürt meselesinde de yapıyoruz ve geleceğimiz başkalarının ellerine teslim ediliyor. vatanım Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-10-07 22:10 . |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bu da benim rüyam! | mayıs | Öykü ve Denemeleriniz | 119 | 07-09-07 22:30 |
| Üretim, tüketim ve bölüşüm... | melnur | Ekonomi | 18 | 01-08-06 02:08 |
| Ağ güvenliği için on adım | petricli | Bilişim | 1 | 14-06-05 11:31 |