"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Aleviler ve Şiiler-Sünniler ve halifelik kavgası/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 27
| Aleviler ve Şiiler e göre , Hz.muhammed veda haccı sırasında hastayken şunu demiştir ölümünden sonra Müslümanalrın liderinin Ali olacağını ilan etmiş ama Ömer peygamberin çok hasta olduğunu ve bilinci yerinde olmadığı için vasiyet olarak yazılamayacağını söylemiş.. ve de Ebubekir in 9 yaşındaki kızını Muhammedle evlendirerek peygamberin kayın babası olması dolayısıyla ileride Halifeliği alabilmek içi böyle birşey yapmaya karar vermiş.. Sünnilere göre ise.. Muhammed in ölümünden sonra İslam büyükleri düşünmüş ve ebubekir in daha sonra o ölünce Ömer in daha sonra o ölünce Osman ın daha sonra o ölünce Alinin halifeliğine karar verilmiştir.. sizin yorumunuz nedir konuyla ilgili.. |
|
| #2 | |
Uzaklaştırıldı ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: Orasi
Mesajlar: 1,256
| halifelik kavfasinda aleviler yoktur yanlisiniz var o siilerin kavgasidir. benim yorumumu sorarsan; Ali bu pasifize anlayisiyla 4. lügü kendi haketmistir diye düsünüyorum. Ben Hz Muhammedin damadi olsaydim ve Hz Muhammed ölmeden deseydiki lider Ali´dir. Tüm bunlara ragmen 4. oluyorsan hatayi birazda Ali de aramakda yarar var arada bir 4.olsa yada 5. ,Ali 6. olurdu bence. Ama dedigim gibi bu olayin anadolu aleviligiyle bir alakasi yoktur siilerle alakalidir. Siiler islam aleminin ilk muhalefet organizasyonu... tuqu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-10-07 11:10 . |
|
| #3 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 88
| İslam tarihinde ilk terör hareketi Haricilerdir. Hz. Ali ve Hz. Muaviye'ye suikastte bulunmuşlardır. (Hz. Ali'ye yapılan başarılı oldu ve şehit edildi) Halifelik kavgasında ise Hz. Osman'ın son dönemlerine kadar bir halife mücadelesi yoktur. Özellikle son dönemlerde münafıkların, yahudilerin çalışmaları ve Hz. Osman'ın ve akrabalarının bazı yanlışları İslam'da günümüze kadar sürecek bir ayrımın temelini attı. Bu konuda ne Ali'nin ne Osman'ın tüm günah. Her insan hata yapabilir. Zamanın şartlarına göre düşünmek gerekli. |
|
| #4 | ||
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 27
| Alıntı:
geleneklerinde ve internette incelediğim alevilikte Hz.Ali nin Halifelik hakkı yendi... zaten alevilerin sünnilerle Aralarının bozuık olmasının en büyük nedeni bence Halifelik konusundan gelmektedir.. Şiiler dediğiniz gibi ilk muhalefettir..Alevilerde hz.ali yanlısı olunca diğer 3 halifeyi tanımadılar ... ayrıca Muhammed'in Aliyi halife ettiğine aleviler ve şiiler inanmaktadır sünnilerse bunu Halifeler seçimle başa gelmiştir diyip geçiştirmektedirler ! tuqu Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-10-07 11:10 . | |
|
| #5 | ||
Uzaklaştırıldı ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: Orasi
Mesajlar: 1,256
| Alıntı:
Simdi fazla zamanim yok en kisa zamanda yazarim yine | |
|
| #6 | |
Kayıtlı Okur Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 11
| |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 104
| Hilafet konusunda sunni ve alevi kaynaklarının dayandığı sunni bir islam alimidir. veda haccında ali halife, imam ve mirasçı ilan edilmiştir. hilafet kavgası ise haşim döneminde putperes kabenin anahtarı hususunda ummeyoğulları ile haşimoğulları arasında gelşen tarihsel çıkar kavgasının sonucudur. haşimoğulları ali gibi pasif bir liderin hilafetteki mirasçı velihat rolünü oynamaktaki pasifliğinin cezasını ummeyoğullarına yani emevilere (ki ebubekir, ömer, osman bu ailedendir.) kaptırmıştır. alevilik kürdistanda ebulvefa önderliğinde çıkmış anadoluda babailikle ifadesini bulmuştur. ve kökeni felsefik ve kültürel alanda zerdüşt ve anemist görüngüde ise islamdır. |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,048
| Hz. Muhammed vefat ettikten sonra 20 yıl geçmeden tartışmalar içeriden başlamıştır.İlk vefat esnasında sorun çıkarmak isteyenler olmuşsa da Hz.Ebu Bekir ve Hz.Ömer döneminde bir sorun çıkmamıştır.En yakın arkadaşlarının henüz yaşaması ve etkin olmaları sebebiyle kimsenin dine bir zarar verme teşebbüsü de olamazdı.Halife seçilirken bile yaşı 71 olan Hz.Osman’ın halife olması 30 yılık adil ve kurani anlayışın bozulmasını isteyenler için bir firsat oldu.Kendisi çok bilinçli olmasına rağmen aşırı yumuşak huyluluğu ve yaşının ileri olması bazı tavizlerin verilmesine sebep oldu. İslamın ilk yıllarında müslüman tüm bilinçli sahabeler bulundukları yerlerin valilik görevlerinden alınarak yerlerine Emevi soyundan çoğu Müslümanlığı bile bilmeyenler getirildi.Halkın tüm isteklerine rağmen yönetim kimseyi dinlemedi.Mervan denen şahsın Halifenin Sekreteri olmasıyla sahip olduğu etkinlik sebebiyle Hz.Osman’ın ikinci altı yılını Mervan dönemi bile sayılabilir.Merkezi yönetiminin tüm hatalarına rağmen halifelik hukuku bilinmediğinden azledilme olayı düşünülmemiştir.Mervan’ın, Hz.Osman’ın haberi olmadan onun mührünü kullanarak merkezi yönetimin hatalarına karşı açık muhalefet edenlerin öldürülmelerini istemeleri bunların Medineyi basmalarına sebep olmuştur.Hz.Alinin tüm çabalarına rağmen Mervan tipliler yönetimde kalmış, neticede bir grup Hz.Osmanı şehid etmiştir. Hz.Osman’ın şehadeti bir kısım için büyük bir fırsat olmuş .bunlar,onun kanını bahane ederek merkezi Halifeyi tanımamışlardır.Hz.Ali önce iç düzenin sağlanması gerektiğini sonradan katillerin hesabını sorulması gerektiğini söylemiştir.Ancak Hem Şam Valisi Muaviye ki bu Emevidir hem de Talha Zübeyr ve Hz.Aişe gibi bilinçli sahabelerden de bazıları karşı çıkmış Cemel denieln savaşında Hz.Alinin güçlü kanıtlarıyla vazgeçmişlerdir. Ancak Muaviye Hz.Alinin haklı olduğunu gösteren nice kanıtlara rağmen vazgeçmemiş ve amacının İslami olmadığı net anlaşılmıştır.Amr.bin asın da etkisiyle yaşanan tüm olumsuzluklarda büyük etkileri olmuştur.Sıffında karşılaşan bu ordu da Muaviye kantlara rağmen savaşa devam edince yenilme sürecine girdi.Amr tam zaten yeniliyorken bir diplomasi dehasını da burada kullanmış ve mızraklara kuran sayfaları eklemeyi aralarında hakem olunmasını istemiştir.İlk başta düşünülmeyen bu durum tam yeniliyorken düşünülmüş Hz.Ali tarafından çoğu bedevi bazı saf müslümanlar Hz.Aliye rağmen buna kanınca kabul edilmiştir.Bir kısım ise Buna karşı çıkmış ve Hz.Ali Hakem olayını kabul etti diyerek ayrılmıştır.Çoğu bedevilerden oluşan kendileri dışında herkesi kafir gören bunlarla da hz.Ali mücadele etmek zorunda kalmıştır.Ancak bunlar fazla sorun olmadan ortadan kalkmıştır.Kalıntılarından biri olan ibni Mülcem ise H.zAliyi şehid etmiştir. Emevi dahisi amr burada Muaviyenin hakemi olmuş, Alinin hakemi Ebu Musa ya tuzak kurmuştur.Antalaşmalarında her iki taraf ta azlolunacaktı.Amr Ebu Musaya sen ilk Müslümansın falan diyerek ilk Ebu Musanın karar vermesini istedi.Ebu Musa karara bağlı kalarak ikisini azletti.Emevi Amr ise Emevi Muaviyeyi seçerken Hz.Aliyi tek azletmiştir.hem karara bağlı kalmamış hem işi daha da körüklemiştir.Artık İsla alemi iki başlı bir yönetime sahip olmuştur.Merkez de olan ve herksein kabul ettiği Hz.Ali.Şamda olan ve çoğu İslamı iyi bilmediğinden duygusal olarak heyecanlanmaya açık ooan yerde de Muaviye...Hz.Osman’ın kanının mescide getirmiş ve öcü alınmadan işin bırakılmayacağını söylemiştir. Hz.Alinin şehid edilmesiyle meydan artık Muaviye ye kalmıştır.Bundan sonra yönetimin tüm kadrolarında Emeviler hakimdir.Karşı çıkan herkes tektir ve bir kadrosu da yoktur.Bunun için Hz.Hüseyin,Abdullah bin Zübeyir,karşı çıkmışlarsa da başaramamışlardır.Biri nerdeyse tüm soyuyla feda olmaktadır hem de Hz.Muhammedin torunu oldukları halde...Diğeri kabede krunmak istemiş ancak emeviler Kabeyi mancınka tutarak hem onu şehit etmiş hem de Kabeyi basmıştır.Hutbelerde artık hz.Ali ve soyu sövülerek vaazlar okunmuş yaşları 80-90 olan bir kısım sahabe dayanmayarak karşı çıkmış karşı çıkanlar mescidin içinde asılmıştır.Medine dahi basılmış bazı kitaplara göre bazıların namusuna geçilmiştir.Ömer bin Abdülaziz dönemi tek ideal İslam uygulanmıştır ama hemen zehirlenmiş ve hükmü sadece 2 yıl sürmüştür.Diğerlerinin içinde kimi kuranı oka tutmuş kimileri sultan olduktan sonra kurana artık senle son görüşmemiz demiştir. Resmen Hz.Osman döneminde, fiilen Mervan döneminde Yöneticilikteki ehil olma prensibi göz göre göre yıkılmıştır.Hz.Peygamber- ehil olsa- burnu kesik ve siyah biri dahi olsa ona uyun derken bunlar bunu yıkmıştır.Rivayeti Muviyeye dayanan Halifelik Kureyştendir hadisini uydurmuşlardır.Vedaa haccında söylenen ve ele aldığımız ehliyeti öneren, sağlamlığı çok kişiye dayanan mütevatir hadis duruken, Muaviyeye dayanan ve tek yolla gelmiş bir rivayetin neden daha çok benimsendiğini anlamış olmalıyız.Yanı sıra Muaviyeden sonra Hz.Hüseyin başta olmak üzere bilinçli ve ilim sahibi daha iyi halifeliği uygulayacak çok insan varken keyifçi olduğu sabit oğlu yezidi kendisine veliaht tayin etmesi de bu prensibi yıkan en önemli bir etkendir.İslam bir yönetim biçimini önermemekle beraber yöneticilikte ehliyet diğerleri ile istişare anlamında şura ve tüm halk üzerinde adalet tavsiye edilirken,ehliyet zaten anlattığımız şeklinde yıkılırken hiçbir kararda Emevi Hanedanı dışında kimse ile danışılmamış ve Arap olmayanlara da Köleler anlamında Mevali denilerek adaletsizliğin katmerlisini uygulamışlardır. |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 658
| Sayın Özedönüş dönemin olaylarını genel olarak anlatmıştır. Kendisine teşekkür ederim. Müslümanlık her ne kadar hoşgörü dini olsada diğer dinler gibi kan ve savaşlar eksik olmamıştır. İnanç tüm toplumlarda en önde gelen kutsallardan biri olmuştur. Öyle ki inanç farklılığından dolayı baba evladını, abi kardeşini bile öldürebilmiştir. Her türlü kutsallık kazanan inanç ve düşüncelerin birbirlerine saygı ve hoşgörü getirmesini dilemek ve bu yolda mücadele etmek gerekir. Sırf hilafetten kaynaklanan bir nevi müslüman arap dünyasının zamanında kan davasına dönüşen bu olayların ve sonuçları olarak ortaya çıkan inanç, ibadet ve uygulama farklılığının ne yazık ki Türk toplumuna da sıçraması çok kötü olmuştur. Türk tarihinini incelediğimizde en gaddar Cengizhan'ın bile farklı inançlara saygılı olduklarını, din adamlarına hürmet ettiklerini görürüz. Ne yazık ki Türkler islamiyeti kabul ettikten sonra Arap dünyasının kan davasınıda belli bir zamandan sonra kendi kan davası haline getirmişlerdir. Hem Sunni hemde Alevi Türkler birbirlerine olmadık zülmler yapmışlardır. Umarım bu kardeş kavgaları bir daha olmaz. Hilafet makamı kaldırıldı. Ama ne yazık ki tahammül, sabır ve hoşgörü ile ilgili ön yargılar tam olarak aşılamadı. günümüzde bile bu durum azalsada devam etmektedir. İşte bu yüzden Laiklik anlayışı çok önemlidir. Bence Türkiye'de ki Diyanet işlerinin yeniden yapılanması gerekmektedir. Her türlü inancın temsilcilerinin olması ve her türlü inanç sistemine hitap etmesi gerekmektedir. Öyle ki ; inancın birey ile inandığı kutsal değer arasında olduğu gerçeği kabul edilmeli ve yerleştirilmelidir. Kimse inançlarından dolayı hor görülmemeli, saygı ve hoşgörü mekanizması Devlet tarafından halkla işlenmelidir. __________________
Saygılarımla |
|
| #10 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 13
| Eski dönemlerde de şimdi olduğu gibi çıkar kavgaları olmuştur. Aslında halifelik Hz. Ali'nin hakkıydı. Ama her zaman olduğu gibi adalete karşı bazı oyunlar oynandı ve gerçekler çarpıtıldı. Peygamberimizin vasiyeti geçerli olmalıydı ve bu kavgalara gerek olmamalıydı. seha Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-10-07 21:05 .Sebep: Yazı tipi |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|