| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Arup (-a) intihar denemeleri/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: St.Petersburg
Mesajlar: 49
| Arup (-a) intihar denemeleri Bölüm 1 Hiçbir yerinde yok esaretim diye başlayan karanlık cümleler sonetinin ikinci perdesi… Sokuluyorum ilk günden, daha derinlere ulaşacak gecenin soğuk bedenine doğru. Bir yerlerde hiç olmamışlık hissi uyandıran, hani belki ilk anın tazeliğinde sersemliğim. Boşluğa salınmışçasına yekpare ve derinlere indikçe ruhum daha da acımakta. Kırbaçlara kurban ediliyorum şu an içerisinde ve sadece kendim kendime çare olabilirmişçesine burukluklara bürünüyorum. Toprağım, karanlık şu sıralar ve böyle olmasının nedeni yine kendim… Hu sesiyle irkiliyor bedenim. Bir yerlerde derin bir darbe yemişçesine uyanmışlık ile mükâfatlandırılıyorum. Oysa sebepsiz ve ansız bu ödülden hiç haberim olmamıştı. Yanıp yakılırcasına hiçbir şey olamayan benim diğer yüzüm. Diğer tarafım diyorum kelimelerime çünkü borç aldığım günden bu yana sadece umarsızca saldırılara kurban verildim. Şimdi kendi vasiyetimi… Hayır, aslında bu değil. Anlatmak istediğim tam olarak içimde sakladığım düşünceler… Dün hiç kimselere sezdirmeden sokaklarında dolaştım Kadıköy’ün. Kedilerle kedi, köpeklerinde kendini bulmak İstanbul’un. Eski şose yolunun duvarlarını andırıyordu sanki her yer. Ve nedense her köşe İdil’e çıkan Provaze sokağına benziyordu benliğimde… Madam Korndel açıyor uzun işlemeli kapılarını evimin. Bir yerlerinde unutmuş olmalıyım ve belki hikâyenin gerçekliği ile uyuşmayan satırlarını. Vuruyorum kalemimi ihtişama gebe kalmış duvarlara. Gölgeler sürünüyor bir yerlerde. Şiir parçalarına aç, yaralı hallerin her birinde… Bir yerlerinde olmalı evet ve bu denemenin asli yitimi yine kendime uyarlanmalı… Gibi… __________________
Hey kuşlar, Daha dün kâğıttan uçaklar, gemiler yapan çocukluğum hangi cehennemin dibine kaçıyor? Kaçtıkça daha çok görüyorum, ölülerin kanında ve günlerin meşru kıvamında illegal karmaşalar büyüyor… |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: St.Petersburg
Mesajlar: 49
| (Bir bakıma kendime açıklama nüktesi. Unutmamak adına...) (Al beni çek damarlarına... Sonra kafamdaki soru işaretlerini küvetin bir köşesinde unuttuğum tetiklenmemiş intihar şekillerine sundum. Bir hayal gibi... Hayat, babannemin kucağında masallar dinlemek gibi bazen, evet susmak şekillerin silik hallerine özlemle bakmak adına bir şeyler. O yüzden tam anlatamıyorum ya... Sonra güzel bir şeyler geliyor aklıma. Terleyen vücuduma son bir avunma sancısı sunma isteğinin tetiklenmiş hali. Hayat şimdi babannemin kucağında uyumaktan farklı. Canım acıyor biraz... Kanın bir çok tadından sadece biri. Hayal mahsulü bir intihar polemiği...) __________________
Hey kuşlar, Daha dün kâğıttan uçaklar, gemiler yapan çocukluğum hangi cehennemin dibine kaçıyor? Kaçtıkça daha çok görüyorum, ölülerin kanında ve günlerin meşru kıvamında illegal karmaşalar büyüyor… |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: St.Petersburg
Mesajlar: 49
| Birçok zamanın ve nesnenin içinden geçip sana ulaşma çabası içindeyken kollarım, herhangi bir sevdanın, aslında bilinmezlikler ötesi ve kuram boşluğu suretlerini oluşturuyor. Kısacası yazmaya korkuyorum buralara sevgili... Ellerimi açıyorum ardından -şarap kokulu dudakların... Aldanıyorum sanki. Her şeyin altında belki birazda biz olabilir miyiz umudu ile ve mesnedi olmayan, sonra onlarca yeni sıfat geliştirme çabası... Bu biz olmalıyız demiyorum... Biraz sen ve bizim ardımızdan gelişen, zaman ömrün hırsızı derken bile -geçen zaman'a yanan ben... Her şeyin farkında olmak! Sayfaların özeti... __________________
Hey kuşlar, Daha dün kâğıttan uçaklar, gemiler yapan çocukluğum hangi cehennemin dibine kaçıyor? Kaçtıkça daha çok görüyorum, ölülerin kanında ve günlerin meşru kıvamında illegal karmaşalar büyüyor… |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: St.Petersburg
Mesajlar: 49
| Bir uzun düş kırıklığıymış oysa, bir yıl aranın ardı sıra, yeni iç sız(-ma)ları. Anlam(-sızım) veya bir uzun hikayenin kısa kisveli bireyi, hiçbirşeyim olamamış kadar kavi hani belki... Bir yerlerinden yakalamalı ya bu sevda masalının en cüretkar kahramanına içtimai ıslaklıkları... Sonra en müstehcen yerinde tekrar aşk olmalı. Aşk kalmalı... Bir seyrüsefer hikayesi, bir başkalaşma eylemi ve hani şansı sıra belki sevgi sıfatı... Onlar... Bunlar olamamış kadar... Yakacak kadar... Tekrar dillendiği üzere... (Bir deli kadına veraset ilanıdır. Anlam(-sızın) ... __________________
Hey kuşlar, Daha dün kâğıttan uçaklar, gemiler yapan çocukluğum hangi cehennemin dibine kaçıyor? Kaçtıkça daha çok görüyorum, ölülerin kanında ve günlerin meşru kıvamında illegal karmaşalar büyüyor… |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: St.Petersburg
Mesajlar: 49
| (Hayatın anlam ifade etmemesi üzerine geçici duygular) Ilık ve tatlı bir sızlamayla boşalırken tüm benliğin bir zamanlar asil zannettiğin damarlarından, altın vuruşu bu kez beynine değil de ruhuna yapmak isteği beliriyorsa yine yeniden ve bu yok oluşlar doğanın asli kuralıysa sana göre işte belki o zaman yine yaşıyorsundur aynı acıları ömrüm. Şimdi belki bir zamanlar sevgi iplikleriyle diktiğin damarlardaki dikişleri sökme anıdır ne dersin? Belki o anı tekrar yakalama şansı ortadan kalkar veya bu ihtimalin beynini ağır ağır parçalayan tüm yanları. Hayat, anlamından yoksun üstelik senden bir dünya uzak yaşanmıyor; ne yazık... Ölmek için en uygun andır velhasıl bu sebep. Ölüme an kala bireyin hissettikleri veya... … Birilerinin yerine oynamayı bırakmak şeklinde algılayanlar için hayatı, kullanma kılavuzunun sonuna bakılması gibi anlık ve kalıcı şok etkisi yaratması olası andır. Şiirini tamamlamış şair gibi mısralarındaki ölüme inanmak veya aslında inanmadığı tarafına kanmak, hani olur ya belki tıkanıp kanmak gibi kaçılası tarafları da vardır. Hani ilk sayfada üzeri yeşil kalemle işaretlenmiş yer var (-mış) ya; işte o bölüm hayatın sana, bana dayattıkları ile alakalıymış. Sonra iyi kullanamayanlar için tamirciler bulunur, kireçlenmeyi önlemek için calgon tavsiye edilir ve diğerinkinden yeni ve daha pahalı bir hayat satın alınır. Ya peki parası olmayan elleri nasırlı insanlar. Yaşamak kadar ölmeye de ihtiyaçları yok mudur? Ne dersin? … (Düş kırıklığına uğramış bir çocuğun hayallerinden arta kalan zamanlarda, kendi içinde yaşaması gibi ve belki sadece uzaklardan izleyebilmek dünyayı... Sevdaların ne olduğunu öğrenememek daha... Son olarak tutunmak bütün kuşlara ve belki çocuk kalabilmek adına, bundan daha yaşanılası bir dünyada..) (Yaşam ne denli uzun değil mi?) __________________
Hey kuşlar, Daha dün kâğıttan uçaklar, gemiler yapan çocukluğum hangi cehennemin dibine kaçıyor? Kaçtıkça daha çok görüyorum, ölülerin kanında ve günlerin meşru kıvamında illegal karmaşalar büyüyor… |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: St.Petersburg
Mesajlar: 49
| Kapalı kapılar arkasından, bir yanılsamanın ardı sıra ve belki içerisinde başka bir hayat barındıran dönüşümün son evresindeyim. Ilık bir sızma ile bitecek olan bir yaşam amacı… İçimde olanları bir dökebilsem, bir kez olsun sınırsız açığa çıkarabilsem diye başlayan her yeni gün, başka yeni tarifsiz acılara dönüşüyor. Ve belki yine aynı umutsuz tesellinin kurbanı olur gibi… Sonra soluksuz, sınırsız bir ölüm güdüsü sarıyor etrafımı. Bu öylesine bir umut ki, daha başka anlamsız bir bedenin anlamlandırabileceğinden çok daha fazla soyut… Çalıyorlar kapımı yeniden, aslında hiç ait olmadığım bir dünyanın bireyleri. Ellerinde bulunan güç belki yeniden yaşam denilen ve saçma sapan takıntıların kurbanı olmuş güdüye sahiplenebilme ihtimali doğurabilecek cinsten… Ardından neden demek geliyor içimden. Yaşamın son birkaç soluk anını yaşarken neden tekrar sorgulamak tüm devşirme yaşanmışlıkları… Gülüyorum yanılgılarıma. Bir tanımsız gülümseme eşliğinde… Haydi diyor haydi yeniden yok olma zamanı. (-Neden bulunduğum noktadayım peki?) İçimdeki diğer sesin zırvaları tüm bunlar… Ve yine tekrar içimden geçenlerin esaretine bürünüyorum. Tanrılarım, peki ne bu içimdeki soluksuz acı… Hayatın tarifi, soğuk çeliğin iştahla yaşam sıvısı pompalayan damarlara yaptığı baskı ile orantılı bu aralar… Sonra keşke yok oluşları kimse fark etmese demek geliyor içimden. Oysa en büyük yaşamsal amaç bu sadece… Ve belki en son sorulacak soru, yaşıyor muyum? Belki soluksuz bir martı çığlığı kadar... __________________
Hey kuşlar, Daha dün kâğıttan uçaklar, gemiler yapan çocukluğum hangi cehennemin dibine kaçıyor? Kaçtıkça daha çok görüyorum, ölülerin kanında ve günlerin meşru kıvamında illegal karmaşalar büyüyor… |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: ist.
Mesajlar: 55
| derinimiz sislerle kaplıdır çoğu zaman ve bir yanımız hep karanlık.istenen ne ola ki;-ışık ,biraz ışık! savrulmaların girdabından kaçmak için.....anlam arayan tek canlı;insan demiş, Camus kaçınılmaz sonun yaşama kattığı beyhudelikte.....varsın ulaşılmasın İthaki 'ye , ne gam!....yolculuk değil midir esas olan......Dost sesini duyana kadar karanlığa gülümser tüm yolcular. __________________
Sevinç yedi gün sürer ,hüzün bir ömür boyu....... |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: ist.
Mesajlar: 55
| ummanda katre ,çölde ise kum tanesi olmanın dayanılmaz ağırlığı mıdır; dirimi çeviren yokolmanın arzusuna ?en derini değil mi uçurumların; seyyahı olmak kendinin,ve menzili kendin olan yolculukların....dili lal eden ,suali azaba düşüren ne o zaman? .....mucize iken yaşam,müntehir eden in-sanı ne ?..........nerden çıktı bu koku?.......neden hep bir kan tadı dilimde ? __________________
Sevinç yedi gün sürer ,hüzün bir ömür boyu....... N@z Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 21-03-08 21:52 . |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2007 Ülke / Şehir: ist.
Mesajlar: 55
| kayboluşlarında ne çok düşler saklıdır insanın....kimbilir ?her birimiz herkes olmanın hiçliğini yaşarken aslında dünyanın tüm hayallerini saklamaz mıyız derinimize?.....sonsuza uzanan düz bir çizgi değil miydi zaman? kim soluğunu tüketti ;tik tak seslerinin ,kim öldürecek zamanı?rüya mıydı yaşam riya mıydı ? __________________
Sevinç yedi gün sürer ,hüzün bir ömür boyu....... |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: St.Petersburg
Mesajlar: 49
| Var oluşumun sırrı bu değil, gecenin içinden, içime akıttıklarım da belki sadece dışardan görünen. Her nasılsa yaşanmıyor teklik, oysa en güzel anlarımı her zaman borçluyken… Veresiye yaşanır bilirsin, fakir birçok sevda. Doz aşımından yok oluşlar, sadece kahve tonlarda hayat bulur ki altın vuruşu, şırınganın damara sağladığı en büyük heyecan kalsın. Fakir sevdalar kapılarını ‘’hayat’’a açıyor bu günlerde. Ben, kurtulmak isterken, sızımdan… Hiçbir zaman umut dağıtmak olmadı yazarın isyanı. Kimi birçok haykırışı, kalemi kana bulanmışlığından mütevellit, soyutsuz herhangi bir yaşama adamaktı. Yanılmış, anlaşılmamıştı nihayet her haykırış gibi… Ve ben, Kapılarımı karanlığa aralama güdüsü ile yanına sokuluyorum kelimelerin. Dağıttığım, bitmiş umutların ardından.. Ve belki, işte tam o yanında sakladığın yaşamın, bir küçücük gülümsemesiyle yeşerecek güz (-ler) gizlidir. Belki ihtimal ya, son deminde bir ömrün; soluğu kesilmekte, belki anlaşılmak isteğini imgelerden gizlememizin bir anlaşılırlığı da olur misali. Sonra bir olasılık olarak kayboluşları, kendimizi bulmanın anahtarı ilan edebiliriz. Ve belki… —Karanlık kelimeler sızar ağzımdan… __________________
Hey kuşlar, Daha dün kâğıttan uçaklar, gemiler yapan çocukluğum hangi cehennemin dibine kaçıyor? Kaçtıkça daha çok görüyorum, ölülerin kanında ve günlerin meşru kıvamında illegal karmaşalar büyüyor… |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Neden kafaya ya da kalbe silah dayayıp intihar değilde Hapla intihar düşünülüyor.. | Ankaragücü | Arşiv | 29 | 25-09-07 06:02 |
| İntihar istatistikleri | dipLoit | İnsan Bilimleri | 11 | 05-06-07 13:19 |
| Bakanlık önünde intihar eylemi..! | cemuzan | Arşiv | 1 | 18-04-06 12:44 |
| İntihar | portia | Arşiv | 94 | 03-01-06 23:44 |