| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 7
| Yazı-YORUM Evet arkadaşlar şu aralar Rusya ve Ukranya ile yaşanan doğalgaz kriziyle Türkiyenin gündemine oturan nükleer Enerji tartışması hakkında sizlerle paylaşımda bulunup dertleşmek istedim. Ülkemizde uygulanması düşünülen nükleer enerji teknolojisinin gelecek nesillere ve doğaya yapılacak en büyük haksızlık olacağı kanaatindeyim. Atatürk Barajı kadar enerji üreten bir nükleer santralin yılda 60 metreküp radyoaktif atık ürettiği ve bu atıkların santralin yakınında bulunan soğuk su havuzlarında yüksek ısılarının düzürülmesi amacıyla 5 yıl dinlendirilmek üzere bekletildikten sonra dopolama safhasına geçilmesi için 35 yıl beklenip atıklar yerin 200 ila 900 metre altına gömülüyor. Evet yukarıda bahse konu uygulama son derece dikkat ve bir okadarda teknoloji ile bu işlemi yapıcak eğitimli uzman personel gerektirmektedir. Aksi takdirde yapılacak en küçük bir hata ağır metal atıklarının oluşturacağı radyoaktif zararların boyutunu bile düşünmek çok ürkütücüdür. Atıkların içinde bulunan plutonyum izotopu 24 bin yıl geçse bile etkisini kaybetmiyor.Bazı ağır metallerin etkisi ise yüzbinlerce yıl devam ediyor.Ayrıca toprak altına yapılacak bu depolama işlemi deprem fay hatlarının olmadığı bölgelerde olması şart.Oysaki bir deprem ülkesi olan yurdumuzda böyle bir çalışma yapılması ne derece sağlıklı olur oda ayrı bir tartışma konusudur. Teknolojinin ekonomik bir gelişmeye yol açtığı ve bunun sonucu olarak refahı artırdığı tabiki inkar edilemez.Fakat tatmin edilen ihtiyaçların çoğu yapay ihtiyaçlardır.Teknolojinin hissedilen ihtiyaçlara bağlı olarak değişen göreli şeyler olduğu düşünülürse ilerlemenin sağladığı refah düzeyi ise azalıcaktır. Bilim ve teknoloji insanoğlunun doğa üstündeki egemenliğini artırdığı kadar çevre kirlenmesine verdiği sebebiyet nedeni ile doğanın aslında insanın kontrolünden çıkmasına neden olur. Sonsuz ilerleme fikri doğal türlerin yok olmasına,kirlenmenin hızla yayılmasına,ekolojik döngülerin bozulmasına.ve biyolojik çeşitliliğin azalmasına neden olur. Bunlardan başka teknolojik ilerlemenin sebebleri yeryüzünde hem insanların hemde diğer canlıların yaşamını tehdit eder. Örneğin nükleer enerji santrallerinin verdiği zararlar bunlardandır.Yakın tarihimizdeki en güzel örnek ise Çernobil gibi nükleer faciaların yaşanmaıdır. Oysaki nükleer enerji santralinin kurulmasına karşı altarnatif çözüm olarak kullanılabilinicek kömür,su,güneş,rüzgar gibi doğaya nükleer enerji santrali gibi zarar vermeyen enerji kaynakları mevcuttur. Ülkemizde ve dünyanın hiçbir yerinde bu tip nükleer santrallerin kurulmaması dileğiyle. __________________
[SIZE=1][COLOR=Magenta][FONT=Tahoma]Çocuklarınıza Düşünmeyi ve Araştırmayı Öğretin Konuşmayı Nasıl Olsa Öğrenirler...[/FONT][/COLOR][/SIZE] |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|