"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Suc makinasi Korucular Organizyonu / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Uzaklaştırıldı ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: Orasi
Mesajlar: 1,256
| Son dönemde is yogunlugu ve lanet olasi hayati idame ettirme zorunluluklari bazen bizi yaziyazdan uzak tutabiliyor... Bugün biraz zamanim vardi ve "Devletin silah verdigi kahraman korucularin terörü" hakkinda internette biraz arastirma yapayim dedim. Bakalim neler cikacak karsimiza.... IHD Diyarbakir subesinden Aygül Demirtasla yapilan bir söylesiden "konu cinsel siddet: Bu konuda yaptığımız çalışmalarda dehşet veriler karşımıza çıktı. Korucuların bölgede karışmadığı suç yok. Kaçakçılıktan tutun, silah tüccarlığına, adam kaçırmadan -bunun bir boyutu da kız kaçırma ve tecavüz vakaları- yaşandı bu bölgede. Hani devletin silahını eline alarak güç gösterisi yapan ve kontrolsüz bir şekilde suç işleyen bir yapı düşünün. Bir an önce kontrol altına alınması gerekiyor. Bunun da koruculuk sistemine son verilmesiyle oluşacağını düşünüyorum. Necla Karadeniz vakasını bilmem hatırlıyor musunuz? O da Diyarbakır'ın bir ara sokağında korucu tecavüzüne uğradığı için öldürüldü. Namus adına öldürüldü, ama bir taraftan da korucu tecavüzüne uğradı ve korucu hakkında hiçbir yasal işlem yapılmadı. http://www.iscikoylu.org/2004/sayi-25/kultur.html Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır'ın Bismil İlçesi Uğrak köyünde korucuların katliamına tanık olduk. Korucular dört kişiyi öldürdüler.http://www.ihd.org.tr/basin/bas20021003.html Uygunsuz vaziyette yakalandıkları öne sürülen muhtar ve yanındaki kadın tartıştıkları köy korucusu tarafından tüfekle ayaklarından vurularak yaralandı.http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=303383 Biz Siirt Pervari G köyü halkındanızç Köyümüze yakın bir yerde PKKlılar ve askerler çatıştılar. Bul olaydan sonra Pervari K köyünde görevli binbaşının emri üzerine askerler maddi varlıklarımız tutuşturmaya başladılar. Görevli binbaşının emri üzerine askerler maddi varlıklarımızı tutuşturmaya başladılar. Köylü kadınlar onlara müdahale ettiler. Askerler onları fırlatıp attılar. Yakılan varlıklarımız: beş binin üzerinde kavak ağacı, dört tondan fazla buğday, köyün etrafındaki bütün ormanlık alan, köylülerin otlarıyla birlikteö yirmıden fazla ahır. Şimdi köyü boşalmış durumda, bütün evlerin yakılacağını adımız gibi biliyoruz. … . Köyün dışına çıkar[ıl]dığımız an hayvanlarimiz askerler tarafindan taranıyordu. Bitişikteki M köyünün arılarını dahi kovanlarıyla birlikte yaktılar. .... . Önümüze iki seçenek koymuşlardı. Ya korucu olup ölecektik. Ya terk ve açlık. ... . Biz nerelerde nasıl barınacağız? ... Çocuklarımızı neyle doyuracağız?Bizlere gereken yardımının yapılmasını ve durumumuzun göz önüne alınmasını saygılarımızla arz ederiz. http://hrw.org/reports/2002/turkey/turkey-rep-trksh.htm L köyunden Abdulkadir A[1] köyüne dönmek için ilk dilekçesini verdikten sonra polis karakoluna çagrılmış ve polişce azarlanmıştır. “Korkuyordum, ama bir yıl boyunca yetkililere başvurmaya devam ettim. Tekrar tekrar valiye ve askerlere gittim. Bana, köy korucusu olarak silahlanacak yirmi kişi bulmadan dönemeyeceğimi söylediler.” Üç kez köye gidip yerleşmeye çalıştı, ama her seferinde köyden atıldı. “Komşu köyden olan korucuların topraklarımızda gözü vardı. Hakkımızda sürekli şikayetler yapıyor, PKK[2] militanlarının bizi ziyaret ettiklerini belirtiyorlardı.”[3] En sonunda, 1995 yılında, askerler en geç yedi gün içinde köyü terketmesini söylediler. Köy yakılacaktı. Siirt’e gitmek üzere ayrıldı ve köy tahrip edildi. [1] Güvenlik nedeniyle, görüşülen şahsın adı gizli tutulmuştur. [2] Kürdistan İşçi Partisi, yasadışı silahlı bir örgüt. [3] İnsan Hakları İzleme Komitesi’yle görüşme, Siirt, 27 Haziran 2001. http://hrw.org/reports/2002/turkey/turkey-rep-trksh.htm http://hrw.org/reports/2002/turkey/turkey-rep-trksh.htm Helikopterler, zırhlı araçlar, askerler ve köy korucuları tek tek köyleri sardı. Depolanmış ürünleri, tarım aletlerini, ürünleri, meyve bahçelerini, ormanları ve hayvanları yaktılar. Çoğu zaman içerideki malları almaya izin vermeden evleri ateşe verdiler. Bu tür operasyonlar sırasında, güvenlik güçleri sık sık köylüleri suistimal ediyor, onları utandıracak davranışlarda bulunuyor, mal ve paralarını çalıyor ve onlara işkence ve kötü muamele ediyordu. Sonra onları evlerinden uzaktaki yollara sürüyorlardı. Bu dönemde çok sayıda “ortadan kaybolma” ve yargısız infaz meydana geldi. 1994 yılına kadar, 3.000’den fazla köy hemen hemen haritadan silindi ve çeyrek milyon köylü evsiz bırakıldı. Kaybolmaların büyük çoğunluğu olağanüstü hal bölgesinde yer alan on güneydoğu ilinde meydana geliyordu.http://hrw.org/reports/2002/turkey/turkey-rep-trksh.htm Ağrı Diyadin�de 5 köylüyü öldüren korucular bugün hakim karşısına çıkıyor. İlk ifadelerinde PKK�lilerin geldiğini sanarak saldırıyı gerçekleştirdiklerini savunan korucular, daha sonra olayın arazi kavgası nedeniyle çıktığını öne sürdüler. http://www.evrensel.net/04/12/31/gundem.html MARDİN (20.11.2004) MHA- Mardin'in Midyat İlçesi'nde, 1993 yılında Çalpınarlı 8 köylüyü silahlarla tarayarak öldürüp kafalarını kestiği kaydedilen korucuların müebbet hapis cezasına çarptırılmalarına rağmen koruculuk görevlerini sürdürdükleri ortaya çıktı. Dönemin savcısı Recep Kibar, "Korktum. Çünkü o dönem her şey çok keskindi. Yani ya devletin yanında yer alıyordun ya da öbür tarafta. Hukuk da bu şekilde işliyordu" dedi. Kardeşi öldürülen Osman Acar ise, dehşet verici şu ifadeyi kullandı: "Bu hukuksuzluk kalksın. Bir dönem gazetelerde elinde kesik bir kafayla makinelere poz veren askerlerin fotoğrafı yayınlanmıştı. O, resimdeki kopuk baş kardeşime ait." MHA NEWS AGENCY Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinde 1996 yılında 11 kişi katledildi. Devlet PKK'yı, ölenlerin yakınları ise askerleri suçladı. Hiçbir kurum olayı soruşturmayınca, AİHM köylülerin başvurusunu kabul etti. AİHM, Türkiye'ye 5 Kasım 2003'e kadar süre verdi. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=91106 MARDİN - Nusaybin ilçesine bağlı Düzce Köyü'nde çobanlık yapan 13 yaşındaki Selahattin Günbay, Kalaşnikof marka tüfekle vurularak öldürüldü. Çocuğun, komşu köyün dört korucusu tarafından öldürüldüğü iddia edildi. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=147154 Diyarbakır'ın Hazro İlçesi'ne bağlı Kırrıkkaşık Köyü'nde korucuların sandık görevlilerine müdahale etmesi üzerine olay çıktı, aralarında sandık başkanını da bulunduğu 5 kişi yaralandı. http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=19471 Çobanın katil zanlısı korucu tutuklandı http://arsiv.sabah.com.tr/2005/03/28//gnd109.html Sayıları 89 bin civarında olan korucuların suç işleme oranları da gün geçtikçe artıyor. Korucuların haraç, kaçakçılık, şantaj, cinayet gibi yasa dışı faaliyetlerde kullanıldıklarına ilişkin önemli göstergelerin olduğu Türkiye'de, 2005 yılında bazı köy korucularının isimleri de, JİTEM ile birlikte anıldı. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, koruculuk sisteminin uygulanmaya başlamasından günümüze 4 bin 972 geçici köy korucusu suç işledi, 853 korucu da tutuklandı. Resmi verilere göre, koruculuk sisteminin uygulanmaya başlandığı 26 Mart 1985 tarihinden günümüze, 'terör' suçlarıyla ilgili 2 bin 384, mala karşı işlenen suçlarla ilgili 934, şahsa karşı suçlarla ilgili bin 234, kaçakçılık suçlarıyla ilgili 420 olmak üzere, toplam 4972 geçici köy korucusu suç işledi. Son verilere göre, koruculardan son 18 yılda suç işleyenlerin sayısı 4 bin 938. Bu suçlardan 928'i mala karşı, bin 215'i şahsa karşı, 411'i kaçakçılık ve 2 bin 384'ü de suçlardan oluşuyor. Kuzum Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 16-10-07 23:14 .Sebep: Uzun alıntılar kısaltılmış, yazı bütününe hakim olan renk değiştirilmiştir. |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: May 2007 Ülke / Şehir: dünyada bir yerdeyim
Mesajlar: 339
| bir korucunun bir devlet memuruna yasa dışı bir işlem yapması için zorlandığı ve silah çektiğine, hakkında herhangi bir işlemin de yapılmadığına bizzat şahit oldum... __________________
...beni yağmalayan sen misin, gece yazması mahmuz uykularımda...yağmur gibi gezinen misin, hesapsızlığımın yorgunluksuz çocuk avlularında... |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 670
| Koruculuk sisteminin kaldırılmasından yanayım. Hatta tüm ülkenin silahsızlandırılmasını istiyorum. İngilterede ki gibi. Belli başlı resmi güvenlik kolluk kuvvetleri ( hepsi değil ) silahlı olmalı. Sivil halk ve güvenlik kuvvetlerinden bazıları silahsız olmalıdır. Ülkemiz geniş coğrafyaya sahip. HEr ne kadar günden güne yaban hayatı yok olmasına rağmen halktan bazılarına aşırı dnetimde belki avcılık için uygun tüfek ( otomatik, şarjörlü pompalı v.b. hariç )sahibi yapılabilir. Gelelim bölgeye. Oradaki feodal yapı yıkılmadıkça, hala mezra geleneği devam ettikçe, eğitim ve ekonomik önlemlerin tüm yurtta eşitce dağıtılmadığı sürece bu tip olayların önüne geçmek zor. Sayın Roj paylaştığınız bilgiler politik amaçlı değil ve gerçekten masum insanların uğramış olduğu teşebbüslerse bu çok kötü. Ülkenin acilen aşiret düzeninden ve onları hala bu çağda besleyen zihniyetten kurtulması gerekmektedir. Benim anlamadığım bir konu daha var ki ; kendi bir çok alanda geliştirmiş ve yetiştirmiş kişilerin bile hala ağa diye birilerin elini öpmesi ve bu sistemden beslenmesi.. __________________
Saygılarımla |
|
| #4 | ||
Uzaklaştırıldı ![]() Giriş Tarihi: Dec 2006 Ülke / Şehir: Orasi
Mesajlar: 1,256
| Alıntı:
bu Korucularla ilgili bir cok yazi internette mevcut. Yazdiklarim da politik amacli degil. Sadece bir konuda bir arkadas "kahraman kürt koruculari" gibi bir laf kullanmisti ona istinadendir... Sadece ülkede yasanmis seyler kaynaklariyla belli. | |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 5,203
| Gerekli donanımdan yoksun bir takım adamlara hem silah ve hem de yetki verirseniz, olacağı budur. Bu sosyolojik bir olgu. Zaten bu tür silahlanmanın en tehlikeli yönlerinden birisi de bu. Bu durum yalnız korucular için de geçerli değil. Diğer silahlı gruplar ne alemde acaba? Bunlar da kendilerini "ali kıran baş kesen" olarak görüyor mu? Bilindiği gibi, Milli Mücadele yıllarında, hareketi önce çeteler götürüyor. Bunlar bir yandan düşmanla savaşırken, bir yandan her türlü rezilliği ve eşkiyalığı da yapıyorlar. Daha sonra düzenli ordu kurulmasının nedenlerinden birisi de budur. Benzer başıbozukluk Hamidiye alaylarında da var. Bunlar da her türlü eşkiyalığı yapıyor, hatta Ermenileri paraları ve kadınları için katlediyor. Bir de bir zamanlar devlete "yardımcı" diye kullanılan eski ülkücüler var. Bunlar da her türlü pisliğe bulaşmadı mı? Bugün mafyanın altyapısını da bunlar oluşturmuyor mu? |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 670
| Alıntı:
İlave olarak şunlarıda söyleyebilirim. Eskiden mafya organizasyonun ağırlığı ülkücü veya kendilerini milliyetçi diye tanımlayan aslında hedefleri sadece para olan; devletinde zaman zaman kullandığı kişi ve guruplar vardı. Bunlara darbeyi Ana-sol ve mhp koalisyonunda verildi. En büyük darbeyi ise akp hükümeti vermiştir. İşin traji komik tarafı tüm milliyetçi geçinen bu şahıs ve gurupları hükümet içeri atarken , piyasayı kürt mafyası doldurmuştur. Daha doğrusu pkk 'ya para aktaran kürt mafyaları.Sağolsun bir önceki içişleri bakanı tek taraflı mafya ile mücadele etmiştir. Şimdi hemen hemen her türlü suç organizasyonu pkk denetimine girmiştir. Uyuşturucu, silah ve insan kaçakcılığı, haraç ve tahsilat. Şimdi büyük kentlerde öyle hırsızlık, kapkaç, gasp çeteleri var ki akıllara zarar. Eskiden hırsızlar yalnız veya bir kaç kişi ile yola çıkarlardı. Şimdi sayıları 50-100 'ü bulan hırsızlık, kapkaç ve gasp çeteleri oluşmuş. Pkk'nın kırsal alanda yaptığı terörün kentte ki uzantısı bence. Ayrıca sn Roj. Elbette eğitimsiz gelişi güzel insanları koruculuk adına silahlandırmanın hata olduğunu görüyoruz. Ama tüm korucuları kötülemek de olmaz. Daha önce dediğim gibi tüm ülke silahsızlandırılmalı. En başta Güneydoğu anadolu bölgesi. Tüm ruhsatlar iptal edilmeli , koruculuk sistemi kaldırılmalı. Silah taşıyan, kaçakcılık yapana çok ağır cezalar verilmeli. Hiç kimsenin masum insanı ezmeye, yoketmeye hakkı yok. Bunu ne şahıslar, ne guruplar, ne de kurumlar yapmamalı. Devlet milletinin yanında olmalı. Hani derler ya baba şevkati bırakın baba şevkatini asıl en büyük şevkat analarımızda. Ana şevkati ile yaklaşmalı halkına. Devlet böyle olursa ona kalkan elin kırılması çabuk olur.. __________________
Saygılarımla Abat Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 14-11-07 13:23 . | |
|
| #7 | |||
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 5,203
| Alıntı:
Korucu örneğinde sorun, bunların hiyerarşik bir yapı içinde olmaması. Çetelerde de bu var. Hatta benzeri durum "özel tim" için de konuşuluyor. Çünkü bunlar da asker-polis hiyerarşisinin dışında. Mesela bir er veya erbaş veya polis memuru, psikopat eğilimli bile olsa, kendi başına işler yapmaya cesaret edemez. Defterini dürerler. Bu koruculuk sisteminde başıbozukluk var. Yani adamın hem silahı var, hem de inisiyatif verilmiş bunlara. Sonunda kendisini dev aynasında görmeye başlıyor. Bir-iki pisliğe bulaşıyor, bakıyor, hesap soran filan yok. İyice azıyor. Benim PKK içinde ne ölçüde disiplin uygulandığı konusunda bir fikrim yok. Genelde illegal silahlı örgütlerde çok katı disiplin vardır. Adam eline sayılan merminin bile hesabını verir. Kendisine verilen talimat dışına çıkamaz, çıkarsa cezalandırılır. PKK'de bu disiplin var mı bilemem tabii ki. Zamanında ülkücü militanların bazılarına yasa dışı, hukuk dışı işler yaptırıldı. Bunların ali kıran, baş kesen kesilmesinin nedeni bu olmuştur. Baktılar ki, devletin güvenliğinden sorumlu bazı adamlar, meşru yolların dışına çıkıyor, hukuku çiğniyor, bunlar da bu hakkı kendilerinde görmeye başladılar. Bunun dışındaki çete örgütlenmeleri, biraz daha değişik. Çünkü devletin güvenlik güçlerinin karnı bunlara karşı yumuşak değil. Birlikte iş yaptığı adamlara karşı yumuşak. Bilmem farkı anlatabiliyor muyum? | ||
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 670
| Hükümet ve devlet adamlarından karnı yumuşak olanların çoğu değiştirildi. Eski kadrolar pek yok. Olanlarda artık güçsüz bırakılmış. Yeni nesil yapılanma çok tehlikeli. sürekli temcit pilavı gibi önümüze mafya, çete, derin devlet diye çıkarttıkları artık yok veya güçsüz. Asıl tehlike artık yeni nesil yapılanmada kimin ne olduğu ne kadar güçlü olduğubelli değil. Bunlar medyatikte değil. Tamamen yeraltında. Yeni nesil kürt mafyalarının çoğu pkk ile işbirliğinde. Onlar yolvermezse asla işlerini yürütemelezler. Koruclarla ilgili tepitine katılıyorum. Korucuların hiyeraşisinin olmaması, görev, yetki ve ekipmanlarını kişisel çıkarları için kullananların olması ne yazıkki korcular hakkında özellikle örgüt üyelerinin halk üstündeki propagandalarını haklı çıkartıyor. Daha doğrusu etkili kılıyor. ama mehmetçikle omuz omuza çarpışan, sırf korucular var diye o köyde katilama uğrayan ailelerde var. Daha öncede belirttiğim gibi. tüm Türkiye silahsızlandırılmalı. bu konuda kimseye ayrıcalık tanınmamalı. Kan davasıymış, aşiret ağasıymış, bilmem ne yöneticisiymiş v.s. kimseye taviz verilmesin. Kimseyede silah verilmesin. __________________
Saygılarımla |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 5,203
| Sn. Abat, Mafyayı oluşturan şahıslar dünyanın her tarafında lümpenlerdir, ayak takımıdır. İllegal bile olsa bir siyasi parti bunları bünyesinde barındırmaz, barındıramaz. Zaten parti disiplini içinde, örgüt militanlarının bireysel iş yapması, örgüt talimatı dışına çıkması söz konusu da değildir. Tabii, örgütün bir de imaj meselesi var. Eğer halk içinde örgütün imajı bozulursa, o örgüt biter. Bunun dışında örgütün mafya ile ilgisi olan bazı şahısları, bazı eylemlerde taşeron olarak kullanıp kullanmadığını ben bilemem. Aslında bu da doğru değildir. Bu tip adamlara asla güvenilmez çünkü. Bugün sizinle işbirliği yapar, yarın sizi sırtınızdan vurur. Marksist-Leninist partilerde lümpen tipler asla partiye alınmaz, partinin çevresinde bile dolaştırılmaz. "Hükümet ve devlet adamlarından karnı yumuşak olanların çoğu değiştirildi." demişsiniz. Bunu bilerek mi söylüyorsunuz, yoksa AKP sempatizanı olarak mı? Hrant Dink olayında Trabzon emniyeti içindeki Fethullahçılar şaibeli durumda. Burada bazı emniyetçilerin bazı karanlık tiplerle aralarında işbirliği olduğu anlaşılıyor. Öte yandan PKK'ye karşı Hizbullah örgütlenmesinin resmi çevrelerce desteklendiği söylentileri var. Bunların geçmiş yıllarda nasıl pisliğe bulaştıkları da çok iyi biliniyor. Kullanılan maşaların ülkücü veya dinci olması sonuçta farketmez. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 670
| Sm. Yorum2006 ; Öncelikle akp'den nefret ettiğimizi ve akp'nin Türkiye'nin başına gelmiş en büyük felaket olduğunu söylemek istiyorum. Karnı yumuşak kadrolar değiştirildi diyorum. Doğrudur. Bir önceki hükümetle başlayan ama akp hükümetince tamamen bu kadrolar değiştirilmiştir. Trabzondaki hadise belki mevcut hükümetin adamı olduğundan kaynaklanıyordur. Yeni nesil yapılanmadan bahsediyorum. O kısmı kaçırmışsınız. Eskidendi lümpen ve kabadayı devirleri. Şimdi ki mafya örgütlenmeleri siyasi örgütlenme gibi olmuştur. Ayrıca en büyük mafyada pkk örgütüdür diyebiliriz. Günümüz derebeyleri ve çağımızın yüz karası olan aşiret ağaları pkk örgütünün desteğini alarak her türlü kaçakçılığı yapmaktadırlar. Örgüt kendi adamlarına metropopllerde iş ortamı sağlamaktadır. HEr ne hikmetse sağladıkları tüm işlerde vergi verilmeyen veya vergi kaçırılan işlerdir. Herhalde pkk örgütü tüm olanaklarını hibe ile karşılamıyor. Veya fabrika işletip ürün satarak mı kendine kaynak sağlıyor zannediyorsunuz. Örgüt uluslararası bir çok suçu bizzat kendisi yönetiyor veya bazı bölgenin insanlarını kullanmaktadır. Siz bu tip işleri lümpenlik diye adlandırıyor ve olaya siyasi anlam kazandırmaktasınız. Belki eski bilindik devrimci örgütsel yapıya dayanarak bunları söylemiş olabilirsiniz. ama günümüzde bambaşka yapılanma var. Ve bu yapılanlar inanın hiç biri kamoyuna yansımıyor. Bazen birkaç çakal insanın marifetiymiş gibi gösteriliyor. Bu gün Türkiye'nin bir çok yerinde clock ( doğrumu yazdım bilemiyorum ) marka silahlar peynir ekmek gibi satılıyor. Kaleşnikof tüfekler, el bombaları hatta bol bol C4 gibi plastik patlayıclar var. Hepsi kuzey Irak'tan pkk vasıtası ile ülkeye sokuluyor. Yine her yıl binlerce insan yurt dışına ( avrupa ) yine pkk'nın örgütlediği kişiler vasıtası ile kaçırılıyor. Uyuşturucu kaçakçılığını anlatmaya bile gerek yok. yine pkk'nın desteği ile ve kendine kaynak sağlayacağı bir çok aşiret ağaları ve kişilerce yapılmaktadır. Hatta iç piyasaya bile sürülmektedir. Sisin bahsettiğiniz lümpen yapılanma çok eskiden yıkılmıştı. 12 eylülden sonra bu yapılanmayı yani geleneksel mafya anlayışını ilk derin devlet anlamında ülkücü camiadan gelenler yıktı. Ve şimdi bu yeni nesil yapılanma tamamen olgunlaştı yepyeni bir boyut kazandı. Hani güneydoğuda askerlik yapanlar bir zamanlar evlerine bazı silah ve mühimatları getirirlerdi. Hatıra diye.. Kimse bu malzemeler nereye gitti diye soramazdı. Çatışmanın içinde olan kişilere 3-5 merminin veya bir el bombasının veya ölen teröristen alınan silahın. Çaktırmadan evlere giden bu malzemeler. Çatışmaya giren örgüt üyelerine de aşırı bir baskı mı var bu malzemeler nerde diye ?.. __________________
Saygılarımla |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Zaman makinası icad edilse ve binseydiniz... | goodfather | Arşiv | 54 | 12-09-06 21:41 |
| Yalan Makinasi | orkhun | Bilişim | 0 | 08-04-06 02:43 |