"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Diğer > Konu Dışı > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski25-02-06, 17:52  #1
Yakamoz
Yazar Adayı
 
Giriş Tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 7
Doğa Bunu Haketmiyor



Herkese Merhabalar....
Bıgün sizlerle Sabah Gazetesi'inde yayınlanan 16-ŞUBAT-2006 Tarihli Dereler Temizleniyor başlıklı haberi ve bu haberin içeriğini paylaşmak istiyorum.
Evet neydi bu haberin açeriği ?. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi derelerin taranarak temizlenmesi yönündeki protokolü onayladığını ve bu protokole göre ;
Tuzla dere çıkışı(Selah tersanesi)deresi,Seyit Ahmet Deresi,Küçüksu Deresi,Göksu Deresi,Çubuklu(dedeoğlu)Deresi,Beykoz Tokatköy Deresi,Çayırbaşı Deresi,İstinye Deresi ile gerekli görülen derelerde atık maddelerin temizleneceğinden bahsediliyordu.
Şuan bu yazıyı okuyan hemen hemen herkes bunun örnek ve sevindirici bir karar olduğunu düşünecektir değilmi ?.
Bende bu makaleyi ilk okuduğumda çok güzel ve Türkiye genelindeki tüm Büyükşehir Belediye'lerine örnek olucak bir çalışma yapıldığını düşündüm.
Gerçekten şuanki İstanbul Büyükşehir Belediyesi yerinde bir karar almış tüm emeği geçen yetkilileri tebrik ediyor ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Ama bahse konu haberin bir de acı bir gerçeği gözler önüne serdiği,yani madolyonun öbür yüzünün pek iç açıcı olmadığıdır.
İstanbul'un incileri olan bu derelerin bir zamanlar insanların mesire alanı olarak piknik yapmaya gittikleri,birçok canlı türünün bulunduğu alanlar olduğu,şimdi ise bırakın içinde canlı türlerini barındırmayı bir çoğu çevre sağlığını tehdit edecek kadar pislenerek temizlenmesi gündeme gelmiş ve bu yönde karar alınmıştır.
Haberin diğer gözlerden kaçan acı bir yanı ise;
Derelerin milyarlarca Lira masraf yapılarak temizlenecek olması olup ve bunlara akıp kirlenmeye sebebiyet veren dış etkenkere ( Pis atıklar ) karşı herhangi bir önlemin alınıp alınmaması hakkında çalışma yapılıp yapılmadığından bahsedilmemesi idi.
Bu dereleri konu alan aynı ve buna benzer haberleri eğer kirlenmenin ana kaynağı olan (pis atıklar)'a karşı önlemler alınmassa 10-15 sene sonra bizler gazetelerden tekrar okuruz.
Nasılmı ?.. Gerekli önlemler zamanında alınmadığı için kirlenip ve şimdi tarama yapılarak temizleme yoluna nasıl gidiliyorsa,temizlendikten sonrada yine bu derelere tekrar pis atıklar karışır ve aynı durum söz konusu olur ise bizlerde bu tip haberleri bol bol okuruz.
Bu pis atıkların verdiği zararın boyutu aynı şekilde denizlerimiz içinde geçerli değimi ?..
Bir kaç örnek vermemiz gerekir ise Haliç ve Küçük Çekmece gölü yakın tarihimizdeki en güzel öenekler olacaktır sanırım...
En çok merak ettiğim konulardan birisi ise acaba bu tip doğa katliyamları gelişmiş Avrupa ülkelerinde olsa bizler gibi onların toplumuda bu kadar duyarsız kalırlarmıydı ?...
Belki bu konuyu çok acımasızca gündeme getirip eleştiriyorum ama;
Bu kadar hayati bir meselenin acımasızca ve taviz verilmeden irdelenmesinin doğru olacağı kanaatindeyim..
Çünkü doğa katliamı yapanların kendilerini savunabilecekleri ne vicdani,ne mantıki,ne maddi,nede manevi açıdan hiç bir geçerli sebebinin olmadığı inancındayım...
Onun içindirki bu konulara bu kadar hassas ve bir okadarda tepkili yaklaşıyorum...
Fakat bunları yazmak çizmek konuşmak insanlarla paylaşmak ne kadar etkili olur ne kadar ses getirir bilemem.Ama en azından çorbada benimde tuzum bulunsun der ve mücadeleden vazgeçmem.Zaten düşünmüyen fikir öğretmeyen birisi olmakta yapımla uyuşmamakta.
Aklıma bu konu ile bağdaşacağını umduğum bir hikaye geldi;
Karıncanın biri Kabe'ye gitmek ister ve düşer yola.Bunu gören ve duyan diğer hayvanlar Sen o küçücük bacxaklarınla o küçücük adımlarlamı ? Kabe'ye gidiceksin diye dalga geçerler.Karıncanın cevabı ise şu olur:
Evet belki Kabe'ye gitmeye ne zaman nede ömrüm yetmez ama en azından o yolda ölebilirim degilmi ?....
Hayatımızda en azından bir kerecik olsun aklımızdan bu cennet vatanımızdaki doğa katliamının ne zaman engelleneceği geçmiştir.
Benim acizane fikrime göre ;
...Diğer canlıların yaşamlarının en az kendi yaşamımız kadar değerli olduğunu anladığımız zaman.
...Doğanın temiz kalmasının tek yolunun pisletmemek olduğunu anladığımız zaman.
...Bozmanın adını düzeltmek koymadığımız zaman.
...Sadece kendi hayatımıza saygı gösterilmesini beklemediğimiz zaman.
...Aklın karşısına cehaleti koymadığımız zaman.
...Ne kadar kurnaz ve akıllı olduğumuzla övünmeyi değil,aklımızı tüm canlıların yararı için nasıl kullanacağımızı öğrendiğimiz zaman.
...Doğadaki pisliği temizlemektense pisletmemenin daha doğru olduğunu öğrendiğimiz zaman.
Doğadaki bu katliam engellenecektir.
Evet arkadaşlar sizlerinde bu hassas ve bir okadarda önemli olduğunu düşündüğüm konu hakkındaki görüşlerinizi bildirerek değerli katılımlarınızı bekliyorum.
__________________
[SIZE=1][COLOR=Magenta][FONT=Tahoma]Çocuklarınıza Düşünmeyi ve Araştırmayı Öğretin Konuşmayı Nasıl Olsa Öğrenirler...[/FONT][/COLOR][/SIZE]
Yakamoz is offline  
Eski26-02-06, 07:21  #2
canugur
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,340

Bir ülkede her seyden önce insana deger veriliyorsa, o insan da; dogaya saygi duyacak, onu koruyacak güzellestirecektir sayin yakamoz.

Gürültü etti diye komsusunu bogazlayan bir insan ile, bahcesindeki agaci gölge ediyor diye kesen insan arasinda ne fark var?

Doganin korunmasi, insanin insana saygisinden gecer.
saygilar
__________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal
canugur is offline  
Eski26-02-06, 12:52  #3
küçükkarabalık
Yazıyaz Dergi Yazarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,606

Doğanın korunması insan çevresinde döndürülmemelidir.Tabiat,canlılar içinde bir bütün temelinde olmalı.Nitekim doğa, sadece insanlar için değil..
__________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi.
küçükkarabalık is offline  
Eski26-02-06, 13:21  #4
spartaküs
 
Mesajlar: n/a

Alıntı:
Sayın artena şöyle demiş:

Doğanın korunması insan çevresinde döndürülmemelidir.Tabiat,canlılar içinde bir bütün temelinde olmalı.Nitekim doğa, sadece insanlar için değil..
biz düşünen hayvanlarız iç güdüleri ile hareket eden değil o yüzden isteklerimiz sınırsız ama kaynaklar sınırlı ama ne yazık ki dediğiniz olmuyor sayın artena
haaa ne zaman anlayacağız bir gün yenmediğini anladığımız zaman eski bir kızılderili ata sözüne göre
 
Kapalı Konu


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Doğa Felsefesi nazdar Doğa-Varlık Felsefesi 10 23-06-08 12:37
Doğa düşman mıdır? hancı Arşiv 2 07-02-06 00:22
Bunu saymayız! ibra Türkiye Siyaseti 8 25-11-05 14:30
Evren hatasını kabul etti ibra Türkiye Siyaseti 25 09-11-05 13:57
Müzik Felsefesi (Sanat Felsefesi) petricli Arşiv 4 28-06-05 12:18


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 01:34.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz