"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Pkk neden saldırdı?

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski23-10-07, 15:39  #1
phidas
 
phidas'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 5,264
Pkk neden saldırdı?



Geçenlerde şırnak ve şimdilerde dağlıca saldırıları ile ilgili medyadaki yazıları okuyorum. Hepsinde pkk neden şimdi saldırdı. Şundan dolayı bundan dolayı şeklinde yorumlar var.

türkiyeyi ıraka çekmek
can çekişmekte
ayaktayım mesajı vermeye çalışıyor vs tüm yorumlar 20 yıllık klişeler...

peki..

pkk 6 aydır türkiyeye karşı tekrar silahlı saldırılarda bulunuruz diyordu...

Sebep ise aponun zehirlenme iddiaları.

Tam altı aydır hergün türkiye pkk tarafından tehdit edildi.

türkiye bırakın kulaklarını tıkamayı türk milletinin bunlardan haberi bile olmadı...

Çünkü karşı tarafın ne dediğini öğrenmeniz yasaktır bu ülkede.

En son 7 ekimde ateşkesi bozacaklarını ve saldırılara başlayacaklarını bildirdiler.

Aynı gün şırnaktaki şehit haberleri geldi...

Yani bu ölümler göz göre göre geldi.

Bunlardan kaç kişinin haberi oldu???

şimdi pkk neden uzun süre sonra tekrar silaha başvurdu?

yorumlarınız?
phidas is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-10-07, 15:51  #2
Roj u hev
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: Orasi
Mesajlar: 1,256

Benim hepsinden haberim oldu.Sürekli söylediler operasyonlarin ve askeri yiginagin ateskese zarar verdigini söylediler ve kendilerinin bu eylemlere kadar sadece mesru müdafa da olduklarini ve saldirmadiklarini ama baslayabileceklerini söylediler...

Kimse bunlari dikkate almadi. Yada önemsemedi artik orasini bilmiyorum. Bizim zaten bu haberleri vermemiz ve paylasmamiz yasak,verirsek de siliniyor yada kaynaklarimiz yalancilikla suclaniyor...

Sonrasinda PKK eylemlere baslayacagini duyurdu ve eylemler basladi...

Benim acimdan kisa özeti bu.
Roj u hev is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-10-07, 15:52  #3
Roj u hev
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: Orasi
Mesajlar: 1,256

Bence en cok bozulduklari durum , besagactaki olayi üstlenmemelerine ragmen PKK yapti demeleri. Cünkü pkk yapmadigini iddia etti ve devletin ve TSK nin isi oldugunu söyledi.
Roj u hev is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-10-07, 15:56  #4
bozkır
Tarih
 
bozkır'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091

Türkiyenin istikrara kavuşması her zaman bir şekilde engellenmiştir.80 den önce Natodan gelen silahlarla Türkiyede iç savaş başlatılıyordu.Üstelik Nato silahları komünist Bulgaristan yoluyla geldi.İşbirliğini siz düşünün.Uğur Mumcu yıllarca bunu yazdı.Ardından Nato Başkentlerine Asala terörü başladı.O bitti hemen ardından Pkk başladı.Hatta yine Uğur MUmcunun belirttiği gibi Asala ve PKk bir dönem işbirliği yaptı.

Terör emperyalizmin bir aracıdır.Bu gerçek unutulmamalı.Amaç Türkiyenin demokratikleşmesini şiddet yoluyla engellemek.Çünkü Demokratik Türkiyede Pkk gibi faşist yapılanmalar barınamaz...
__________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME...
nuri bilge ceylan
bozkır is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-10-07, 16:00  #5
Roj u hev
Uzaklaştırıldı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: Orasi
Mesajlar: 1,256

Alıntı:
Sayın bozkır şöyle demiş:

Mesajı Göster
Türkiyenin istikrara kavuşması her zaman bir şekilde engellenmiştir.80 den önce Natodan gelen silahlarla Türkiyede iç savaş başlatılıyordu.Üstelik Nato silahları komünist Bulgaristan yoluyla geldi.İşbirliğini siz düşünün.Uğur Mumcu yıllarca bunu yazdı.Ardından Nato Başkentlerine Asala terörü başladı.O bitti hemen ardından Pkk başladı.Hatta yine Uğur MUmcunun belirttiği gibi Asala ve PKk bir dönem işbirliği yaptı.

Terör emperyalizmin bir aracıdır.Bu gerçek unutulmamalı.Amaç Türkiyenin demokratikleşmesini şiddet yoluyla engellemek.Çünkü Demokratik Türkiyede Pkk gibi faşist yapılanmalar barınamaz...

Mossad mitle karanlik isler cevirmedi degil mi
Roj u hev is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-10-07, 20:03  #6
brusk
 
brusk'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: Yozgat
Mesajlar: 707

Bugüne kadar PKK'nin ne dediği kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılabilse belki çoktan Kürt sorunu diye bir sorun da kalmazdı. Oysa daha en baştan cumhuriyet tek tipçi olmaktan ziyade, demokratik ve halkçı olsa, empryalist santaja rağmen yürekli olsa, halkına güvenseydi bunca kıyıma gerek olurmuydu?.. Her kıyımdan sonra özür dilenerek yanlış hesaptan dönülmesi fırsatı hep vardı oysa paranoya derinleşti, delilik toplumsal bir hal aldı.. Bu ülkede insanların tek tipleşme dışındaki düşüncelere karşı ön yargılı olması, tek tipleştirmenin bir gereği.. Ve ülkeye komünizm gelecek ise onu da egemenler getirirdi elbet.. Kıbrıs Türk'tür Türk kalacak çığlıklarıyla azınlıkları katlederek faşist histeriye kapılanlar yüzünden komünistlerin suçlu olarak gözaltına alındığı bir ülkede, sıra kardeş olana da gelecekti elbet..

Resmi ideolojinin bu kadar yasakçı ve sansürcü olmasındaki gerekçe neydi? Eşitsizliği yaratan, kaymağın en büyüğünü yiyen egemen bir olişgarşi için, ülke insanlarının ihtiyaçlarının ve haklarının karşılanabilmesi kolay değildi. Haklarından ve özgürlüğünden vazgeçen, kutsal masallarla avutulan sorgulamayan, düşünmeyen, kavramayan bir kitle en makbul olandır. Böyle, tk tipleşmiş, homojen, itaat eden bir kitleyi hedefler faşist ideoloji. Bu yüzden muhafazakarlık ile faşizmin arasında çok ince bir çizgi kalmıştır. İyi rüşvetler karşılığı, bir avuç egemen tarafından eEmperyalist yağmaya peşkeş çekilen bir ülkede faşizm olmadan kolayca yönetilemez.. Yani egemenlerin resmi ideolojsi faşizme zemin hazırlamak, faşizmi toplumsallaştırmak zorundadır.

Elbette bu Batılı toplumlarda sürekli olacak bir hedef değildir. Batılı toplumu hem faşizme esir etmek hem de haklarını gaspetmek kolay değildir. Sorgulayan, kavrayan sivil bir güç, bir kamuoyu vardır. zaten emperyalist yağmadan oralara akanın sus payları alt sınıflar için de yeterlidir. 3.Dünyanin mazlumları için ise yapılacak birşey yoktur, tabi bir halk devriminden başka. Emperyalizme taşeronluk eden yöneticiler rantın en büyük parçasını emperyalizmer diyet olarak vermek zorundadır, iktidar olalarını diyeti karşılığında... Bu yüzden 3.dünyanın gelişmemiş ve gelişmekte(!) olan bölgelerinde faşizme her daim ihtiyaç vardır. Binlerce yıllık geçmişi olan saltanatın güvencesi olagelmiş kutsal masallar işe yaramaktadır bu tür toplumlarda.. Dinsel anlayışa dayanan egemenlik kapitralist dönemde milliyetçilik ile kendisini sağlama alır.. Ve vatan, millet, bayrak çığlıkları arasında soygun çarkını çeviren egemenler, emme basma soygun tulumbası olan devletini, faşizmi toplumsallaştırmakta kullanır. Bu egemenlerin halk tabanıdır. Ve bu ülkede ne mutlu ki böyle bir taban vardır. İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki uçurum ve eşitsizlik artık insanlar için sorun bile değildir. Yaşamın en önemli gerçekleri önem sıralamasında artık görülemeyen bir yerlerdedir. Güvenlik korkusu, elindekini de kaybetmöe korkusu ve tehdidi, deliliğe varan bir paranoya ile devlet tapınıcılığını toplumsallaştırır. Artık faşizmin rüzgarlarının fırtınaya dönüştüğü bir ülkede yöneticilerin istediği olmaktadır. Linç etmek, öfkesini yanlış zeminlere boşaltmak için delirenlerin önüne atılan günah keçilerinin direnişi de resmi dillerden aşağılanır. Linç edicilere sunulan kurbanların duruşu ve isteklerini duyacak ne akıl ne de sağ duyu da kalmamıştır. Yalan ve zulüm üreten ve toplumun ezici çoğunluğundan kabul gören bir egemenlik artık kendini sağlama almıştır. Gerisi Pavlov refleksleriyle otomatiğe bağlanmış, sağduyunun yerini cinnet almıştır.. Bu ezilen insanın zavallı deliliği, aslında kendisine yönelen öfkesidir.
Artık celladına aşık olmaya hazır olan, kendisini kurban olarak ölüme sunanlara selam duran, alkış tutan bir toplumsal delilik yaratılmıştır..

Sahi PKK'nin ne istediğini kaç kişi biliyor. Şu bebek katillleri diye söz edilenlerden bahsediyorum...Asılan solcular Kahrolsun Amerikan emperyalizmi, Yaşasın Bağımsız Türkiye demişti. Şimdi sokakta kendisi gibi yoksul olan bir farklıyı, günah keçilerini linç etmek isteyen kudurmuşlarda buna benzer şeyler söylüyorlar değil mi? Her ne söylerlerse söylesinler bu ülkede faşizmin yetkinleşmesi için Hallacı Mansurun bile derisi yüzülecektir. Çünkü onlar için ülkenin rantını yiyenler, kararlarını çoktan vermiştir. Bütün yoksulluğun, eşitsizliğin, mutsuzluğun nedeni olanlar kahredilecek, yok edileceklerdir. Kendilerini savunmaları bile boşunadır, kökleri kazınılacaktır. Toplumsal histeri soygunun gizlenmesi için, günah keçileri de mutsuz yığınların öfkeleri için gereklidir... Önce güvenlik özgürlük ve ekmek kime gerekli.. Bu korkuyu hep beslemeli faşist delilik...
__________________
Hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünüyorsam, ben bir safım.
Eğer düşünmek istemiyorsam bir korkak..
Ve eğer hiçbir şeyin değişmemesinin benim çıkarıma olacağını düşünüyorsam bir alçak

brusk Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-10-07 21:13 .
brusk is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-10-07, 20:11  #7
umbrasword
 
umbrasword'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 1,599

Alıntı:
Sayın phidas şöyle demiş:

Mesajı Göster
Geçenlerde şırnak ve şimdilerde dağlıca saldırıları ile ilgili medyadaki yazıları okuyorum. Hepsinde pkk neden şimdi saldırdı. Şundan dolayı bundan dolayı şeklinde yorumlar var.

türkiyeyi ıraka çekmek
can çekişmekte
ayaktayım mesajı vermeye çalışıyor vs tüm yorumlar 20 yıllık klişeler...

peki..

pkk 6 aydır türkiyeye karşı tekrar silahlı saldırılarda bulunuruz diyordu...

Sebep ise aponun zehirlenme iddiaları.

Tam altı aydır hergün türkiye pkk tarafından tehdit edildi.

türkiye bırakın kulaklarını tıkamayı türk milletinin bunlardan haberi bile olmadı...

Çünkü karşı tarafın ne dediğini öğrenmeniz yasaktır bu ülkede.

En son 7 ekimde ateşkesi bozacaklarını ve saldırılara başlayacaklarını bildirdiler.

Aynı gün şırnaktaki şehit haberleri geldi...

Yani bu ölümler göz göre göre geldi.

Bunlardan kaç kişinin haberi oldu???

şimdi pkk neden uzun süre sonra tekrar silaha başvurdu?

yorumlarınız?
- O insan bozması bizim elimizde yıllardır. Ne zehirlemesinden bahsediyorsunuz. Öldürülmek istense neden bu kadar uğraşılsın?

- Hala mı ateşkes zırvaları. Bazıları bin kere de söylesen anlamıyor. Bende söylemiyorum artık.

- PKK, aynen DTP gibi 'beni adam yerine koyun, yoksa yakarım, yıkarım' diyor, 'beni adam yerine koymanız için size süre veriyorum' diyor. Adam yerine konulmayınca patlıyor böyle.
__________________
Kürt'ün Türk'den Başka Dostu Yoktur...
umbrasword is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-10-07, 20:25  #8
brusk
 
brusk'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: Yozgat
Mesajlar: 707

Faşizmin bir de kavrama, sorgulama yeteneği olsaydı, delilik belki tedavi edilebilirdi ama görüldüğü üzere neden öldüğünü bile bilmeyecek Mehmetçik.. Bu savaş halkın çocukları arasında olmamalıydı, ezenle ezilenler arasında bir savaş olduğu kavranmalıydı.. Oysa tarihin hiç bir döneminde bu kolay kolay kavranmadı.. Emperyalist sömürgecilerin savaşında bile, göstermelik de olsa hep haklı gerekçeleri vardı.. Ezen savaşın kminle kimin arasında olacağını belirlediği ölçüde ezen olmaya devam edecek, ezilenler de onların askerleri, Mehmetçikleri, Helmutçukları, Piyercikleri, İvancıkları, Conicikleri olmaya devam edecektir. Tarihteki bütün savaşlarda ezenler, ezen ve ezilen ikileminin olduğu yerde hep bu savaş kararını veren olmuştur.. Aslında ezenle ezilenler arasında olan bütün savaşlar sanki ezenle ezen arasında bir hesaplaşma görüntüsü vermiştir.. Ve ezilen hep savaşın kaybedeni olmuştur, hangi tarafta olursa olsun...

Savaş sürüyor bu ülkede, yine ölenler için şehit denilecek; bandolar acı acı çalacak, ağlanacak ve ailelerin gözyaşları sıcak para ile ne olur ne olmaz diye durdurulacak.. Ölenin yakınları ya sorgulayabilirse neden öldüğünü, akıllar tutulmalı, gözler bağlanmalı..Kafa ile gövdenin bağlantısı bile olmamalı... Oysa henüz ölmeyen ve savaş tacirleri için öldürmeye, ölmeye gidenler boğaz tokluğuna, devlet malı-hükümet envanteri olarak savaşacaklar.. Kimse buna tek bir söz bile edemeyecek, çünkü bu kutsal bir görev, vatan savunması... Vatanın her tarafını parselleyenler belki savaşın ön saflarında olmayacaklar. Çünkü onların görevi yemek, gaz vermek, yeniden yemek ve yeniden gaz vermek.. Kutsal masalllar aç tavukların darı ambarları için gerek.. ABD desteğindeki PKK ile savaşanlar nedense düşmanını besleyen gücün İncirlikteki faaliyetine gık bile demez. Bu nedir bu? Bu halka söylenen bir yalanmı? Madem ABD'dir baş suçlu neden İncirliğin faaliyetine son verilmez? Çünkü ülkeyi yönetenler hala Amerikancı başta NATO süzgecinden geçirilmiş sadakatları sınanmış generaller olmak üzere.. Sen kimikandırıyorsun, kim kimn arkasında? Kim kimin kucağında... Vatanseverlik yürek ister o yürek nerede? Halkının bir kesimine saldırarak, sivilleri katlee katlede yarattığın günah keçisine karşı bile yürek yok sende?

Sivil hayatında elektrik faturası yüzünden icraya verilenler, tapusuz gecekondusu başına yıkılanlar, parası olmadığıundan eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanamayanlar terzi, kasap, çöpçü, amele, fındık toplayıcısı, fabrika işçisi olacaklar.. Onlar futbol takımlarınınya da milli takımlarının başarısıyla övünecekler, yeilgisiyle arabesk bir acıyı yaşayıp, acıdan bile zevk alacaklar.. Onlar hiç düşünmeyecekler, sorgulamayacaklar. Milyar dolarları götürenlerin gazete ve TV haberlerinde ülkenin başına bela olan PKK ve Kürtlerin dışında herşeyin yolunda olduğunu öğrenecekler.. Onlar PKK olmazsa daha iyi yaşayacaklarını, çocuklarını doktor, mühendis yapacaklarını, birkaç evi,, yazlığı olacağını, borçsuz bir arabaya bineceklerini, her yıl Avrupalı tursitlerle beraber sahil kentlerinde tatilllerini dört yıldızlı otellerde bile yapabileceklerini düşleyecekler. Ancak ne PKK'ler ne de terör hiç bitmeyecek, onlar hiç mutlu olmayacaklar.. Çünkü mutsuzluğun nedeni olanlar mutsuzluğun bahanesini de çaresinin de ucuza mal etmişlerdir.. Kaynakların %90'ını yiyenlerin ülkesinde halkın %90'ı Mehmetçiktir nasıl olsa.. Mevzubahis olan vatan ise ekmek ve özgürlük teferruattır , özgürce ekmeğin neredeyse tamamını yiyen birileri var nasıl olsa...
__________________
Hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünüyorsam, ben bir safım.
Eğer düşünmek istemiyorsam bir korkak..
Ve eğer hiçbir şeyin değişmemesinin benim çıkarıma olacağını düşünüyorsam bir alçak

brusk Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-10-07 21:18 .
brusk is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-10-07, 20:37  #9
umbrasword
 
umbrasword'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 1,599

Alıntı:
Sayın brusk şöyle demiş:

Mesajı Göster
Bugüne kadar PKK'nin ne dediği kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılabilse belki çoktan Kürt sorunu diye bir sorun da kalmazdı. Oysa daha en baştan cumhuriyet tek tipçi olmaktan ziyade, demokratik ve halkçı olsa, empryalist santaja rağmen yürekli olsa, halkına güvenseydi bunca kıyıma gerek olurmuydu?.. Her kıyımdan sonra özür dilenerek yanlış hesaptan dönülmesi fırsatı hep vardı oysa paranoya derinleşti, delilik toplumsal bir hal aldı.. Bu ülkede insanların tek tipleşme dışındaki düşüncelere karşı ön yargılı olması, tek tipleştirmenin bir gereği.. Ve ülkeye komünizm gelecek ise onu da egemenler getirirdi elbet.. Kıbrıs Türk'tür Türk kalacak çığlıklarıyla azınlıkları katlederek faşist histeriye kapılanlar yüzünden komünistlerin suçlu olarak gözaltına alındığı bir ülkede, sıra kardeş olana da gelecekti elbet..

Resmi ideolojinin bu kadar yasakçı ve sansürcü olmasındaki gerekçe neydi? Eşitsizliği yaratan, kaymağın en büyüğünü yiyen egemen bir olişgarşi için, ülke insanlarının ihtiyaçlarının ve haklarının karşılanabilmesi kolay değildi. Haklarından ve özgürlüğünden vazgeçen, kutsal masallarla avutulan sorgulamayan, düşünmeyen, kavramayan bir kitle en makbul olandır. Böyle, tk tipleşmiş, homojen, itaat eden bir kitleyi hedefler faşist ideoloji. Bu yüzden muhafazakarlık ile faşizmin arasında çok ince bir çizgi kalmıştır. İyi rüşvetler karşılığı, bir avuç egemen tarafından eEmperyalist yağmaya peşkeş çekilen bir ülkede faşizm olmadan kolayca yönetilemez.. Yani egemenlerin resmi ideolojsi faşizme zemin hazırlamak, faşizmi toplumsallaştırmak zorundadır.

Elbette bu Batılı toplumlarda sürekli olacak bir hedef değildir. Batılı toplumu hem faşizme esir etmek hem de haklarını gaspetmek kolay değildir. Sorgulayan, kavrayan sivil bir güç, bir kamuoyu vardır. zaten emperyalist yağmadan oralara akanın sus payları alt sınıflar için de yeterlidir. 3.Dünyanin mazlumları için ise yapılacak birşey yoktur, tabi bir halk devriminden başka. Emperyalizme taşeronluk eden yöneticiler rantın en büyük parçasını emperyalizmer diyet olarak vermek zorundadır, iktidar olalarını diyeti karşılığında... Bu yüzden 3.dünyanın gelişmemiş ve gelişmekte(!) olan bölgelerinde faşizme her daim ihtiyaç vardır. Binlerce yıllık geçmişi olan saltanatın güvencesi olagelmiş kutsal masallar işe yaramaktadır bu tür toplumlarda.. Dinsel anlayışa dayanan egemenlik kapitralist dönemde milliyetçilik ile kendisini sağlama alır.. Ve vatan, millet, bayrak çığlıkları arasında soygun çarkını çeviren egemenler, emme basma soygun tulumbası olan devletini, faşizmi toplumsallaştırmakta kullanır. Bu egemenlerin halk tabanıdır. Ve bu ülkede ne mutlu ki böyle bir taban vardır. İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki uçurum ve eşitsizlik artık insanlar için sorun bile değildir. Yaşamın en önemli gerçekleri önem sıralamasında artık görülemeyen bir yerlerdedir. Güvenlik korkusu, elindekini de kaybetmöe korkusu ve tehdidi, deliliğe varan bir paranoya ile devlet tapınıcılığını toplumsallaştırır. Artık faşizmin rüzgarlarının fırtınaya dönüştüğü bir ülkede yöneticilerin istediği olmaktadır. Linç etmek, öfkesini yanlış zeminlere boşaltmak için delirenlerin önüne atılan günah keçilerinin onurlu direnişi de resmi dillerden aşağılanır. Linç edicilere sunulan kurbanların duruşu ve isteklerini duyacak ne akıl ne de sağ duyu da kalmamıştır. Yalan ve zulüm üreten ve toplumun ezici çoğunluğundan kabul gören bir egemenlik artık kendini sağlama almıştır. Gerisi Pavlov refleksleriyle otomatiğe bağlanmış, sağduyunun yerini cinnet almıştır.. Bu ezilen insanın zavallı deliliği, kendisine yönelen öfkesidir.
Artık celladına aşık olmaya hazır olan, kendisini kurban olarak ölüme sunanlşara selam duran, alkış tutyan bir toplumsal delilik yaratılmıştır..

Sahi PKK'nin ne istediğini kaç kişi biliyor. Şu bebek katillleri diye söz edilenlerden bahsediyorum...Asılan solcular Kahrolsun Amerikan emperyalizmi, Yaşasın Bağımsız Türkiye demişti. Şimdi sokakta kendisi gibi yoksul olan bir farklıyı, günah keçilerini linç etmek isteyen kudurmuşlarda buna benzer şeyler söylüyorlar değil mi? Her ne söylerlerse söylesinler bu ülkede faşlizmin yetkinleşmesi için Hallacı Mansurun bile derisi yüzülecektir. Çünkü onlar için ülkenin rantını yiyenler, kararlarını çoktan vermiştir. Bütün yoksulluğun, eşitsizliğin, mutsuzluğun nedeni olanlar kahredilecek, yok edileceklerdir. Kendilerini savunmaları bile boşunadır, kökleri kazınılacaktır. Toplumsal histeri soygunun gizlenmesi için, günah keçileri de mutsuz yığınların öfkeleri için gereklidir... Önce güvenlik özgürlük ve ekmek kime gerekli.. Bu korkuyu hep beslemeli faşist delilik...
- Mümkün değil! Bir kere bu sorgulamayanlar olarak nitelediğiniz kitle için devletin ve dolayısıyla toprağın kutsal oluşunu bilmediğinizi düşünmüyorum. Ve bunun yanında bu ülkenin faşist girişimlerinin çok zayıf olduğu bir kesinliktir. Aksi taktirde buraya çıkıp sizinle aynı doğrultuda yazılar yazanlara rastlanmazdı. Cumhuriyet tarihinde ve öncesinde sürüp giden din karşıtları ile inananlar arasındaki mücadeleye bir bakınız ve faşist etkinin zayıflığını anlayınız.

- Devlet linç politikasını benimsediğini söylemek bana kalırsa çok çok acımasızca bir yakıştırma. Her daim sakin olunmasını söyleyip duran bir yapımız var. Siz canavarların önüne yem atılıyor, buyurun parçalayın, hıncınızı alın deniliyor diyorsun. Ama toplumun tiksindiği insanları korumak için binlerce polis görev başında.

- Hiçbir ülkenin savunma politikasında terörist örgütler anlayalım, onlarla masaya oturalım seçenekleri yoktur. Devlet olarak PKK ne istiyor diye oturup anlayalımda şunlara istediklerini verelim denmesini beklemekte nasıl bir pişkin beklentidir anlamıyorum.
__________________
Kürt'ün Türk'den Başka Dostu Yoktur...
umbrasword is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski23-10-07, 20:57  #10
brusk
 
brusk'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Ülke / Şehir: Yozgat
Mesajlar: 707

Karakola düşüp dayak yemeden çıkanların oranı kaçtır, insanın değeri nedir bu ülkede? 12 Eylülden önce de işkenceci bir ülke olarak bilinen bu ülkede ne değişti.. Karakollar kristal camdan mı? Artık sokakta polise haraç vermeyen zavallı zenciler bile öldürülüyor kararkollarda, İstanbulun göbeğinde.. Tarlabaşına asayiş getirmek için daha kaç tane rüşvetçi memur lazım o karakollara. Sence tehidtle vatandaşı korkutan, soyanların artmasından vatandaşın karı ne zararı ne? Yiyicilerimiz azınlıkta olsa da bir onbaşı bir mahalleyi teslim alır.. Sivil irade nerede ne işe yarar? Medya holdingci patronların hortumları aynı olanlardan gerçekleri duymak mümkün mü bu ülkede?

Emperyalist efendinin işkencecilerini eğittiği bu ülkede işkence bile vatan uğruna yapılmakta.. 1969'da Amerikan 6. filosuna karşı onurumuzu savunanlara saldıranlar bugünlerde sokaklara dökülenlerden çok mu farklıydı.. Yine vatandaş hassasiyetleri yine aynı terane.. Bu vatandaş neden hiç kendinden yana oılmaz bu ülkede.. Hırsızların ve zorbaların düzeni için dökülür sokaklara? Kendi haklarından ve özgürlüklerinden vazgeçmenin kamusal alanda bir ilanı olan bu yalakalık niye.. Eskiden de ilerici, yurtseverlere saldıran gerici faşist güruhlar devletin polisinin koruması ve kollaması altında idi. Bugün ne değişti, linç ediciler hala vatandaş ve hala duyarlı.. Sözde vatandaşları icat edenler, sokak takımından, milli katillerden sözde vatanseverleri icat edenlerle aynıdılar.. Devlet tapınıcısı olmak halkçı olmak değildir. Tam tersine halkın kanının emenlerin soygun ve zulüm aracına karşı çıkmaktır halkçı olmak. İnsan olmak bence bunu gerektirir, zorbanın tahakkümcünün aracına tapınmayı değil.. Devlet dediğin bir araçtır, makas gibi, çatal bıçak gibi, ayağına giydiğin don, pantolon, etek gibi.. Elbette pantolonsuz sokağa çıkmazsın, makas, bıçak olmasa kesemezsin. Aracın kimin elinde ve nasıl kullanıldığı önemli. Bu aracı eline geçiren benim kurban edileceğim bir savaşın da yaratıcısı ise eğer onun karşıma çıkardığına değil, ben beni kurban edene bakarım.. Her toplumda bir devlet vardır elbette, polis te vardır asker de.. Oysa yaşam standartları aynımıdır herkes için.. Devlete eşitsizliği giderme aracı olarak başvuran toplum giderek eşitsizliğin yarattığı gücün aracı olmuştur. Ben hala dipte olanlardanım... Tepede olanların aracından bana ne?? Ölmek ve öldürmek değil benim işim.. Kim ne kadar yiyorsa o kadar çok öldürüyor bunu anlarım da herkes yediği kadar neden ölmez onu anlamıyorum.. Ne kendim ne kardeşim hırsızların ülkesinde kutsal masallara kurban olmamalıdır. Masalcıların masalından bana ne? ben yaşadıklarıma bakarım.. Haramilerin masallarına değil yiyip içtiklerine bakarım, değirmenin suyu nerden akar bu ülkede?
__________________
Hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünüyorsam, ben bir safım.
Eğer düşünmek istemiyorsam bir korkak..
Ve eğer hiçbir şeyin değişmemesinin benim çıkarıma olacağını düşünüyorsam bir alçak

brusk Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-10-07 21:06 .
brusk is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konu Yazarı Forum Cevaplar Son Mesaj
Sol neden varoşa inemiyor? Antioksidan Türkiye Siyaseti 152 13-02-08 23:35
Neden müslüman olmalıyım? the_emic Arşiv 26 28-06-07 04:36
Ülkemizde diyanet kurumu Antioksidan Türkiye Siyaseti 15 18-10-06 22:35


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 11:00.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz